Yer: İstanbul
Tarih: 16/12/2010
Konuşmacılar: Buğra Aktürk
Şirket: Ekozon.com
Konu: Ekozon.com kullanıcılarını neler bekliyor?
16 Aralık 2010 – Etohum Kafe Toplantısı
Buğra Aktürk – Ekozon.com
Bu video M. Melis Eryılmaz tarafından metne çevrilmiştir.
Burak Büyükdemir: Ekozon.com’un kurucusu Buğra. Ekozon’u bize anlatır mısın Buğra? Neler yapıyorsun? Grup satın alma siteleri çok popüler oldu yani büyük bir şekilde hızlandı son senede. Sen neden Ekozon’u kurmaya çalıştın? Neler yapıyorsun?
Buğra Aktürk: Bizim mart-nisan gibi hatta şubatta aklımızdaydı. Turizm üzerine bir proje geliştiriyorduk biz Emit’te Turizm Fuarı’nda. Türkiye’de şubat ayında SPA için görüşmeler yapmıştık o tarihte ama daha sonra biraz da önümüzdeki fırsatı göremedik. Bu proje gecikti ve Ekim’e kadar sürdü bu süreç, yazılımı hazırlanmaları falan.
Ekozon’un diğer grup satın alma sitelerinden bir farkı yok aslında. İleride farklı olacak diyelim.
Burak Büyükdemir: Peki zorlukları nedir bu grup satın alma sitelerinin. 50’ye yakın grup satın alma sitesi olduğu söyleniyor Aralık 2010 itibariyle? Dışarıdan herkes bunu kolay zannedip mi giriyor? Yoksa gerçekten kolay, karlı bir iş mi?
Buğra Aktürk: İnsnalar şöyle bakıyorlar bence biraz. Hazır script var zaten onu siteye gömüp, teknoloji ayağında birşey yok zaten, bir yazılımcının çok rahat üstesinden geleceği bir konu. Ondan sonra da bir hesap yapıyorlar belki de. Büyük oyuncuların sattığı rakamlara bakıyorlar. ‘Ayda 3-4 tane bağlasam, bana 3-4 bin lira getirir’ diye düşünen bir çok site olduğunu düşünüyorum. Böyle bakınca da ’3-4 tane bağlarız abi kolay’ diye bir düşünce var. Teknoloji yönünde de bir problem olmadığı için bence giriyorlar ama bu tarz siteler bence çok fazla yaşamayacak.
Burak Büyükdemir: Ne sorun var peki gerçek hayatta?
Buğra Aktürk: İş aslında internet işinden ziyade bir satış işi yani saha işi. İnternet işi olsaydı tamam bir yerlerde bir reklamla, bir şeyle bir trafik yaratıp döndürebilirdiniz. Trafik yaratsanız bile burada önemli olan fırsatı yakalamanız ve iyi fırsatlar bağlamanız.
Tamam bağlayabilirsiniz 30 gün, 60 gün, 90 gün ama bunlar kullanıcının ilgisini çekmedikten sonra günlük 20 bin, 30 bin trafiğiniz olsa da bir işe yaramıyor.
Burak Büyükdemir: Fırsatların iyi olması lazım yani?
Buğra Aktürk: Evet
Burak Büyükdemir: Trafikle bağlantılı ama yeterli değil, değil mi?
Buğra Aktürk: Evet, kesinlikle.
Burak Büyükdemir: Peki satış ekibini nasıl oluşturuyorsun? Ekozon’da bir satış ekibi var benim bildiğim kadarıyla?
Buğra Aktürk: Var. Satış ekibimiz biraz daha sektör içinde deneyimli olanlardan seçiliyor. Örneğin, yemek sektöründe daha önce belki bir başka firmanın satıcılığını yapmış insanlar bulmaya çalışıyoruz. Genelde sektörde deneyimli insanlarla çalışıyoruz, bu da bize bir artı katıyor.
Burak Büyükdemir: Ne zaman Ekozon’u açtın?
Buğra Aktürk: 18 Ekim.
Burak Büyükdemir: Yaklaşık iki ay olmuş. İki ay içersinde nasıl bir gelişme oldu Ekozon’da?
Buğra Aktürk: İki ay içersinde güzel gelişmeler oldu aslında. Benim daha sonra beklediğim şeyler olmaya başladı yani işletmeler bize gelmeye başladı. Belki çok yüksek seviyede işletmeler değil ama bu da bir şeyleri doğru yaptığımız anlamına geliyor. Trafiğimiz artıyor. Bir de Facebook’ta sürekli aralıksız reklamlarımız var. Bu da Ekozon’un marka bilinirliğini ve Google’dan organik bir trafik almamızı sağlıyor.
Burak Büyükdemir: Bir sermaye ayırdın o zaman bu işe?
Buğra Aktürk: Tabi.
Burak Büyükdemir: İlk iki ay kar etmen çok zor o zaman, belli bir pazarlama harcaması yaptığın için. Sen bunu uzun vadeli bir koşu olarak görüyorsun.
Buğra Aktürk: Sıcak para var üç ayda bir şeyler toparlarız çıkarız gibi değil. Gerçekten uzun vadeli ve uzun vadede bir yerlere gidecek bir proje olarak görüyorum.
Burak Büyükdemir: Peki uzun vadede dayanmak için ne yapmak lazım?
Buğra Aktürk: Dayanmak için attığınız kurşunu vurmanız lazım yani, mesela reklam harcamalarınız bitmeye yakınsa, artık bütçeniz tükenmeye başladıysa, oradan artık iyi bi fırsat yaratıp, sizi bir ay daha götürecek bir bütçeye sahip olabilirsiniz. Veya sağdan soldan biraz borçla toparlanabilirsiniz. Çünkü işe inanmak önemli. İşe inanıyorsanız sonuçta insanlar da size inanacaktır ve mutlaka bir şekilde o maddi problemler aşılacaktır.
Burak Büyükdemir: Peki Ekozon’un tasarımını ayrı bir ‘outsource’ ekiple mi yapıyorsunuz?
Buğra Aktürk: Evet.
Burak Büyükdemir: İçeride kimseyi tutmuyorsunuz?
Buğra Aktürk: Evet içeride kimse yok.
Burak Büyükdemir: Grup satın alma sitelerini birleştiren sitelere nasıl bakıyorsun? Çalışıyor musunuz onlarla?
Buğra Aktürk: Çalışıyoruz birkaç tanesiyle.
Burak Büyükdemir: İyi konuştun haklarında da, o yüzden.
Buğra Aktürk: Bence şu an için birçoğunun çalışma sistemi farklı ve doğru çalışmıyorlar bence. Çünkü sabit bir ‘fee’ ile çalışmak istiyorlar, aylık 400 liralar veya sabit 1350 liralar gibi rakamlarla çalışmak istiyorlar. Ama, sonuçta ben haketmediği paraları ödeme taraftarı değilim. Şöyle bir önerim oluyor onlara; benim komisyonum üzerinden ben kazandıkça paylaşabilirim ama onlarda belki trafiği çok yok. Çünkü onlar da grup satın alma siteleri gibi çok fazla. Çok fazla yanaşmıyorlar veya yanaşıp bir ay sonra cayabiliyorlar.
Burak Büyükdemir: Peki 30 tane veya 50 tane sitenin ayakta kalması mümkün mü sence?Nasıl devam edecek bu?
Buğra Aktürk: Değil bence. Zaten bir çoğu çok fazla bütçeyle açılmış değiller. Çok ufak bir reklam yapıp piyasaya giriyorlar. Hatta birçoğunun reklamı bile yok veya fırsatları iyi değil. Baktığınızda ‘Bayramda kapalıyız.’ diyen site bile oldu. Çünkü bayramda çok trafik olmadığı için.
Bence hazirana kadar iyi bir şekilde ayakta kalan, haziranda kar etmeye başlayanlar -bizim gibi küçük oyuncular için söylüyorum- ayakta kalacaktır. Bu pazarda mutlaka bir pay alacaktır. Ama bence önemli olan hazirana kadar iyi bir şekilde artık kar edebilir hale getirmek gerekiyor işi.
Burak Büyükdemir: Yurtdışında grupları takip edebiliyor musun? Onlar neler yapıyorlar?
Buğra Aktürk: Evet. Şu an bu tüm fırsatları değerlendiriyorlar. Artık işletmeler kendi fırsatlarını girebiliyorlar ve anasayfada yer almasa da sürekli sayfada akan bir yapıya sahipler. Ama ne kadar başarılı olur…
Burak Büyükdemir: Live Social’ın Türkiye’ye gelmesi nasıl etkiler rekabeti?
Buğra Aktürk: O çok farklı bir boyut. Live Social’dan önce büyük oyuncu diyebileceğimiz oyuncular da geldi piyasaya tabi ama, tutunamadılar veya istedikleri yere gelmediler. Ama onlar daha tecrübeliler. Sonuçta bu işi yaparak buraya geliyorlar. Belki onlar -bizi çok rahatsız edeceğini düşünmüyorum ama büyük oyuncuları rahatsız edeceğini düşünüyorum. Biz zaten şu an açıkcası büyük oyuncuların kullanıcılarını almak istiyoruz. Dolayısıyla zaten oradan alabildiğimizi alabiliyoruz ama bir başka büyük oyuncu geldiğinde onların kullanıcıları bölünecektir. Onları rahatsız edecektir.
Burak Büyükdemir: Sadakat var mı peki bu işte? Yani müşteriler sürekli aynı siteden mi alışveriş yapıyorlar yoksa farklı sitelerden de mi alışveriş yapıyorlar?
Buğra Aktürk: Kesinlikle yok. Çünkü kim daha iyi hizmeti veya fırsatı sunuyorsa onu alıyorlar. Ama bence bazı sadakat oluşturan şeyler var. Yani müşterinizin attığı bir ‘mail’a geri dönüş süreniz bu konuda çok önemli, özellikle iade yapmak istiyorsa veya kredi kartından iki defa çekildiğini düşünüyorsa gibi. Çünkü bu konularda müşteri panikleyebiliyor. Özellikle bizim gibi siteler için -Biz yeniyiz ve belki de ilk kez bizden girip fırsat satın alıyor- Orada işte bir iade yapmak istiyor. Burada panikliyor ‘Acaba iade edebilecek miyim, edemeyecek miyim!?’ Bizim bu konuda hemen hızlı bir dönüşümüz, müşteriyi bize kazandırıyor açıkcası. En azından artık Ekozon ‘mail’larını ‘unsubscribe’ etmiyor.
Burak Büyükdemir: Müşterilerin deneyimleri var. Genellikle beğenmedikleri bir -internette de okuduğumuz şikayetlerden bir kısmı- grup satın alma sitelerinden gittiklerinde ilgili mekanlarda düzgün ağırlanmadıkları, diğer müşteriler gibi ağırlanmadıkları… Özellikle restoranlarda. Bu neden oluyor? Oluyor mu böyle şeyler?
Buğra Aktürk: Bunun gibi şeyler oluyor, evet. Şöyle, hani onları kötülemek gibi olmasın ama, genellikle büyük oyuncuların büyük satışlarında gerçekleşiyor. Yani 5000′li 10000’li satışlarda bu yaşanıyor malesef. Çünkü zaten işletme önündeki 3-4 ayı silmiş oluyor ve direk fırsat müşterisine hitap ediyor. Ama mutlaka onlar da bu konuda tedbirleri alıyorlardır. Çünkü yaşanan bazı şeyler var, benim de duyduğum .Çok iyi mekanlarda, çok kötü davranışlar yaşanmış. Mutlaka olacaktır. Çünkü bazen o işletme sahipleri o bilinci yakalayamayabiliyorlar. ‘Yanımdaki bir fırsat vermiş, benim de vermem gerekir’ diye bir angarya olarak bakıyorlar duruma. Ona bir fırsattan ziyade, kendi için bir PR olarak değil de, işlerimiz de kötü yarıya düşelim artık ne kazanırsak diye bakan işletmeler genelde bunu yapan işletmeler oluyor. Onlar da zaten yavaş yavaş bilinçleniyorlardır.
Burak Büyükdemir: İşletmeler kapasitelerini bilmeden mi -örneğin restoranların dışında da ütü yapan, diğer hizmetler verenler kapasitelerinin üzerinde bir satış olacağını tahmin etmeden yapıyorlar. Ve sanırım, en son benim eşim de satın almıştı, iki ay sonrasına falan randevu veriyorlar.
Buğra Aktürk: O bir sıkıntı alında. Müşteri için. Çünkü genelde müşteri kuponu ilk iki üç hafta içersinde kullanmak istiyor yani bir kuponu alayım 6 ay sonra kullanırım gibi bir zihniyetle bakmıyor genelde, gördüğüm, gözlemlediğim kadarıyla, ben de bir kullanıcı olarak. O da bir rahatsızlık yaratıyor. Belki iade süreçlerini de en fazla o doğuruyordur. İşletmeler genelde dediğiniz gibi, bazen çok farklı yerlere gidebiliyor bu kapasite problemi. Yani hizmet verilemeyebiliyor.
Burak Büyükdemir: O zaman ne yapıyorsunuz?Müşterilere iade mi ediliyor para?
Buğra Aktürk: Bizim tarafımızda yaşanmadı bu hiç ama duyduğum bazı şeyler var. Olayın mahkemeye kadar gittiği.
Burak Büyükdemir: İşletme kapanabiliyor mu? Hizmeti vermeden?
Buğra Aktürk: Kullanıcı sözleşmemizde bu yer alıyor. Eğer işletme kapanırsa, hizmeti veremeyecek duruma gelirse, -veya bir konser satıyorsak bu ertelenirse- bunun iadesini yapmakla yükümlüyüz zaten.
Burak Büyükdemir: Girişimcilik nasıl gidiyor? Girişimcilik hayatı zor mu? Bu senin ilk girişimin mi?
Buğra Aktürk: Zor. Aslında ilk değil ama ilk somut girişimimiz diyelim.
Burak Büyükdemir: Daha önce neler denedin?
Buğra Aktürk: Fikir aşamasında olan güzel projelerimiz oldu. Biz Sanayii Bakanlığı, Kosgeb destekli bir şirketiz. Turizmde bir projemiz olacaktı ama çok ‘feasible’ olarak görmedik ve vazgeçtik.
Aslında Ekozonun ikinci basamağı, farklılaşmak istediğimiz nokta o projemizden esinlenip geldiğimiz bir şey olacak. Bir de futbol alanında farklı bir projemiz var. Belki onu da ileride göreceksiniz.
Burak Büyükdemir: Çok proje değil mi bunlar? Neden sadece Ekozon’a odaklanmıyorsun?Yani ekip olarak buna odaklanmıyorsunuz da farklı projelere yöneliyorsunuz?
Buğra Aktürk: Biz iki ortağız. Bunun aslında bir avantajı var diyebilirim. Ekozon tarafında ben varım ve diğer işler olarak tabir ettiğimiz noktayla da o ilgileniyor. Aslında bu konuda ilgimiz çok bölünmüyor, oluyor. Ve belli bir yerden sonra, mesela akşam benim Ekozon’a katabileceğim bir şey yok.
Burak Büyükdemir: Çalışmıyorsun yani akşamları?
Buğra Aktürk: Yok, çalışıyorum aslında 24 saat. Bu benim aslında gerçekten, yaşam tarzı gibi bir iş. Çünkü 12’den önce yatamıyorsunuz, görmeniz gerekiyor, ‘Fırsat çıktı mı? Ne oldu?’
Burak Büyükdemir: Rakipleri takip ediyor musun peki?
Buğra Aktürk: Evet, tabii ki de. İşte bildiğim o sekmelerde açılan 32 site vardı.
Burak Büyükdemir: 32’sini beraber açıyorsun yani?
Buğra Aktürk: Evet.
Burak Büyükdemir: Önümüzdeki 2011’den beklentin neler?
Buğra Aktürk: 2011’de beklentimiz -belki bunu herkes söylüyordur ve belki söyleyecektir de- farklılaşmak gerek bu işte. Çünkü 50 tane site varken, 50’si de yaşamayacak bu işte. Yaşayanlar çok ufak paylarla yaşıyor olacaklar. Çünkü büyük oyuncuların ellerinde, para parayı çeker, büyük paralar var. O büyük paralarla bizi yok edebilme aşamasına getirebilirler. Bu yüzden farklılaşmak lazım ve bu farklılaşmayı, büyük oyuncuları pazardan elemine edebilecek şekilde yani bir noktaya geldikten sonra yapmak lazım. Bizim farklılaşacağımız proje hazır ama bunu biz şu an yapsak şöyle bir dezavantaj yaşayacağız; biz yaptığımızda çok çabuk bir şekilde tutuyor gibi olursa büyük oyuncular bunu çok çabuk adapte edebilecekler. Bu yüzden biz belli bir kitlemize ulaştıktan sonra, en azından bu pazarın biraz olsun kaymağını yedikten sonra, onlar farklılaşsın zihniyetindeyiz.
Burak Büyükdemir: Yani sen farklılaşacağın iş modelini burada açıklamıyorsun?
Buğra Aktürk: Yok.
Burak Büyükdemir: Peki Buğra çok teşekkürler. Ekozon’un bir sonraki dönemde gelişmelerini tekrar senden dinleriz.

