Etohum.tv

Sponsorlar

nokia.com reklamz.com yemeksepeti.com sahibinden.com sporx.com bilyoner.com gittigidiyor.com mynet.com markafoni.com pozitron.com sadecehosting.com nokta.com mackolik.com Gelirortaklari rixos.com EBAN Microsoft Bizspark marjinal.com.tr kurumsalhaberler sendloop.com

Arama






Haylaz öğrenciler

İTÜ Taşkışla, ÜniversiteDikkat ettiğim bir önemli değişken var. Başarılı olduklarını düşündüğüm İnternet girişimcileriyle yaptığım konuşmalarda ortakların okul hayatlarında çok başarılı öğrenciler olmadıklarını tesbit ettim. Üniversite okumuşlarsa akademik hayatları boyunca dersler yerine diğer konulara ilgi duyduklarından ortalamaları oldukça düşük olarak mezun oluyorlar. Hatta okulu zamanında bitiremiyorlar, üniversite hayatları 4 yılın üzerinde oluyor.

Üniversite hayatlarında çok başarılı olan öğrenciler çevrelerindeki beklentiyi yükseltiyorlar. Yakın çevrenin manevi baskısı onları profesyonel hayata itiyor olabilir. Çünkü ne başarılı öğrenci ne de ailesi çok iyi derece ile mezun olduktan sonra girişimcilerin sıfırdan başlanan o acı günlere kendisini hazır görmüyor olabilir. (Tabi her zaman istisnai durumlar olabilir) Başarılı mezuniyetin ardından 50 m2 lik ucuz bir kiralık ofiste bir çok öğrenci çalışmak istemeyecektir. Prestijli bir firma, masa, koltuk, toplantı odaları, kartvizit ve telefon çok daha çekici gelecektir.

Haylaz öğrencilerin ise gerçekten kaybedecek çok şeyleri yok. Aileleri de aman bir yere sap olsun, yeterki çalışsın diye düşünüyorlarsa, işte girişimciliğin kapıları sonuna kadar açılıyor. Genellikle 2-3 sene koza döneminde farklılık yaratmaları çok zor oluyor. Profesyonel arkadaşları belki daha hızlı yol alıyor gibi gözükebilirler. Yıllar geçtikçe eğer girişimci öğrenciler doğru kartlarını oynadıysalar, profesyonel olan arkadaşlarını açık ara geçebilirler. Yıllar geçtikçe haylaz öğrenciler iş yaşamında daha başarılı olabiliyorlar.

Özetle; eğitim hayatındaki başarı ile ticari hayattaki başarı arasında bir ilişki olmadığını düşünüyorum. Hatta ters bir korelasyon bile olabilir.

government,politics news,politics news,politics
Tarih: 14/07/2008 | Kategori: Genel | Yazan: Burak Büyükdemir
Etiketler: , , , , , , , , Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

“Haylaz öğrenciler” için 4 Yorum

  1. Muammer | 14/07/2008

    Tespitlerin konusunda çok haklısın. Ancak Burak Büyükdemir içinde geçerli mi peki bu tespitler:D

  2. M. Hakan Deryal | 14/07/2008

    Şu noktaya da değinmek isterim.

    Sadece eğitim, genelde başarıyı getirmiyor. Çevremden gözlemlediklerime göre, eğitim hayatının yanında hayatın içinde de eğitim alan, alanı konusunda kitaplarda öğretilenlerle kalmayıp, tecrübelerle destekleyen insanlar başarıya daha kolay ulaşıyor.

    Sadece eğitim ile kalanlar ise, iş hayatına atıldıklarında 2-3 sene ayakları yere basana kadar oldukça bocalıyorlar.

    Son paragrafta belirttiğiniz eğitim hayatındaki başarı ile ticari hayattaki başarı arasında bir ilişki olmaması yerine, eğitim hayatındaki başarı, tecrübeler ve hayatın içinden çeşitli öğeler ile desteklenmedikçe başarıyı getirmez şekilinde bir önerme daha doğru geliyor bana.

    Güzel yazınız için teşekkürler.

  3. Şekip Can Gökalp | 14/07/2008

    Haylaz öğrenci kısmına giren gruptan olduğum için, bu konuda tarafsız bir şeyler söylemem zor aslında, yine de beni birebir ilgilendiren bir konu olduğu için bir iki şey yazmak istiyorum. =)

    Özellikle web ile ilgili girişimcilik ve akademik hayat arasındaki temel ayrılık, yatırdığınız kaynakların (akıl, zaman, para, iş gücü vs.) karşılığını ne kadar zamanda aldığınız ve ne şekilde aldığınızla ilgili bence. Okul somut bir karşılık almanız için yıllar geçmesi gereken, üniversite eğitiminin büyük kısmının efektif geçmediği sistemlerde (dünyanın neredeyse tamamında) ve bu sürede “herşey çok güzel olacak” diye tekrar tekrar kendinizi ikna ettiğiniz bir ortam. Eski platform oyunlarına benziyor, bir gün geldiğinde bitecek, kısıtlı, kapalı bri senaryo ve amaç olayın sonuna gelmek. Sonunda ise “bitirdim” diyebiliyorsunuz. Bilgi sahibi olmak önemli ve zevk veren bir hadise, ama öğrenmek? Herkes için o kadar da zevkli olduğu söylenemez…

    Girişimcilik ise WOW tipi MMORPG’lere benziyor. Bitmesi için yaratılmamış, aksine sürekli devam etmesi ve her anından zevk alınması için tasarlanmış bir sistem gibi. Kurduğunuz siteye tek bir kişi bile üye olduğunda, haz alırsınız, ilk faturayı kestiğinizde çok sevinirsiniz hemen gidip parayı gelmeden harcarsınız… Yani çok somut, gerçek ve kısıtsız bir olaydır girişimcilik. Öğrencilik sırasında buna uyananlar genelde zaten okulu bitirmek konusunda en büyük sıkıntıyı çekenler oluyor galiba…

    Bu iki birbirinden tamamen zıt gibi gözüken olayın birinde başarılı olan, diğerinde olamayacak veya her okulu bırakan/uzatan iyi girişimci olacak diye bir durum yok tabi, ama yine de bir korelasyon olduğuna ben de inanıyorum.

  4. Harun Pekşen | 14/07/2008

    Ben de Şekip gibi okulda vasat bir öğrenci olduğum için bu konuya kesinlikle katılıyorum :) Diğer taraftan çok başarılı öğrencilerin kurumsal firmalarda üst düzey görevlere geçme konusunda vasatlara göre çok önde olduğunu da söylemek gerekiyor. Zaten vasat öğrenciler kafasında okul kavramını sorgulayarak kendi tercihini yapmıştır. Vasat öğrenciler arasından çıkan girişimcilerin de, başka firmaların kurallarını reddederek kendi kurallarını koyduğu bir düzende iş yapma isteğini okulda tepkinin uzantısı olarak görüyorum.

Yorum Yapın