Etohum.tv

En Son Videolar


Arama






Video bulunamadı

Yer: İstanbul

Tarih: 09/10/2010

Konuşmacılar: Dr. Haluk Elçi

Şirket: Invertram

Konu:  İnternet yatırımları ve dikkat edilmesi gereken hususlar

 

Burak Büyükdemir: E-tohum TV’desiniz yanımda Dr. Haluk Elçi var. Kendisi bir yatırımcı, etohumda da birçok toplantıda onun konuşmasını dinlemiş olabilirsiniz. Bugün beraber aslında bu yatırım kısmını biraz daha açalım istedim, yatırım ve girişimcilik kısmını. Bu sebeple beraberiz. Hoş geldin Haluk.

Dr. Haluk Elçi: Hoşbulduk. Teşekkür ediyorum.

Burak Büyükdemir: Özellikle biliyorum ki sen Türkiye’deki girişimcilik ekosistemini çok yakından takip ediyorsun. Ve son senelerde yaşanan hızlı gelişme girişimciler ve yatırımcılar açısından yurt dışına benzer yapılara doğru gittiğimizi mi gösteriyor? Yani bunu gösterge olarak sayabilir miyiz?

Dr. Haluk Elçi: Şimdi tabi seni de bu grubun içine dahil edeceğim. 10-15 yıldır bu olayı belki başından beri takip ediyoruz. Yani internet daha yokken, ben yurt dışında eğitim görüyorken, girişimcilik ve yatırım konusunda da master yaptığım için o zamandan beri takip ediyoruz. Tabi aşama aşama gelişti Türkiye’de. Herhalde ilk aşamada şunu söylemek lazım Türkiye’de girişimci yoktu o zamanlar. O problem artık ortadan kalktı bir e-tohum dediğimizde her yıl binlerce başvuru alabiliyor.

Benzer bazı platformlarda da başvuru sayısı aynı şekilde yüksek. Fakat destek fonksiyonları da var devletin sağladığı. Eskiden bunlar da yoktu, bir Teknokent Girişim olsun, Kosgen olsun daha ileri ölçekli şirketlere bir takım kredi mekanizmaları olsun. Şu anda en büyük eksiği ben şurada görüyorum. Girişimcinin melek yatırımcı dediğimiz ilk, kurumsal değildir şahıstır melek yatırımcılar, onlardan destek alması ve bu geçişi sağlamamız lazım. Burada çok fire veriyoruz. Senede beş on bin tane belki sırf internette birkaç bin tane girişimci ve proje ortaya çıkarken yatırım alanların sayısını 20-30-40 artık nasıl sayarsanız, böyle bir sınırlama var. Şu anda Türkiye’nin bulunduğu nokta bu noktadır.
Burak Büyükdemir: Peki girişimcilerin ne gibi sorunları var ki yatırımcıya ulaşamıyorlar ya da beklentileri mi farklı. Yani yurt dışında biliyoruz ki bu sistemleşme çok daha hızlı gerçekleşiyor, yoksa yatırımcı da mı sorun var, yani yatırımcı mı girişimciyi beğenmiyor ya da fiyatta mı anlaşamıyorlar ya da böyle bir mekanizma mı yok?

Dr. Haluk Elçi: Birkaç alan başlık altında düşünmek lazım. Yine interneti örnek alırsak; 200 yılında bu ilk dalgada kurulan firmalar var. İşte sponsorlar arasında sayabileceğimiz işte gittigidiyor, yemeksepeti, mynet gibi, bunların zamanı vardı, yani yatırımcısı olmasa da 5 yılda 6 yılda yavaş yavaş kendi kapasiteleriyle kendi potansiyelleriyle büyüyebiliyorlardı. Günümüzde artık bu mümkün değil, yurt dışında nasıl oluyorsa artık Türkiye’de öyle oluyor.

Nasıl oluyor yurt dışında? Mesela geçen sene hiç grup sitelerinin adını bile duymazken bugün birkaç defa söylendi 50’ye yakın grup sitesinden onların birçok varyasyonundan onları aggregate edenlerden yok niş yapanlardan oluşmuş yapılar görüyoruz. Aynı şekilde 2 yıl önce private shopping kelimesi dahi bilinmezken bir Markafoni ortaya çıktı şimdi onun on on beş tane varyasyonu ortaya çıktı. Eğer bu kadar hızlı bir büyüme var ise büyümler yıllık yüzde 50 ve üzerinde gidiyorsa bu işin yatırımcısız yapılması mümkün değil zaten piyasada girişimci ve yatırımcı birbirini çok daha hararetli aramaya başlıyor. Dediğim gibi ilk başta yavaş yavaş gelişebildiği için pek ihtiyaç yoktu. Fakat günümüzde yurt dışında olduğu gibi girişimci ve yatırımcı çok çabuk büyüyen firmalar için ayrılmaz bir tamamlayıcı bir faktör.
Burak Büyükdemir: Girişimciler yatırımcılardan beklentileri farklılaşıyor sanırım. Yani oradaki stratejik ortak ve finansal yatırımcının farkında değiller. Doğrudan stratejik ortağa gitmek istiyorlar. Nedeni ne olabilir?

Dr. Haluk Elçi: Az önce bahsetmiştik. Girişimciden melek yatırımcıya geçerken çok büyük bir kayıp var. Yani bunlar birbirlerini bulamıyorlar. Aslında melek yatırımcı potansiyeli de çok yüksek. Zengin insanlardan bahsetmiyoruz, belli bir birikimi olan kişiler, sayısal olarak Türkiye’de de yeterli. Girişimcilerin şöyle bir düşünceleri var. Yatırımcı aradıklarında belki para istemeye olumsuz bakıyorlar. Aslında bir liste sıraladığınızda ne istiyorsun dendiğinde 10 tane konu varsa işte yazılım arıyorum diyor ve ya bana trafik sağlansın diyor ve ya bana işte sektörde bağlantılar sağlansın gibi böyle listelendiğinde hep kendi sektörünü mesela bir elektronik ticaret sitesiyse kendi sektöründe daha büyük biriyle ortak olmaya çalışıyor.

Yurt dışında bu böyle yapılmıyor. Yurt dışında finansal yatırımcı dediğimiz aşama devreye giriyor. Ondan sonra halka açılıyor, en son bir stratejik alım yapılıyor. Yani bir elektronik ticaret sitesi mesela gerçi bu tam doğru örnek olmadı ama işte Google Groupon’u almaya çalışıyorsa o artık stratejik bir alımdır, fakat Groupon’u bugüne kadar getirenler finansal yatırımcılardır. Türkiye’de girişimcilere şunu tavsiye ediyorum. Finansal yatırımcılara belki maddi atkıda bulunacak fakat sektörü çok aşırı derece bilmeyen kişilere daha öncelik vermeleri. Çünkü örnek veriyorum; trafik gerekiyor, yazılımcı gerekiyor, bunlar aslında maddi bir şeye dönüştürülebilecek şeyler.

Kabul ediyorum, öyle şeyler vardır ki hakkaten stratejik yatırımcı masaya getirir. Onlar daha sonra olmalıdır, diye düşünüyorum. Yani ekosistemdeki en büyük eksiğin finansal yatırımcılar olduğunu düşünüyorum. Bu şahsi fikrim tabi.

Burak Büyükdemir: Peki Amerika’daki o silikon vadisindeki veyahut dergi ve bloglarda okuduğumuz yatırımcılar ve ya Avrupa’daki yatırımcılar Türkiye’ye gelirler mi?

Dr. Haluk Elçi: Bu sektörün, bu işin içine girdiğimden beri hep fikrim şu olmuştur. Yatırımcı her zaman vardır. Yatırımcı beş sene önce de vardı on sene önce de vardı, bir tane değil, binlercesi var. Bunlar Türkiye’ye gelirler. Burada hiçbir sorun yok. Olayın ben girişimci tarafından gelişmesine bakıyorum. Dediğim gibi önce sayısal proje sayısında bir yetersizlik vardı. Şu anki eksikler girişimciler eğitim konusunda daha fazla gelişmesi lazım. Kompleks bir iş planı olmasa da bir sunumdur, bir yapıdır, etohumun birçok desteklediği konularda yatırımcıyla nasıl temas kurulur, buralarda ilerlemeleri gerekiyor. Tabi yurt dışına yerli firmalarla şahıslarla temaslar kurulsa sonra onların yardımıyla yurt dışına açılmakta hiçbir engel göremiyorum, zaten bu sene en az 10-15 tane örneğini sayabilirsiniz yani yabancı fonların ya da doğrudan yurtdışına gelip Türkiye’ye yatırılmış fonların ve bu sayı yani ekonomi iniş çıkışlarını hesaba katma kaydıyla geometrik olarak artmaya devam edecektir.

Yani bir yurt dışını örnek aldığımızda 260 bin tane aktif melek yatırımcıdan bahsediliyor, Amerika’da sadece. 3 binin üzerinde fon, venture capital dediğimiz girişim sermayesi fonu. Türkiye’deki rakamlar bunun binde biri, fakat private equity denilen daha ileri büyük şirketlerin yatırım yaptığı alanlar var, çoğu insanlar bilmez ama Türkiye’de yaklaşık 50 tane fon şu anda aktif olarak faaliyette bulunmaktadır. Ya temsilcilikle ya doğrudan olarak.

Aynı şeyin internette girişim sermayesi konusunda olmasında bir engel yok. Ben daha çok girişimcilerin daha kaliteli daha iyi daha organize projeler üretmesinin ve makul taleplerde bulunlarının yatırımcılardan, tabi yatırımcıların da onlardan makul taleplerde bulunmalarının ve buluşmanın bu şekilde gelişebileceğini düşünüyorum.

Burak Büyükdemir: 2011 senesinde yeni çıkacak girişimciler geçen senekilerden aslında daha ileri doğru gidebilir. Şimdi her sene etohumda bunu çok rahat görebiliyoruz.

Dr. Haluk Elçi: Evet, her sene etohumda bunu çok rahat görebiliyoruz. Sürekli olarak kalitede sayısal olarak belli bir Türkiye’nin nüfusuyla bir oran olabilir ama kalitede gerçekten bir artış var yani artık başvurularda, sunumlarda girişimcilerin bakış açılarında, bir yatırımcıdan ne isteneceğinin daha ilk günden çok daha iyi ses getiriyor. Fakat şu an nerdeyiz derseniz hala yolun ortasında bir yerdeyiz. Özellikle bir iki üç dört yıl bunun böyle kademeli olarak yurt dışı standartlara yaklaşacağını düşünüyorum. Tam orada değiliz yani şu anda.

Burak Büyükdemir: 2011 benim tahminimce geçen seneki grup sitelerinin de olduğu gibi birçok girişimin de başlangıcı olacağını düşünüyorum. Öbür senelerde Türkiye’deki aktif internet kullanımı arttıkça daha da artacağını tahmin ediyorum.

Dr. Haluk Elçi: Şimdi bu grup siteleri olayı kırdı zaten. Yani grup sitelerinin oluşumunda daha ilk günden yurt dışından çok güçlü bir oyuncu geldi. Az önce söylediniz, ikincisi de geliyor. Demek ki bundan sonraki fikirlerde de aynı şey artık olacak. Amerika’da da böyledir, her sene çok duyulan 3-5 fikir popülerdir. Zaten insanların kafası daha fazlasını yormaya yetmez. Bunların her birinde 40-50 tane firma ortaya çıkabilir. Ama herkes biliyor ki birkaç tanesi lider olacak. Sektörüne göre ikinci ve üçüncü bir grup da oluşabiliyor. Yani o trend kırıldı ve doğrudur, bundan sonra öyle olacaktır.

Burak Büyükdemir: Çok teşekkür ederim.

Dr. Haluk Elçi: Sağolun.
Burak Büyükdemir: Bugünkü etohum canlı yayını kapatmadan önce Cem ile de konuşacağız. Bir reklam arasından sonra beraberiz.

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 09/10/2010 | Kategori: Etohum toplantıları, etohum.tv | Yazan: Kaan Caliskan
Etiketler: , , , Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

Yorum Yapın