18 Aralık 2010 Etohum Kampı İzmir – Burak Hatipoğlu – Grupfoni from Burak Buyukdemir on Vimeo.
Yer: İzmir
Tarih: 18/12/2010
Konuşmacılar: Burak Hatipoğlu
Şirket: Grupfoni.com
Konu: Grupfoni
Burak Hatipoğlu: Grupfoni.com’un kurucu ortaklarından biriyim ve aynı zamanda şirketin kurucu ortaklığını yürütüyorum. Çok ayrıntılı bir sunum hazırlamadım açıkçası, daha çok sohbet, soru&cevap şeklinde geçer diye umuyorum.
Grupfoni, 23 Haziran’da, ‘Şehir Artık Daha Güzel’ sloganıyla yola çıkan bir grup satın alma sitesi. Tahminen bir çoğunuzun bildiği gibi Grupfoni, Markafoni tarafından desteklenen bir proje. Mynet’in de bir desteği söz konusu. Onun dışında da en önemlisi, faaliyetlerini dünya üzerinde yürüten bir yatırım fonundan da destek alıyoruz. Hindistan’dan Brezilya’ya, Avustralya’dan İsviçre’ye kadar değişik ülkelerde faaliyet gösteren bir grubun Türkiye ayağını oluşturuyoruz, en özet haliyle.
Şu an 7 ilde yayındayız. İstanbul, Ankara ve İzmir’i 23 Haziran’da eş zamanlı olarak faaliyete geçirdik. Devamında Eskişehir’i, Bursa’yı, Antalya ve Adana’yı faaliyete geçirdik. Hedefimiz de 2011 ortasına kadar 25 ilde aktif olmak. Aktif olmaktan da kastımız haftada bir fırsat yayınlamak değil, en az her gün 1 fırsat sunabilmek.
Grupfoni nasıl çalışır? Bizim kampanya danışmanı olarak nitelendirdiğimiz arkadaşlarımız var. İş modelini aslında biliyorsunuz. Hizmet sektöründe yani günlük yaşamda sizlerin yararlandığı değişik fırsatların sizlere indirimli fiyatla sunulması şeklinde. En basit haliyle, kampanya danışmanı dediğimiz arkadaşlar belirli bir iş akışı içinde işletmelerle görüşmeye gidiyor, gerekli anlaşmaları yapıyorlar. Bunun ardından editoryel ekibimiz ‘mailing’leri ve web sayfalarındaki gösterim düzenini hazırlıyor. Fırsatlar tam 25 saat yayında kalıyor. İstanbul’da günde 10 civarı fırsat çıkıyoruz. İstanbul dışında genelde, 2-3 fırsat Ankara ve İzmir için, 1-2 fırsat da diğer iller için çıkarmaya çalışıyoruz. Satın alma gerçekleştikten sonra bir kod numarası oluşturuluyor. Bu kod numarası mail ve sms ile iletiliyor. Bundan sonra müşterinin tek yapması gereken kod numarası ile işletmeye gitmek, çıktı almasına vs gerek yok. Çalışma düzeninde, iş ortaklarımızın kod numarasını kontrol edebildikleri değişik sistemler var. Web arayüzü mesela en çok kullanılıyor. İşletmenin yapması gereken bu arayüzden kodun kullanılıp kullanılmadığına bakmak. Devamında da belirli vadelerle iş ortaklarımıza ücretini iletiyoruz.
Peki Grupfoni nasıl para kazanıyor? Yönlendirdiği müşteri başına bir oran talep ediyor. Bu çalışma sistemi, kısa davetli bir para kazanma fırsatı değil. Bunu ben de önemle belirteyim. 500 müşteri gelecek de… Akıllı bir işletme kendine gelen müşteri kitlesini çok iyi bir şekilde yönlendirerek kısa ve orta vadede çok iyi sonuçlar alabiliyor. Yani bir restoran işlettiğinizi düşünün; birden bire mekanınıza sizden haberi olmayan 500 kişi geliyor. Bu insanlara gerekli hizmet kalitesini sunduğunuzda 500 tane müşteri demek bu. Hatta insanların yanlarında 3-4 kişi getirdiğini düşünün, 2.000 tane yeni müşteri demek işletme için. Hep aynı örneği veriyorum: İstanbul’da, Bebek Mori’de bir fırsat çıktık. 2 kişilik beef ve nuddle 55 TL’ydi, satın aldım, eşimle birlikte gittik. Kuponun yanında 150 TL daha ödedik. Böylelikle işletmeye kupon harici 150 TL daha kazandırmış olduk. İşletmelerin böyle bir iş birliğini de göz önünde bulundurmasında fayda var.
Dediğim gibi biz duyurularımızı genelde ‘e-mail’ ile yapıyoruz. Burada AB segmentinde
satın alma gücü yüksek olan 750.000 kişilik bir kitleden bahsediyoruz, sadece e-mail ile ulaşabildiğimiz…
Grupfoni’nin satın alma kitlesi biraz daha farklı. Burada Markofoni etkisinden de söz edebiliriz. Markafoni sonuçta AB segmentine seslenen bir kitleye hitap ediyor. Grupfoni’ye de Markafoni’den kaynaklanan bir ilgi söz konusu. Dolayısıyla bizim müşterilemizin alışveriş alışkanlarıkları sektöre göre biraz daha farklı.
Onun dışında tabi bol bol sosyal medya kullanıyoruz. Google, Facebook, zaman zaman başka reklam ‘network’lerini değerlendiriyoruz. Az önce bahsettim zaten, işletmeler için Grupfoni veya benzer siterlerde yer almak çok yararlı bir yöntem. En güzel tarafı da işletme için bir riski yok. Satış olursa herkes kazanıyor, olmazsa hiç kimse bir şey kazanmıyor diyemiyoruz çünkü müşteri yine reklamını yapmış oluyor.
Grupfoni günlük ortalama 100.000 ziyaretçiye sesleniyor. 750.000’den fazla üyemiz var. Aylık 55.000 kişi Grupfoni’den fırsat satın alıyor. Bugüne kadar toplam 1500-1700 arası bir sayıda fırsat sunduk. Toplam kupon adedi de 350.000’e yaklaştı.
Grupfoni’yi kullanmanın diğer ‘online’ reklam mecralarından avantajlarına baktığınız zaman, üretim derdi yok: Metin veya ‘banner’ üretmiyorsunuz, ölçümleme ve reklam giderleri tasarrufu. Hiçbir şey satmasanız bile 350.000 kişiye ‘mail’ gidiyor. Profilimizin %70’i kadın; kabul edelim, evimizin hakimi onlar. Satın almaları onlar yapmasalar bile, kararı kesinlikle kadınlar veriyor. Yaş aralığı… Biz e-ticaret yapmıyoruz, o yüzden de e-ticaret’ten daha yüksek bir kitleye hitap ediyoruz. Ortalama olarak 40. Fırsat kriterlerimiz var. Sağlık, güzellik, aktivite, spa, bowling vs. Hergün 50 değişik sitede yığınla fırsat görüyorsunuz. Sadece İstanbul’da 120 fırsat yayınlanıyor. Çok geniş bir yelpaze.
Çalışma şekline bakarsınız, çok şubeli, çok kişiye aynı anda ulaşabildiğiniz bir pencere ve var burada ise local’e de inebiliyorsunuz. Belirli bölgerele özel fırsat gibi…
Gelelim sosyal medyada Grupfoni’ye… Biliyorsunuz, paylaşmak en güzel şey. Bunun da en güzel yollarından biri Facebook ve Twitter benzeri oluşumlar. Facebook’da 45.000 kişi tarafından takip ediliyoruz. Ayrıca sosyal medya bizim için bir feedback noktası. Gelen şikayetleri, talepleri hep buradan dinliyoruz…
Basında Grupfoni… Sektör bildiğiniz gibi daha Nisan Ayı’nda olmayan bir sektördü. Bugünse 5-5.5 Milyon Dolar çeviren bir sektörden bahsediyoruz. Şimdi soru-cevap kısmına geçelim:
İzleyici: Epilsayon fırsatlarında bu ara bir sorun mu var? Siz satıyor musunuz?
Burak Hatipoğlu: Epilasyon konusunda hukuk danışmalarımız tarafından bize gelmiş bir durum yok ama konaklamalı fırsatlarda ciddi risk var. Acentalar hariç kimsenin satmaması gerekiyor, hapis cezasına giden yaptırımları var.
İzleyici: Grup satın alma siteleri daha çok son kullanıcıya hitap ediyor. Peki daha ‘business’a
yönelmeyi düşünüyor musunuz?
Burak Hatipoğlu: Şirketler için özel bir çalışmamız olmadı ama çıktığımız fırsatları 50’şer adet satın alan yerler var. Onlar kendilerince bizim fırsatlarımızdan yararlanıyorlar. Gelecekte böyle bir planımız yok.
İzleyici: Sizden alınan kuponlar ikinci elde satılabilir mi?
Burak Hatipoğlu: Kuponlarımız hamiline kayıtlı değil. Yani arka planda bir eşleştirme yok. Numarayı bilen herkes işletmeleri kullanabilir. Yurtdışında kupon piyasasının ikinci eli oluşmuş durumda. Böyle bir şey mümkün.
İzleyici: Diğer benzer sitelerden farkınız nedir? Mesela bir şirket neden sizi tercih etmeli?
Burak Hatipoğlu: Kullanıcı açısından baktığınızda, kullanıcının sizi tercih etmesi için şu üçgenin dışına çıkmanız gerekiyor: Sağlık, güzellik, yemek. Yani ürün yelpazeniz geniş olursa, müşterinin ilgisi de yüksek olur. Grupfoni’ye baktığınızda konserler, aile terapileri vs. de her zaman görebilirsiniz. Sunduğumuz fırsatlar çok çeşitli.
İzleyici: Neden ürün (ipad, ipod gibi) fırsatları olmuyor?
Burak Hatipoğlu: Bizim iş modelimiz hizmet üzerine kurulu. Ürün satışı gerçekleştirmiyoruz.
İzleyici: Fırsatlara baktığımızda İstanbul’da genelde 24 saatte tükenen fırsatlar veriyorsunuz. Ama İzmir’e baktığınızda günde 2-3 tane verdikleriniz de birden çok gün yayında kalıyor.
Burak Hatipoğlu: Ciromuzun büyük bir kısmını İstanbul’dan sağlıyoruz. Çünkü İstanbul’da çeşitlilik çok daha fazla. Bir de işin içine internet kullanımı vs devreye giriyor. Ama biz İzmir’den memnunuz.
İzleyici: Faturalama kısmını siz mi yapıyorsunuz?
Burak Hatipoğlu: Son müşterinin elindeki faturayı biz veriyoruz. Tüketici alışkanlığına baktığınız zaman, müşteri kendine muhattap olarak parayı verdiği yere bakıyor. Yani sizin zararınızı ben karşılıyorum. Daha sonra gidip işletmenin canına okuyorum.
İzleyici: Markafoni’nin Grupfoni’nin tercih edilmesinde önemli bir yeri var dediniz. O konuyu biraz açabilir misiniz?
Burak Hatipoğlu: Markafoni’nin ve Grupfoni’nini yatırımcıları aynı kişiler. Ben ve ortağım Markafoni’ye gidip anlaştık, ismi de Markafoni olsun dedik. Markofini’nin hissesi de bulunuyor tabi. Ayrıca stratejik bir ortaklık içindeyiz.
Markafoni’ye baktığınızda 2 senedir sektöründe ciddi işler yapıyor ve artık insanların güvenle baktığı bir yerde. Tabi bunun da Grupfoni için tercih sebeblerinden biri olduğu açık.
İzleyici: Ben bir işletmeciyim, size nasıl ulaşacağım?
Burak Hatipoğlu: Sitenin hemen altında yer alan bir form mevcut.
İzleyici: Kaç kişi var çalışanınız?
Burak Hatipoğlu: 50 üzeri.
İzleyici: Başlanıç noktası ve yatırım maliyeti nedir?
Burak Hatipoğlu: Asılnda teknik altyapı olarak çok bir ahım şahım sistemden bahsetmiyoruz. Sağlamanız gereken tek şey kullanım kolaylığı ve ‘server’ tarafı. Ama bu işin maliyetli kısmı, operasyon kısmı. Yaklaşık 30 kişi şu an fırsat kovalıyor. Benzin, araba, faturalar… Asıl maliyet burada.
İzleyici: Şirketlerle nasıl anlaşmalar yapıyorsunuz? Sizle çalışan bir işletme başka bir fırsat sitesiyle de çalışabilir mi?
Burak Hatipoğlu: Türkiye pazarı için bu mümkün değil. İşletmecilerin gözü çok açıldı. Ben 3 ayrı grup satın alma sitesini ardı ardına toplantıya çağıran yerler biliyorum…
İzleyici: Çıkan 50 site hakkında ne diyorsunuz?
Burak Hatipoğlu: Teknik olarak siteyi ayağa kaldırmanın çok bir zorluğu olmadığından dolayı insanlar bir hevesle bu işe giriyorlar. Kendi çevreleri sayesinde fırsat bulma düşüncesiyle… Ama sonuç ortada. Uzun vadede hatta orta vadede elle tutulur 5 tane oyuncu kalır, pazarı onlar kontrol eder. Ticari hayatın gerçekleri.
İzleyici: Fırsat sitelerinin mantığında insanları internetten hayata kaydırmak yatıyor. Peki diğer büyük sitelere hediye çeki fırsatları hakkında ne diyorsunuz?
Burak Hatipoğlu: İş modelinin getirdiği bazı kısıtlamalar var. Mesela %50’nin altına inilmiyor. Bu modele uyduğu taktirde her şey olabilir.
İzleyici: Piyasadaki 5 oyuncudan bahsettik. Peki ama bu sektör biter mi? 5 sene sonrasında ne görüyorsunuz?
Burak Hatipoğlu: İnternetteki büyük markalara bakın. 20’li yaşlarına girmiş projeler var: Amazon, Ebay, HepsiBurada… Onlar bitti mi? Bizimki de sonuçta hizmet sektörün de geçerli olan bir iş modeli. İşletmeler tükenmediği sürece, biz de tükenmeyiz.
İzleyici: Marka bilinirliği konusunda kullandığınız yöntemler neler?
Burak Hatipoğlu: Çok özel bir çabamız yok açıkcası. %90 oranında Google ve Facebook’u kullanıyoruz. Ama bundan sonra böyle mi devam eder? Tabii ki hayır.
İzleyici: İnternet kullanmayan kişilere de uzun vadeli bir fırsat için ulaşmayı düşündünüz mü? Örneğin kasalara kuponlar koymak gibi?
Burak Hatipoğlu: Offline’da ne yapabiiliriz, çok konşluldu. Ama Markafoni’nin offline’da bir çalışması olmadı.
İzleyici: 10 yıllık e-ticaret geçmişinizden bahseder misiniz? Ve Google’a reklam için harcadığınız bedel nedir?
Burak Hatipoğlu: En başta harcadığımız bütçenin 5 katını şu an harcıyoruz. Ben ise, 4 sene İdefix’de çalıştım, bir dönem ‘freelance’dim. Onun dışında, 3 sene İş Bankası’nın bir projesinde çalıştım.
İzleyici: Kullanılmayan kuponlar cironuzun yüzde kaçını oluşturuyor?
Burak Hatipoğlu: Hakkınız yandı diye bir şey yok Grupfoni’de. Kaçırdığınız fırsat için para iadesi
alabilirsiniz. Kullanılmama oranı ise dünya ortalamasının çok altında.
İzleyici: Hizmet denetiminizi nasıl yapıyorsunuz?
Burak Hatipoğlu: Bu konuda çok şey öğrettik. Fırsatın öncesi ve sonrasında araştırmalar yapıyoruz. İşletmelerin kendilerine gereksiz bir güveni oluyor ama bunu kontrol etmeye çalışıyoruz.
İzleyici: Hizmet kalitesini nasıl sağlıyorsunuz? Neden müşterinin parayı işletmeye ödemesini tercih etmiyorsunuz?
Burak Hatipoğlu: Kaliteye bakan 3 tane elemanımız var. Ciddi çalışıyorlar. Ben bile gece gidip kontrol amaçlı yemek yediğimi çok bilirim. Buna rağmen sorun olmuyor mu? Oluyor mutlaka. Küçük porsiyon gibi. Şikayet bize geldiği anda en önemli şey müşteri mağduriyeti. Öncelikle bunu gerçekleştiriyoruz. Müşteri memnuniyetinden sonra da gidip işletmenin tepesine biniyoruz. Ama belirli bir çizginin üzerinde sorun yaşadığımız yerlerle bir daha çalışmıyoruz diyebilirim.
İzleyici: Operasyon elemanlarının maliyeti, bu işin en zor noktası. İnternet üzerinden genç kesime vs ulaşma şansınız yüksek; üniversite öğrencilerinin de paraya ihtiyacı var. İnternet üzerinde bulabileceğiniz gençlere ön araştrıma şansı vermeyi denediniz mi?
Burak Hatipoğlu: Bu konuyu da konuştuk. Daha fazla ilde çalışmak için bu konu üzerinde de duruyoruz.
İzleyici: Grup satın alma sitelerinin, sorunlu işletmeleri birbirleriyle paylaştığı bir platfrom var mı?
Burak Hatipoğlu: Şu an için bizim dahil olduğumız yok. Ama eğer böyle bir şey varsa, katılmak isteriz.





















