Etohum.tv

Sponsorlar

nokia.com reklamz.com yemeksepeti.com sahibinden.com sporx.com bilyoner.com gittigidiyor.com mynet.com markafoni.com pozitron.com sadecehosting.com nokta.com mackolik.com Gelirortaklari rixos.com EBAN Microsoft Bizspark marjinal.com.tr kurumsalhaberler sendloop.com

Arama






Bilişim Teknolojileri Zirvesi girişimcilik paneli
Bilişim Teknolojileri Zirvesi

Bilişim Teknolojileri Zirvesi

İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren İşletme Mühendisliği Kulübü tarafından 4-5 Aralık 2009 tarihlerinde İTÜ İşletme Fakültesi Konferans Salonu’nda (Maçka) gerçekleştirilecek olan Bilişim Teknolojileri Zirvesi (BTZ) kapsamında paneller, workshoplar ve Bilişim Teknolojileri Alanı yer alacak. Organizasyonda RFID sistemiyle takip edilecek olan katılımcılardan 8 oturumun 5’ine katılanlara “BTZ E-Sertifika“ da veriliyor.

4 Aralık Cuma günü saat 11:30 – 12:45 arasında düzenlenecek olan Girişimcilik panelinin konukları
1. Panel Yöneticisi: Burak Büyükdemir – eTohum Kurucusu
2. Serhat Görgün – Inovent Genel Müdürü
3. Fatih İşbecer – Pozitron Kurucu Ortağı
4. Didem Altop – Endeavor Türkiye Genel Sekreteri

Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde Bilişim Dünyası’nda Fütürizm, Kriz Döneminde BT ile Ayakta Kalmak, Bir mecra olarak “Sosyal Medya”, Bilişim Sektöründe Girişimcilik, 3G’nin Geleceği ve Bilişim Hukuku ve Güvenliği gibi konular ele alınacak. Türkiye’nin ve Dünya’nın önde gelen bilişim firmalarının da destek verdiği organizasyonda katılımcılar Bilişim Teknolojileri Fuarı’nda birçok firma temsilcisiyle birebir görüşebilme imkanı bulabilecek ve en yeni teknolojileri takip edebilecek.

Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde, özel sınıflarda yapılacak 45 dakikalık workshoplarda, verimli bilgi – aktif katılımcı çalışma yöntemleriyle farklı konularda pratik yararlı bilgilerin verilmesi amaçlanıyor.

Organizasyona katılım için herhangi bir sınırlama bulunmuyor. Üniversite öğrencilerinin yanı sıra firma temsilcileri ve profesyonel iş hayatından organizasyona ilgi duyanlar da organizasyonda katılımcı olarak yer alabilecekler. Zirveye; çalışanlar 20 TL, öğrenciler ise 10 TL ödeyerek katılabilecekler. Organizasyonla ilgili güncel ayrıntılı bilgiye www.btz.itu.edu.tr adresinden ve ceşitli üniversitelerde açılacak olan stantlarımızdan ulaşabilirsiniz. Organizasyon biletlerini ITU Isletme Muhendisliği Kulüp odasından temin edebilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi için: www.btz.itu.edu.tr
Sponsorluk ile ilgili konular ve sorularınız için: info[at]btz.org.tr
Telefon: 0212 241 30 72 Faks: 0212 241 30 73
E-posta: posta[at]ituimk.org
Açık Adres: İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Fakültesi, 34367 Maçka/İSTANBUL

BTZ Organizasyon Programı

4 Aralık Cuma

10.00 – 11.15 – Açılış Konuşmaları

  • Muhammed Şahin – İTÜ Rektörü
  • Öner Günçavdı – İTÜ İşletme Fakültesi Dekanı
  • Turgut Gürsoy – TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı

11.30 – 12.45 – Panel: Bilişim Sektöründe Girişimcilik

  • Burak Büyükdemir – eTohum Kurucusu
  • Serhat Görgün – İnovent Genel Müdürü
  • Didem Altop – Endeavor Türkiye Genel Sekreteri
  • Fatih İşbecer – Pozitron Kurucu Ortağı

12.45 – 13.45 – Kahve Arası & Tanışma

13.45 – 14.45 – Eş Zamanlı Çalıştaylar

15.00 – 16.15 – Panel: Bilişim Dünyasında Fütürizm

  • Dr. Halefşan Sümen – İTÜ İşletme Fakültesi
  • Tolga Avşar – IDS Scheer Genel Müdürü
  • Yüce Erim – Software AG Genel Müdürü
  • Ufuk Tarhan – Fütüristler Derneği Başkanı

16.30 – 17.45 – Panel: 3G ve Geleceği – 3,5G

  • Devrim Yıldırım – Avea Katma Değerli Servis Çözümleri Direktörü
  • Mehmet Ali Akarca – Koç.net Genel Müdürü
  • Timur Ceylan – TTNET Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı


5 Aralık Cumartesi

10.00 – 11.15 – Panel: Bilişim Hukuku ve Güvenliği

  • Gökhan Ahi – İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Başkanı
  • Başak Purut – Purut Hukuk Bürosu
  • Mehmet Ali Köksal – TBD Yönetim Kurulu Üyesi

11.30 – 12.30 – Eş Zamanlı Çalıştaylar

12.30 – 13.30 – Öğle Arası

13.30 – 14.45 – Panel: Kriz Döneminde BT ile ayakta kalmak

  • Nihan Yıldırım – İTÜ İşletme Fakültesi
  • Necip Özyücel – Microsoft Sunucu ve Yazılım Araçları Ürün Grup Müdürü
  • Mustafa Özçilingir – Eczacıbaşı Bilişim – Çözüm Geliştirme ve Yürütme Grup Yöneticisi

15.00 – 16.15 – Seminer: Levent Erden

16.30 – 17.45 – Panel: Bir mecra olarak ”Sosyal Medya”

  • Özgür Alaz – PromoQube Kurucusu
  • Burcu Tüzün – Pazarlama Danışmanı
  • Eray Endeş – Blog Ödülleri Genel Koordinatörü

17.45 – 18.00 – Kapanış

government,politics news,politics news,politics
Bülent Haksal – Tasarti.com 25 Kasım 2009

Yer: İstanbul

Tarih: 05/11/2009

Konuşmacılar:  Bülent Haksal

Şirket: Tasarti.com

Konu:  Tasarti.com

 

  • -E tohum tvdesiniz.Etohumun bugünkü konuğu Bület aksal.Tasarti.com un kurucusu.Tasartiyle beraber daha önce etohum toplantısında konuğumuzdu Bülent ama o gün çekim yapamamıştık bugüne denk geldi.Kışın tasarti yi konuşuyor olacağız.Tasarti nedir Bülent istersen  bundan başlıyalım
  • B-Merhaba tasartı kullanıcıların kendi  tshirt lerini tasarlayıp oylamaya sunduğu ve yine kullanıcıların oylamalarıyla hangi t-shirtün basılacağını seçebildiği bi yaratıcı platformu.Tsarti.com 22 Mayıs 2009 da yayına girdi.Tasarti.com u neden yaptık.Yurt dışındaki örnekleri  inceledik.Türkiyede web  2.0  platformunda  ne yapabileceğimizi düşündük ve Türkiyenin bir t-shirt ülkesi olduğuna  karar verdik.Bizim insanlarımız ne kadar sen şu anda gömlek giyiyorsan da gömlek  ve kumaş pantolon giymeyi çok seven insanlar değildir.Genel olarak zorunluluktan işte iş yüzünden filan giyerler.Bizim insanlarımız genelde kot,t-shirt giymeyi seven insanlar.Bu yüzden bunu yapmaya karar verdik.
  • -Aslında şöyle tasarımcılar var. Bu tasarımcılar t-shirt  tasarımlarını tasarti.com a gönderiyorlar  bu tasarımlarıda ziyaretçiler, üyeler oyluyorlar.
  • B-1 den 5 e kadar oy veriyorlar.Çok beğenenler 5 az beyenenler 1 veriyor ve bu oylamalar sonucunda bazı t-shirt ler çok yüksek oy alıyor,bazı t-shirt ler çok fazla oy alıyor.Bazı t-shirt ler yüksek oranda oy alıyor ama düşük oy alıyorlar.Bu belirli algoritmalarla en beğenilen t-shirt leri seçip haftanın shirt ü olarak  biz basıyoruz ve sizin seçtiğiniz t-shirt budur  ve bizde bunu bastık buyurun alabilişiniz diyoruz.
  • -Yani  aslında ben kendi tasarımımı gönderip t-shirtümü yaptıramıyorum tasartı.com a
  • B-Hayır.Bizim zaten en büyük farkımız o.Şu anda Türkiyede sizin söylediğiniz  işi yapan yani cafepress tarzı çalışan firmalar dijital baskıyla çalışırlar.Bizim zaten en büyük farkımız o.
  • -Baskı dijital değil o zaman
  • B-Kesinlikle dijital ve lazer baskı kullanmıyoruz.Bizim baskımız şu anda piyasada bulabileceğiniz bütün büyük markaların kullandığı baskı çeşidi olan kalıplı baskıdır.Kalıplı baskıyla dijital baskı farkı nedir.Sizin söylediğiniz gibi dijital baskı yapan bi firmaya gidip ben bu resmi t-shirtüme bastırmak istiyorum dersiniz ve onlar printera benzeyen bi makinada bunu t-shirtünüze basarlar ve size onu  5 dakikada teslim edebilirler.Bizim kalıplı baskı çeşidinde ise her renk için ayrı bir kalıp hazırlanır ve bu kalıplarda boya direkt olarak kumaşa dökülür.Dolayısıyla çok daha parlak ve çok daha çanlı bi görüntü elde edilir ve hiçbir şekilde solma olmaz ve renkte herhangi bi bozulma olmaz. 30 yıkama,50 yıkama,100 yıkamada hiçbir problem olmaz.
  • -Ama bunu büyük oranda büyük sayıda basmak gerekiyor o zaman
  • B- Tabi büyük sayıda basmak gerekiyor.
  • -Begendigim tasarımların kaç adedi baskıya gidiyor mesela.
  • B-Şu anda 50-60 adet basıyoruz biz her tasarımdan.Bu rakamı bir süre sonra arttırmayı düşünüyoruz.Daha yeni açıldığımız için biraz daha ufak adetlerde çalışıyoruz.
  • -50-60 tane baskı sınırlı o zaman
  • B-Tabi sınırlı
  • -Bitince bi daha da bulamıyorum
  • B-Bitince bulunmuyor şöyle bişey var.Bazı baskıları çok beğenilen tekrar talep edilirse tekrar basabiliriz oda başka bi renge.Atıyorum şimdi kırmızı bi t-shirt beğendiniz siz ve o bitti .Artık ondan bi daha bulma şansınız yok  am onun siyahını basma ihtimalimiz var ama o da çok küçük bir ihtimal. O yüzden evet sınırlı.
  • -Ben de tasarti den aldığım için söylüyorum birde tasarımcı imzalı oluyor t-shirtler
  • B- Tabi şimdi öncelikle tasarti.com da herhangi bi tasarımcının t-shirtü basılırsa bu t-shirtü basan kişiye 250 lira nakit par veriyoruz.
  • -Off inanılmaz bi rakam
  • B-Evet ayrıca 50 liralık mağaza kredisi veriyoruz.Bunlada kendisine iki tane t-shirt alabiliyor şu anda
  • -Tsarımcının bence motivasyonu para değil aslında
  • B- Tabi değil.Şimdi şöyle bi durum var az önce seninde söylediğin gibi .T-shirtlerin ensesine biz tasarımcının kendi adını ve tasarımcının o tasarıma verdiği adı  baskıyla koyuyoruz.Böylece o t-shirtü kimin yaptığını  her satın alan görebiliyor ve bu insanların herhangi  büyük bi  markaya gidip bu tasarımlarını göndermesi onların koleksiyonuna girmesi gibi bi şansı yok .Fakat sokakta yürürken herhangi bir insanın üstünde sizin t-shirtünüzü  görmesi çok güzel bi olaydır.Örnegin  u2 konseri için u2 Zagrepkonseri için biz bi t-shirt yarışması yaptık Garanti bankası flexi kard ve virjin radyo işbirliğiyle.Bu t-shirt ler orda giyildi
  • -Kaç tane t-shirt basıldı
  • B-150 tane t-shirt basıldı ve bu t-şrtler satılmadı.Sadece oraya gidenlere  dağıtıldı ve daha sonra bu t-shirtler televizyonlardaki programlarda çıktı u2 konseri  görüntülerinde çıktı ve bu t-shirtleri tasarlayan arkadaş bunların hepsini gördü.Mesela bu çok büyük bi olay.Motivasyon
  • -Şimdiye kadar kaç t-shirt tasarlandı ve kaç tanesi basıldı
  • B- Şu ana kadar toplam siteye gelen  ve bizim onayladığımız tasarım sayısı 370.
  • -Online mekanizmasında ne arıyorsun
  • B-Şimdi şöyle bi durum var Türkiyede. Daha önce bazı markalar t-shirt yarışmaları yapmışlar ve bunlarda genelde giyilebilecek t-shirt yerine  komik,espri niteliği taşıyan t-shirt ler seçilmiş. Ve o yüzden insanlar bu tip şeyler gönderiyorlar. Biz böyle şeyleri basmayı tercih etmiyoruz. Daha çok grafik özelliği olan ve görsel güzelliği olan t-shirt ler basmak istiyoruz. O yüzden bunlara dikkat ediyoruz. Ayrıca kendimizin giyebileceği  veya genel bi beğeni  oanına yaklaşan şeyleri tercih ediyoruz. Bi de genel kurallar var tabi. Fotoğraf olmaması gerekiyor,belli renk sayısından fazla olmaması gerekiyor. Bunların dışındaki bütün tasarımları koyuyoruz.
  • - Peki şu ana kadar bastığınız kaç tane shirt var
  • B-24 tane model var şimdi
  • -24 model çarpı 60 tan desek
  • B-1500 kadar var
  • -Yurtdışında bu işi yapan threadless sanırım .Onlarda aynı  modellemi çalışıyorlar
  • B- Tam aynı model mi işleyiş mekanızmasını onlar daha iyi bilirler ama genel olarak oylama,basma,satışa sunma modelleri aynı yalnız bizim t-shirtlerimiz daha kaliteli
  • - threadless t-shirt kalitesi Amerikadan geldiği için mi
  • B- Yok threadless ve diğer Amerikan firmaları hep  Endonezya da, Çin de,Malezya da  yaptırıyorlar t-shirt leri ve Türkiyenin zaten tekstil üretim kalitesi Çin le ,Endonezyay la  kıyaslanacak bi kalite değil çok daha iyi bi kalite .Fakat biz tabi işçilikte pahalıyız biraz. O yüzden bizim t-shirt lerimiz ve baskılarımız kesinlikle daha kaliteli.
  • -Peki kış geldi şimdi. Yazın t-shirt satışı daha yüksekti ilkbahardan itibaren.Kışın ne yapacaksınız.
  • B-Evet  Kışın da biz insanların bi şekilde t-shirt giymet insanların bi şekilde t-shirt giyeceklerini düşünüyoruz. Bunun için bazı çalışmalarımız var. Bir iki hafta içinde sanıyorum onlarıda siteye koymuş olacaz.
  • -Swit –shirt  gibimi
  • B-Swit-shirt gibi evet uzun kollu t-shirt ün üstüne t-shirt giyilebiliyor. Bunu göstermek istiyoruz. Zaten üniversite gençliği arasın da ve diğer gençler arasın da yapılan bişey. O tip çekimler yapacağız ve bunları siteye koyacağız.
  • -Ama tasarti hiç bi zaman kahve kupası satmıycak degilmi
  • B- yok hayır hayır
  • _başka bi şey olmıycak yani
  • B- Yani çok çok ilerde elimizdeki tasarımları başka şeyler için kullanabilirmiyiz şu anda öyle bir fikir yok . Kesinlikle ama kahve kupasıdır ,tabaktır,çanaktır öyle şeyler kesinlikle yapmıycaz.
  • Şunu ekliycem gelecekte tasartı nasıl büyüycek. Çünkü sadece t –shirte bağlı kalırsanız ve yazın olursa büyüme ivmesi yavaş olurmu diye düşünüyorum ben
  • B-Dedigim gibi biz kışında t-shirt satılabileceğini düşünüyoruz. Birde önümüzdeki sezonlar için  sanıyorum swit –shirt tarzı üretimlerde yapıcaz ve büyümenin önünde bi engel olduğunu düşünmüyoruz biz.
  • -Her hafta mı basılacak her güne indirgersek mesela
  • B- O gelen taleple beraber her günün t-shirtü veya haftada ilerde çok ilerde 10 t-shirt te koyabiliriz.Bu tamamen talebe ve sitenin gelişmesine bağlı .Tabi bu hiçbir zaman her hafta haftada bir tane olarak kalmayacak.
  • -Bu yaz nasıl bir ivme gördün.
  • B- Bu yaz 22 Mayıstan itibaren Ekim sonuna kadar gayet güzel bi ivme vardı satışlarda ve gelen tasarım sayısında gelen üye sayısın da .Ortalama her ay bir önceki ayın 1,5 katı kadar bi büyüme  oldu bütün rakamlarda
  • -Geleçek sene reklam yapıyormusun
  • B- Reklam yapmıyoruz.Pi-ar ajansıyla çalışıyoruz. Çok ciddi bir çalışma değil.Google adwords kullanıyoruz.
  • -Tasarti.com un kuruluş aşamasında sanırım yemek sepetinin ortağı Nevzat  bey işin içine girmişti
  • B- Ondan bahsedecektim şim di .Biz dört ortağız .Bunların üçü ben ,Nevzat ve Kıvanc diye bi arkadaşımız var. Biz liseden arkadaşız.Zaten fikirde böyle çıktı. Biz beraber  bişey yapalım ama ne yapalım diye düşünürken  en uygun uygulamanın bu olduğuna karar verdik. Bide dördüncü ortağımız var oda üniversiteden arkadaşımız.İşin fikir babasıda bu işin yapılmasın da daha ağırlığı olan Nevzat Aydın. Yemek sepeti.com un genel müdürü.Böyle devam etcez.
  • -Bülent çok teşekkür ederim.
  • B- Ben teşekkür ederim
  • - Tasartiyi gelecek senede takip edecez .E tohumun t-shirt yarışmasını gecen sene tasarti de yapmıştık. İnşallah gelecek sene de yaparız
  • B- Her sene yaparız
  • - Çünkü çok güzel tasarımlar geldi ve ben kazanan iki t-shirtüde evde saklıyorum
  • B- Bende saklıyorum.
  • - Giymiyorum hatta kirlenmesin diye .Çok güzel tasarımlardı .Çok teşekkür ederim .
  • B- Ben teşekkür ederim.
  • -Görüşmek üzere  diliyorum.Etohum  izliyiçileri gelecek programda buluşmak üzere.
government,politics news,politics news,politics
Tarih: 25/11/2009 | Kategori: etohum.tv | Yazan: Kaan Caliskan
Etiketler: , ,
Hodri Meydan konuk Ali Saydam
Ali Saydam

Ali Saydam

3 Aralık 2009 Perşembe günü saat 17:30 -19:30 arasında etohum toplantımızda Ali Saydam‘ı konuk edeceğiz. Kendisinden girişimcilik serüvenini, öte yandan sosyal medya, blog ve gelişen internet eğilimleri konusundaki fikirlerini dinleyeceğiz.

Ali Saydam 2006`dan beri Akşam Gazetesi’nde haftada 5 gün köşe yazmakta, düzenli olarak da Marketing Türkiye ve Finans Dünyası dergilerinde iletişim üzerine yazıları yer almakta. Özellikle Akşam gazetesinde yayınlamış olan “Benim ‘blog’um da yok Facebook üyeliğim de!” yazısını okumanızı öneriyorum.

Tarih: 3.Aralık.2009 Perşembe
Saat: 17:30 – 20:30
Yer: Bersay İletişim Entstitüsü BİE Kasap Sokak Hilmi Hak Han, No 22 Esentepe, İstanbul, Tel: 212 337 52 91, Faks: 212 275 41 83
Detaylı Harita

Etohum Ali Saydam Toplantısı
  1. (gerekli)
  2. (gerekli)
  3. (gerekli)
 

cforms contact form by delicious:days

Ali Saydam hakkında: 1946 yılında Ankara`da doğdu. 1965 yılında İstanbul Erkek Lisesi`nden mezun oldu. 1966-1974 yılları arasında Bern Üniversitesi`nde Kimya öğrenimi gördü. Goethe Enstitüsü`nde Almanca Öğretmenliği kurslarına devam etti ve 1978 yılında “Yabancı dil olarak Almanca öğretmenliği” sertifikasını aldı. 1978 -1982 yıllarında Milliyet Gazetesi`nde muhabir olarak çalıştı. 1982-1986 yılları arasında Karacan Yayınları Yönetim Kurulu üyeliği ile genel müdürlük görevlerini üstlendi ve 11 yayının grup editörlüğünü yürüttü. 1986-1988 yılları arasında Sabah Gazetesi Dergi Grubu Genel Müdürü olarak görev yaptı. 1988 yılında Güneş Yayınları kurucu ortağı ve genel müdürü oldu.

1993-1997 yıllları arasında TRT`de iki televizyon programının danışmanlığını ve TRT 2`de yayınlanan “Ne Var, Ne Yok” adlı programın sunuculuğunu üstlendi. 2000-2001 yılları arasında Kanal 7`de “İletişimde Ne Var, Ne Yok” adlı programı sundu. 1998`de kurulan halkla ilişkilerde medya araştırma, değerlendirme ve ölçümleme hizmeti veren PRNET`in kurucularındandır. Halen Bersay` İletişim Danışmanlığı`nın, Kesişim Yayıncılık ve İletişim`in ve Saydam PR`ın oluşturduğu Bersay İletişim Grubu`nun Yönetim Kurulu Başkanlığı`nı yürütmektedir.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi`nde lisans ve yüksek lisans sınıflarına 10 yıl süresince ders veren Saydam halen Bahçeşehir İletişim Fakültesi’nde iletişim dersleri (Algılama Yönetimi) vermektedir. 2003-2006 yılları arasında Sabah Gazetesi’nde reklam ve PR üzerine eleştiri yazıları kaleme aldı, 2006`dan beri Akşam Gazetesi’nde haftada 5 gün köşe yazmakta, düzenli olarak da Marketing Türkiye ve Finans Dünyası dergilerinde iletişim üzerine yazıları yer almakta. HaberTürk TV`de 2005 -2007 yılları arasında Özlem Gürses ile birlikte Cuma akşamları sohbet programları hazırlayan Ali Saydam, çeşitli vakıfların ve meslek kuruluşlarının yanı sıra Institute of Public Relations (IPR) üyesidir. 2005 yılında “Algılama Yönetimi” adlı kitabı yayınlanmıştır.

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 24/11/2009 | Kategori: Genel | Yazan: Burak Büyükdemir
Etiketler: , , , , , ,
Cem Özkaynak – Semtr.com

Yer: İstanbul

Tarih: 24/11/2009

Konuşmacılar: Cem Özkaynak

Şirket: Semtr.com

Konu:  Semtr.com

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 24/11/2009 | Kategori: etohum.tv | Yazan: Kaan Caliskan
Etiketler: , ,
Fuat Sami – Lab-x.org

Yer: İstanbul

Tarih: 23/11/2009

Konuşmacılar: Fuat Sami

Şirket: Lab-x.org

Konu:  Lab-x.org

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 23/11/2009 | Kategori: etohum.tv | Yazan: Kaan Caliskan
Etiketler: ,
Hasan Yalçınkaya – Put.io 20 Kasım 2009

Yer: İstanbul

Tarih: 20/11/2009

Konuşmacılar: Hasan Yalçınkaya

Şirket: Put.io

Konu:  Put.io

 

  • E tohum tv ye höş geldiniz sevgili izleyiciler.Bu gün Hasan Yalçınkaya’yla beraberiz.Hasan Yalçınkaya yı pilli den biliyorsunuz,sosyomattan biliyorsunuz.Kurucusu.Cem burda yok ama Hasanla beraberiz.Hasanların yeni projesi put.io. İnternette sürekli duyduğunuz  put.io hakkında konuşalım  istedim.Hem put i onun nasıl çıkışını hem şu anda neler yaptığınızı Hasan dan dinleyelim.
  • H.Y-NE olduğunu anlatayım istersen önce.Put.io şimdi bir storage
  • -Put.io  .io nerenin şeyi
  • Hatırlamıyorum
    • Putio.com değil ama put.io
  • Putio.com un da peşindeyiz.Sahibi vermek istemedi ilk başta.
  • -Yabancımı ?
  • H-Yabancı şeymiş .Çocugu computure yerine putio diyormuş e.mail olarak kullanıyor.Belki bize yönlendirecek.Put.io bir storage servisi.Diger storage servislerinden farkı  internetten data toplayabilmesi.E ne olcak derseniz  bu data yı bir ev bağlantısına göre çok daha hızlı toplayabiliyor.Dolayısıyla
  • -Örnek verelim mesela .Ben büyük bir dosya çekeceğim.Bu dosyayı evden download etsem  hangi programları kullanmam lazım ve ne kadar  sürer bu mesela
  • Mesela direk rapidshare den  bişey çekiyorsunuz diyelim. Direk 7-8 parçalı şeyler oluyor onlarda .Hepsini teker teker çekmeniz lazım .Onları birleştirmeniz lazım.Anca ondan sonra içinden çıkan şeye kavuşursunuz. Bizde 7 linki bize veriyorsunuz hepsini birden çekiyoruz,birleştiriyoruz gerçekten bu böyle 3 dk, 5 dk arasında bişey oluyor
  • -Çünkü sürücüler burda değil mesela.Sürücüler yurtdışında ,bağlantı hızları çok daha yüksek
  • H-evet şu anda 1 gigabit  bağlantı hızı var
  • Bunu download ettikten sonra ben sunucu üzerinde izliyebiliyormuyum mesela film legal bir film izleyebiliyormuyum?
  • Şimdi video dosyası bize geldikten sonra direk izlenebilir halde oluyor. Bi divx web player diye bişey kullanıyoruz şu an da ama kendi player ımızıda yapmayı  ümit ediyoruz ilerde.Direk çekmeye başlıyor  ve çektiği kadarını size gösteriyor.Dolayısıyla video dosyası bize geldikten sonra siz seyretmeye başlıyabiliyorsunuz.
  • -Sanırım diğer rakip demeyeyim de diğer  kullanım şeylerinden farkıda sosyal olması.yani dışarı açık değil dimi bu sistem
  • H-Hayır değil.Dışarıda put.io da koydum gidin bilmem ne filmini alın diye bişey yok.Fakat put.io da arkadaşlık sistemi var ama buda böyle geyik yapmak üzerine şey üzerine yorumlarla alakalı bişey değil.sadece şu dosyamı ben şu şu şu insanlarla yada bütün arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum diyorsunuz onların karşısına çıkıyor. Onların benimle paylaşılan dosyalar dizininin içinde gözüküyor.O dizinin içerisine yeni bir şey atarsanız o insanların karşısına çıkıyor.Bu sosyal kısmı bu kadar.
  • -Paylaşınlı hard disc esasında baktığımız zaman
  • H-Aynen öyle gerçekten bi hard disc aslında tek farkı o hadr disc e internetten doldurduğunuz şeyleri  biz intenette tutuyoruz yine
  • -Peki bunun için nasıl bi alt yapı kullanıyorsunuz.Yani cloudcomputing mi?
  • H-Sayılır. Kendi cloud-computingimiz var gibi bişey aslında yani şimdilik 8 server la başladık arttırmak için para kazanmamız gerekiyor önce. Bu 8 server ın bir tane storage cloudu var, downloadları idare eden bir cloudu var. Hep bunun için çeşitli opensource cloud sistemlerini kullanıyoruz.
  • -Bu o zaman bedava bir hizmet olmıycak.Ben girdiğimde şu anda zaten Kapalı beta da sanırım.Ama açıldığı zaman kısa süre içerisin de ben bedava üye olabilecekmiyim veya girdiğim de belli bir ücret mi ödemem lazım
  • H-Bedava üyelik maalesef yapamıyoruz şu anda çünkü hani  yapsak bile bunu sınırlandırmamız gerekiyor . Çünkü hani çok çok çok pahalı bir girişim aslında yani dagıttıgımız her bandwithi ince ince hesaplamamız gerekiyor. Dolayısıyla fiyatlarda tam henüz belli değil ama işte 5 dolar la 25 dolar arası paketler
  • -Aylık mı?
  • Evet aylık
  • -Bunlarda herhalde bandwith ile sınırlı 5 gb, 10 gb
  • H-Bandwith ve storage ile sınırlı.Ama henüz belli değil.Çünkü tam kesin masraf  ortaya çıkmadı henüz. Yani  biz şu anda kurduğumuz yapının  kaç kişiyi mutsuz etmeden idare edebileceğini  bulmak istiyoruz.Bu yüzden zaten kapalı beta dayız. Bu rakam ortaya çıktıktan sonra  kesin masraflar ortaya çıkmış olacak ,kesin masraflar ortaya çıktıktan sonra kesin fiyat lar ortaya çıkmış olacak.
  • -Tamamen 1. Günden itibaren para kazanmaya başlıyacaksınız . Karlı bi şey olacak zaten .Şu anda kaç sunucu var.Neyi bekliyosunu mesela şu an daki yapıda kaç tane kapalı kullanıcı var. Onlar ne yapıyorlar.
  • H- 8 sunucumuz var şu anda. Bu 8 sunucuyla hedefimiz 1000 kişiye hizmet verebilmek.Şu anda içerde 250 kişi var.100 kişi si aktif olarak kullanıyor ve 1000 e doğru yavaş yavaş optimize ettikçe içeri insan ala ala 1000 sayısına ulaşırsak her şey yolunda olacak inşallah.
  • -Ölçeklenebilirligi bekliyorsunuz şu anda o zaman
  • - Evet yani ölçeklenebilmesi için neyi nasıl ayarlamamız gerektiğini  planlıyoruz şu anda.
  • - Sistem ingilizçe açılacak Türkçe cevirisi olaçakmı?
  • H- Şu anda Türkçe planımızda yok. Yani eninde sonunda her dil olabilir. Türçeyede öncelik li oluyor tabi ama şimdilik İngilizce.Şimdilik hedef kitlede zaten  Avrupa.Yurt dışı
  • - Bütün sistem aslında data paylaşımı üzerine kurulu. Benzeri yurtdışında modeller varmı ? Aynısı veya benzeri
  • H- Bi kaç farklı benzeri var. Ben en başta hala söylemedi. Rapidshare den örmek verdik ama biz torentte indiriyoruz.Normal insanlar nasıl torent indiriyorsa bizde işte bizim torent indirip hesabımıza koyuyoruz.Bir torent indirme servisi var.Yani paylaşması ve anında göstermesi  hariç bizimkine benziyor biraz ama çok daha pahalı bizimkinden bide bi Fransız firması bulduk. Rixi.com??? diye . Bu da buna benzer bişey yapıyor. O böyle bi  online desktop unuz gibi bişey yapıyor. Ama o birazcık daha böyle legal acılardan daha  problemli bizden. İşte içine filmi siz yüklüyosunuz  bi kere ondan sonrada insanlarla paylaşıyosunuz ve insanlarla arkadaş olmadan filmlerini görebiliyorsunuz  falan. Biraz korkutucu orası.Biz işte legal  meseleleri avukatımızla  konuşarak mümkün olduğunca yasal  bi çerçeveye oturttuk  ve böyle bişey yapmamamız gerektiğini
  • -Put.io da indirilen dosyanın içeriğinden sorumlu değilsiniz. Sadece bi platform olarak kullandırıyorsunuz aslında bir hosting servisi veriyorsunuz gibi  bi şey oluyor
  • H-Aynen öyle .Bi hosting servisi veriyoruz.
  • -Ama hani yasadışı bi şey olursa yurt dışından bağlı onu kaldırtıyorsunuz.
  • H- Evet evet yani .Biz aktif olarak kontrol etmiyoruz kim ne indiriyor ne yapıyor . Bu tamamen kişisel ve özel bi sizin özelinize giriyor bu alanlar.
  • Kişisel hosting gibi
  • H-Aynen öyle .Biz sizin dosyalarınızı ne kontrol edebiliriz ne şey yapabiliriz ne ne olduğuna bakabiliriz. Her şey müşterilerimizin kendi kontrolünde  ve bizide ilgilendirmiyor.
  • - Aslında picassa daki yüklenen resimlerden bi  farkı  yok .Picassaya istediğim her şeyi yükleyebilirim.Bunu kapalı tutabilirim.
  • H- Aynen öyle
  • -Put.io çok heyacan verici. Bunun büyümesini takip edeceğiz. Kısaca son hani şey yapmadan önce pilli nasıl gidiyor,sosyomat ne yapıyorsunuz. Ordaki gelişmeleride alayım ben senden Hasan
  • H-Pilli güzel gidiyor. Şu anda biz bütün ekip olarak put.io dayız.Pilli ye aktif özel bi geliştirme yapmıyoruz. Kendi kendine güzelce ilerliyor şu anda
  • -Sosyomat
  • H-Aynen sosyomatta aynı  şimdi. Maaşları ödüyor sagolsun.
  • - Hasan çok teşekkür ederim. Bi sonraki proğramda inşallan put.io nun yabancı  başarısını burda takip ediyor oluruz
  • H-İnşallah
  • -E tohumun bi sonraki bölümünde görüşmek üzere  sevgili izleyiciler.
government,politics news,politics news,politics
Tarih: 20/11/2009 | Kategori: etohum.tv | Yazan: Kaan Caliskan
Etiketler: , ,
Rodin Alper Bingöl ile Simto Alev – Engellerikaldir.com

Yer: İstanbul

Tarih: 19/11/2009

Konuşmacılar: Rodin Alper Bingöl ile Simto Alev

Şirket: Engellerikaldir.com

Konu:  Rodin Alper Bingöl ile Simto Alev engellerikaldir.com

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 19/11/2009 | Kategori: etohum.tv | Yazan: Kaan Caliskan
Etiketler: , ,
Hadi Özışık – internethaber.com 18 Kasım 2009

Yer: İstanbul

Tarih: 18/11/2009

Konuşmacılar: Hadi Özışık

Şirket: internethaber.com

Konu:  internethaber.com

Burak Büyükdemir:Hoşgeldin abi ben sözü uzatmadan sana vereyim.İnternet haberden önce aslında senin gazetecilik serüvenini dedinleyelim senden ve ondan sonra internet haberin kuruluş aşamalarında neler oldu.Senin ağzından dinleyelim.

Hadi Özışık:Merhaba iyi akşamlar.Hoşgeldiniz.Şimdi gazetecilik konusunda ben alaylıyım.Yani Karslıyım ben.Kars’ta 12 Eylül döneminin en şiddetli dönemlerini yaşadık.O dönemde kendi memleketimde okuyamadım liseyi.Başka bir şehirde okumak zorunda kaldık.Dödüğümüzde o 80 olduğunda biz liseyi bitirdik.Ben bi memur çocuğu altı kardeşiz.Gazeteciliği daha şeyde tatmaya başladım.Lise son sınıftayken  edebiyat dersindeki kompozisyonda çok güzel yazılar yazdığımı söyledi edebiyat öğretmenim ve aldığım notlarda güzeldi.

Dediki daha lise son sınıftayken sen bu işe başlamadan  tek başına mı okul bitirmeden falan fistan.Bilmiyorum hocam ne yapacağımı bilmiyorum.Sonra bi halk eğitim merkezine gittim ben.Benim bi arkadaşım vardı en önde oturmuş ayaklarını uzatmış üst üste atmış, önünde de basın diye bi ibare vardı.Bizim Karslı arkadaşımız var beraber yıllarımızın geçtiği başka bir arkadaş, oda biliyor ; bunun yanına gittim dedim ki : Yav Salih  sen niye bu kadar önde herkesin önündesin falan.

Böyle Kars şivesiyle “Oğlum biz gazeteciyiz basınız basın. “ O dönemde benim gazeteciliğe çok merakım vardı.Yazmayı da seviyordum.Yerel gazetede yazı yazmaya başladım lise son sınıfta.Liseyi bitirdikten sonra yazılarım devam etti, üniversite sınavını kazanmama rağmen maddi imkansızlıklardan dolayı gidip okuyamadım.Sonra tesadüfen gazete ilanıyla gazeteciliğe başladım, Karsta devam ettim.Ulusal bir gazetenin Kars temsilciliğini yaptım.Koltuğumun altında gazete dağıttım.Sabah erken kalkıp her esnafa gazete dağıtarak, bir taraftanda zenit marka fotoğraf makinasıyla beraber yola koyulum.

Gazetecilik serüvenim öyle başladı.Sonra İstanbul sonra Günaydın gazetesinde, o eski bildiğimiz şaşalı dönemdeki Günaydın gazetesi, çok başarılı bir gazetecilik dönemi geçirdim.Akşam gazetesine geçtim, televizyonlarda çalıştım, Kanal6 da, HBurak Büyükdemir de, Milliyette, Sabahta çalıştıktan sonra Yeni Günaydının Ankara haber müdürü olarak 1997 yılında  görev almaya başladım.Bu 97 yılı kırılma yılı, biliyosunuz aynı zamanda 28 Şubat süreci.96 yılında ilk Günaydın gazetesinde ilk yazımı yazmaya başladım.Yani yazarlığa 96 yılında  Ankara’da başladım.Sonra o siyasi sürecin içerisinde de mevcut yöntimin 28 Şubat sürecinde ki o şaşalı döneminde biz muhalefet ettim.Yani kendime göre muhalif yazılar yazmaya başladım ve 97’den 2000 yılına kadar bu yüzden ben işsiz kaldım.

İşsizliğim süresince 3 yıl evde kaldım, çaldığım  bütün kapılar benim yüzüme kapandı.Hiçbirşekilde kimse bana kapıyı açmadı.En yakın dostlarım bile bana şunu söylediler : Ya sen çok …………. olmuşsun.O zaman ne yapmak lazım? Ya gazeteciliği bırakacaksınız yani geçim derdine düşeceksiniz.Yani bişey yapmanız lazım. O dönem de internetin i harfini anlamıyorum, hiçbir şeyinden anlamıyorum. Hatta mail adresi kullanmayı bilmiyorum,  arkadaşlara gidiyorum  o dönemde çalıştığım gazetede 97 yılında ki dönemde henüz işsiz kalmamışken ordaki yazı işlerinde ki arkadaşlara diyorum ki bi baksana mailime bişey elmiş mi? Yani bana mektup gelmiş mi ? Üç tane w lar niye bu böyle falan diye kendi kendimizle sonradan dalga geçtik onlarla.Sonra bir gün kitap yazmaya karar verdim.28 Şubat sürecini yazmak için yola koyulduğumda bir bilgisayar aldım.

Ankara’da Eryaman’da bilgisayarla ozaman tanıştım ama hala internetle tanışmış değilim.İnternet bağlantısını da yaptım.Radikal gazetesine girdim.Sanal alem diye bir yer vardı.Oraya girip Allah Allah sohbet ediyor insanlar.Şimdi orda birisi bana sordu tanışmak için selam verdi. Nerdesin dedi Ankara Eryaman bilmem şu bloktayım. Ulan sus evinin adresini veriyosun dedi.Nerdesin hangi şehirde olduğunu soruyorum dedi.Bu şeyle başladım. Bir kaç gün böyle kendi adımla sohbet ettim.Birileri girip diyoki yav kendi adını kullanma nick kullan.Nick ne ? İşte nickide anlatıyolar öğreniyoruz yavaş yavaş.Sonra televidyonun bu çekim yapan kurucusu Serdar Kuzuoğluyla o yıllarda tanıştım.Serdar benimle kafayı yeni.

Günlerce bana ıcq yu kurmak için kafayı yedi. Ama hakkatten yazıyor.Ulan yazsana kardeşim şuraya gir diyor.Masaüstüne çık diyor ben hakkatten masaüstüne mi çıkmam gerek filan yapıyorum o dönemde.Sonra Serdar bana gerçekten çok önemli şeyler öğretti.Icq yazışmaları filan.Kitapta bir taraftan gidiyor.Yani çok güzel bir uğraş oldu bu sanal alemde serdar beni orda yönetici yaptı.İstanbulda kardeşimle yazışıyorum o şokta. Yani ben milleti izlerken şoktayım ama ben onun havasını attım.Bak Ankaradan  yazışıyorum anlık görüşmeler yazışmalar yapıyoruz filan.Sonra Ankarada  baktım iş bulamıyorum sonra kitabımı da  bitirdim.Ordan biraz nemalandım.Para kazandım yani kitaptan.Kitabı kendim sattım yayınevlerine göndermedim.Eş dost arkadaş  gönderebildiğime gönderdim.Kitabı çıkardık hiç olmazsa ayakta durabilelim.

İstanbula geldim.İstanbula geldiğimde şu kararı verdim.Ha bu arada bir ara İstanbula gelip gittiğimde bilgisayarımıda getirmiştim ozaman biliyorsunuz dizüstü bilgisayarlar çok kullanılır değildi.Bir arkadaş beni bir yere davet etti.Ben bilgisayara  o kadar bağımlı hale gelmiştim ki bilgisayarı topladım arabaya götürdüm akçakocaya. otelde ilk iş burda internet var mı diye sordum. İnternet orda ne gezer, ozaman internet her yerde yok ki.

O dönemde mesela bilgisayar benim için çok değerli birşeydi, hiç ayrılamıyordum.İstanbula geldiğimde dedim ki ben bu yazmış olduğum kitabı internet ortamına alıym dedim.Başladım bu frontpage programını öğrenmeye.Başladım kitabı aktarmaya ama kafayı yiyorum sabahlara kadar onu yapıyorum bunu yapıyorum filan.Fena olmadı. Sonra link atmaya başladım sağlı sollu.Birisi bana Ayşe Külan: Ya abi bune dedi ya tren gibi bişey yapmışsın git git aşağı bitmiyor. Ee nasıl olacak bu dedim.Böyle olacak dedi.Bilmiyosan bu işi öğren dedi. Gel ben sana öğreteyim dedi.Gel öğret dedim.Bende adamı bilgili kelli felli bi adam zannediyorum.Gele gele 16 yaşında bir çocuk geldi.Ulan dedim bu işi sen mi bana öğreteceksin.

E abi heralde filan yaptı.Sonra bana o kitabın tasarımını, bilmem nesini, frontpage, photoshop  falan öğretmeye başladı.Ben şimdi üç kuruşluk birşey öğrendimya, gazetecilikte de herhangi bir yerde iş bulamıyorum dedim kesin ben bu işten çok sıkı para kazanırım en iyisi ben web tasarım işi yapayım.Cebimde 350 lira para var.Kadıköye indim, kardeşimle beraber mobilyalı dükkan buldum, hemen kiraladım.Ne yapıcaz web tasarımı.Web tasarımdan internette tanıdığım bir arkadaşımı aldım o da flash filan yapıyo.Beraber bu işi yapacağız.İlk bir ay iki ay güzel para kazanmaya da başladım.Ama gazetecilikte şöyle bişey var uğraştığınızda o meslekten kurtulmanız mümkün değil.Ben şimdi interneti karıştırıyorum.

Çok akıllıyım ya benden önce interneti keşfedenleri tanımıyorum ya internet.com ismini almaya çalışıyorum.Bir bakalım var mı diye girdim internete.Hedef çok yüksek.Orda internetnew i gördüm.Acaba internet haber boşmu diye düşündüm ve baktım ki internethaber.com boş.O zaman o dönemde 1999 yılının son aylarında ozaman kafam sadece haberciliğin dışında başka şeylere çalışsa yani anlayabilsem belkide bu gün o alıcam domainlerden çok ciddi paralar kazanabilirdim.Çok güzel isimler aldım: internethaber aldım internetsporu aldım gazeteokuyu aldım.Hepsi habercilik dikkat ederseniz.İşte haberciler.com hepsi habercilikle alakalı. Ya bitane oyun sitesi al bitane gençlik sitesi al onlar aklıma gelmiyor: gazetecilik.

Gazeteciliğe de başladık.İntenet ortamında 2000 yılının 5 mayısında internet haberin temelini attık yani yayın yaptık.İnternet haberin çıkışını yaptığımız zaman o kadar mutluydum ki artık bizim bir gazetemiz var.Gece gündüz sürekli yayın yapıyoruz .Şimdi ilk yayını yaptığımız zaman böyle bugünki gibi Hakkının yaptığı haberler tak diye çıksın diye birşey yok.Biz aynen gazetecilik mantığıyla sabah üçlere kadar çalışıyoruz güncelleme yapıyoruz sonra eve gidiyoruz ne kadar haber atmışız ne kadar okunmuşuz diye bakıyoruz.Haberler bizde ya 5 kişi okunur ya 8 kişi okunur ya da 10 kişi okur.Biz 1000 kişiye ulaştığımız da kendimizi türkiyenin  en büyük medya kuruluşu zannetmiştik.İlk girişimizden bahsediyorum.

O dönemi hızlı bir şekilde anlatayım.Sıkıntılı dönemler henüz gelmemiş biz burda yavaş yavaş gün yüzüne bir takım şeyler çıkınca benim etrafımda ki insanlarda şey yapıyor.Abi çok güzel oldu çok güzel oldu diyince benim hoşuma gidiyo.Yani hakkatten güzel bişey yapıyormuyuz filan.Ben o dönemde çok genç bir arkadaşla tesadüfen karşılaştık.Bir mail attı: Ya abi siz böyle yapıyorsunuz ama bu böyle değil bu işin aslı böyle değil böyle olmamalı.Ne yapmalı dedim.Anlık güncelleme yapmalısınız dedi.Anlık güncelleme nasıl olacak o kadar kolay mı?Arkadaş geldi bize bi son dakika penceresi açtı ufak bişey. Yaklaşık 10 dakikada 20 tane haber attım ve okumaya başladım.Şimdi  Atil.org vardı o zamanlar.

Atil.org a bakıyorum numaratörün karşısında eğik bi şekilde duruyorum.Ulan diyorum nebiçim atıyor şöyle dönüyor sürekli.Bir gün bizde böyle dönecekmiyiz dedim demez olaydım.İçerde bizim bir editör arkadaşımız geçmiş tıklıyor.Ben bakıyorum bizim sayı artarak devam ediyor.Ne oluyor dedim abi bizi okuyorlar.Ulan nerde okuyolar.Gidip baktım ki içerde tıklıyor.Bu çocuğu işten attım.Beni kandırma ben bu yola çıktım güzel birşey yapıcam beni sakın kandırmayın.Herkese söylüyorum beni kandırmayın. Benim alacağım yol burda aldatma üzerine olursa ben başarılı olamam.

Ben başarmak istiyorum.İlk patlamamız internet gazeteciliğinde Murat Savaş Kanal6 ya açıklama yapacak, çok önemli açıklamalar yapacak.Hulki Cevizoğluna günlerce yayını yapılıyor bekleyin yakında Vural Savaş açıklayacak filan.Bizimde Allah rahmet eylesin ertan uygun diye bir abimiz vardı hemde yazarlık yapıyordu.Beni aradı dedi Hadil Vural Savaşın  Ceviz Kabuğunda anlatacaklarını yazmak istermisin.Abi sen ne diyosun dedim. Valla biz antalyada oturmuşuz içki masasında Vural bey herşeyi anlattı bana dedi. Abi hemen dedim ya nasıl yapıcaz?Bant dedi.Bant yok.Dedi sen bana soracaksın ben sana anlatacağım röportaj yapıcaz.Arkadaşlar bizim için için milat işte o haberdi.O haberi patlattığımız zaman Hulki Cevizoğlu çıldırdı.

Vural savaş neye uğradığını şaşırdı.Biz bütün gazetelerde bütün televizyonlarda birinci haber olduk, gazetelerde de manşet olduk.Çok sevindik ama sevincimiz 1 saat sürdü,1 saat içerisinde biz çöktük yani site açmadı. O kadar ziyaretci akımı geldi.Çöktük biz bir iki gün yayın yapamadık.Hemen bir tedbir almamız gerekiyordu.Yavaş yavaş burda sıkıntılar baş göstermeye başladı.Bu internet gazeteciliğinin bu günlerde bazı arkadaşlar geliyor : Sen yaparsan ben de yaparım  diyor.Yapamazsınsın zor bir iş. Hadi canım sen yaptıysan bende yaparım diyorum.İnanın biz günlerce sıcak bir çorba içemedik.

Bizim en güzel yemeğimiz neydi biliyormusunuz Serasker caddesindeydik Kadıköyde, yakınımızda fırın vardı bir sana yağı alırdık birde ekmek alırdık.Bu Barış arkadaşımızda o zaman benimle beraber çalışıyordu.Sürekli bandırıp yiyorduk ama hergün.Birgün  makarna yedik.(BARIŞ:Ben ozaman kilo aldım.). Yani böyle geçti.Burayı hızlı geçeyim.Baktık ki olmuyor olmuyor olmuyor, zorluyoruz olmuyor.Ben sitenin kapısına kilit vurdum 2001 yılının sonunda  hoşçakalın dostlar dedim.Bu işi yapamadık kapatıyoruz.Kapattık.Bir son kez mailime bakıp ofisten çıkacağım.Adamın biriyle bayağı bi yazışıyorum.

Kardeşim diyor bu siteyi kapatamazsın.Ben de moralmen çöküntüde olduğum için bide o saatte başarı elde etmişiz site büyümüş trafik kaldırmıyor servera para yatırmamız lazım, bilgisayar almamız lazım,çalışma ortamı için hiçbirşey yok.Faturalardan dolayı elektrik kesilmek üzere.Bir telefonumuz var o da borcundan dolayı kapanmış ama biz bir adamını bulmuşuz yalvar yakar telefon kalmış, internete bağlıyoruz.Suyu da artık idare ediyoruz.Yani bu dönemde dedikki kapatalım. Kapatırsın kapatamazsın.Dedi sizin neye ihtiyacınız var. Bu yazan kişiyi hala tanımıyorum görmedim.

İsmide A.H.Dediki hadi bey sizin neye ihtiyacınız var.Dedim ki bizim servera ihtiyacımız var bilgisayara ihtiyacımız var.Bütün bunlar için hesabımızı yapmıştık 12 bin dolara ihtiyacımız var.Yazan arkadaş diyor ki siz o kapattık yazısını kaldırın ben size yarın bu parayı göndereceğim.Ben ha dedim küfür edicem artık dalga mı geçiyorsun diye.Niye dalga geçiyorsunuz filan dedim.Yok yarın siz ofiste olun ben size bu parayı göndereceğim. Kapattım iyi akşamlar beyefendi dedi.Gidiyorum Kadıköyden Yenisahraya yürüyerek gidiyorum yani cebimde para yok yürüyerek gidiyorum yürüyerek geliyorum.Yürüyerek gidiyorum acaba bu adam yarın dediğini yapar mı? Bu kadar kafayı yemiş adamlar var mı? diye de düşünmedim değil.

Ben yarın bir ofise gideyim dedim.Hayırlısı.Ofise geldim ben orda bi adam bekliyorum.Hadi bey?.Benim. Bu paket size gönderildi. Nedir bu paket dedim.Valla içinde ne olduğunu bilmiyorum.Sadece siz bunun karşılığında bir fatura vereceksiniz dedi.Adam 12 bin dolarlık parayı göndermiş.Girdim içeri o 12 bin dolarları her tarafa saçtım.Sabahtan akşama kadar da oturdum o paralara baktım.Bu para sen önceden gelsen biz bu kadar sıkıntı çekmesek diye parayla konuşuyorum.Bu gönderen kişiyi bilmiyorum tanımıyorum ama bu kişinin aracı olduğu vesile olduğu, bi adam beni aradı kim   Atasayın sahibi Cihan Kamer.O da bizim gazeteoku.comu çok sevmiş.Ben bu sitelerin ayakta durmasını istiyorum, abi ben sana 12 bin doları gönderdim.

Bunu sen reklam olarak yayın yap.Ayda da 2bin dolar gidebildiği yere kadar ben size reklam veririm dedi.Ne isteye bilirsiniz ki bunun dışında artık her şey ters düz olmuş.Ne yaparsınız vergi borcu var elektrik borcu var.Bu arada bişeyler anlatayım elektriği kaçak kullanıyorum o dönemde.Adam fişi indirmiş ben kaldırmışım.Elektrikçi geldi beni yakaladı.Aldım adamı içeri adamı dedim ki daha paralar gelmemiş.Gel kardeş dedim sana bir çay ısmarlayayım.Adamın beklentisi ya 50 lira ya 100 lira ama ben içeri aldım kapıyı arkadan kilitledim.Dedim sana namusum üzerine yemin ederim sen bu elektriği kesip gidersen seni öldürürüm.Abi bu benim ekmeğim dedi.Ya bu ekmeği eğer sen kafamı kesersen hiç bişey yapamamış olurum.

Abi sana söz veriyorum kesmiycem dedi vezor kaçtı.Sonra benim elektriği indirdiler tabi.Şimdi o parayı aldım ben önce server işini halledeceğim sonra vergi borcumu ödeyeceğim sonra personel maaşını ödeyeceğim.Garibim barış bende aylarca parasız çalıştı.Herkese bişey yapıcam.Ama bu paranın herşeye yetmesi lazım hatta biraz da artması lazım.Gittim compaq tın genel müdürünü aradım.Dedim ki genel müdürüm bize bir server lazım, 5-6 tane bilgisayar lazım çokta güzel bir para var elimde dedim.6bin dolarda para verebilirim size.O zaman krizde vardı.Abi bu 12 bin dolar filan yapıyo dedi.

Yarısını da eklem yapıcaz çok güzel sitemiz var dönüyo filan dedim.Adamı zar zor ikna ettim.6 bin dolara 6 bilgisayar 1 tane de çok mükemmel bir server aldım. Tamam abi hayırlı olsun dedim ve çıktım siparişi verdim.Siparişi verdim parayıda verdim çekide verdim.Bundan 2-3 gün sonra compaq tan birileri beni aradı dediki Halit Bey o projeyi iptal etmek durumundayız. Başa döndük mü?Yandım para gitti.Diğer yarısını ödersem diğer tarafta yine açıkta kalıyoruz.

Ben ingilizce bilmiyorum Dedim ki sizin genel merkeziniz nerde amerika’da mı orayı arayıp sizi şikayet edicem.Genel müdürü aradım tekrar.Genel müdür önce bi diretti filan ama onlar genel merkezden çok korkuyorlarmış.Hemen bilgisayarları gönderdiler bizde yolumuza devam ettik.İnternet gazeteciliğine baktığımda o 2 bin dolarlık reklam devam ediyordu.Ben huzurlarınızda çok güzel bir reklamcı olmuştum.Türkcell’e gittim görüştüm o dönemde görüşmediğim kimse kalmadı.Çok güzel reklamlar almaya başladım.Bende ikinci bir meslek oluştu.Sonra Cihan Kameri aradım dedim ki sen bu reklamı kes bu reklam bizi tembelleştiriyor.Biz böyle yola devam edelim.Tekrar ihtiyacımız olursa size geri döner devam ederiz.

Bu süreç içerisinde bu yapmış olduğumuz çalışmalarda sürekli en güzel özelliklerimizden birisi yenilikçi olmamızdı.Ben bir yılda bir bir buçuk yılı hiç bulmadı siteleri yenileyerek yoluma devam eden biriyim.Arkadaşlar ben Hadil Özışık olarak arkamda bir sermaye gücüm yok.Beni destekleyen ne bir gazete ne bir televizyon ne bir radyo böyle birşeyimizde yok.Ama bugüne baktığımızda internet haberde o dönemde çok çok sıkıntılı bir dönem geçti.O sıkıntılı dönemden ben bugün internet haber yayın grubu ilk dördün arasında.Kim o ilk dörtte Milliyet, Hürriyet, Habertürk, İnternethaber  var.

Geçen gün bir tartışma oldu bu toplanan girişimcilikle ne alakası var diye bir tartışma oldu Melih Bayramla. Dedim  gel kozlarımızı paylaşalım  geldi ofise çekim yaptı.Girişimcilikse bende şu an 30 kişi çalışıyor.Trafikler konuşunda Türkiye’de ilk üçe ya da dörde giriyoruz.Ankara büromuz var ve sürekli bir yenilik yapıyoruz sürekli yeni sitelerle yayına giriyoruz.Bu çalışmalarımızı yni dönemde bugünlerde yapacağımız bir anlaşma bizi bulunduğumuz yerden bir 5 misli daha büyütmüş olacak o yapacağımız anlaşma olursa.İnternet haber olarak ayağımızı sağlam yere basarak yola devam ettik.Bana Ciner Grubundan geldi dedilerki bana bu sitenin %50 sini bize ver 2- 2.5 milyon dolarda verelim yoluna öyle devam et, beraber olalım.

Az önce söylediğim şey oydu az olsun öz olsun.Başkasının memuru olmayayım, rahat bir şekilde rahat rahar gideyim.Ve gelen arkadaşa bu para bize çok güzel bir para değil.Biz bu parayı kazanacağız ama biz katlarda yatlarda ya Ciner ya bir başkasının memuru olmak gibi bir düşüncemiz yok.Bu girişimcilik ruhu içerisinde tabiki boş durmuyoruz.yeni bir takım şeyler yapıyoruz yenilikler yapıyoruz.Bugün yayında olan 7  tane sitemiz var.3 tane site de 2010 un 5 mayısına kadar yetişecek 10. Kuruluş yıldönümümüzü 10 tane siteyle bitireceğiz.
Burak Büyükdemir :Büyüyüş sırasında yine paraya ihtiyaç olduğunda yine reklam modelimi devreye girdi? Rakamlarda hızlı büyüdü aslında değil mi ?
Hadi Özışık :Birincisi Türkiye’ye bu oyun salonu adı altında bahis reklamları girdi.O dönemde bütün siteler kazandı.O sürec yaklaşık bi 6 -7 ay sürdü.7 ay sonra Türkiye’de bu bahis reklamları yasaklandı.İkincisi benim en önemli avantajlarımdan birisi gazeteci olmamdı.Yani gazeteci kimliğimle bu işe girmiş olmamdı.Bir başka şey inanmış olmam ve insanlara tebeden bakmam.Ben Hakkıyla görüşmem gerekirse Hakkıyla görüştüm.Tepesindeki adamla pek görüşmem.İlişkilerim çok çok iyi olmasına rağmen çok üstü tercih etmek yerine ya ben iyi bir gazeteci olduğumu da düşünüyorum.

Başbakanla oturdum cumhurbaşkanıyla oturdum bilen arkadaşlar bilirler Tansu Çillerin sağ kolu bir gazeteciydim.Ama ben her zaman şunu yeğledim.Dedim ki Çankaya’daki yerim başkadır köydeki çobanın yanındaki yerim başkadır öbür tarafta başkadır.Yani insanlara tepeden baktığın zaman kaybetmesini de göze alacaksın.Ben öyle yapmadım.Birebir kişilerle ilişki içerisine girdim.Gittim mesela o dönemdeki bize en hızlı reklam getirisi sağlayan arkadaşlardan Fatih Uslu Logaritmanın sahibi bugün.Türkcell reklamı satıyordu.Gökan Selamet gibi birkaç tane isim.Benim başarımın bir başka nedeni de ben inandığım ve güvendiğim insanlarla yola çıktım.O insanlar konusunda da ben biraz şanslıydım.

Reklam konusunda benim bir arkadaşım var Selim Kibar grubun sahibi ben onunla yola çıktım.Selimin başarılı olması Selimin elini taşın altına sokması ve arkadaşım olması.Selim önce benim yanımda çalıştı.Reklam işini beraber yaptık sonra o ajansını kurdu beraber çalıştık.Burda başarı şuydu: benimde katkım vardı ama benim reklamcı hırsızı değilim bunu gerçekten içtenlikle söylüyorum arkadaşımdır diye söylemiyorum heryerde de söylüyorum kızıyorum da kavga da ediyorum, burda eraber çalıştığı arkadaşları da var benim reklamcımın hırsız olmamasıydı reklamda başarılı olmama sebep.

Eğer reklamcım çalmış olsaydı ki ben tanık oldum.Benim başka bir ajanstan bana gelen bütçenin  %60 nın çalındığını gördüm ve ne yapıyosun sen ya dedim.Ben o anda çok düşkündüm parayı nasıl çalıyorsun sen ya dedim.5 bin dolar gelen bütçe 75 bin dolara çıktı itirazım sonucu.Çaldı yani.Benim reklamcım bu hırsızlığı yapmadığı zaman ben internet haberin alt yapısıyla reklamıyla alın dedim.Sadece para mı verin aydan aya beni sıkıntıya sokmayın.Benim işlerim aksamasın paramı zamanında ödeyin.başarıların bir nedeni bu.İkincisi sitede tetikçilik yapmadık.

Ben Doğu Perinçekle karşılaştım.Dediki ya kardeşim siz kimi tutuyorsunuz ya.Nasıl Dğu Prençek Bey dedim.Dediki sen beni manşet yapıyosun Akp yide Chp yide Demokrat partiyde yapıyorsun  herkesi yapıyorsun sen kimden yanasın ? Dedim ki işte en güzel şey bu.Bizim demokrat bir şekilde yayın yapmamızda da bir pay vardı.Dışardaki o reklam akışının hızlanmasında  onun payı çok büyüktü.Şu site şuraya yayın yapıyor şuranın tarafını tutuyor filan değil.Bu gün burada çok övünçle bahsedilecek bir konu değil ama yeni bir mevzu.Genel Kurmay 430 a yakın siteyi yakından takip etmiş

.Biz genel Kurmayında nazarında da bağımsız olmuşuz ki kürtleride Mhp yede her tarafa eşit mesafede yayın yapmışız.Reklam arkasıda hiç tereddüt etmeden şunu söylemiş: internet haber mi tamam oraya reklam verelim çünkü tarafsız çünkü tetikçilik yapmıyor çünkü şantaj yapmıyor çünkü insanlara kan kusturmuyor.Örnekleri var diye söylüyorum sadece örnekleri bizim sitelerde değil hepimiz biliyoruz ki gazetelerde de böyle.En son Ali Ağaoğlu olayında habertürkün yayınlarının ne olduğunu aslında hepimiz biliyoruz.Dolayısıyla bu yayınları yapmadık göz dağı vermedik yolumuza doğru düzgün devam ettiğimiz için reklam akışımızda iyi noktaya geldi.Peki bu iyi mi oldu? Bizim kazancımız açısından iyi oldu ama bir bakımada iyi olmadı.

Bizimle beraber yola çıkanlar ya da bizden sonra Hadil Özışık yaptıysa bende yaparım diyip güdük kalan bazı insanlar bize sataşmaya başladılar. Hadil Özışık bu kadar parayı nereden kazandı? Ya da şöyle hiç abartısız söylüyorum :Hadil Özışık reklam alarak çok büyük pasta alıyor.Reklam alıyorum evet.Belediyeden reklam alıyor dediler.Belediyeden reklam alıyorum evet.Hırsızlık mı yapayım? Tek gelir kaynağı reklam olan sitenin başka yapacağı şey nedir?Ya da benim reklamın peşine koşturma gibi bir çalışmadan başka ne yapabilirim ben? Arada böyle iyi olmadı dediğim şey bu.Kıskançlıklar bizim alanımızda da başgöstermeye başladı.Şuanda da bayağı iyi bir noktadayız.
Burak Büyükdemir: İlk günlerden itibaren haberleri nasıl temin etmeye başladınız , ekipte ………………………..bir kadroydu değil mi?

Hadi Özışık : Çok güzel bir soru. İlk günlerde çalıp çırptık.Kopyala yapıştır yaptık.Gazetelerden aldık, Anadolu ajansına abone olmadık ,bilmiyorduk.Haberimiz olsaydı bile paramız yoktu zaten.İnternet haber haberlerini bu şekilde yayınlayan siteler olunca Anadolu ajansı dava açtı.Kardeşim bu işi nasıl yapacaksınız şu kadar para vereceksiniz yok.Sonra ben Anadolu haber ajansının genel müdür yardımcısı Hilmi Beyi aradım.Dedim ki bakın gelin sürümden para kazanın bu kadar sitenin önüne geçemezsiniz.Nerden kimin sizden haber aldığı kimin çaldığı bunu çıkaramazsınızi başa çıkamazsınız

.100 liradan siz her siteye haber verin.Yüzlerce site abone oldu Anadolu haberlerini kullandı.Sonra gazetelerin haberlerini çok kullandık.Köşe yazarlarını çok kullandık.Ama yavaş yavaş insanlar rahatsız olmaya başladılar.Neden kopyala yapıştır başka bişey yapmak lazım.Piyasada biz bir yere gittiğimizde bize al yapıştırcılar geldi  diye bizimle dalga geçerlerdi.Şimdi sorarsan İnternet Haber yayın grubunda yani intenet haberde internet sporda ve bizim gazeteciler.com çok etkili son üç yılda bizde kopyala yapıştır haberciliği bitti.Bizde asla herhangi bir köşe yazarının yazısı alıntılanmaz.Bizim kendi köşe yazarlarımıza biz para vererek yazı yazdırıyoruz.Başka gazetelerden alıntı yapmıyoruz.
SORU :İnternette video habercilikle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Hadi Özışık: Çok iyi şeyler düşünüyorum ama hosting ücretlerinin çok yüksek olması nedeniyle yıllardır yapmış olduğum hazırlığı öyle bekletiyorum.Birgün ücretler makul bir fiyata gelirse birgün mutlaka video yayıncılığı yapacağım. Yani bi  televizyon bir sütüdyo filan kuracağım.Hazır herşeyi hazır.Zaten Türkiye ona doğru gidiyor.Iptv geldikten sonra onu yapmak zorundasınız.

SORU: Öncelikle haberde 5 kat büyüycez dediniz orda bir satış mı söz konusu paylaşabileceğiniz birşeyler var mı?

Hadi Özışık: Hayır satış söz konusu değil ama yabancı ortak gelirse oluruz.Büyümeye yönelik bir takım düşüncelerimiz var ama o değil.Ben reklam konusunda çıtayı yükselttim.Dolayısıyla Özal bir koyup üç alıcaz demiştiya ben reklamcılıkta çıtayı yükselttim.Bu çıtaya kobi reklamcılarına da yönlerek bunu yapmaya çalışacağım.Newyork Times’ın sadece internet sitesi geçen sene 56 milyon dolar bir ciro yaptı.56 milyon dolar ciroyu Newyork Times neresinde yayın yaptı.Anasayfasında mı yaptı alt sayfasında mı yaptı ? Hayır.Yerel yayıncılık yaptı.

Yanılıyorsam beni düzeltin.Türkiye’de reklam bilinci internet reklamcılığı konusunda henüz bir bilinç yok.Gazete sayfalarını açarsak tam sayfa bilgisayar reklamları var.Bilgisayar satıyosun  internet ortamında bilgisayar reklamı yapmıyosun.Bimeks yeni yeni büyümeye başladı.Yereldeki insanın reklama ihtiyacı yok mu?Anadoludaki Antalyadaki turizm yapanın reklama ihtiyacı yok mu?Eğer hep beraber elele verip böyle bir şeyi yaparsak.E şimdi diyebilirsin kardeşim sen yapana ladar doğan grubu yapar.Yapar da Ertuğrul Özkök’le ödül töreninde karşılaştık  Hadi internetten para kazanıyomusun para yok internette dedi.

Yok Ertuğrul Bey biz iyi para kazanıyoruz dedim.Ne kadar kazanıyorsunuz para yok bu işlerde dedi.Bunlar bu işin içini bilmiyor.Yani biz girelim biz son dakikaya ilk biz başlarsak , ilk son dakika haberlerini biz vermedik mi? Türkiye’de haberin altına ilk yorumu yerleştiren site biz olmadık mı?Hepsini bizden sonra gelip yaptın.Hürriyetin o zaman yakip edenler bilir Hürriyet güncelden mi yayın  yapıyordu?Hayır bizle Habertürkle yayın yaptıktan sonra hürriyet nerden bakarsanız 3 yıl sonra bu yayınları yapmaya başladı.Dolayısıyla biz yerele yönelebilirsek mesela Erdem 11 muhabirim var diye övünüyor.Erdem bunu yapmış.Erdem bu işi Türkiye çapında reklamada  dökersek ordaki çalışan adama kardeşim benim aldığım reklamın yarısı senin olsun.Hosting benden site benden herşey benden seninle kişisel bir sözleşme yapacağız benimle çalışacaksın, ordaki haberleri geçeceksin.
MAÇKOLİK SAHİBİ: Şimdi sadece muhabir ya da yerel reklam satabilecek elemandan öte aslında çok daha kolay ve internetteki reklam pastasını en az 5 kat arttırabilecek bişey var.Şuan Türkiye’de şehir bazında ıp listesi doğru olarak verilmiyor.Ben biliyorsunuz adserverdan işletiyorum.Türkiyede bir çok büyük ajans bizim ad serverımızı kullanıyor. Bu ajansların hepsi sadece Türkiye çapında reklam yapıyor ama dünyada örneğin Almanya’da  bende bir ıp database var Almanya’da Berlin’de Berlinin bir ilçesindeki bir semtte bile reklam yapabilir durumdayız.Ama Türkiyede yapamıyoruz.

Böyle olunca İnternet haber ana sayfada örneğin atıyorum Ispartalı ir kebapçı bir reklam yapmak istese yapamaz  çünkü çok pahalı.Halbuki internet haberde ya da bizim sitemiz mackolik.com da o Ispartalı kebapçı deseki sadece Ispartalıların göreceği bir reklam yayınlatmak istiyorum dese atıyorum günlüğü 1000 lira yerine 10liraya ben yayınlatırım.Herbir kebapçı ona reklam verse ben bu parayı kazanırım zaten.81 ilden bir kebapçı reklam verse bu parayı kazanırım zaten.Böylece bütün reklamcılar google reklamı yapıyorlar.İnternet pastasının %70 i Google sayesinde yurtdışına gidiyor ve biz gerikalan %30 u paylaşıyoruz tüm binlerce site.

Sadece ıp listesinin Türk Telekom tarafından  düzeltilip bizlere verilmesi sayesinde ilçeleri geçtim  il il  reklam yapıyo olabilek   bizler şimdi böyle hiç dertli değil daha güzel şeyler konuşuyo olurduk.
Hadi Özışık:Bende tam o noktaya geliyordum.Yerelede yayılmak ıp ile olabilir .Ben bizzat Ulaştırma Bakanlığınada söyledim bu çalışmayı yapıyorlar ama biliyorsunuz devlette bürokrasi çok geç çalışıyor.Hele hele internet konusunda bakan diyor ki şunu şöyle yapın öbürü oturuyo diğer hafta diğer hafta 1 ay 3 ay ben 3 yıldır böyle işlerle uğraşıyorum.Hakikaten öyle bir noktaya geldiki bıkıyorsun çıkıyorsun.Ama kendi başına bir çare bulmak mümkün.O pastayı büyüteceğim dediğim şey şu: pilot 20 tane il ile ben bu işi halledeceğim İnternet Haber Ankara, İnternet Haber İstabul, İnternet Haber erzurum, İnternet Haber Antalya …böyle gireceğim ben bu olaya.

O az önce söylediğim kişiyide istihdam edicem ordaki kişi haberleride gönderecek, yereldeki muhabir sadece muhabirlik yapmakla yetinmiyor aynı zamanda ordaki reklamı da alıyor, orda üst düzey ilişkilerde sağlıyor, benzeri şeylerle yoluna devam edebiliyor.Eğer biz bunu en az 5 pilot ilde sağlayabilirsek yani reklama katkısını görebilirsek 80 kişi diyelim her ile bir kişi aylık giderleri 500 lira toplamda 40bin lira.Siz böyle bişey yaptığınız  zaman sahayada 20 tane adam koyduğunuz da toplam aylık gideriniz herşey dahil 150-200 bin lira para yapıyor.

Ama siz Türkiye çapında bir reklam pastasını almaya kalkıştığınız andan itibaren geliriniz gideriniz 150-200 bin lira oluyor ama geliriniz ilk dönemlerde 500bin lira oluyor aylık yaptığım hesaplamalara bakarak.Dolayısıyla o pasta dediğim olayı bizim hedefimiz kobilerle ve yerele yayarak pastayı o şekilde büyütmeyi tasarlıyorum.

SORU:Ip sorunu olduğu için bunun en mantıklı çözümü subdomain olur bence.En azından geçiş döneminde kurtulmuş olursunuz.

Hadi Özışık:Zaten internet haber dediğmizde ayrı bir domain almayacaz.Sitenin altında ayrı bir şekilde olacak.Adam kendi ilinde yayın yapacak kendi ilinde kendini büyütecek.Biz İnternet haberin desteğiyle o siteyi kendi bölgesinde büyüteceğiz.İkinci deneme nedeni o zaten.

SORU: Reklamlar konusunda güzel bir plan var ama şimdi ben bu zamana kadar siz işin başında olan birisi olarak işin finans kısmınıda düşünüyorsunuz, ierik kısmınıda düşünüyorsunuz, alt yapı kısmınıda düşünüyorsunuz.Şu saate kadar da inanılmaz samimi şeyler paylaştınız.Bunları birbaşkasından duymak burdaki arkadaşlara ve izleyenlerin dışında herkese nasip olmaz.Çok samimi paylaştınız öncelikle teşekkür ederim.Reklamlara baktığımız zaman şimdiye kadar  kendi içinizde çalışmak yerine hep ajansları tercih ettiniz.Buna nasıl bir stratejinin sonunda karar verdiniz de ajanslarla çalıştınız?Siteniz eklam verenler için zaten uygun bir yer bunu merak ettim.

Hadi Özışık:2010 un başından itibaren İnternet Haber Yayın Grubu olarak  biz kendi çapımızın altında reklamlarımızı satma gibi bir düşünce içerisine girdik.Bu düşüncemi kendi reklam şirketimle anlaşarak dostça ayrılmaya karar verdikten sonra devreye diğer ajanslar girdi.Diğer ajansların devreye girmesiyle beraber benim az önce söylediğim çıta yükseldi.Yani bir fiyat ortaya çıktı.Bu reklamların daha da yüksek fiyatlara satılabileceğini gördük.Onlarda o şekilde bir kobi işine veya detaylı bir çalışmalarla daha yüksek fiyatlı teklifte bulundular.Sonuçta bir iki maddede anlaşmazlık çıktı ve masadan kalkıldı.

Ben şu anda kendim yapacağım diye yola çıkmama rağmen hergün neredeyse iki ajansla görüşme halindeyim, görüşmelerim devam ediyor.Eğer bir ajansla anlaşırsam ki %97 gibi görünen 2010 da da ajansla çalışacağım.Tek şartım şu, o şartıda oturduk kabul ettirdik: :Kardeşim gelen herşey senin değil yani reklamcıya hep bana hep bana demiyceksin dedim.Ya ne olacak? Dedim ki benim kendi becerilerimle, çalışmalarımla ve ilişkilerimle almış olduğum, alacağım reklamların pastası senin aldığın pastanın üzerine yazılmayacak.O benim haneme yazılaca.

Orda komisyon ödemiycez.Orda seni işin içine katmayacağız.Neden?Hepimizin muzdarip olduğu bişey var.Özellikle yayıncıların çok büyük bir  sıkıntısı var.

Biz 90 gün için reklamı alıp satıyoruz 180 günde bile para  dönmüyor. Eğer bunu biz kendi içimizde de yaparsak sapla samanı karıştırırmadan ajansın dışında kobilerle çalışırsak ordaki vade nerden bakarsanız 1 aydır.Burda bir ayık bir çlışmayla ayakta durbileceksiniz , diğer alacaklarınız da sizin kasanızda kar olarak kalır  ve sizde onunla yatırım yaparsınız.Ve yeni dönemde benim çalışmalarım içerisinde katiyen ajans istediği gibi hareket etsin olmayacak.Bir vade istiyor 90 ya da 120 gün ama bunun karşılığında çek istiyorum diyeceğim.Ona göre bizimde yatırım yapmamız lazım. Biz eğer bu yatırımı yapamazsak sürekli para peşinde koşarsak biz geriye doğru gideriz. Çünkü rakiplerimiz Milliyet  rakiplerimiz Hürriyet rakiplerimiz gruplar Ciner Grubu.Siz geri kalırsanız hiçbir şekilde  büdük kalırsınız amaçlarıda o zaten.Buna göre tedbirlerimiz almak zorundayız.Biz derken yayın yapan herkes için söylüyorum.

SORU:İçerik üretirken sosyal ağlarda en büyük eleştiri buydu.İçeriğini kendi üretmiyo özgün değil gibi eleştiriler vardı bunların bir kısmına cevap verdiniz.O konuyu biraz daha açarsanız sevinirim.
Hadi Özışık: Az önce de ifade ettiğim gibi 30 kişiyi çalıştırmaya başladım.Ankarada ofisimiz var.Ankara ofisinde 5 kişi istihdam ettik.Ankara meclisten haberlerimiz geliyor.Orda bizim şöyle bir sıkıntımız var.Yasamız olmadığı için başbakan muhabiri gönderemiyoruz.Ben bu yasayla ilgili 3-4 yıldır çığlık atıyorum.Ben toplantıdaydım Conrad ‘da başbakan konuşuyordu gündem dışıydı kalktım ayağa dedim sayın başbakanım biz yasamızı istiyoruz dedim.Acaba yasamızın çıkması için sanatçının biri Çankaya Köşkünün önünde soyunmuştu öylemi yapmak lazım dedim.

51 sayılı yasayla ilgili biliyorsunuz herkes bir muzdarip herkes sıkıntı yaşıyor.Bu yasa ilk çıktığı zaman bize şu söylendi :56 51 sayılı yasa asla internet medyasını ilgilendirmiycek, sizin yasanız çıkacak .Yasamız meclise kadar gitti.Bizim özel çalışmalarımızdn dolayı  bi yasa hazırladık yasa taslağı meclise kadar gitti.Biz gazeteci sayılacaktık.Yani sarı basın kartlı elemanı bende çalıştırabilecektim.Meclise adam gönderebilecektik.Bu olmadı Ankaraya  gittik.

Ankarada internet aşt komisyonundan milletvekilini aradım.Sayın milletvekilim dedim siz ben bir tane yasa taslağımızı gönderecem.Mail olarak göndermek istiyorum mail adresinizi verirmisiniz.İki kişi vardı birisi bana şöyle dedi:Ben size bu konuda geri döneceğim diğerinede benim mail adresimi verdim boş mail atsın diye.Ben et diyince o kasaptaki et anladı ve bu adam internet alt komisyonundaydı.Biz Beşir Atalaya takıldık şuandaki içişleri bakanına.O internet konusunda erken uyanmadığı için bizim ne demek istediğimizi anlamadı seim devreye girdi yasa bu döneme kaldı.
SORU:Bişey söyliycem ben bir dönem gazetecilik yaptım bu işin çok kolay bir yolu var.Böyle yasalarla filan hiç uğraşmayın çünkü o yasa çıkmaz.Bu dönemde akreditasyon almanın yolunu ben size söyleyeyim.Herhangi bir basın kuruluşunun temsilciliğini alın hemen sarı kart verirler, hiçbir kriteri yoktur.Herhangi bir Azeri bilmem ne gazetesi Kazak bilmem ne gazetesi Türki Cumhuriyetleri özellikle söylüyorum çünkü ordan temsilcilik almak çok kolaydır.Bunu kullanırsanız hemen sarı basın kartınızı alırsınız ve işinizi yapabilirsiniz.

Hadi Özışık: Benim sarı kartım var.O yetmiyor.Yıllardır gazetecilik yaptım.En son Star gazetesinde yazıyordum ordan emekli oldum.Benim beraber çalıştığım sarı basın kartı olduğu halde aslında bu patronların işine çok gelen birşey değildir.Sarı basın kartı elemana sen 212 ye göre adamın kadrosunu yapacaksın.Aydın Doğan bile bunu yapmıyor diyor ki diğer maddeden yapın.Bende diyorum ki yalvarıyorum gelin ben çalıştıracağım.İnternet medyasını konuşuyoruzya bukadar  herşey günlük gülistanlık değil. Sorumluyum ben diyorum.

Beni sorumlu yapın bakana söylüyorum başbakana söylüyorum cumhurbaşknına 2 gün önce söyledim.Öbürü çıkıyo ekrana diyor ki Hadi Bey bana söyledi ama kafamız karıştı.1 madde asıl kanuna eklenecek benim sarı basın kartlı arkadaşım da dışarda çaşılmak yerine kadrosunu mahalli gazetede yapmak yerine bende yapacak.Benim derdim sarı basın kartım olsun değil .Eskiden olsaydı derdim ki herşey %50 faydalanıyoruz ne güzel faydalanalım. Ama ben şimdi meclisten faydalanmak istiyorum.Sarı basın kartınız yoksa meclise giremiyorsunuz.Parlemento muhabirleri derneği almıyor.

Başbakanlığa ben muhabirimi akredite yapmak istiyorum, sarı basın kartı olmayanı almıyor.Genel kurmay almıyor cumhurbaşkanlığı almıyor.İnteret medyası olarak meclisin içerisinde sizin odanız olmuyor.Benim sarı kartım olmuş yada olmamış bişey değiştirmiyor ki.Ben istediğim yere gazeteci olarak gidiyorum.Ben diyorum ki benden sora veya benimle çalışan arkadaşlarım bu konuda sıkıntı yaşamasınlar, stada girip gazeteci gibi onarda haber geçebilsinler.Ne kadar güzel oldu ya ben başbakan bu Akif Bekirliyle konuştuğunda dediki sen kafayımı yedin ben seni yurt dışına götürürmüyüm dedi . Niye? Dedi elinin altında bilgisayar öbür kelli felli yazarlar gelicek sen anında haberi geçeceksin öbürü ertesi gün bana küfür edicek.Esas mesele bu.Cumhur başkanluğı köşküne internet medyasını davet ettiler.Küçümsemiyorum herkesi davet etsinler.Ama aleyhlerine yazı yazılmasın diye akla hayale gelmeyecek siteler davet ettiler.Bunun bir dengesi vardır, internetinde bir hürriyeti vardır internetinde bir sabahı vardır, radikali de vardır diğeride vardır.Ama sen kalkıp ta kapalı yayın yapan bi siteyi davet edersen olmaz.
SORU: Az önce sizinde bahsettiğiniz ajanslar bukadar sakınılacak yapıya mı sahipler ? Ajanslar bu kadar  çakal mı ?Ajanslar bu kadar öcü ve ya hak yemeyen insanlar oldukları biraz daha netleşsin.

Hadi Özışık: Her oltanın mutlaka bir çürüğü vardır.Ben bugün beraber çalışmış olduğum Medya Guru reklam ajansının  bana verdiği şeyleri veya veremediği şeyleri anlatıyoum.Ben diyorum ki ben 10 yıl bu adamla  çalıştım.Memnun olmaya bilirim, kavga ediyoruz.Benim büyümemin internet haber akışta büyümesinin ana nedenlerinden birisi benim bir reklam ajansıyla çalışmamdır zaten.Çünkü reklam ajansı sizi potaya sokuyor.Gerisi size kalmış bir şey.Siz onun hakkını verirseniz gerisi gelir.Bende biliyorum sende biliyosun ki Selim Bey gibi iyi olan ajanslar da var çakal ajanslarda var.Bunların ierisinde benim Selimle çalışmamın ana nedenlerinden birisi hırsız olmamasıdır.Yani daha ötesi yoktur.

SORU:Cihan Kamer destek olduktan sonra Türkcelle gittim dediniz.Peki Türkcelle ne sundunuz ki karşılığında yeni yeşeren bir sitede böyle bir reklam verdi?
Hadi Özışık: Türkcellden önce Cihan Kamer olayı olmadan önce ben Soyaka gittim.1000 kişi siteye asla girmiyor.Oturduk toplantı yaptık.Bizim ordaki acemiliğimiz şuydu:Biz doğru adrese yönelmedik sonradan onu farkettik.Soyakta dedimki bizim siteye 1000 kişi giriyor dedim.Ama 100 kişi filan giriyordu 1000 kişi dedim ben.Kadında bu işte profesyonel ama beni orda bozmadı çok sonra hatırlıyorum çok güzel rakammış dedi.Biz kesin reklam alırız diye çıktık ama soyaktan reklam alamamıştık.Biz renaultun mail adreslerine bize reklam verirmisiniz diye mail atıyorduk asla cevap gelmiyordu.

Ben gazetecilik hayatım boyunca yaşadığım en büyük sıkıntıyı reklamcılığa ulaşmakta çektim.Ben ulaştırma bakanını arıyorum sadece ulaştırma bakanını değil siyasileri de arıyorum başka kişileri de arıyorum gazeteci kimliğimle, ben bir reklamcıyı aradım 3 ay bana geri dönmedi.Döndüğü zaman Hadi nihayet görüşebildik dedi hiç bir şey olmamış gibi.Ben Türkcelle gittiğimde Bahar Hanım vardı onunla toplantı yaptım.

Genç, tıfıl, delikanlı, kendi halinde bir arkadaşıda bizi dinliyordu.Ben mücadelemi anlatıyorum Bahar Hanım tamam Hadi Bey biz size destek olacağız dedi.Destek istedimi ilk tecrübeme çıkıyorum.Destek verirseniz biz böyle yapacağız şöyle yapacağız, biz işsiz gazetecileriz.Tamam biz size destek olacağız dedi.Çok teşekkür ettim çıktım.Bahar Hanım toplantıyı bıraktı o Fatih Muslu: abi sen bu boş laflara boş vaatlere kanma ben sana hafta sonu reklam gönderirim bunlar hikaye dedi.Ben seni dinledim abi be sana hafta sonu ilk reklamını göndereceğim dedi.

Hafta sonu oldu biliyorsunuz cumadan cumaya reklam gönderiliyordu sitelere.Küt diye ilk reklam geldi Türkcellden 1000 dolar.1000 dolar 1000 dolar 4 tane bin dolar Türkcelle öyle çalışmaya başladık.

Burak Büyükdemir: İnternet Medyası Derneği nasıl kuruldu? Neden 3 dönemdir Hadi Özışık başkan olarak devam ediyor?

Hadi Özışık:Bu akşam böyle samimi bir ortamda konuşuyoruz. İnternet Medyası Derneği kurulmadan önce bu Akp’nin üst düzey yetkilileri bizimle bir toplantı yaptılar.Dediler ki gelin bir sorunlarınızı dinleyelim.Biz 10 kişiyle gittik oraya.Ben bişey söylüyorum öbürü bişey söylüyor öbürü bişeey söylüyor her kafadan bir ses çıkıyor. En son Murat Bey dedi ki ya arkadaşlar bi dakika ya sizgidin  kendi içinizde bir kimliğe sahip değilsiniz neyini sorguluyorsunuz her kafadan bir ses çıkıyor olmaz dedi.Gidin kimliğinizi kurun gelin dedi.Ben geldim Nevzat Basın’a Nethaberin sahibi.

Gel dernek kuralım seni başkan yapalım dedim Nevzat’a. Yok dedi.Aydın başkan ol yok öbürüne söyledim yok.Sen ol dediler.Peki madem kimse talip olmadı.Derneği 2005 Mayısta kurduk.Tek şartımız künyesi olmayan site içimizde olmayacak.Öyle bir habercilik ypıyorduk ki biz o zaman bazen hayatlar karartıyorduk.Adam başlık atıyor  “Reha Muhtar az önce tuvalete gitti”  devamınıda yazmıyorlar ee çişini yaptıda çıktı.Öyle kirlenmişki.İçimizde oturuyoruz yanyana bişey konuşuyoruz ertesi gün flaş flaş flaş  işte Ertuğrul Özkök  bilmem ne yaptı şöyle yaptı böyle yaptı.

Kim bu adam yok nerde yayın yapıyor yok.Derneği kurduğumuz zaman şunu söyledik gizli hiçbir şey kalmayacak.Slogan şu medyada gizli hiçbirşey kalmıyor.Medya sitesi gizli hiçbirşey kalmıyor.O zaman sende gizlenme.O zaman çıksana ortaya künyen belli olsun adresin belli olsun sorumlu yazı işleri müdürün belli olsun herşey belli olsun.Biz derneği o şekilde kurduk 2005 mayısında ve Ertuğrul Özkök’ün dernekle ilgili künyeyle ilgili bize ayırdığı çok güzel bir yazı vardı.

Künyesiz site kalmadı diyebiliriz içimizde bazı münafıklar olsada.Dernek başkanlığını neden ben 3 dönemdir üst üste yapıyorum.Bu arada dernekle ilgili bişey daha anlatayım.İçinde olan biliyor yaşayan biliyor ama dışarda olanda Hadi Özışığın derneği kendi menfaati için kullandığı yolunda dilden dile dolaşan bir efsane var.Senin siten var mıydı vardı.Peki sen dernekte  yönetim kurulunda bulundun.Peki dernek sayesinde birtane reklam alabildin mi alamadım.

Hiç adını vermekten çekinmeyeceğim Objektif Haberin sahibi Kadir Çelik beni aradı, dernek kurulalı 15 gün olmuş.Alo Hadicim nasılsın iyimisin hani hiç reklam gelmiyor.Abi nerden reklam gelmiyor? Abi derneği kurduk reklam gelmiyor.Ben dernek başkanı oldum reklam kurulu başkanı olmadım ki dedim ve Kadir Çelik hemen derneği bıraktı.Derneğin içinde olan biliyor dedim ya derneğin bana vermiş olduğu sıkıntı var, bir lira dahi bana faydası olmadı ama hep sıkıntı oldu.

Hatta geçen biz Çankaya köşküne çıktığımızda arkadaşlardan bir tanesi şöyle yaptı: Bu iş Hadi Özışık ile olmaz.Hadi Özışık Çankaya köşküne çıktıktan sonra internet medyası sitelerini yanına alıp cumhurbaşkanı köşküne internet sitelerinin sorunlarını anlatmak yerine egosunu tatmin ederek cumhurbaşkanıyla tek başına görüştü.Bunu yazdılar.Cumhurbaşkanlığı köşküne çıkıyorsuni kurum olarak davet edilmişsin ama benim katkım liste oluşturulmasında adamlar beni aradılar şu şu siteleri ekliyim mi demişim adamı ben Çankaya Köşküne çıkarmışım.Cumhurbaşkanıylada dernek başkanı olarak siz bana yetki vermişsiniz bizim sorunlarımızı heryerde anlat diye, adam diyor ki  kendisi giderken niye bizi götürmedi egosunu tatmin etti.

Az önce ben sarı basın  kartımı gösterdim gazetecilikte en üst noktaya kadar çıktım,  cumhurbaşkanıylada görüştüm ego değil ki bu.Ama içimizde bu şekilde derneğin aslında benim menfatim için kullanıldığını söyleyenler oluyorlar derneğede zarar veriyorlar.Ben neden 3 dönem üst üste başkan oldum şunun için oldum ben bu yasayı çıkarttıracağım ondan sonrada diyeceğim ki arkadaşlar o yasanın çıkmasının dışında şöyle birşeyde var siteler ekonomik bağımsızlığına da kavuşacak.Nedir o? Gazeteler basın ilan kurulundan ilan alıyor yani kapalı devre yayın yapan gazeteler devletten para alıyor.

Ama internet siteleri bundan faydalanamıyor.Şimdi biz Basın İlan Kurulunda o yasa taslağında Basın İlan Kurulundan İlan alır hale geldiğimiz zaman parasal bir problem kalmıyor.Yayın yapacak o küçük site dediğimiz sitelerde kendine göre yayın yapıp para kazanabilecek.Ben bunu yaptıktan sonra benden bu kadar diyeceğim.İçimizde hep konuştuğumuz hep şu içimizde çok güçlü siteler var.3  senedir uğraşıyorum Genel kurmay baikanı dediki bak yazdın yazdın davet ettik.O davette bile bazı arkadaşlarımız muhtira verdi biz niye yokuz.Bu kadar kötü şeylerde yaşayabiliyoruz.

SORU: Bu Türkiyedeki ismi okunan gazeteyle ilgili  internet siteleri bence bu trafiği daha çok foto galeri gibi kategorilerden sağlıyor kadın cinsellik  içerikli kategorilerden sağlıyor.Milliyet, Hürriyet, Vatan gibi gazeteler  çok fazla okunuyor.Diğer haber siteleri aynı şeyi yapmazsa bu gazetelerin geldiği trafiğe nasıl gelicek?

Hadi Özışık: Ben İnternet Haberde foto galerimiz var ama bu konularda böyle bir yayın yapmadığımız için size çok samimi bir şey söyleyeyim belki uçtu diyebilirsiniz ama ben Hürriyetden daha itibarlıyım.Dışarda eğer bazı yabancı ülkelerde filitre konuluyorsa Hürriyet ve Milliyete benim sitemde her yerde açıksa ben ondan daha itibarlıyımdır.Ben bunu Starda da yazdım İnternet Haberde de yazdım.Fatih Çekirge Hürriyetin başına geldiği zaman bize yazılı bir taahhütte bulundu.Bundan sonra Hürriyet.com.tr de çıplak kadın fotoğrafı görülmeyecek.Hürriyet küt diye düştü.

Hürriyetin aslında balon bir ziyretcisinin olduğu çıplak kadın fotoğrflarını kaldırdıktan sonra düştü.Ben bir yazı yazdım bravo dedim Fatih Çekirge’ye.Beni aradı teşekkür etti.Hadiciğim ne kadar güzel yapıyosun örnek alıyorum diye beni övdü.Sonra çıplak kadınları tekrar koydu.Bir kadın vardı ünlü 50 tane fotoğraf verildi 1.resimden sonraki bütün resimler çıplak.Ben yazı yazdım bu kadın ticaretidir dedim.Bu kadın rezaletine Fatih Çekirge söz vermedi mi? Adam beni aradı yav sen kim oluyorsunda ahkam kesiyorsun ben senin derneğine üyemiyim dedi .Yok değilsin dedim.

Sen kim oluyorsun dedi.Kardeşim sen üç kuruşluk bilginle benim sektörümü kirletemezsin dedim bunu Fatih Çekirge’ye.Cephe aldı beni çok enteresan bir şeyle tehdit etti.Ben internet günleri adı altında çok güzel 3 tane organizasyon yaptım İnternet Medyası Derneği olarak.Ben dedi ulaştırma bakanıyla konuşurum dedi.Ulaştırma bakanı benim amirim mi? Git kozunu Hürriyette paylaş.Bu sandiki internet günlerini ulaştırma bakanlığı yapıyor.Halbuki bizim sponsorlarımız var. Sonra Fatih Çekirgeyle barıştık.Kadın ticareti yaparak başarılı oluyorlar.O fotoğrafları kaldırsınlar bütün siteleri çöker.
SORU:Sitenizde e-ticaretle ,lgili reklam verildi daha önceden.Şuanda sanırım eticaret.com reklamları var.E ticaret siteleri size vermiş olduğu reklam sonucunda nasıl bir geri dönş oluyor, gelen ziyaretcilerin alışverişe dönme oranı yüzde kaç bu rakamlardan biraz bahsedebilirmisiniz ?
Hadi Özışık: Onu ben bilmiyorum ama galiba çok düşük.Reklamcılar çok memnun değiller o konuda.E ticaret reklamı bir hatır reklamı.Onlarda satış yapmıyor ürün karşılaştırma yapıyorlar.

SORU: Etohuma sponsor olan sitelere bakıyorum bu sitelerin tamamı platformu hazırladıktan sonra kullanıcıların içerik ürettiği siteler.Biz işin zor kısmını seçtik aslında bakarsanız.İçeriği biz üretiyoruz haberi biz yazıyoruz.Alanımız farklı biz sadece teknoloji içeriği üretiyoruz.Bu içeriği üretecek insanları bulmakta çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz.Yeni internet gazetecileri yetişmiyor.Gerçek gazeteciler sizin gibi kolay adapte olamıyor.Bunun sonu nereye varacak?
Hadi Özışık: Ben çok güvendiğim gazetecileri yanıma aldım.Gel beraber çalışalım dedim.Bir buçuk gün ancak kalabildi.Bir kere internet gazeteciliği yapacaksan 10 parmak yazmak kesinlikle şart.Adam geliyor yıllarca gazetecilik yapmış bi adam 2 parmakla yazı yazıyor.İnternette bir haberi iki dakikada ya da beş dakikada  atman gerekiyor.Bu arkadaşlar Türkiye’nin en tecrübeli gazetecileri olmasına rağmen bir baktım ki bir haberi bir saatte attığını gördüm.Haberi hazırlıyor,  süslüyor,  yarın gazetede çıkacak ekliyor.Bir sürat yani 10 parmağı bilecekler iki bizim jenerasyonumuzdaki internet gazetecilerinin mutlak suratle photoshopu bilmesi lazım.

10 parmağı niçin bilecek?Ekranda izlerken canlı yayın verecek.Tayyip erdoğan ekranda konuşurken canlı yayını verecek ve kaçırmayacak. İndir bindir fare klavye kısayol tuşu photoshop  derken canlı yayın bitecek.Bu konudaki sıkıntının giderilebilmesi için tecrübeli kişilerin üniversitelerde internet gazeteciliği dersi vermesi gerekir.Adam okulu bitiriyor yanıma geliyor sıfır.Sana hiç mi bişey öğretmediler diyorum.Şimdi Türkiye Odalar ve Borsalar birliği yurt dışına ingilizce öğrenmesi için gazeteci gönderdi.

Ben kıskandım.Bende orda medya meclisin de üyeyim.Gittim TOBurak Büyükdemir başkanı Rifat Hisarcıklı  Oğlu’nun yanına: başkam çok kıskandım dedim.Niçin? dedi.  Başkanım  biz internet medyasında ne yapacağız.İnternet medyasınada bir çalışma eüitimi verelim, gazeteci yetiştirelim dedim.Nasıl olacak dedi.Photoshopla 10 parmakğı öğret yeterli dedim.Photoshop bilmeyenler 1 saate ,10 parmak bilmeyenler 3 günde öğrenebilir.
Burak Büyükdemir:İnternet değişiyor.Artık kişiler herhangi birşeyden  bağımsız olarak kendi bloglarında, Twitter da , Facebook, sosyal medyadan hızlıca kişisel haberleri yaygınlaştırabiliyorlar.Bir kaynaktan çıkmış haber değil burda bir haber konuşuyor mesela arkadaşlar da twitterdan bunu yaydılar.Belki İnternet Haberde yayınlanmayacak ama 5 bin kişiye ulaşacak ve bu 5 binde hedef kitle.Önümüzdeki dönemde bu hızla artacak.Uzunkuyruk teorisi dediğimiz kuklalarla ilgili kişiler hiçbir zaman İnternet Haberde kuklayla ilgili haber bulamazlar veya atıyorum bira sevenler bira sevenler hakkında internet haberde yayın bulamazlar.

Önümüzdeki dönemde her konuda dikey anlamda, insanlar özellikle sosyal medyanın networklerin yaygınlaşmasıyla beraber kendi çevrelerini, kendi topluluklarını kendi haberler kaynaklarını oluşturmaya başlıyorlar.Özellikle yurt dışında seçimlerde çok etkisini gördük ABD seçiminde.Önümüzdeki dönemde internet haberin buna yönelik planı  varmı?

Hadi Özışık: İnternet Haber önümüzdeki dönemlerde yabancı bir ortak gelip bu işi birlikte yapalım derse 1 sene içerisinde çok iddaalı birşey söylüyorum hertürlü yeni teknoloji internet haberde olacak.İnternet Haber  o teknolojiyle ve o güçle Hürriyet ile kapışma noktasına gelecek eğer yabancı ortak gelirse.Yok eğer böyle birşey olmazsa 5 yıl içerisinde İnternet Haber ekranından  Hadi Bey bize böyle söylemişti ve yaptı diyecek.
Burak Büyükdemir: Son olarak girişimcilere söyleyebileceğin üç tane nokta nedir?

Hadi Özışık: Sabır ,sabır, sabır.

Burak Büyükdemir:Çok teşekkür ediyorum Hadi Bey katıldığınız için.

 

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 18/11/2009 | Kategori: Etohum toplantıları, etohum.tv | Yazan: Kaan Caliskan
Etiketler: , , ,
Üniaktivite Kulüp Buluşmaları
Uniaktivite.net

Uniaktivite.net

“En Aktif Kulüp Yarışması” organizasyonu dahilinde İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir ve Bursa’da gerçekleşecek Üniaktivite Kulüp Buluşmaları’nın İstanbul ayağında, Kasım ayının konuğu etohum kurucusu Burak Büyükdemir, “Kulüpler için Sosyal Medya Kullanımı ve Planlaması” konusunda Uniaktivite’li kulüp temsilcileriyle beraber olacak.

Üniaktivite partner kulüplerinin üyelerinin katılacağı ve diğer üye kulüplerimizin katılımına da açık olan, söyleşi dışında kahvemiz eşliğinde tanışıp sohbet edeceğimiz bu sosyal ortama hepinizi bekliyoruz.

Tarih: 23 Kasım 2009 Pazartesi
Saat: 19:00
Yer: Starbucks Coffee Beşiktaş Mağazası – İstanbul

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 17/11/2009 | Kategori: Genel | Yazan: Burak Büyükdemir
Etiketler: , , , , , ,
Global Girişimcilik Haftası, Bahçeşehir Üniversite’sinde kutlandı.
Bahçeşehir Üniversitesi Global Girişimcilik Haftası

Bahçeşehir Üniversitesi Global Girişimcilik Haftası

Tüm dünyada eş zamanlı olarak düzenlenen etkinlikler ile etkin girişimcilik kültürünün yaratılması ve yaygınlaştırılması hedeflenenen Global Girişimcilik Haftası kapsamında, 17 Kasım Salı günü Bahçeşehir Üniversite’sinde 60 kişinin katılımı ile Girişimciler Panel’i ve iş planı yazımı çalışması yapıldı.

Endeavor Türkiye, JCI İstanbul Şubesi ve CO-OP iş birliği ile hazırlanan program, Bahçeşehir Üniversitesi Genç Girişimciler Kulübü’nün lansmanı ile başladı.

Moderatörlüğünü, Bahçeşehir Üniversitesi iş geliştirme ve girişimcilik operasyonlarından sorumlu COOP Direktör yardımcısı Aydın Bırık’ın yaptığı panel’de ilk sözü alan e-tohum’un kurucusu Burak Büyükdemir, internet girişimcisi olmak konu başlığı ile yakın geçmişte başarılı olmuş internet girişimcilerinin hikayelerini paylaştı ve yaşanılan zorlukların nasıl üstesinden geldiklerini anlattı.

Ardından, kendi tasarımları ve yarattıkları marka ile yerel değerlerimizi yurtdışı pazarlarına taşıyan, gelişimi Amerika’daki okullarda tez konusu olarak seçilen “Hiref” markasının kurucularından olan Güven Kılıç, başarılı bir kariyer hayatından sonra, girişimciliği kariyer olarak seçmenin artıları ve eksilerini kendinden örnekler vererek katılımcılarla paylaştı.

Panel’de üçüncü konuşmacı olarak söz alan ve annelerin vazgeçemedikleri portal haline gelen “anneyiz.biz” in kurucusu Pınar Reyhan, “Başarılı Girişimcilerden İpucları” konu başlığı ile kendi başarı hikayesini paylaştı. Dinleyicilerden büyük ilgi gören Reyhan, yaşadıkları zorluklara rağmen yılmadan çalışmanın ve iş fikrini para kazandıran bir model’e getirmesi hikayesini katılımcılar ile paylaştı. Etkin girişimci davranışlarını örnekler ile anlattı. Katılımcılar arasındaki sitenin yakın takipcilerinden gelen soruları cevapladırdı.

Programın ikinci bölümde ise, Unicon Danışmanlık kurucu ortağı Adnan Almeman parlak fikirlerin para kazandıran birer “iş” olma yönündeki ilk adım olan iş planı yazımı konusunda katılımcıları bilgilendirdi iş planı yazarken nelere dikkat edilmesi gerektiği ve iyi iş planı örneklerini anlattı ve soruları cevaplandırdı.

Panel sonunda, yeni mezun ve kendi işini kurmak isteyen yaklaşık 60 katılımcıya sertifikaları ve iş planı yazımı kit’leri JCI İstanbul Şubesi Başkanı Selen Kermen tarafından dağıtıldı.

government,politics news,politics news,politics
Oğuzhan Aygören ve Mustafa Alpay – Cepkod.com 17 Kasım 2009

Yer: İstanbul

Tarih: 17/11/2009

Konuşmacılar: Oğuzhan Aygören ve Mustafa Alpay

Şirket: Cepkod.com

Konu:  Cepkod.com

E-Tohum tv desiniz.Yanımda  Oguzhanla Mustafa var.Cepkod.com projesinin kurucuları.Cepkod u e –tohum oçak ayındaki toplantıda açıklamamıştınız.Hadi bakalım açıklayın.Ne yapıyorsunuz cepkod da.

O-Biraz gecikmelide olsa

-Neden açıklamamıştınız.Bide bunun hesabını verin.

O-Aslında ilk önce hani servisimize geliştirdikten sonra uygun gördük.Sebebide şu

-Bitmemişti o zaman

O-Bitmemişti başlangıç aşamasında olan bir şeydi .Bide açıkçası anlatması ve anlaşılması başlangıç aşamasında hani ilk anda anlaşılabilecek bir şey olmaktan aslında görmedik.

-Şimdi nasıl anlatacaksın hadi bakalım

O-Şimdi  aslında şu

-yine anlamayacaklar yani

O-Yok son zamanlarda bunun kullanılması dünyadada bunun yaygınlık trendinin artması bizim bu işe doğru noktada olduğumuzu ve pazara girmesinin zamanı geldiğini gösteriyor.Bunun en yakın,en güzel örneği açıkçası bundan bir süre önce Hürriyet gazetesinin başlatmış olduğu barkodlarla ilgili uygulama.

-Napılıyor yani cepkod ne yapıyor ilk  önce ondan bahsedelim

O-Cepkod  şunu yapıyor.Cepkod sistemiyle ceptelefonları  mobil barkod denilen özel bir barkod u yaratabiliyorsunuz

-Bu mobil barkod nedir

O-Mobil barkod içerikleri açıkçası gerçek dünyadaki içerikleri sanal dünyaya bağlamayı sağlayan bir araç.Aslında

_Bu bildiğimiz bizim ürünlerdeki barkod mu

O-Hayır

-O çizgili olanlar degilmi yani

O-Degil.Normal ürünlerdeki barkod lar bir boyutlu barkodlar.Diger mobil barkod dediğimiz barkodlarsa iki boyutlu barkodlar.Bunun değişik standartları var.Dünyada

-Bunlar karemi böyle

O-Kare olanı var yuvarlak olanı var,renkli olanı var renksiz olanı var farklı şekillerde olanı var O Ne fark var bir boyuttan iki boyutun

O-Bir boyutlu barkodun içinde sakladığı bilgi sadece ürünle ilgili yani spesifik bilgileri içeriyor.Ürünün kodu,ülke kodu firma kodu bunun dışında bilgi normal ürün barkodları üzerinde saklanmıyor.

_Örnek ne saklanabilir bu şeyin üzerinde bide kartın varmı yanında Mustafa

M_kartım var

O-Gösterelim kameraya.İki boyutlu barkod şu.

-Burdaki hangi bilgileri içeriyor örneğin şu kartta iş kartında kartvizitte

O-Kartvizitin üzerinde yine cepkod sistemi üzerindede kullanıcılar kendileri ziyaret ettiğinde aynı bu kartvizitin üzerinde olduğu gibi barkod yaratabilirler.Burda sorduğumuz bilgiler şunlar kişinin kartvizitinin üstünde hangi bilgiler varsa  o bilgileri giriyor.

_Ben bunu tarattığımda ben internet sitesinemi  gidiyorum yoksa sadece bu kartvizit üzerindeki bilgilerimi görüyorum

O-Bunu tarattığınızda aslında iki tane bilgiye ulaşmak mümkün.Bitanesi internet sitesi üzerinden gidip bu içeriklerin gösterilmesi …url?.(3.25)olarakta.İkincisi ise cep telefonu kamerası ile bu barkodu okuttuktan sonra bu bilgilerin otomatik olaraktan da cep telefonunun rehberine  yüklenmesi mümkün.Biz iki türlüde hizmete sunuyoruz.

-Bu sistemi hangi ülke dünyada uyguluyor.Çünkü aktif olarak Türkiyede henüz görmedik dimi.Yani şu ana kadar çok aktif kullanılmıyodu.İki boyutlu barkod.

O-Dünyada en yaygın kullanıldığı yer Japonya .Bu teknolojinin ilk çıkışı zaten 2002 yılından itibaren Japonyada başlamış 2004 ten itibaren ….(3.57)

-Tarihsel gelişiminden bahset biraz

O-Tarihsel gelişimi aslında ilk olarak 1999 yılında Toyotanın aldığı patente dayanıyor teknoloji.Ardından cep telefonlarının gelişmesiyle bunun gerçek dünyaya uyarlanabileceğini keşfediyorlar.İlk başlangıç aşamasında tedarik zinciri yönetimi için kullanılıyor.Çünkü normal barkodlarda kısıtlı sayıda bilgi saklanabilirken iki boyutlu barkodlarda saklanabilen bilgi çok daha fazla.Dolayısıyla bu diyorlar tedarik zincirinde ürünün son kullanma tarihinden paket numarasına batch numarasına  bütün herşeyi saklayabiliriz.Dolayısıyla bunları kullanalım diyorlar ki aslında farkında olsakta olmasakta biçok endüstriyel ürünün  içinde bu barkodlardan var.Kullandıgımız ürün biçok marka bunu zaten kullanıyor.Bu tedarik zinciri yönetimi için.2004 ten itibarense aslında cep telefonlarının kamerasının gelişmesi ,işte internet bağlantı hızının artması cep telefonlarının özelliklerinin gelişmesiyle aslında bunun gerçek dünyada  mobil pazarlama odaklı mobil ticaret odaklı mobil kupon odaklı işte interaktif eylem sitelerine erişim odaklı internete ulaşım odaklı kullanılabileceği farkediliyor.Bu şekilde aslında bu sektör büyüyor.

-Mustafa siz bunu nasıl keşfettiniz.Bu iş modelini.

M-Biz bu  iş modelini aslında bir arkadaşım ben yeni fikirler ararken bir arkadaşım dediki bak dedi Mustafa böyle böyle bi örnek var yurtdışında istersen bunu hayata geçirebilirsen geçir dedi.Tabi bu baya önceydi

-Bogaziçindemi

M-Evet Bogaziçinde

O-3 sene önce

M-3 senedende önce hatta 4 senede olabilir.Ben dedimki bu yurtdışında daha kullanılmıyor,Türkiye içinse çok erken bi teknoloji.Daha sonra Oguzhanla biraraya geldiğimizde neler yapabiliriz diye bikaç gündür konuşuyorduk bir iki haftadır yeni bişeyler yapalım derken bu fikri ben söyledim.

_Siz innovasyonu kurdunuzmu oda Bogaziçi üniversitesi kosgeb teknoloji geliştirme merkezi n degilmi

M-Evet biz bu fikri baya geliştirdik üzerinde baya çalıştıktan sonra bunu bir iş modeli kurduktan sonra Bogaziçi üni.Kosgeb e başvurduk.Onlarda sagolsunlar beğendiler fikrimizi.Bize orda ofis desteğinde bulundular.Dolayısıyla Bogaziçi üni.Kuzey kampüste birtane ofisimiz var.Orda çalışmalarımız devam ediyoruz.Küçük bir ekibimiz var.Hem yazılım olsun,pazarlama olsun hepsini ordan idare ediyoruz.

-Bu yazılımı yazdınız siz o zaman.Bunu okuyacak  yazılımı yazdınız.

M-Aslında biz hem çep telefonu kısmını yaptık ,hemde internet kısmını yaptık ama bu aşamadan sonra daha çok bir sosyal medya haline gelelim istiyoruz.Dolayısıyla  internete daha çok ağırlık veriyoruz.

_Örnek

M-Şöyle baktıkki barkod okuma işini yapan diğer firmalarda var.Bu gün bir Nokia olsun diğer simens olsun barkod okuma işini yapan birçok firma var.Bizde dedikki hem bu yazılımımızı geliştirmeye devam edelim bi taraftan ama diğer barkod okuyucularıda kendi ağımıza dahil edelim.Bu sayade biz herkeze kendi yazılımımızı çep telefonuna yükletme zorunluluğundan kurtulmuş olduk.Dolayısıyla başka bir barkod okuyucuyla bile okutsa bizim networkümüze bağlanabilecek gibi bi model kurduk.Bu satede şu anda çep telefonu bağımsız operatör bağımsız tamamen internet sosyal medya üzerinden gidiyoruz.

-Şunu soracam Oguzhan o zaman ben bunu okuttum.Örnek veriyorum bir dergide okuttum ve cepkodada üyeyim.Beni m okuduğum şeyleri favorilere eklememimi saglıyacak sınız,benim okuduklarımı tutmamımı saglıyacaksınız ve benim o ağdaki arkadaşlarla nasıl bir etkileşimim olacak.

O-Aslında biz burda dünyadaki  tüm barkod örneklerini inceledikten sonra yeni bir şey katmamız gerektiğini düşünüpte girdik işe.Olanın aynısını yapalım Türkiye için den ziyade aslında eklediğimiz şey mobile bookmarking adını verdiğimiz bir konsep geliştirdik aslında .Bunuda Dünyada barkod işi mobile tagging olarak geçiyor. Bu ne işe yarıyor.Mesela bir gazetede okuduğum  haberi normal şartlar altında çok beğendiğimi saklamak için gazeteyi yırtıp o bölümünü saklamam lazım.Ama barkod teknolojisini kullanaraktan sadece o haberin olduğu barkodu okutmak benim o haberi internetteki kendi kişisel sayfama saklamama ve ayrıyeten  arkadaşlarımlada paylaşmam sağlıyor.

-Yani fiziksel dünyadaki bir online dünyada yani çevrimiçi dünyada o yaptığımız favorilere ekleme ,paylaşma işlemini fiziksel dünyada  bunu okuyarak barkodu okuyarak paylaşmam mümkün.

O-Evet.Mesela burada ne gibi örnekler olabilir vizyona yeni giren bi film mesela atıyorum Nefes filmi yeni vizyona girdi .Gittim gazetede haberini gördüm.Barkodu okutup o filmin fragmanını cep telefonumdan izleyebilirim.Ve ben okuttuğumda okuttuğum şeyi anında facebook ta twitterda yada cepkod üzerindeki sosyal agda paylaşabilirim.Bunu gören arkadaşlarım o fragmanı hiç görmemiş oldukları halde onu izleyebilirler.Benim ona gittiğimi görebilirler.Yada bana özel çekiliş,kampanya,promosyon bu tip aktivitelere dahil olabilirim.Yada bileti satınalabilirim doğrudan.Bütün bunları aslında bi interaktif bi şekilde yapabilirim.Hem kendimle hem arkadaşlarımla hende bu servis sağlayıcılarla etkileşim içinde bu hizmetleri alabilirim.

M-Tam bir favori listesi değil daha çok küçük mini feed yani yaptıklarınızı takip ediyor .Sadece paylaşmak isterseniz yada istemezsiniz farketmez ama yaptıklarınızı direk hesabınızda önünüze sunuyor.Arkadaşlarınıza sunuyor.Dolayısıyla sadece şöyle söyleyeyim delicious veya facebook fark nasıl deliciousta sadece favorilerinize eklersiniz facebookta beğendikleriniz like ile gözükür. Yeni arkadaş olduklarınız gözükür yada favorisi olduğunuz sayfalar gözükür.Buda öyle yani burda ne yapıyorsanız ne okutuyorsanız gözüküyorekranınızda

-Peki Microsoft tag sizin yaptığınız şeyle nasıl bir rekabet içerisinde bulunuyor şu anda microsoft tag farklı bir teknoloji  ama ondanda bahsedebilirsiniz çünkü Hürriyet kullanıyor şu anda aktif.

M-Aslında türkiyede bu işi Microsoft Tag le Hürriyet başlattı.

-Siz kuluçka dönemindeydiniz o zaman

M-Hürriyetim kullandığı modelse haberlere barkod ekleyerek Microsoft tagi ekleyerek  haberin videosunu izletmeyi sağladı.Bu yapılabilecek örneklerden sadece bi tanesi .Microsoft bize kullandığı barkod teknoloji ise tamamen farklı ve renkli bir barkod teknolojisi.Ama bize tam olarak rakip değil onuda Oğuzhan anlatsın

O-Açıkcası biz microsoftu ve benzer barkod teknolojilerini  kendimize tamamlayıcı ürünler olaraktan görüyoruz.Çünkü baştata Mustafanın bahsettigi gibi  ilk olarak mobil yazılımdan başladık ama şu andaki teknolojimizde farklı mobil yazılımlarıda sisteme dahil edebiliyoruz.Dolayısıya ihtiyacımız olan şey aslında barkodların bizim sistemimizden yaratılması.Şimdi bizde en son geçen hafta çıkardığımız özellikle artık Microsoft  tehcleri artık sitemizden yaratma fonksiyonunu koyuyoruz.

-Cepkoddan girip bende Microsoft tehc yaratabiliyorum.

O-Ve burda microsoftun sunmadığı ekstra istatikleri verebiliyoruz.Bununda sebebi kullanıcının hesabıyla giriş yapmalarını istemiş olmamız.Dolayısıyla barkodların ziyaretleri  konusunda ekstra istatistik sunmak mümkün.Kullanıcılara ziyaretleri hakkında bilgi vermek mümkün.Bunları sosyal olarak paylaşması mümkün.Buda açıkçası Microsoft ve benzeri barkod yazılımı yapan firmaların isteyeceği bir ürün olaraktan düşünüyoruz.Çünkü onları tamamlayacak bir ürün olaraktan düşünüyoruz.Amacımız firmalarla rekabet değil işbirliği içinde ekstra faydalar sunmak.Bunuda kullanıcılara tüketicilere uygun hale getirmek.Oguzhan, Mustafa güzel diyorsunuzda nerden para kazanacaksınız siz bundan.Yani güzel çok güzel bişeyler yapmışsınız nasıl zengin olacaksınız.Bu kadar okuduğunuza deyecekmi  şimdi .Esas aileniz bunu sormuyomu.

O-Şu anda zaten büyük bi borç altına girmiş bulunmaktayız.Yani uzunca bir süre
Dir nerdeyse bir senedir bu ürünü geliştirmekle uğraşıyoruz.Hani burda baştaki planımız başta venture capital ile bu işe girişmekti ama her seferinde hiç kimse başta çocuklar fikriniz çok kötü yapmayın demedi.Belkide bu yüzden her seferinde biraz daha geliştirin,tekrar düşünün derken derken

-Bi baktınızki bataklıktasınız.

O-Zaten yapmışız öte yandan da bataklıktayız  çünkü neden belli bir gelir modeli olmadan devam ettiğimiz için.Şu anki aşamada aslında kendi adımıza bunu gelire çevirme ihtiyacındayız.O aşamadayız.Bunun için açıkçası iki tane planımız var.Bunlardan bi tanesi  web tarafında şirketlere ve webmaster lara  yönelik özel üyelik tipleri geliştirmek.Bu teknolojinin yayılmasını sağlamak.Aslında hani burda Hürriyetin bunu kullanıyor olması bizim açımızdan çok büyük referans.Microsoftla yapıyor olsa bile bizim için çok büyük referans.

_Diğer gazetelere siz bunu sunabilirsiniz.

O-Kesinlikle sadece gazeteler için değil aslında

-Dergiler.fiziksel….herşey.

O-Bunun geniş anlamda kullanılabileceğini göstermesi bakımından  ve inşalara bu teknoojiyi tanıtması anlatması bakımından çok büyük referans ve fayda.İkinci taraftaysa bu internet tarafında sağladığımız fayda.Bunun içinde istatikleri analitikleri sağlamak.Kullanıcılar hakkında bilgi vermek var.diğer taraftaysa aslında cep telefonu yazılımı tarafında şu ana kadar geliştirdiğimiz know-how sayesinde özelleşmiş  uygulamaları sunmak var.Bu aslında barkod teknolojisi daha geniş bi teknolojinin alt bacağı işte N.F.C dediğimiz alanında.Bu bugün barkod olarak başladık yarın bunun devamında benzer  işlevleri yerine getiren başka görüntü işleme teknolojileri işin içinde olabilir.

-Görsel olarak kamerayla herşeyi okuyabilirsiniz.

O-Evet,karekter okuma.logo okuma ve bununla gerçek dünyayla bağlantısı .Aslında bizim seçtiğimiz alan bu.barkod bizim bunun için seçtiğimiz bir geliş teknolojisi.

-Bi kitabı okuyabilirsiniz,kitabın üzerindeki  yazıdan başka bişeye gidebilirsiniz.

O-Kesinlikle yani atıyorum hani okuttuğum zaman ekranda bana soracağı işte bu kelime hakkında Google search yapayım mı?

-Peki bu şeye gitmiyormu .Bu fizikel dünyada herhangi bi fotoğrafı çekip ondan sonra internete bağlantılandırmaya gidiyor. Yani nereye doğru gidiyor bu teknoloji.Yani Starbuck logosunu gördükten sonra Starbuckın bilgisini vereceksiniz.Bunu yapabilecekmisiniz?

O-Zaten alt yapımız buna uygun.Yani burdaki tek bizim başladığımız barkod ,barkodun yerine logo yani altyapımız buna müsait olduğu için sadece kullanıcı arabirimindeki yani sadece kullanıcı aayüzlerini değiştirmek gerekli bizim açımızdan.Bunun içinde açıkçası araştırmalarımızı yaptık.Yani adım adım ilk başladığımız barkod

_Peki Mustafa ve oguzhan teşekkür ederim geldiğiniz için.Cepkodu yakından takip ediyoruz zaten.Bi sonraki e-tohum programında görüşmek üzere.

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 17/11/2009 | Kategori: etohum.tv | Yazan: Kaan Caliskan
Etiketler: , ,
Kaan Bingöl ve Ahmet Başaran – NetMera.com 16 Kasım 2009

Yer: İstanbul

Tarih: 16/11/2009

Konuşmacılar: Kaan Bingöl ve Ahmet Başaran

Şirket: NetMera.com

Konu:  NetMera.com

E-tohum tvdeyiz.Bu gün kü konuğum Kaan ve Ahmet netmera.com un kurucusu.İki tane ortak yanımda.Aslında Martısoft’un kurucuları ama netmera da onların yeni ürünleri demiyim uzun süredir üzerinde çalıştıkları hizmet ve yeni bir sosyal ağ. Nedir Kaan netmera?

K-Netmera.com sosyal ağları yapma sitesi aslında.Günümüzde çok sayıda sosyal ağ çıktı biliyorsun.Markalarında buna ihtiyacı var.Kendi communitylerini oluşturmaları,kendi sosyal medyalarının daha fazla medyadan daha fazla yararlanmak imkanı sağlamak istiyorlar.Ee biz bunu nasıl hızlandırır ve kolaylaştırırız.Yazılım tarafını nasıl neredeyse hiç yazılım geliştirmeden,hiç  kodlama yapmadan çözebiliriz üzerine gittik.O sayede bir platform oluşturduk.Netmera sosyal medya platformu.Bu plapform sayesinde irili ufaklı tüm kurumlar hatta bireysel kullanıcılar kendi sosyal ağlarını veya sosyal communitylerini içerebilecek uygulamalarını çok hızlı ,kolay.hiç yazılım geliştirmeden ortaya çıkartabiliyorlar.

-Ahmet bu programı kurmak için yazılım bilmeye gerek varmı?Ne yapmak lazım? site çalışıyor şu anda.

A-Site çalışıyor.Şu anda şey yapılabilir.0 kodla beraber bir sosyal ağ sitesi yaratılabilir.

-Bu sosyal agda neler var mesela?

A-Şu anki development yapımaksızın kullanılan sosyal ağda işte blog,fotoğraf,video,müzik,forum,grup,etkinlik bunların hepsi hazır geliştirilmiş durumda.Ançak burda şöyle bir özellik söz konusu bizim platformumuz aslında Google tarafından liderleştirilen opensocial standartının bir hayata geçirilmiş hali bir inplantasyonu.  Standartıda şöyle bi standart ee işte linkedin. myspace,yahoo,Google bütün hepsinin arkasında durduğu bi standart.yaklaşık 650 milyondan fazla kullanıcısı olan sosyal ağlar tarafından desteklenen bi standart.Eger siz şey yapmak istiyorsanız şu haliyle netmar yi kullanıp sosyal ağınızı üretebilirsiniz.Ama ben bi  kod yazmk istiyorum,bunu zenginleştirmek istiyorum diyorsanız o zaman opensocial standartına uyumlu bi şekilde ve istediğiniz platformda java olabilir, .net olabilir, php olabilir herhangi birisiyle uygulamanızı geliştirip bizim platformumuza ve opensocial destekleyen, bu 650 milyondan fazla kullanıcısı olan sosyal ağlardan herhangi birine koyabiliyorsunuz.Bizde opensocial standartını hem yakından takip ediyoruz hemde destekliyoruz bi tarafdan katkıda bulunuyoruz. Developmentıda oldukça eğlenceli bir şey aslına bakarsanız. Bu açıdan ikitane faydası var developerlara.

Bitanesi hani bizim platformun hariçindede  şeyleri takip etmelerini ben tavsiye ediyorum bu sosyal medya platformu böyle uygulama geliştirme yapılarını,özelliklerini.Çünkü bu bambaşka bi çığır açıyor.Çok fazla büyükmiktarda kullanıcılara ulaşma imkanı sağlıyor.

Birde bizim platformdada çok ufak tefek zenginleştirmelerle,uygulamalarla yani bir oyun yazabilirsiniz,işte örneğin sağlıkla ilgili bi tane ufak uygulamayla beraber ona ilave edip sosyal ağınızı açabilirsiniz ve çok kısa sürelerle bu tarz uygulamaları hayata geçirebilirsiniz.

-Kaan bunun için para ödemelerine gerek varmıkullanıcıların?

K-Bedavadan başlıyor.Platformun ücretsiz bi versiyonu var.Bu versiyonda standart özellikleri,standart bizim geliştirdiğimiz modülleriki onlardan bahsedecem bi sosyal ağın ihtiyacı olan tüm uygulamaları nerdeyse bulabiliyorlar.Bunu ücretsiz başlayabilirler.Kendi markalarını koymak isterlerse platformda bir whitelabel dediğimiz markasız bir sürümüde var.Bunu kullanarakta yine aylık bi bedelle aylık çokda yüksek olmayan bedellerle kendi markalarını tamamen hiç netmera gözükmeden sadece kendi markasını promote eden hale getirebilirler.

-Bu White label dediğimiz olay ne yani markanın sizin bütün adreslemenizden bağımsız kendi alan adıyla beraber,tasarımıyla beraber açmasından mı bahsediyoruz?

K-Evet evet e-tohum.com gibi mesela.e-tohum.com/net dedik işte burdaki networkü burda oluturabiliyoruz dimi?

K-Evet aynen tasarımıda istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz.

-Bunu yurtdışında sağlayan servisler varmı?hımmm ondan sonra sizin onlardan farkınız ne?

K-Dogru yurtdışında birkaç servis var bu alanda .En bilineni ning dir .O bu alandaki lider diyebiliriz  Amerikadaki  ürün olarak.Bizim farkımız bir iki tane .Bitanesi Ahmetin dediği gibi opensocial standartına destekliyoruz. Bizim için  kendine has özel bir dil veya özel bir yapı özel bir api öğrenmesi gerekmiyor.Bizim bütün destekledigimiz standartlar ya dünyada kabul görmüş starndartlar opensocial gibi veya developerın zaten bildiği ortamlar.Dolayısıyla bize özgü bi yapı öğrenmek zorunda değil.Bizim için öğreneceği veya bildiğini kullanabilir.Ögreneceği şey de zaten bütün sosyal ağlarda geçerli apilar

_Bi örnek varmı kullanan şu anda?

K-Evet.Kurumsal tarafta bu White label çözümümüzü en son Efesin bir Rock müzik yarışması var. Rock ‘ın dark  2010. Onun etrafında hem yarışmanın bir merkezi olacak

-Adresi neydi?

K-rockndark.com.Buradan hayatta.Buradan hem yarışmaya katılabilir müzisyenler hem  oy verebilirsiniz yarışmanın oylaması ordan sürüyor hem de Rock müzik severlerle birarada olacağınız kendine has bir sosyal ag

-Burda ne kadar üye oldu bu arada?

K-10 bin.10 bini geçti en son.

-Bi şey diyordun Ahmet araya sözünü girdim.

A-farklarımızla ilgili bikaç tane daha şey var .farklarımızdan bi tanesi mobilite.Üzerinde çalıştığımız yoğun çalıştığımız şeylerden bitanesi de bi sosyal agın burda yaratılan sosyal agın çok kolaylıkla cep telefonlarından da erişilebilir olması.Bunuda biz aynı şekilde servisle beraber veriyoruz.Bir başka farkımızda şöylede bir farkımız var biz bu bütün platformların arkasında aslında şöyle bir mantelite var.Software mümkün olduğunca kolay ve ucuz geliştirip bunuda SaaS modeliyle çok geniş kitlelere yayabilmek.Örnegin bizim sitemizi kullanan bir developer şablon dediğimiz bir mantıkta şey yapabilir. Futbol kluplerin yönelik bir sosyal ağ tasarlayabilir ve ondan sonrada bunu satabilir,dağıtabilir yada futbol klupleri girip kendileri bu siteleri yaratabilirler bu tamamen futbola özel.Müziğe özel olabilir yada işte yöresel derneklere ilişkin  olabilir.Bizim burda hedefimiz çok kolay bi şekilde uygulamayı zenginleştirme imkanı sağlayarak çok hızlı servis çıkmasınıda bi taraftan sağlamak.Bide bunun mobilini ilave etmeyi düşünüyoruz.Bu aslında Telekom dünyasındaki servislere ve platformlara benziyor bi taraftan.Bir hayli ileri.Böyle bi yapı.

_Peki sanırım yeriniz Gebzede dimi .Tübitak tanda destek alan bi proje bu.

K-Evet Tübitak destekli.Gebzede martısoftun ar-ge ofisi var.Ayrıca romeo olarakta biliyorsun  Bakırköyde bir ofisimiz var.Orda devam ediyoruz.

-Ve devam ediyor sanırım.Orda geliştirmeye devam edeceksiniz önümüzdeki dönemde.Sadece Türkcemi yayınlanacak yoksa yabancı pazarıda düşünüyormusunuz.

K-Kesinlikle. Site zaten ilk olarak İngilizce olarak yayına geçti. Şimdi yeni Türkçeleştirdik.Tamamlıyoruz  Türkçeleştirmesini .İngilizçe den sonra Türkçeye geçtik müşterilerle Türkiyedeki müşterilerle beraber işte Efes gibi. Dolayısıyla yakın zamanda da eğer yapabilirsek yıl sonuna kadar çevre ülkelerde özellikle Rusca başta olmak üzere çevre ülkelere çevirisini yaparak tanıtmak istiyoruz.

-Nasıl ilgi nasıl.Yani özellikle firmalar mı ilgi gösteriyor yoksa bireylermi ilgi gösteriyor.Site yayını olduktan sonra kendi networkünü yayınlayanların sayısı arttımı?

K-Şu anda daha çok firmalar.Kendi markalarını sunmak isteyen firmalarla görüşüyoruz.Onlardan iyi bi ilgi var.Yeni yeni projeler başladı hatta medya dünyasından.Dolayısıyla orada ben kendi sosyal ağlarını oluşturmak isteyen,kurmak isteyen firmalardan ilgi bekliyorum Türk pazarına yönelik.Ürün tanındıkça ,oturdukça biz az daha orta ölçek kobi dediğimiz firmalara geçecek servisler sunacağız bu  özellikle developerlarla beraber daha niş onların daha seveceği uygulamaları üzerine ekliyerek çünkü dediği gibi bir uygulama platformu bu  çok değişik uygulamaları ordan hayata geçirir piyasaya bir SaaS sunabilirsin.Orda kobilerde daha büyük bi büyüme bekliyorum 2010 la beraber.

A-Ben bişey daha ilave edeyim burda ben hep teknik tarafında şeylerden bahsediyorum ama bu mimari işte uygulamanın mimarisi opensocial standardıda aslında birazcık web in gelecekte alacağı şekle benziyor.Önümüzdeki yıllarda web in alacağı şeklin cloudcomputing ile beraber beraber böyle bir yapıya sahip olacağını düşünüyorum. Bir sürü servisin çalıştığı belkide artık mimariler üzerinde nerde olduğunu bilmediğiniz bir sürü servisin hayatta olacağını ve sizinde o servislerden mashup yaparak onları apile giydirip sunacağınız bi ortam aslında.Portal teknolojilerinin de yeni halinin böyle olacağını düşünüyoruz.

-Netmera de buna uygun bi alt yapı.

A-Netmera de buna uygun bi altyapı olarak tasarlandı ve bunlada aslında bi bakıma firmalarada yepyeni bi teknolojik alt yapı sunuyoruz bi taraftan.

-Eee son olarak Kaan e- tohum firmalarına neler sağlıyorsunuz?

K-E-Tohum da çok güzel girişimler var takip ediyoruz bizde.Onlara nasıl destek oluruz diye baktık.Çünkü bi kısmı sosyal medya ya sosyal ağları içeriyor bu projelerin doğal olarak.Bu günün konusu olduğu için bu yeni gelişimlerin. Biz yine netmera nın misyonu na uygun biçimde onların teknolojik handikapını ortadan çıkacak veya teknolojiyi  bir sorun olmaktan,yazılım geliştirmeyi sorun olmaktan çıkartmak üzere birincisi prototip geliştirmeleri aşamasın da netmera nın bu kurumsal dediğimiz white label sürümünü  etohum girişimcilerine etohum tarafından seçilmiş girişimcilere sunuyoruz. Böyle bir yardımımız olsun.

_ Bu sayede onların

K-Çok daha hızlı yani bikaç ay alabilecek bir süreci birkaç hafta da geçebilecekler.Bu sayede yatırımcılarına veya senin sunacağın kişilerede çok daha çanlı bir örnek. Yani kafalarındaki fikrin daha olgunlaşmış bir örneğini sunabilecekler.Sadece prototiple kalmaya bilir. Ondan sonraki aşamalarda da netmera platformu nu kullanarak girişimlerini devam ettirebilir

-Kaan,Ahmet çok teşekkür ederim geldiğiniz için.Etohumun bi sonraki programında görüşmek üzere.

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 16/11/2009 | Kategori: etohum.tv | Yazan: Kaan Caliskan
Etiketler: , , ,
Mustafa Acet – Bendeistiyorum.com 13 Kasım 2009

Yer: İstanbul

Tarih: 05/11/2009

Konuşmacılar: Mustafa Acet

Şirket: Bendeistiyorum.com

Konu:  Bendeistiyorum.com

E tohum tvdesiniz. Bu gömlekle yaptığım 5. Program neden diye sorasacsınız.Aynı gün çekiyoruz.Mustafayla beraberiz.Bendeistiyorum.com’un kurucusu.Hoş geldin.

M.A-Hoş Bulduk
Neler yapıyorsun bendeistiyorum.com’da ilk önce ondan başlıyalım.Ondan sonra nasıl kurdun onun hikayesini dinleyelin senden.

M.A-Hemen anlatayım.Bendeistiyorum .com yurtdışında one day one deal olarak ortaya çıkmış bir pazarlama şeklidir.Türkiye versiyonu diyebiliriz.Hergün tek ürün sloganımızla biz buradayız.
Yurtdışında ne en çok bilinen

M.A-şu an wood.com(00.49).Bu işin kurucusu zaten en çokta bilinen site  o.Bendeistiyorum .com istersen ben kısaca bahsedeyim hemen ne zaman kuruldu ne zannedildi.Projenin fikri bizim aklımıza 2005 başlarında düştü.Bir arkadaşımız öyle konuşurken muhabbet ederken.Sonrasında 1 sene kadar araştırma etme oldu.2006 başı gibiydi biz bunu artık yapalım dedik.Hoşumuza çok gitti.Hani Türk insanında seveceğini düşündük açıkçası.Sonra başladık .Tedarikci aglarını araştırdık nasıl bir yazılım yapalım nasıl bir platform oluşturalım hani ne kadar Web 2.0 olsun ne kadar olmasın diye onların bi kriterlerini yaptıktan sonra da 2007 mart ayında yani 1 martta yayına açtık sitemizi yani ilk ürünümüzü sattık.Ondan sonrada geldi gidiyor bu şekilde.
Tek tek ürünler satıyorsunuz ama hangi ürünler oluyor bu genellikle.

M.A-Şimdi ürün gamı olarak elektronik bi kere haftanın bazen bu yoğunlaşıp deyişebiliyor ama genel olarak bizim tutturmaya çalıştığımız kıvam şudur haftanın bi 3-4 günü elektronik kalan 3-4 günü işte yarıyarıya denebilir hobi ürünleri gadgetlar,bazen bir takım sağlık takviye ürünleri vitamin bunlar çünkü hakkaten özellikle kış aylarında çok ilgi gören ve gerçekten uygun fiyatlarla sunabildiğimiz şeyler.İşte ama genel olarak en çok satış hedeflerimiz,müşterilerimizin en çok ilgi gösterdiği ürünler nedir derseniz gadget ürünler.Böyle  orijinal işte think geek dediğimiz ürünlerden.Bunun sebebini birazda şeye bağlıyoruz biz çünkü müşteri portföyümüz gerçek anlamda beyaz yakalılar plaza insanları çünkü siparişlerimizin gittiği adresleri basitçe ortaya döktügümüzede zaten bunu çok net bi şekilde görebiliyoruz.

-Kaç üye oldu şu anda

M:A-25.000 üzerinde üyemiz var.

-25.000 üye var.Her yeni kampanyayı e-maille üyelere duyuruyormusunuz.

M.A-E-maille duyuruyoruz bu bazen sekteye uğrayabiliyor.Mail olayı biraz karışık biliyorsunuz sunucularımızda sıkıntılar çıkabiliyor.Ama hepsini duyuruyoruz tabi isteyenlere duyuruyoruz yani ben istiyorum bülteni almak şeklinde

-Her gün yeni bi ürün geliyor

M.A-Aynen öyle gece 12 de ürnümüz değişiyor,24 saat boyunca kalıyor sınırlı stoktan , şok fiyattan yani piyasadan kesinlikle indirimli fiyattan oluyor.Bu indim oranı düşebiliyor bazen çok çok marjinal indirimler olabiliyor.Zaten bu baglamdada yaşadımız bir sıkıntıyı hemen vurgulamak isterim.Bazen o kadar iyi  indirimler oluyorki müşteri ürünün orijinal olup olmadığını sorgulamaya başlıyor.Onuda çok net bir şekilde söyleyebilirimki sitemizde satılan herşey orijinal ama çok marjinal indirimlerde yakalayabiliyorsun

-Tedariği nerden sağlıyorsun.

M.A-Bir çok tedarikçi ağımız var genellikle ithalatçılarla çalışıyoruz.Yani ara toptancıları tamamen ortadan çıkarıyoruz ki gerçek anlamda güzel bir fiyatı müşterilerimize sunabilelim.Yan Türkiyedeki tüm ithalatçılarla bi carimiz mevcut.Mal getiren herkesle yani kurumsal çalışmayı başarabilmiş herkesle mal alım satım işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz.

_Peki kaç kişi var şu anda bendeistiyorum.com da

M.A-Bendeistiyorum ekibi  esasında şu şekilde Circus Interactive diye biz  bir yazılım-tasarım ajansıyız. Circus Interactive beraber 12-13 kişi kadarız.Stajerler var tabi bunu arttırıyorlar ama ana kadro olarak o şekilde.Bunun yaklaşık 6-7 kişisi hergün  bendeistiyorum.com için çalışıyor ama bazın günler öyle oluyorki 10-12 kişide hurra bendeistorum.com agidelim gidelim derken o konuyla ilgili bir iş yapalım şeklinde oluyor.

-Peki bu tek ürün satan şirketler internet siteleri Türkiyede ne kadar var.Bu baya bi şey olmuştu önemli olmuştu.

M.A-Aynen öyle bi anda çiddi anlamda fazlalaştı ama bunu sürekli kılabilen çok fazla olmadı.Çok fazla açılıp-kapanan site oldu.Başlarda biz iki tane ana siteydik.Sonrasında o kapandıktan sonra baya bi fazla açıldı.Kapanıp açılıyorlar sürekli.Baya bi şu an 10-15 civarında vardır diye tahmin ediyorum ama sürekli olarak hani çok fazla takip edemiyorum.Ama var yani

-Peki hergün ürünü kim buluyor size

M.A-Şimdi ürün araştırmacılarımız var bi kere hani sokağa çıkıp gerçek anlamda ürünleri görüp işte numuneler toplayıp,pazarlık yapan,birebir müşteriymiş gibi,alım yapacakmış gibi pazarlık yapan tespitçilerimiz,yani satınalmacılarımız var.Onun dışında zaten bizim hazırladığımız modelde yani tahmin ettiğimiz şekil buydu zaten.Nasıl olur diyorduk ilerde şimdi biz ürün arıyoruz ama ilerde nasıl olur.Diyordukki ithalatçılar muhtemelen bize gelir çünkü hani satış talepleri o kadar çok artarki tedarikçi içinde güzel bir satış kanalı olduguz noktada muhtemelen  onlar bize gelir diye düşünüyorduk.Aynıda o şekilde oldu.Şimdi hani çok fazla satın almacılarımız hala aktifler tabide daha çok bize ürünler geliyor.Çiddi anlamda hani fiyat avantajı yakalamış ürünler.Bize geliyor bizde satıyoruz.İthalatçının elindeki tüm stogu bir günde eritiyoruz muhtemelen.

-Şimdi üründen ürüne değişiyordur ama bir üründen yaklaşık kaç tane satılıyor ortalamada

M.A-Ortalama şimdi aslında biz o rakamları hiçbir şekilde vermiyoruz.

-Yani çaktırmadan veriyor….

M.A –İthalatcının çoğu zaman elindekinin en az ihtimalle %90 filan gidiyor yani çoğu zaman tamamı gidiyor zaten kalanıda az bişey olursa

-Sadece bendeistiyorum.comdamı gidiyor

M.A-Tabi tabi zaten başka sitemiz yok
Şunu sorucam yani ithalatçı başka bir yere vermeden sadece internet sitesinde satabiliyormu ürünü

M.A-Tabi tabi aynen o şekilde.Bazen öyle ürünler oluyoki bi mal gelmiş oluyo Türkiyeye ithalatçı getirmiş artık o şekildede şatışlarımız olumaya başladı.Mesela ithalatçı geliyor daha önce bizimle çalışmış tecrübe etmiş,gerçekten iyi adetlerde satış yapıyoruz.Geliyor diyoki ben hiç piyasaya vermeden sizle zaten hani burda ürün için çok iyi bir tanıtım kampanyası düşünsene hiç bi reklamda bunu sağlayamıyorsunuz.Yani çünkü giren hergün  binlerce kişi ürüne bakmaya giriyor.Yani sitede başka hiç bişey yok.Bi tane ürün var ona bakmaya giriyorlar.Gelip bakınca hen ürünün tanınmış oluyor piyasada hemde gerçek anlamda bi anda getirdiği tüm ürünü daha ilk gün yani Türkiyeye girildiği gün piyasaya komple satışını gerçekleştişmiş olabiliyor ki böyle çok örnek oldu.Çokta memnun kaldılar.

-Bendeistiyorum.com u kurarken paroyla bir işbirliginizmi vardı.

M.A-Paroyla kurarken yoktu biz dediğim gibi işte 1Mart 2007 de sitenin yayınına başladık yani ilk ürünümüzü o gün sergiledik.İlk siparişimizide direk  aldık hakikaten heyacan vericiydi  ben pek beklemiyordum ilk gün sipariş alacağımızı.Bunun yaklaşık işte yanlış hatırlamıyorsam 5 veya 6 cı ayıydı daha projemizin  işte o sıralar tabi ekibimiz bu kadar geniş deyildi.Ben devamlı dışardayım yani görüşmelerde orda burda işte geliyorum devamlı koçtan aradılar ben Koçla ne işimiz var neden aradılar bizi gibi .Sonrasında bi baktık hani en son irtibatı sağladık.Böyle böyle projemizi çok ilgi çekici bulmuşlar.Biz buna girmek istiyoruz dediler.Tabi dedik buyurun.Nasıl yaparız işte %1 paro puan verelim dediler paro kart sahiplerine.Tamamdır dedik öyle bir pozisyon aldık.Şu an Paroyla bir iş ortaklığımız var.Yine onların yanlış hatırlamıyorsam 5-6 ay  sonraydı   Türkcellden aynı bir talep geldi.Mobil ödeme bağlamında.O işte baya bir uzun sürdü onla ilgili görüşmelerimiz.Çünkü hani nasıl oturacak nasıl entegrasyonu biraz zordu.İlk kez ürün satılacaktı mobil ödemeyle.Mobil ödemeyle daha çok internette hizmet satılıyor.Oyun üyeliği şu bu.Ürün olayı ilk kez satılacaktı.O yüzden hani bi takım formasyon diyeyim hni formaliteleri hallettik önce.Ondan sonrada yayına soktuk.Buda ne zaman oldu baya bi görüştük.Geçtigimiz Haziran ayında yayına girdi Türkcell mobil ödeme .

-Bende istiyorum.com da bundan sonra neler yapacaksın.Nasıl büyütmeyi düşünüyorsun.

M.A-Çok güzel planlarımız var esasında .Bikere bugün daha hani bi toplantıdan çıktım geldim.Bi arayış çalışmamız var öncelikle sitemiz şu an baya uzun süredir aynı arayüze sahip ve içerik artık taşmaya başladı.Bi komple bir arayüz değişikliğimiz olacak yakın tarihte.Tahmin ediyorum bi 20-30 gün içerisinde olacaktır.Burdan sürpriz olsun müşterilerimize.Çünkü çok sıkıntı yaşayan müşteriler var artık dar kaldı site.Onun dışında bi takım yine görüşmelerimiz oluyor hani kurumsal bağlamda ,iş ortaklıkları bağlamında.Bunlarda hani şimdi tam daha netleşmeden kimsenin adını şeyapmak istemem.İşte belki vazgeçecekler belki  olacak bilemiyorum ama çok güzel daha daha avantajlı bi hale geleceğimizi  söyleyebilirim.

-Ürünler bazındamı?

M.A –Tabi tabi ürünler bazında hemde  yani farklı iş ortaklıklarıyla daha avantajlı mesala paro gibi işte .Parodan %1 kazanıyor,başka bir yerden % 5 kazanaçak gibi gibi

-Peki bu sırada türkiyede kapalı ağlar yani kapalı alışveriş modelleri başladı.

M.A aynen öyle

-Tek ürün farkı olarak bendeistiyorumu hiç kapatmayı düşündünmü,veyahut hani böyle bir kapalı böylebir alışveriş sitesi haline getiripyine günlük ürün yelpazesini değiştirmeyi hiç düşündünmü?

M.A- Şimdi şöyle bişey çok doğru söylüyosunuz.Yeni bir trend çıktı o şekilde biraz daha v.ı.p styling diyorlar tam olarak bilmiyorumadını  ama öyle davetiye usulü çalışan.Şimdi biz onu bi ara düşündük.Hani bizde bi V.I P bölümmü açsak öylemi yapsak böylemi çün kü o projelerin en büyük artısı ithalatçının piyasadaki fiyat kaygısını bozmuyorlar.Mesela bi firmayla bi ürünle ilgili görüştüğünüzde diyorki  benim fiyatım piyasada oturmuş atıyorum 50 milyona satıyor bu ürün zaten.Ben sana bunu neden 20 liraya sattırayım.Şimdi V.I.P üyelik olunca piyasaya düşmüyor bu fiyat.Yani rahatlıkla o fiyatı koyuyolar ve ithalatçı için bi sıkıntı oluşturmuyor.Bizde bi o tarz sıkıntımız var.Yani V.I.P ye geçmemiz o açıdan mantıklı gibi gözüküyor ama  onuda aştık gibi yani artık müşteri bizde şey algısı oluştu yani.Bu bi kere oluyor,kampanya oluyor  ve hani ürünün normal fiyatı budur.Başka zaman başka bi yerden alırsan bunu ödiycen.Ama burdan  alırsan bugün için bu kampanya geçerlidir diye hani o sıkıntıyı aştığımız için o tarz bişeye gireceğimizi sanmıyorum.

-Mustafa çok teşekkür ederim.Bendeistiyorum.com u takip edicez.

M.A-Ben teşekkür ederim.

_Başarılarını görecez

M.A –Çok saol

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 13/11/2009 | Kategori: etohum.tv | Yazan: Kaan Caliskan
Etiketler: , ,
İbrahim Tarlig – StudentSN.com

Yer: İstanbul

Tarih: 12/11/2009

Konuşmacılar: İbrahim Tarlig

Şirket: StudentSN.com

Konu:  StudentSN.com

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 12/11/2009 | Kategori: etohum.tv | Yazan: Kaan Caliskan
Etiketler: ,