Yer: İstanbul
Tarih: 31/03/2010
Konuşmacılar: Ali Ulyai
Şirket: Aktifpozitif.com
Konu: Ali Ulyai ile Aktifpozitif.com
Yer: İstanbul
Tarih: 31/03/2010
Konuşmacılar: Ali Ulyai
Şirket: Aktifpozitif.com
Konu: Ali Ulyai ile Aktifpozitif.com
8 Nisan Perşembe günü Bersay İletişim Enstitüsü‘nde düzenleyeceğimiz etohum kafe toplantısında konuk Pabbuc.com’un kurucu ortağı Serdar Yaman olacak. 2009 yılında etohum’da seçilen girişimler içinde yer alan pabbuc.com’a 2009 yaz aylarında Gittigidiyor’un kurucu ortakları Burak Divanlıoğlu ve Serkan Borançılı tarafından yatırım yapılmıştı. Pabbuc AŞ kurulmasından bu yana neler yaptı? Serdar Yaman’a bunu soracağız.
2008 Haziran’nında Serdar ve Göker’le tanıştıktan sonra pabbuc.com hakkında bu yazıyı bloga eklemişim.
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Fizik Bölümü’nden mezun olan Serdar Yaman ve Göker Ezberci’nin kurduğu pabbuc.com, internet üzerinden ayakkabı, çanta ve aksesuar satıyor. Babasının ayakkabı sektöründe olmasından dolayı ayakkabı pazarını çok yakından tanıyan ve daha önce çeşitli yazılım şirketlerinde çalışan Serdar Yaman ve teknoloji şirketlerinde çalıştıktan sonra kendi hosting firmasını kuran Göker Ezberci tarafından hayata geçirilen ‘pabbuc.com’, 2009 yılında etohum girişimleri arasında seçildi.
Tarih: 8 Nisan 2010, Perşembe
Saat: 17:30 – 19:30
Yer: Bersay İletişim Entstitüsü BİE Kasap Sokak Hilmi Hak Han, No 22 Esentepe, İstanbul, Tel: 212 337 52 91, Faks: 212 275 41 83
Detaylı Harita
Yer: İstanbul
Tarih: 29/03/2010
Konuşmacılar: Burak Tuyan
Şirket: DersVerilir.net
Konu: DersVerilir.net

Etohum - Tasarti.com Geleneksel 2nci Tişört Yarışması
İnternet üzerinde bir iş açanlara “internet girişimcisi” denir.
İlk olarak FFF’den ya da AAA’dan ilk sermayelerini bulurlar. Kimdir bunlar? İngilizce terimiyle “Friends, Family and Fools” Türkçe’de “Arkadaşlar, Aile ve Ahmaklar” diyebiliriz. Daha sonra yeni açtıkları iş biraz geliştiğinde ikinci defa bunların kapısını çalmaya yüzleri olmadıkları için hem daha zeki hem de daha fazla paraya ihtiyaç duyarlar. İşte o zaman bazı insanlar devreye girerler. Hem akıl verirler hem de biraz para. İşte bu kavram bütünlüğüne “Melek Yatırımcılar” diyoruz. Bu yatırımcılar şirket zıplama aşamasındayken tramboline destek verip daha yukarı çıkmanızı sağlarlar. Her zaman bu yazılanlar olmayabilir. Yere çakılma hadiseleri sayıca daha fazladır. Dikkatli zıplamak lazım.
Tasarti.com‘la oturduk ve düşündük. 2010 yılı tişört kapak konusu olarak “Melek Yatırımcılar” ‘ı belirledik. Şimdi öyle bir tişört tasarlayın ki bu tişört girişimcinin üzerindeyken yatırımcının ilgisini cezbetsin. Yatırımcı artı eksi kutup misali hemen bulsun girişimciyi. Bu girişen arkadaş bu tişörtü giydiğinde sürüden ayrılsın, tilki olsun, kurt olsun, kapitalist düzenin parçası haline gelsin. (2009′da 150 tişört bastık tasarımcıları imzalı hatırında olsun) İşte böyle bir tasarım arıyoruz bu sene. Sıradan tişört göndermeyin yayınlamayız, seçmeyiz, basmayız.
Ödülü felan yok aslında bu yarışmanın ama hatıra babında bir “kristal portakal” bir de ders vermek istiyoruz.
Birif bu hadi şimdi gidin çalışın, düzgün bir şey bulmadan gelmeyin.
a) Şimdi buldum göndereyim hemen diyorsan
b) Gelen modellere bakayım oradan bir kaç şey kopyalarım belki diyorsan
c) Etohum’un logosu felan nerede
d) Hepsi
Yer: İstanbul
Tarih: 19/03/2010
Konuşmacılar: Barış Ciner
Şirket: Sahiplen.com
Konu: Barış Ciner ile sahiplen.com
Bu yazı Seda Birinci tarafından yazılmıştır. Bahçeşehir Üniversitesi Executive MBA dersinde vize ödevi olarak verilen vakalardan biri olan Vente–Privee‘nin kısa analizi yapılmıştır.

Seda Birinci: Koç Özel Lisesi ve sonrasında Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 2003 mezunu olan Seda Birinci, çalışma hayatına Hay Group’ta danışman olarak başladı. Hay Group’ta ücret araştırmaları tarafında aktif olarak çalışırken, aynı zamanda şirketlere kademe yapısı ve ücret yönetimi konusunda danışmanlık projelerinde yer aldı. Daha sonra Netaş’ta Ücret ve Yan Haklar Sorumlusu olarak görev yapmaya başladı. Şu an halen sürdürdüğü Netaş Ücret ve Yan Haklar sorumluluğunun yanı sıra, şirket içerisinde çeşitli İK projelerinin koordinasyonunu gerçekleştiriyor.
Türkiye’de Markafoni ve Limango adlı websitesine üye olanların alışkın olduğu ayrıcalıklı alışveriş sitesi konseptinin Avrupa’daki öncü şirketi Vente-Privee. Fransa’da 2001’de Jacques-Antoine Granjon ve 7 iş ortağının kurmuş olduğu websitesi, sadece davetiye ile üye olunan ve kampanya odaklı ilerleyen bir alışveriş kulübü. Granjon European Business School mezunu, Paris’te tekstil endüstrisinde çalıştıktan sonra internet üzerinde çalışmaya başlamış. İlk websitesini, tedarikçilerin sezon sonu stok fazlasını elden çıkarmak üzere tasarlamış. Daha sonra 2001’de vente-privee.com’u yayına geçirmiş. İlk 3 sene şirket yatırım ve geliştirme üzerine odaklandıktan sonra 2004 yılında büyüme safhasına geçmişler. 2007’de şirket hisselerinin %20’si Summit Partners adlı bir Amerikalı yatırımcı şirket tarafından alınmış. Şu anda vente-privee.com Fransa, İspanya, Almanya, İtalya ve İngiltere’de yayında.
Vente-Privee’nin çalışma modeli her ülkede standart ve üyeler tarafından kolaylıkla takip edilebilir. Üye olmak ücretsiz, fakat referans veya davetiye usülü ile çalışıyor. Her gün birbirinden değişik ünlü markaların kampanyalı satışları görüntüleniyor. Kampanyaya başlamadan 2 gün öncesinde üyelere bilgilendirme e-maili gönderiliyor. Kampanya, sitede kısıtlı bir süre yayınlanıyor, üyeler, bu sırada sergilenen ürünleri satın alıyor. Kampanya bitiminden sonra vente-privee tedarikçiye talebi iletiyor. Tedarikçi firma ürünleri websitesi üyelerine gönderiyor.
Vente-privee şu anda 1000’den fazla çalışan sayısına sahip. Bu ekibin bir kısmı, tasarım ekibi, video ve ses mühendisleri, fotoğrafçılar, saç ve makyaj uzmanları, fotoğraf editörleri ve web tasarımcılarından oluşuyor. Aynı zamanda BT uzmanları ve satış koordinatörleri vente-privee ekibinin bir parçası. Ekibin diğer büyük parçası ise müşterilere kısa zamanda kaliteli satış sonrası hizmeti sağlayan müşteri ilişkileri ekibi. Müşteri ilişkileri ekibi e-mail üzerinden destek veriyor.
Vente-privee’nin şu andaki finansal rakamları oldukça çarpıcı. Şirket 8 milyonu aşkın üye sayısıyla 2008 yılında 510 Milyon Euro ciroya ulaşmış. Daha da çarpıcı olan ise, 2004’ten bu cironun 17 Milyon Euro olması. 4 sene içerisinde böyle büyük bir büyüme ile şirket Fransızların başarı öyküleri arasına girmeyi başardı.
Bugünlerde dolaşan söylentilere göre Vente-privee, Amazon’un takip listesinde üst sıralarda yer alıyormuş. Amazon da yakın zamanda ayrıcalıklı alışveriş sektörüne bu satın almayla hızlı bir şekilde girebilir. Tabi şirket değerlemesine konu olan faktörleri düşündüğümüz zaman, bu satınalma gerçekleştiği takdirde satın alma miktarının çok yüksek olacağını tahmin edebiliriz. Şu anda kulağımıza gelen rakam 2 Milyar Euro civarında. Vente-privee’nin bu başarısı, Türkiye’de Markafoni ve Limango’nun önünün ne kadar açık olduğunu gösteren çok büyük bir örnek. Alışveriş potansiyelini düşünecek olursak, yakında Türk websitelerinden de benzer bir atak görüyor olmamız şaşırtıcı olmaz.
Burak Büyükdemir: E-tohum TV’desiniz yanımda Tuğberk var. Malzemem.com’un kurucularından.
Tuğberk Keselioğlu: Evet
Burak Büyükdemir: Hoşgeldin Tuğberk.
Tuğberk Keselioğlu: Hoşbulduk. Timur gelemedi bu arada işler bu ara yoğun ekibin başını bırakamadı
Burak Büyükdemir: Timur’la birlikte kurmuşsunuz değil mi malzemem.com’u.
Tuğberk Keselioğlu: Evet berabe kurduk.
Burak Büyükdemir: Malzemem.com ne yapıyor özetle onu geçelim sonra da..
Tuğberk Keselioğlu: Sloganımız şudur: “Online yapı marketiniz” Yapı marketini internete taşıdık ki, Anadolu’da internete ulaşamayan insanlar, yapı marketi ürünlerine ulaşsınlar ve de sırf yapı marketi ürünleri de değil bunun yanında ulaşması zor ürünleri Anadolu’ya ve tüm Türkiye’ye sunalım. İnsanlar pazar günleri yapı markete gitmeden de internetten bilgisayar başında alım yapabilsinler.
Burak Büyükdemir: Ne zaman kurdunuz şirketi?
Tuğberk Keselioğlu: İki buçuk sene önce ilk satışımızı yaptık ama domaini Timur almıştı 2002’de falan eskiye dayanıyor. İlk satıştan bir sene önce, bir sekiz ay önce de yayına açtık siteyi, biraz kendi başına yayılsın diye.
Burak Büyükdemir: Daha önce bir yerde çalışmış mıydınız, yani hemen u tecrübeyle, girişimcilik tecrübesiyle mi başladınız, yoksa…
Tuğberk Keselioğlu: Birkaç küçük girişimimiz oldu ama, onlar öğrencilik girişimleriydi, ufak tefek oradan sermaye toplamıştık. Tamamen sektör dışıda ama ben çevre mühendisiyim, Timur da makineci. Sanayi sektöründe çalıştık işte mühendislik firmalarında, bir sanayi çevremiz var işte bu çevreden insanları tanıdığımız için bu tarz ürünlere daha yatkınız, bu tarz müşteriye daha yatkınız.. Yani bizim için hediye satmak ve hediye almak isteyen müşteriyle iletişim kurmak, bir sanayide iş makinesi almak isteyen kişiyle iletişim kurmaktan daha zor. O yüzden bu tarz ürünleri tercih ediyoruz.
Burak Büyükdemir: Peki, şimdi kamera arkasında da bunu konuşuyorduk. Bulunduğunuz, şu anda şirketin merkezi nerede?
Tuğberk Keselioğlu: Şu anda Göztepe’deyiz ama bugün bir kontrat imzaladık Ümraniye Atakent’e taşınıyoruz.
Burak Büyükdemir: Neden, küçük mü kaldı?
Tuğberk Keselioğlu: Evet, yani bu Göztepe’ye taşınmamız bir sene önceydi biraz acele oldu önceki yerle anlaşmamız bitti, o an hemen geçmemiz lazımdı. Nakit akışı sorunu vardı, hemen geçtik, taşındık, ama şu anda yetmiyor ithal ettiğimiz mallar geldi. Onları koyacak yerimiz yok, sonra ofiste sayımız arttı. Şu anda bir an önce geçmemiz gerekiyor, hem ofis hem depo açısından daha iyi bir yere geçiyoruz.
Burak Büyükdemir: Daha büyük bir yere geçiyorsunuz. Fakat, bu daha uzak, Ümrainye daha uzak olmayacak mı?
Tuğberk Keselioğlu: Yani direkt aslında Google’dan baktık, bizim tedarikçilerimize, dağıtım bölgelerimize, evlerimize şu anki işyerimizden daha yakın ama İstanbul’un pek merkezi gibi değil, Göztepe gibi değil. Ama yine de pratik bir yer.
Burak Büyükdemir: İkiniz kurdunuz, peki ikiniz kurarken nasıl bir ortaklık yaptınız? Bununla hedefiniz neydi, iki sene önce?
Tuğberk Keselioğlu: İşte dediğim ibi Timur’la daha önce de bir firmada çalıştık, birkaç küçük girişimimiz olmuştu, yani o bu projeyi yapmak istediğini söylüyordu zaten ama, ben onun düşündüü tarzdan daha farklı düşünüyordum. En başta malzemem.com yapı marketi değil de biraz daha makine sektörüne yönelik, dişliler, rulmanlar, zincirler.. gibi fikirler vardı.
Burak Büyükdemir: Senin kafanda..
Tuğberk Keselioğlu: Hayır. İlk başta domain alınırken, çünkü o sektördendik biz ama sonra geldi anlattı bana böyle bir şey yapalım mı falan diye sonra ben de düşündüm birkaç gün nasıl yaparız, dedim ürünleri şöyle değerlendirelim gibi beraber istişarede bulunup ürünlere karar verdik. Belli bir takım ürünleri girmeye başladıktan sonra, bu yapı marketi tarafına doğru kaydı zaten.
Burak Büyükdemir: Peki bu ürünlerin gönderilmesi zor olmuyor mu? Yani büyük, ağır, yani neden saın alıyor müşteriler bu ürünleri?
Tuğberk Keselioğlu: Yani, bulamıyorlasr kendi bulundukları yerde acil lazım oluyor, ihtiyaçtan dolayı diyebiliriz. Hani fırsat siteleri gibi alışverişi canı istediği gibi almıyor bizim müşterilerimiz, yüzde doksan beşi ihtiyaçtan dolayı, bizim sitede bulabildiği için sadece veya fiyat uygun olduğu için bizim siteden alıyor, göndermesi, başta düşünüyorduk problem olur diye ama, aslında çok da problemli değil. Tabi bazı ürünleri, örneğim yalıtım malzemesi satamazsınız çok büyük hacimli, çok hafif ve ucuz malzemedir. O yerinde üretime gider zaten bunun nakliyesi maliyetli olduğu için o tarz ürünleri tab, ki girmiyoruz ama mesela merdivenin fiyatı ölçüsüyle karşılaştırıldığında yüksek zaten o yüzden kaliteli ürünler kurtarıyor kendisini.
Burak Büyükdemir: Gönderebiliyorsunuz. Ençok hangi ürünler satılıyor örnek verebilirsen mesela?
Tuğberk Keselioğlu: Yani aslında birçok kategoriden ürünler eşit satılıyor diyebilirim el aletleri gidiyor. Elektronik el aletleri, diğer el aletleri..
Burak Büyükdemir: İçinizde bir yazılımcı yok değil mi sanırım, değil mi?
Tuğberk Keselioğlu: Yok, hayır ikimiz de ticaret piyasasından geliyoruz. Yazılımı dışarı yaptırıyoruz. Copymaster alyapısı kullanıyoruz. Böylesinin daha iyi olacağını düşündük çünkü biz müşterilerle ilişki kurma, ürünleri bilme konusunda iyiyiz. Yazılım işini de bilen yapsın.
Burak Büyükdemir: Tasarımını kime yaptırdınız bunun?
Tuğberk Keselioğlu: Tasarımı aslıdna bizim bundan önceki kullandığımız yazılımda bir tasarım vardı ona benzemesini istedik, yurt dışından gökrdüğümüz sitedeki renkler hoşumuza gitti. İkimizin de tasarımdan yana estetik anlayışımız fazla iyi değil. O yüzden beğendiğimiz bir şeyin benzerini yapma yoluna gidiyoruz genelde.
Burak Büyükdemir: Yurtdışında bunun en başarılı örneği hangisi? Amazon alır mı onu da yakında?
Tuğberk Keselioğlu: Amazon’un tabi ki sattığı şeyler var ama İngiltere ve Amerika’da bu yönde nişleşmiş firmalar tercih ediliyor Bianchio’nun gerçek mağazaları da var.
Onların online marketi oldukça popüler. İngiltere’de ve Avrupa’da özellikle sonra İngiltere’de Screenfilts diye bir site var o da bu konuda çok ileride. İngiltere’de internetten önce katalog sistemi vardı katalog sisteminde olan firmalar internete geçti ve büyümeyi devam ettirdi o da, çok çeşitli çok sayıda ürün satıyorlar ürünün yanında hizmeti de satıyorlr örneğin bir kapı satıyorlar onun montajını satıyorlar bir dolap satıyorlar siz kendinize uygun ölçülerde belirleyip yapabiliyorsunuz. Onlar montajını sağlıyorlar size gibi. Hem ürün hem hizmet şeklinde işliyorlar.
Burak Büyükdemir: Şu anda malzemem.com’da hizmet yok değil mi, sadece gönderiyorsunuz, kapıyı takıyor musunuz mesela? Kapı yok gerçi.
Tuğberk Keselioğlu: Yapmıyoruz ama belli, belli başlı ürünlerde müşteri kullanma kılavuzuna ne kadar baksa da kuramayacağı ürünlerde tedarikçiyle iletişim kurarak, gitmesini sağlıyoruz.
Burak Büyükdemir: Mobilya var mı mesela malzemem.com’da ?
Tuğberk Keselioğlu: Bahçe malzemeleri kapsamında bahçe mobilyaları var ama çok detaylı olarak yok şu anda .
Burak Büyükdemir: O kategori’ye girmeyi planlıyor musunuz?
Tuğberk Keselioğlu:Tabi, olabilir. Sürekli geliştiriyoruz elimizde belli bir liste var listeye bağlı olarak, siteye aktarmak istediğimiz ürünler zaten siteye sürekli ürün girişi mevcut.
Burak Büyükdemir: Yapı malzemeleri dışında başka bir kategoriye girmeyi hedefliyor musunuz? Örnek elektronik.
Tuğberk Keselioğlu: Yani, elektroniğe girmek istemiyoruz çünkü kar marjları çok düşük, piyasada bunun rakipleri çok fazla ve çok popüler artık, yani ona girmekl istemiyoruz.
Burak Büyükdemir: Burada büyümeye devam edeceksiniz o zaman.
Tuğberk Keselioğlu: Evet.
Burak Büyükdemir: Nasıl bir büyüme trendi takip ediyor malzemem.com?
Tuğberk Keselioğlu: İlk kurulduğu günden beri eğrilerimiz yukarı doğru gidiyor. Biz siteye ürün girdikçe kitlemizi artırıyoruz. Sonra onları reklam vasıtasıyla siteye çekiyoruz. Siteye giren sayısı arttıkça sipariş saysı artıyor, ciro artıyor. Bunu aynen devam ettireceğiz ürün giren sadece bir kişi var. Tek başına ürün giriyor sabah gelip akşama kadar. O sayıyı arttıcağacağız iki kişi, üç kişi git gide..
Burak Büyükdemir: Kaç çeşit ürün vardı şu anda sitede?
Tuğberk Keselioğlu: 8500 falan.
Burak Büyükdemir:8500 ürünü yönetmek zor olmuyor mu fiyatları, yeni çıkan versiyonları vs.
Tuğberk Keselioğlu: Yani alıştık artık, bazıları uzun zamandır sistemimizde olan ürünler, tedarikçilerle sürekli haşır neşiriz ürünler satıldıkça, o yüzden pek zor olmuyor.
Burak Büyükdemir: Girişimcilik zor değil mi? Siz çünkü ayrı yerde çalışıyor olsaydınız daha fazla para kazanıyor olabilir miydiniz?
Tuğberk Keselioğlu: Yani şu anda biraz daha iyi duruma geldik ama iki buçuk senedir daa zor durumdaydık. Ama insanın kendi işini yapıyor olması da büyük rahatlık.
Burak Büyükdemir: Ne rahatlığı var istediğin saatte işe mi geliyorsun mesela?
Tuğberk Keselioğlu: Sorumluluk kendinize ait sadece başkasını tatmin etmek gibi bir zorunluluğunuz yok.
Burak Büyükdemir: Çalışırken öyle bir sorun mu vardı?
Tuğberk Keselioğlu: Evet yani saat altıda saat altı olsun da işten çıkayım, bekleme gibi, hayatını boşa geçirşem anlamına geliyor bazen. Bazen de sırf patronuna ya da sütündekilere iyi görünmek için iş yapıyor gibi gözükmek.. Yani iş piyasasında bunlar çok olan şeyler. O yüzden böyle yapmacıklıklara ve hayatımızı boşa geçirmeye pek isteğimiz yok.
Burak Büyükdemir: Peki sizin yanınızda çalışanlar şimdi size aynı şekilde davransalar ne yapacaksınız?
Tuğberk Keselioğlu: Yani tabi ki belli oluyor biz sonuçta herkesin ..kendi yaptığı, önemli olan işini yapması. Yaptıktan sonra rahat hareket edebilir işe geç bile gelse, erken bile çıksa sonuçta yapması gerekenleri çok iyi yapıyorsa problem çıkartmıyoruz.
Burak Büyükdemir: Herkese öneriyorsun yani girişimciliği öyle mi? Rakip var mı malzemem.com’a internette Türkiye’de yani?
Tuğberk Keselioğlu: Sadece yapı market ürünlerini online olarak satan mağazası olmayan yok.
Burak Büyükdemir: Normal mağazası olup internette uzantısı olanlar var yani.
Tuğberk Keselioğlu: Evet öyle marketler var ama amazon.com’un kurucusunun bir lafı var hani o ilk kitap satmaya başladığı zamanlarda, kitapçılardan korkmuyor musunuz, yayınevlerinden rakip olarak, ben diyor daha ziyade garajda iki tane çocuktan korkarım. Çünkü onların devasa ciroları, büyük mağazaları, kirasını çıkartmak için satış yapmaları gereken personelleri var. Onların masrafları var onlarla ilgilenirken internet cirolarını çok önemsemiyorlar. Dolayısıyla cirodan dolayı önemsemezken, geleceği de göremiyorlar belki internet konusunda ve o yöne bizim kadar inemiyorlar. Onun dışında bizim kadar ani hareket etme şansları yok kurumsal firmalar, bir fiyat değişikliği yapsalar bütün mağazlarda aynı fiyatlar değişeceği için, ertesi gün ya da bir iki gün sonra fiyat değiştirebiliyorlar.
Ben bakıyorum şu ürünün fiyatıın yükselmesi lazım ya da düşmesi lazım rakip şu fiyata satıyor tak diye on saniye içinde düşürüyorum.
Burak Büyükdemir: Sen o zaman fiziksel dükkana girmeyi düşünmüyorsun.
Tuğberk Keselioğlu: Yani bu ileride olabilir, çünkü bu bizim hitap ettiğimiz kitle ve piyasa çok büyük bir piyasa yani buna yapı market piyasası diyemeyiz.
Burak Büyükdemir: Bu sefer sen de demin anlattığına ters bir duruma geleceksin, o zaman seni de bir internet sitesi geçebilir yani. Çünkü fiziksel mağazalar açtığın zman sen de aynı anda fiyaları giremeyeceksin, değiştiremeyeceksin, stoklarını takip edemeyeceksin. Edeceksin de belki.
Tuğberk Keselioğlu: Yani şöyle bir şey olabilir. Modeller, yani bizim oraya gelip ürün almak isteyen çok insan var. Teşhire gerek olmayabilir, gelir müşteri bizim depomuzda bilgisayarlardan görüp ürünü alır. Ürün aşağı iner teslim alır gibi bir durum, fiziksel mağazadan kastım o çünkü çok gelmek isteyen oluyor. Gelip de alayım, ürün ne zaman gelecek, geç mi kalacak ihtiyaçtan dolayı olduğu için acil istiyorlar. Onunla ilgili belki fiziksel mağaza olabilir.
Burak Büyükdemir: 2011 yılı içinde beklediğiniz ciro artışı ne kadar olacak? Geçen seneyle kıyasladığımızda ne kadar büyüme olmuştu?
Tuğberk Keselioğlu: İki buçuk katı büyüme oldu cirosal olarak, şimdi bir yatırım düşünebiliriz. Yatırım olursa eğer düşünebiliriz.
Burak Büyükdemir: Yatırım düşünüyorsunuz yani buradan da duyuralım. Ne için yatırım arıyorsunuz bu arada?
Tuğberk Keselioğlu: Çünkü kazandığımız karı şu anda direkt siteye yatırıyoruz. Dolayısıyla sene sonunda şirket kar etmemiş oluyor ve bütün yatırımımız geleceğe dönük yatırımların hepsi karımızdan dolayı oluyor. Birtek KOSGEB hızlı çıktı o da bizim için bir avantaj ama, parasal yönden böyle bir avantaj sağlayacak. Onun dışında stratejik ortak bizim için çok önemli bizim zayıf olduğumuz yönler var internette pazarlama konusunda, marka yaratma konusunda zayıfız aslında. Şu ana kadar yükselmemizde çok eksiğimiz var. Bunlar çok kolay tamamlanabilecek eksikler bir stratejik ortak tarafından, örneğin biz doğru düzgün hiç mailing yapmadık ya da marka reklamı hiç yapmadık. İnternet reklamı bile doğru dürüst yapmadık, ürün dışında, yani bu konulara hakim öncelikle geçmişi olan çok hızlı büyüyebilecek bir yerdeyiz aslında. O yüzden çok mantıklı olabilir.
Burak Büyükdemir: Tuğberk çok teşekkür ederim. Yayına katıldın, malzemem.com’u bize anlattın, e-tohum TV’desiniz bir sonraki programda görüşmek üzere.
Yer: İstanbul
Tarih: 17/03/2010
Konuşmacılar: Timur Tandoğar ve Tuğberk Keselioğlu
Şirket: Malzemem.com
Konu: Timur Tandoğar ve Tuğberk Keselioğlu ile Malzemem.com
Bu yazı Gerçek Akça tarafından yazılmıştır. Bahçeşehir Üniversitesi Executive MBA dersinde vize ödevi olarak verilen vakalardan biri olan Revision3.com’un kısa analizi yapılmıştır.

Revision3
Revision3, web televizyon şovları hazırlayıp sunan bir internet televizyon ağıdır. Şovlar, teknoloji, modern kültür ve müzik üzerinedir. Şirket 2005 yılında TechTV çalışanları olan Jay Adelson, Kevin Rose ve David Prager tarafından kurulmuştur. TechTV’nin G4 tarafından satın alınmasının ardından teknoloji yayınlarının geri plana itilmesi, arayış içine giren Rose ve deneyimli arkadaşlarını Revision3 girişiminde buluşturmuştur. Şirketin şimdiki CEO’su Jım Louderback de eski bir TechTV çalışanıdır. Pek çok televizyon kurumunda görev almış olan Louderback, New York Üniversitesinde MBA yapmıştır.
Şirketin adı anlamlıdır. Televizyon dünyasındaki ilk revizyon kablolu yayıncılık olarak kabul edilmektedir. PC tabanlı internet videosu dönemi ise ikinci revizyondur. 3. revizyon ise TV ve internetin birleşimidir. İzleyicinin talebi doğrultusunda yapılan niş yayıncılık bu kapsamdadır.
Şirketin hedef kitlesi 18-34 yaş arası teknolojiyi ve modern kültürü takip eden genç yetişkinlerdir. Gösterimde olan 20 şovdan teknoloji ile ilgili şovlar açıklayıcı, eğlendirici ve öğretici olarak adlandırılabilecek iken modern kültür şovları çizgi romanlar ve bilgisayar oyunları incelemeleri gibi eğlendirici ve eleştirel olarak adlandırılabilir. Müzik şovları ise genellikle yeni çıkan albümler, şarkılar ve klipleri içermektedir. Revision3’ün kurucuları olan Jay Adelson ve Kevin Rose aynı zamanda sosyal yer imi sitesi digg.com’un da kurucularıdır. Digg.com’un içeriğiyle alakalı şovlar da Revision3’ün yayın kapsamında önemli yer içermektedir.
Revision3’ün diğer podcast sitelerinden farklılığıysa adından da çıkarılacağı gibi içeriğinin kullanıcı tarafından yaratılmıyor oluşudur, ama hedef kitleye yönelik şovlar yayınlanmaktadır. Bu yönüyle de geleneksel televizyon anlayışına yakındır, ancak podcast’in istediğin zaman istediğin yerden izleme gibi avantajlarını müşterisine sunmaktadır. Aslında şirket hedef kitlesine ulaşmıştır. 2007 yılında 25 milyon şov ve 103 milyon klip izlenmiştir. Şu anda ise ayda 6 milyondan fazla şov izlenmektedir. Başlangıcından bu yana 35 farklı programla izleyiciye ulaşmıştır. Revision3’ün talebe dayalı iş modeli pazarda ona farklılık ve rekabet avantajı sağlamaktadır. Her ne kadar ArtistDirect kimileri tarafından Revison3’e rakip olarak gösterilse de iş modeli şov sunma üzerine değildir.
Şirketin gelir modeli ise reklam ve sponsorluğa dayanmaktadır. Ask.com, Sony, Virgin America, Warner Bros., Go Daddy, Hewlett-Packard, Microsoft, IBM, Netflix, Intel, SanDisk ve SquareSpace, Revision3’e reklam veren veya sponsor olan şirketlerden bazılarıdır. Şirketin ana gelir kaynağı da aldığı bu reklamlardır. Her şovda 3 reklam gösterilebilmektedir. Ayrıca videoları diğer üyelerden önce izleyebilme önceliğinin de sağlandığı paralı üyelik de bir diğer gelir kaynağıdır. Sitenin dükkan bölümünden yapılan alışverişler de bir gelir kaynağı olmakla birlikte esas olarak bir reklam aracıdır.
Revision3, şovlarının daha çok izlenebilmesi için iTunes, TIVO ve YouTube ile dağıtım alanında ortak çalışmaktadır. Daha kaliteli yayıncılık içinse BitGravity, Revision3’ün teknoloji ortağıdır. Revision3’ün yüksek oranda interaktif sitesi ise klasik televizyon yayıncılığına karşı avantaj sağlamaktadır. Revision3’teki forumlar ve bloglar kullanıcıların beğenilerinin ve isteklerinin değerlendirilebilmesi için çok düşük maliyetli kaynaklardır.
Revision3 kullanıcılarına sadece taleplerine göre şekillendirilmiş, kaliteli programlar sunmamaktadır. Revision3 kullanıcıları, Revision3 sponsorlarından avantajlı alışverişler yapabilmektedirler. Alışveriş avantajı sunan sponsorların da hemen hepsi e-ticaret yapmaktadır, dolayısıyla iş modeline uygundur. Internet ortamında faaliyet gösteren şirketlerin işbirliği beraber büyümelerinin de yolunu açmaktadır.
Değer önerisini kullanıcılarından aldığı geri besleme ile büyüten Revision3 kendi çizgisinde emin adımlarla yürümektedir. Yaptığı iş ortaklıklarıyla yerini daha da sağlamlaştırmış, kendi alanında tek olmanın avantajını da kullanmış, yayıncılığını sürekli yenileyerek ve geliştirerek de sürekli büyümeyi yakalamıştır.
Bu yazı Gerçek Akça tarafından yazılmıştır. Bahçeşehir Üniversitesi Executive MBA dersinde vize ödevi olarak verilen vakalardan biri olan Kozmo.com’un kısa analizi yapılmıştır.

Kozmo.com 1997 yılında genç yatırım bankacıları Joseph Park ve Yong Kang tarafından New York’ta kurulmuştur. Şirket dot-com patlamasının en ilgi çekici örneklerinden biridir. Mart 2001’de kapanmak zorunda kalan şirket aslında diğer örneklerden farklıdır: bir web sitesi, bir mağaza olmaktan öte kozmo.com teknoloji tabanlı çalışan, şehirde faaliyet gösteren bir lojistik şirketidir. İkincisi, kozmo.com başarıya yaklaşmıştır, ancak gelir modelinin sağlam olmaması sonradan gösterilen çabaları etkisiz kılmıştır.
devamı »
Etohum kampları Mart ayında da devam ediyor. İnternet girişimcilerin ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz konu başlıklarında uzmanlarını davet ettik. 20 Mart Cumartesi günü Bersay İletişim Enstitüsünde yapacağımız etohum kampı 9:30′da başlayıp öğleden sonra 16:00′da sona erecek.
20 Mart Cumartesi Etohum Kampı Programı
9:30 Kayıt – Çay, Kahve
10:00 SEO / Arama Motoru Optimizasyonu – Deniz Utku (Google)
10:50 Çay, Kahve arası
11:00 Gelir gider tablosu oluşturma, tahmin yapabilme – Haluk Elçi
11:50 Yemek arası
13:00 Yatırımcılara Kısa etkili sunum yapma teknikleri – Ertuğrul Belen
13:50 Çay, Kahve arası
14:00 İnternet girişimcilerin bankalarla ilişikileri, Sanalpos vs 3D farkları – Y.Emre Güzer (Garanti Bankası)
14:50 Çay, Kahve arası
15:00 Sporx.com’un hikayesi – Kurucuları: İlkan Gökyılmaz, Emre Uğurlu
16:00 Kapanış
Etohum kampı için yerimiz 120 kişiyle kısıtlı olduğu için aşağıdaki formu doldurmanızı istiyoruz.
Etohum Kampı kayıtları maalesef sona ermiştir. Bundan sonraki etkinliklerden haberdar olmak için adresini ziyaret edinizYer: İstanbul
Tarih: 25/03/2010
Konuşmacılar: Özgür Işıl
Şirket: Tahministan.com
Konu: Tahministan.com