Yer: İstanbul
Tarih: 15/09/2011
Konuşmacılar: Mehmet Sami Özeren, Ali Aydoğdu
Şirket:
Konu: Girişimciler için Temel Muhasebe
Metin:
Hepiniz hoş geldiniz. Ben Sami Özeren. Mali müşavirlik yapıyorum. Yönetim müşavirliği yapmaya çalışıyorum. Sizlerle birlikte muhasebe konusunda nedir, nereden gelmiştir yani kafanızdaki birtakım soruların cevabını bulmaya çalışacağız.
Konuya başlamadan önce hepiniz muhasebeyle ilgili kafanızda oluşmuş 3 tane soruyu yazınız.
Muhasebeyi anlayabilmek için önce işletmenin ne olduğunu sorgulamamız lazım. İşletme nedir? Formasyon olarak sanıyorum hepimiz bir şekilde işletmenin içinde veya bir şekilde işletmenin bir kenarında yer almış durumdayız. İşletmenin amacı nedir? Bir kere işletme aslında kar etmek amacıyla bir araya gelmiş bütün kuruluşlara biz işletme diyoruz. Ama bir dernek de veya herhangi bir şekilde bir araya gelmiş kurumlar da aslında işletme tanımı içinde algılanır. Ama bizim genel olarak algıladığımız şey şudur; kar etmek amacıyla bir araya gelmiş organlara, kuruluşlara işletme diyoruz. Peki işletmenin genel amacı nedir diye sorguladığımızda aklımıza ilk gelen şey kar, topluma hizmet etmek ve işletmenin devamını, sürekliliğini sağlamak. Biz genel tanımımızda işletmenin kar etmesini algılarız fakat bu kendi başına kar dediğimiz zaman karı biz fayda olarak görürüz. Yani işletmenin amacı fayda sağlamaktır bunlardan bir tanesi de kardır. Vergi verir, sosyal imkanlar sağlar. Dolayısıyla sadece kar olarak algıladığımız zaman biz kara ulaşmak için yaptığımız çabayı farklı şekilde algılayabiliriz. Yani işletme kaliteden çalabilir, farklı kar maksimizasyonu için yollar aramaya çalışır. Bu şirketi yahut işletmeyi yanıltabilir.
Dolayısıyla bizim başlangıçta yapmamız gereken şey sağlayacağımız faydanın ne olduğunu kurgulamak. Tabi bunun için de biraz önce dediğim gibi karı da algılayabilmek çok çok önem arz ediyor. Çünkü aşağıda saydığım gibi sürdürülebilirliği çok önemli işletmenin. Yani bir kuruluşun devamını, hayatını sürdürebilmesi çok önemlidir. Dolayısıyla bu açıdan da çok önem arz eden sorun işletmenin hayatiyetini nasıl sağlayacağını, nasıl idami ettireceğini, nasıl büyüyeceğini görgülemek.
Biraz öncesöylediğim gibi işletmeni var oluş sebeplerinden bir tanesi de sosyal fayda. Yani sağlayacağı topluma hizmet etmek, istihdam sağlamak, yeni ürünler, kaliteli ürünler ortaya sokmak ve çevresiyle bütünleşmek. Peki işletmenin fonksiyonları nedir? Şimdi burada tanımlarken gördüğünüz gibi 4 tane temel fonksiyon söylüyoruz. Yani işletmenin fonksiyonu nedir diye sorduğunuzda 4 tane temek fonksiyonu vardır. Bir tanesi en başta, olmazsa olmaz; tedarik. Yani bir şeyleri bulabilme çabası. Bir şeylerin o işletmenin hayatını idami ettirebilmesi için insan kaynaklarından tutun; hammadde ve diğer kaynakların teminiyle ilgili çabasıdır.
Yani bir işletmeyi kurarken en çok baktığımız şey önce o ürünleri, o kullanacağı değerleri temin edip edemediğini sorgulamak. İkincisi üretmek, hizmet olabilir. Başka ne olabilir? Tabiî ki ürün olabilir. Ondan sonra da bu malları piyasaya, tüketiciye ulaştırmak. Burada ben biraz sizi daha iyi algılatmak için yapmış olduğum şey, mali işler dedim. Aslında öncü, temek fonksiyonu finansmandır. Finansın içinde muhasebe, para bulma gibi çabalardır. Aslında finansmanla maliyeyi birleştirip finansın amacını da buraya yerleştirmeye çalıştım. Normalde muhasebe, bir işletmenin lojistik kısmıdır. Yani insan kaynakları, muhasebe, diğer satın alma işlemlerinin yapıldığı safhasında sayılır ve bir lojistik katkıdır. Biz burada fonksiyon gibi tanımlıyoruz. Bir de tabi işletmenin yöneticisi bu fonksiyonları koordine ediyor, kontrol ediyor, planlıyor. Buna benzer fonksiyon yerine getiriyor.
Şimdi en önemlisi mali işlerin yapısı içinde muhasebenin yeri. Muhasebenin tanımı, aslında size şimdi buradaki aktarma şeklimde bilimsel özellikleri hiç aramayın bunların hepsi sizlerle daha rahat diyalog kurma çabası içinde olduğum için biraz yumuşatıp bilimsel özelliklerini kaldırıp daha popüler, daha diyalog kurulabilir hale sokmaya çalıştığımız için. Muhasebe nedir diye kısaca soracak olursak; muhasebe, bir işletmenin her türlü faaliyetinin kayıt altına alınabilme çabasıdır. Yani bir işletmede o gün istirahat halinde olan bir kişi bile kayıt altına alınabiliyor. Bunu sağlama çabasıdır muhasebe aslında. Şimdi, muhasebe bilimsel olmayan tanımla ikiye ayrılabilir. Birincisi bilgi için muhasebe, ikincisi de vergi için muhasebe.
Belki bazı ülkelerde veya ülkemizde vergi devletin zorlayıcı unsuru olmasa belki %90 muhasebeyle ilgili ilgide bulunmayacak. Verecek vergisini, çekilecek kenara. Ama bir taraftan da bizim gibi muhasebe mesleğiyle uğraşanlar şunu savunuyor. Diyor ki: Arkadaşlar, muhasebe sadece vergi için değil, aslında sizin için gerekli olan bir fonksiyon, gerekli olan bir unsur. Bu çaba içinde bilgi için muhasebe olmalı ama vergi içinde muhasebe olmalı çabası içindeyiz. Şimdi üstadımız Ali Aydoğdu size vergi için muhasebeyi anlatacak. Bense işin bilgi için kısmını, daha doğrusu hikaye kısmını anlatacağım. Şimdi muhasebe türleri, hemen basitçe geçelim. Muhasebe dediğimiz zaman, yani bizim her boyutta tuttuğumuz muhasebeye biz finansal muhasebe diyoruz. Yani kendimiz için basit, ilkel metodlarla tuttuğumuz muhasebeye biz finansal muhasebe diyoruz.
Tabi onun teknik alt yapıları, bir takım gereksinimleri, zorlayıcı unsurları var. İkincisi Maliyet Muhasebesi. Fiyatı ortaya koyma çabasındadır maliyet muhasebesi. Bir de bütün bu çabaları bir araya getirip, yani bu kayıtları maliyet ve finansal muhasebede tutmuş olduğumuz kayıtları bir araya getirip raporlaştırarak, esas unsur olan yöneticilerin kara vermesini sağlayıcı çabayı sağlıyor. Yönetim muhasebesi dediğimiz muhasebe. Bunun içinde bütçeler, planlar, fizibiliteler, buna benzer fonksiyonları ifade ediyor. Bir de uzmanlık muhasebesi dediğimiz bir faktör vardır. Ama bu temel olarak 3 tanedir. Genel, maliyet ve yönetim muhasebesi. Finansal muhasebe günlük yaşantımızda da kullandığımız muhasebeye biz finansal muhasebe diyoruz. Verginiz buradan çıkıyor, borç-alacak meselesi buradan çıkıyor, ortaklar arasındaki ilişki buradan çıkıyor. Böyle bir metod. Finansal muhasebe günlük hayatta doğru tutulduğu zaman yöneticinin hayatını kolaylaştıran bir sistem gerçekten. Reel alacağım nedir, reel borcum nedir? Bunu gösterme imkanımız oluyor. Yönetim muhasebesinde şunu ısrarla söyleyebiliriz, bir işletmenin yönetilebilmesi için en önemli fonksiyon bütçedir. Yani bir şirketi yönetiyorum diyebilmeniz için bütçe yapacaksınız.
Yani nereye gideceğinizi bilmeniz lazım ki ona göre yönetin. Yoksa yıl sonunda bir kar çıkartıyorsunuz, işte bu benim performansım derseniz doğru olmaz. Çünkü yıl sonunda hesaplama yaptığınızda, aşağı yukarı ne kadar kar edebileceğinizi, bu kardan ne kadar dağatacağınızı ve ne kadar performans sağladığınızı gözlemleme imkanı verecektir Bu yüzden yönetim muhasebesinin bütçeleme fonksiyonu çok önem arz etmektedir.
Muhasebenin unsurları nedir? Çok basit zaten, belge oluşacak, bu belgeleri bir yerlerde toplayacaksınız, sonra kaydedeceksiniz, kaydettikten sonra kaydetme aşamasında hangi hesaplar, hangi değerler, hangi kıymetler, nerelere kaydedilecek, ne şekilde kaydedilecek bunları tespit edeceksiniz. Daha sonra da raporlama aşaması. Tabi rapor geliyor önünüze. Ben ilk başta bu yüzden işten kovuldum. Raporu çıkarttım, bir rakam var raporda. Nedir bu? Kar mı zarar mı? Valla onu bende bilmiyorum dedim, herkesten önce ben çıkarttım dedim.
Biraz kırılmışlardı, bende kırıldım tabi. Ondan sonra kar-zarar görmeye başladım. Ondan sonra da yorumlaması, bu çıkan rakamların bizi nereye götüreceğini karar vermemiz lazım. Yani bir işletmenin kar etmiş olması hiçbir şey ifade etmez. Onun sürdürülebilir olması, onun doğru olması. Yani bilançonuz karlı çıkabilir ancak yılın son günü envanterinizde yazılan bir değeri satmışsınızdır. Dolayısıyla o bilançoya baktığınızda karlı gözükebilir fakat gerçek manada belki kar etmemişsinizdir. Belki de batıyorsursunuz.
Zaten unutmayın , işletmeler en çok para kazanırken batarlar. Çünkü para kazanamayan firmalar reflekse girer. Vücut gibi kendini korumaya geçer. Ama nasıl olsa para kazanıyor, nasıl olsa dönüyor, trendi görmüyorsanız , önünüzdeki dönemlerde hasıl olacak kar-zarar dengesini, değişimleri, kur farklarını görüp hesap edemiyorsanız, işletmenizi malesef duvara çarpabilirsiniz. Dolayısıyla muhasebe çok çok önem arz etmektedir. Muhasebe ve ekonomi bilimi karışımıyla önünüzü göreceksiniz. Girişimci olmak çok çok müthiş bir şey ama bu enstrümanlarıda kullanmak zorundalığından vaz geçmemeleri lazım.
Muhasebe ilmi, biz mesleğe başladığımızda çok nasitti. Ne kadar sattım, ne kadar mal aldım, Arasındaki farkı çıkararak kar-zarara ulaşıor idiniz. 1968 zamanları. Muhasebe çok basitti. Bu kadar komplike ihtiaçlar duyulmuyordu. Gittikçe imkanlar, şartlar ve zorunluluklar bizi farklı mecralara sürüklüyor. Bu çok önemli. Keşke muhasebe gereksinimi olmayan bir ortamda, sadece bütün işleviniz üretim, kalite , inovasyon ve benzer fonksiyonlar olsa da sizlerin dikkatini başka yöne çekicek uğraşılar olmasa. Ama malesef ki kendinizi ölçmek, önünüzü görmek ve ileriyi planlamak içinde muhasebe programları çok önemli.
2010 yılında Türk Ticaret Kanunu yasallaştı. Bu kanun ne getiriyor? Aslında muhasebenin gerçek manada çalışanlara, yatırımcılara, ortaklara gerçek manada kolaylıklar ve imkanlar sağlamayı getiriyor. Bunun içinde Türk Ticaret Kanunun 1 Temmuz 2012 de genel olarak kullanılmaya başlayacak Daha sonra da UFRS dediğimiz – UFRS’yi duymuş muydunuz arkadaşlar daha önce? Uluslar Arası Finansal Raporlama Standartları dediğimiz yeni bir sisteme geçiyoruz. Bunun faydası ne olacak? Bizi uluslar arasından çıkartmış olduğumuz tabloların , bilançoların, benzeri ilişkilerin ne demek olduğunu aynı dilden aynı manada aynı kulvarda kullanma şansı sağlayacak. Tabi bu bir geçiş süreci gerektirecek ama böyle bir sistem geliyor. Türk Ticaret Kanunu’nun getirdiği en önemli özelliklerden birisi, azınlık payların korunmasını daha zorunlu hale getiriyor.En öneli özellik denetim mekanizması daha da işin içine giriyor. UFRS ile birleştiği zaman üçüncü şahısların daha rahat korunmasını ve algılanmasını sağlayacak.
Elektronik ve internet ortamının ticaretin birebir içine girmesini sağlıyor. Yani gerek genel kurullarda, gerek bilançoların ayınlanması konusunda bizim çok çok çok önümüzü açan enstrüman olacak. Bu hepimiz için çok önemli. Çünkü genel kurul yapıldığı zaman birisi Ankara’da birisi İzmir’de birisi İstanbul’da.. Hepimizi bir araya toplamak zorundasınız. Yasa tam yürürlüğe girdiği zaman, elektronik ortamda Avustralya’dan , istediğiniz yerden genel kurulunuzu rahatça yapabileceksiniz.
—Yeni kanun için 1 Temmuz 2012’yi beklemek zorundayız di mi?
Tabi yani o yasal olarak başlıyor ama biz onu daha erken başlatıyoruz kayıtlarımızda düzenlerimizde uygulamarımızda ki adepte oluncaya kadar geçen süreçte yani mesela diyorki 1 temmuz 2012’de normal yasa uygulamaları ama UFRS 2013’te geçeceksiniz ama biz bu sene geçeceğiz 2012’nin başında geçeceğiz çünkü 2012’nin bilançosuyla 2013’ün bilançosu mükayese edilirken veyahut geçiş yapılırken o düzeni sağlarsın. UFRS’de çok büyük bir komplikasyon değil ismi biraz böyle havalı duruyor ama uygulandığı zaman çok daha rahat sizler için özellikle çok daha rahat uygulanabilir hale gelecektir.
—Bir soru sorabilir miyim?
—Az önceki slaytta vardı şeffaflık konusunda bahsedilmiş ama şeffaflık ne kadar? Şu nedenle soruyorum kusura bakmayın devletin bu TC kimlik numaralarında yaptığı bir hata vardı. Çok basit bir şekilde isim soyisim bilindiği taktirde çok ciddi bilgilerine ulaşılabiliyordu buradan fark edilerek kapatıldı. Şeffaflık dediğimizde ben girip sizin mali kayıtlarınızı kolaylıkla inceleyebilecek miyim çünkü aynı zamanda benim ticari sırlarımında ortaya çıkması demek.
Çok güzel onu aslında Ali bey üstadımızlada tartışıyoruz. Şimdi yeni kanuna göre belli şartlar çerçevesinde bilançonuzu ve gelir tablonuzu internet sitenizde yayınlamak zorundasınız. Böyle olduğu taktirde sizin ticari sırrınız bir şekilde yüzde kaç kar ettiniz aldığınız malın maliyeti veyahut ücret politikalarınız her şey orada çıkabilir. Böyle bir endişe olacak ama şu var iktisat literatüründe şunu söylüyor “Tabiki sizin girişimciliğiniz çok çok önem arz ediyor ama devletin yolunu kullanıyorsunu, devletin yetiştirdiği insanları kullanıyorsunuz.” Normalde ticarettede bir takım sizin geliştirdiğiniz sistemler var ama bunu nereden kaynaklanarak ne şekilde kar ettiğinizide oraya aktarmak durumundasınız diye düşünüyor dolayısıyla mesela gelir tablounu yayınlıyacaksınız.
—Peki bunu devletin görmesi çok ayrı durum.
Hayır hayır kamuya açık olacak.
—Kamuyada mı açık olacak.
Sizinle irolasyon içinde olan 3. Şahıslarda görmüş olacak.
—Peki ben şunu anlıyamıyorum, devlet bu kadar net bir şekilde gelir gider tablolarımızı isterken örneğin çekte ciro edilmiş çekleri yıl sonunda cezaya gelmiş gelirin hepsini siliyor tekrar baştan yapıyor aslında çelişki değil mi? Eğer karşı tarafa bir güven oturtma anlamın bir durumsa niye bu taraftan gelirken bu taftan gitsin.
Şimdi haklısınız ama bunun konusu çok uzun ve ayrıca irdelenmesi gereken çünkü çok derinlikleri olan klonular bunlar dolayısıyla burada benim net olarak şöyledir böyledir demem bir dakikada cevaplanacak değil ama arzu ederseniz detayları ile ilgili bilgi verebiliriz daha sonraki ortamlarda ama önemli çok önemli sorun olarak görülebilecek bir konu.
—Teşekkür ederim sağolun.
Ben teşekkür ederim.
—“Ortaklar internet sayesinde iletişim sağlıyacaklar” burada yazılımsal olarak benim merak ettiğim aylık karının vs. internette gösterilmesi mi yazılımsal olarak vs. raporlama aktarabilecek birşeymi?
Hayır, her konuda bu yasal yönden söylüyorum. Raporlama değil yasal delil teşkil edecek. İnternet vasıtasıyla yapmış olduğunuz genel kurulda sizin o genel kurula iştirak etmiş olduğunuzu temsik edebileceksiniz. Eskiden delil teşkil etmiyordu şimdi teşkil edecek o açıdan. Elektronik imza zaten çıkmıştı yani her türlü otomasyonla ilgili her türlü alt yapı yasal bir delil yasal bir uygulama e-devlet, elektronik imza buna benzer kolaylıklar imkanlar sağlamıştır. Başka var mı arkadaşlar.
Şimdi demin özet olarak bahsettim zaten muhasebe ne işe yarar borcunuzu alacağınızı bileceksiniz bir kere ne kadar kar ettiğinizi bileceksiniz ne kadar şirketten alacaklı olduğunuzu bielceksiniz dolayısıyla muhasebe bir işletmenin tamamen kendisini ifade etme imkanını sağlayan bir ortam eğer mümkünse her şeyi yazabilme imkanını sağlamak yani o işletmenin bir içeriğini belki iç analizini yapabilme kabiliyetini sağlaması lazım muhasebe yani yoksa şu kadar vergim var onu vereyim bir boyuttada işte ortaklarımada kar payı dağıtıyorum şunuda vereyim değil. Yani gerçekten sizin içriğinizi işletme ne durumda yani işletmenin bir işekilde tarihi olması lazım işletmenin bir şekilde ruhunu ifade edebilmesi lazım işletmenin bir şekilde matemetiksel modelini çizmesi lazım bir şekilde lisanıdır muhasebe dolayısıyla muhasebenin yapılmasında kurgulanmasında sonuçların tabloların dönüştürülmesinde bu hassasiyeti gösterdiğniiz zaman bir tarih yazmış gibi atıyorum 2008 yılının defterlerinizi açıp baktığınızda “aaa 2008’de bunlar olmuş şunlar olmuş” diyebilecek kabiliyette olması lazım muhasebe. Yahut 2012 yılında ne yapacağınızı gösterecek konumda olması lazım muhasebe 2012 yılında ben nereye gidiyorum ne kadar büyüyeceğim ne kadar küçüleyim mi parçalanayım mı? Bunların alt yapısını size vermek zorunda muhasebe eğer vermiyorsa muhasebe sadece kayıt üzerinde kalıyorsunız ve tabiki devlete borcunuz olan borcu vermekte sizi zorlamış oluyor zorlamış değil tabi doğal olarak keşke daha çok kazanıp daha çok vergiler verebilsek. Buda bir şekilde size dönecektir. Şimdi tabi önemli olan bir şeyle muhasebenin tarafları kimlerdir kimlere hitap eder muhasebe muhasebe 1. Derecede muhasebecilere hitap eder o defterini yazsın çizsin gitsin yani ona bakar değil mi aslında hiçde öyle değil yönetici onu zorlayacak kardeşim “ben gerçekten neredeyim ne yapıyorum nereye gidiyorum bunu bana söylemek zorundasın çünkü ben önümü göremiyorum” yani başka türlü önünüzü nasıl göreceksiniz yani bilançoyu çıkartıyorsunuz veriyorsunuz yöneticiye ondan sonra Allah’a ısmarladık diyorsunuz ondan sonra abi unutma 3 gün sonra şu vergiyi ödeyeceksin tamam ödeyeceğimde ne yapmışım neyin karşılığında ben bunu ödüyorum bunu görecek vergisini verecek ortaklarına pay sahiplerine hisselerinin çerçevesinde hak ettikleri paraları verecek acaba fazla mı veriyor eksik mi veriyor ne zaman vermesi lazım işte bu muhasebecinin yöneticilere aktarmak zorunda olduğu bilgiler yönünü gösteriyor yani ışık tutuyor. Eğer muhasebesi düzeni olmayan muhasebe düzeni o şekilde kurulmamış olan işletmeler samimi olarak söylüyorum belki kar marjının yüksekliğinden o piyasanın oluşmamasından dolayı hayatlarını devam ettirebilirler ama bu biraz tesadüflere bağlıdır hele gerçekten tam rekabet ortamına dönüştüğü ortamlarda muhasebe işletmenin bütün unsurlarının 1/4’ünü oluşturmak zorunda demin bahsettiğim gibi ne vardı üretim, tedarik, pazarlama bir ayağı da finans yani muhasebe bu dört ayağı düzgün durmazsa masa düzgün durmaz hepside eşit olanda gerekli önemi dengeli olarak vermek zorundasınız vermediğiniz taktirde ürününüz çok iyi olur ama işletmeniz riske girebilir pazarlamanız çok iyi olabilir kar marjınız yüksek olabilir işletmeniz riske girebilir dolayısıyla yöneticileri ilgilendiriyor. İşletmenin demin ufrsden bahsettik işletmenin ortakları yani sizin vermiş olduğunuz tablonun denetlenmiş ve gerekli standartlarda tutulmuş olduğunu bildiği zaman almış olduğu belgeninde ona ne ifade ettiğini doğru olarak görmüş olacaktır aksi taktirde bir şey ifade etmeyecektir bilanço veriyorsunuz ama hangi şartlarda değerlemeler nasıl yapılmış nasıl kaydedilmiş hangi kalitede kayıtlar tutulmuş hangi bilgileri içeriyor ne kadar doğru bilgi içeriyor bunun cevabını verecek şey bu muhasebenin tablolarıdır. Tabi teorik olarakta işletmede çalışanlarda bir şekilde ortaktır onlarda bir şekilde işletme kar mı ediyor zarar mı ediyor nereye gidiyor ne şekilde yönlendiriliyor bunu bilmek zorundadır ve kamuyu ilgilendiren diğer kurumlar ve potansiyel ortaklar yani şirket sizler girişimci olarak şirketinizi alıp bir noktaya çekeceksiniz büyüteceksiniz bu ne olacak yarın bu şirkete ortak olmak isteyen insanlar olacaktır. Şimdi girişim sermayesi diye bir enstrüman var mesela Türkiye’de çok iyi rağbet görmüyor neden çünkü muhasebe sistemimiz onların ikna olmasını sağlayacak kalitede değil ama bu Ufrs’ler Türk Ticaret Kanunu ve diğer enstrümanlarla birleştiği zaman daha çok yani 3. Şahıslar azınlık payları rahatlıkla yeni girişimcilerin şirketlerine ortak olma şansını sağlıyacaktır.
Şimdi hep aynı şeyleri tekrar edip kafanızı şişirmek istemiyorum ama yani muhasebenin amacı nedir işte amacı hep aynı şeylere dönüp fazla bir amacı yoktur aslında bana bir ışık göstersin ışık versin doğruyu söylesin 3. Kişileride inandırsın bu kafi uzatıp söylemenin bir anlamı yok ama bütçe lütfen girişimci olarak bütçe tekniğini unutmayalım. Bütçe nakit planlaması işletmenin yani muhasebenin bir ayağı olarak düşünüldüğü zaman bir girişimci muhakkak nakit planlamasını bütçelemesini yani etüdü ve onun yani bütçe işin senaryosu plan yaparsınız sonra onlara parça programlar yaparsınız sonra onları bütçelersiniz bütçe sizin yol haritanız sonrada o bütçedeki rakamları fili durumla karşılaştırdığınızda denk geliyorsa işte o sizin başarınız tabi bütçenin hazırlanmasında sizin işte entelektüel sermayeniz fiili sermayeniz markanız diğer değerleri de o işletmenin gerçekten ne kadar kar etmesi gerektiğini de orada planlamak yani bir teknik olarak uzun bir şey ama bütçe yaparken ben işte 20 lira kazanayım yeter değil sizin kazanmanız gereken rakam 2milyon liraysa 2 milyon hedefine ulaşacaksınız. Eğer o hedefte sapmalar oluyorsa niçinlerini tanıtım mı eksik kalıyor siz mi efonuzu doğru vermiyorsunuz işte hep sistemi bir direksiyon gibi oturmuş pilot gibi düşünün oradaki göstergeler muhasebedeki göstergeler sizi belli yönlere sevkedecektir aksi takdirte sadece koşturmakla kalırsınız. Faydalarını da fazla detaylandırmak istemiyorum ama muhasebe ciddi yapıldığı taktirde katiplikten çıkartılıp ciddi metodları uygulandığı taktirde size iş hayatınızda bir girişimci olmanın mücadeleci insan olmanın faydalarını önünüze açacak yoksa sadece koşturmakla kalırsınız yani nereye koşturduğunuzu bilemezseniz nereye gideceğinizi de doğru kestiremezsiniz. Süreci bu genel bir bilgi olsun diye söylüyorum yani belgeler gelecek bir açılış yani geçmişten gelen bir kaydınız varsa veyahut bilançonuz oluştuysa yani ilk kuruluşta da sermayenizi koyduğunuz anda sonra belgeler oluşuyor sonra defterlere geçiliyor sonra özet olsun diye defteri kebir dediğimiz oradan mizan dediğimiz bir tablo çıkartıyoruz. O tablodan da bilanço dediğimiz belgelere bir kısmı bilançoya bir kısmı da gelir tablosuna geçiyor. Sonuna geldim arkadaşlar fazla sıkılanlar varsa sıkılmıyoruz değil mi arkadaşlar biraz tempo yani muhasebeyi kimse sevmez yani .
Şimdi bilanço dediğimiz şey işletmenin o anki durumunu gösterir yani o anki yıl sonunda yani 31.12.2101 tarihinde işletmenin o anki durumu nedir o anda kasada ne var ne kadar borcum var ne kadar malım var ne kadar demir başım var oda kaydı değerlerle ne kadar alacağım var bunları gösterir. Bir resimdir yani o anki resimdir şuanda biz bir bilanço hazırlasak işte 5 dakika sonra hareketlerde bir değişiklik olduğu zaman atıyorum mesela deminki dediğim gibi arabanızı sattınız bilançonuz değişir resim değişir çünkü o estantelenin dışında olan olaylarıda gelir tablosu dediğimiz gelir tablosu ise bir sürece ifade eder yani 1.1.2010 tarihinden yahut 2011 tarihinden 31.12.2011 tarihine kadar geçen süreç içinde ne yapmışsınız ne kadar mal almışsınız ne kadar satmışsınız başka ne kadar harcamalar yapmışsınız yani bir film şerididir ama bilanço tablosu sizin o estantene durumunuzda yani o gün kasanızda 100 lira var ertesi gün o 100 liranın 50 lirasını aldınız temizlik malsemesi aldınız bilançonuz değişir ama gelir tablonuz o kadar çabuk değişmez daha süreçi daha derin şeyleri.Şimdi bilançoda çok basit. Bilanço diyelim buna aktif pasif şimdi sermayenizi koyuyorsunuz buraya 100 lira {sermaye pasif kısımda} kasa 100 lira {aktif kısımda } şimdi ilk başlangıçta böyle sonra işte mal alıyorsunuz kasanız değişiyor borçlanıyorsunuz kasada hareketler değişiyor . Şimdi en önemli şeyi anlatayım size bir yönetici aktifleri yönetir yani aktifler dediğimiz bizim varlıklarımızı yönetiriz varlıklar nedir kasamız bankamız önümüzdeki müşteri çekleri alacaklarımız stoklarımız demirbaşlarımız siz yönetici olarak bu kısım üzerirnde karar vereceksiniz çünkü bu tarafta bankalardan borçlar sermaye dediğimiz ortakların size vermiş olduğu borç yani sermaye ondan sonra 3. şahısların size vermiş olduğu borç bunları siz yönetemezsiniz bunun idaresi o 3. şahıslarda sizin dışınızdaki ama siz kasanızı alıp bankaya yatırabilirsiniz yeni bir çeki tahsile verebilirsiniz anlatabiliyor muyum bu kısım anlaşıldı mı acaba yani aktif yönetim yapabilirsiniz pasifleri siz yönetemezsiniz pasiflerin kararı 3. şahıslara ait yani bankadan kredi alacaksınız tabi ama fiyatı o koyacak veyahut diyecek ki şunu getir bunu getir ama siz mal satarken belki açığa satacaksınız hiçbir teminat almadan malınızı satabilirsiniz kasanızdaki parayı 3. şahıslara ödeyebilirsiniz 3. şahısların size ödeyecek parayı siz karar veremezsiniz anlatabiliyor muyum bu yüzden çok önemli belki dikkatinizi dağıttı ama siz aktiflerle sorumlusunuz aktifleri yöneteceksiniz yani girişimci aktifleri yönetebilir. Yani elinizdeki parayla demirbaş alabilirsiniz demirbaşınızı borçlu alabilirsiniz kredi ile almaya çalıştığınız anda bu sefer bankanın iradesi devreye girecek peşin mal alabilirsin ama 3. yani satıcılardan vadeli mal almaya çalıştığınız zaman o kişilerin iradesi girecektir.
Birde çok basit finansal oranlar analizi vardır buda çok önemlidir gene sizleri ilgilendiren çok önemli konulardan birisi finans yönetimide önemlidir tabi yani bilanço analizi dediğimiz bir teknik vardır bunu özet olarak söylieyeim bu bir sonuç değildir yani bilançomu alayım analizimi yapayımda işte likitde oranım 2 olsun kısa vadeli borçlarla kısa vadeli alacaklarımı karşılamam kaç lira acaba diye öğrenmek istersin iz demi siz araştırıyormusunuz böyle yapıyormusunuz finans analizi yapan var mı yani böyle bir ilişkisi olan finans analiziyle.
—Ben çok yapmaya çalışıyorumda niye ise hiç paramı ödemiyorlar o yüzden tutmuyor benim hesaplarım yani bir hafta sonu ödeyeceğim diyor bir ay oluyor .
Ama onu siz temin edeceksiniz
—Nasıl temin edebiliriz ki?
Onunla anlaşma yapacaksınız. Zaten bir tacir olarak sizler basiretli davranmak zorundasınız ticaret kanununda en önemli kanun budur basiretli davranacaksınız hiçbir hata yapma durum şansınız yok yani. Bilanço analizi şudur yani yaptınız mı siz yapıyor musunuz?
—Ciddi anlamda yapmıyorum.
Şimdi bilanço analizi bilanço alınır arkadaşlar yıl sonunda belli bir analiz yapılır işte likitde oranım 1 işte cari oranım 1.5 işte tahsilat gün sayım 30 gün işte ödeme gün sayım 90 gün her neyse bunlar yapılır ve bir sonuçmuş hayır bu değil aslında sizin yapmanzız gereken çabanız finans yöneticisi oalrak yönetici olarak daha doğrusu likitde oranınızı 1’de yani olması gereken rakam kaçsa onda tutmaya çalışacaksınız baktınız o oran biraz yükseliyor ya satışlarını revize edeceksiniz ya tahsilatınızı ona göre kordine edeceksiniz yani sonuç değil o rakamları tutturmak ibreyi olması rakamlarda tutturmak yani bunlar hep özet olarak geçiyorum ama buda çok önemli yani sonuç değildir yani 2-0 yenildik değil o 2-0 olmaması için ne çaba gerekiyorsa önceden onu sağlamak anlatabiliyormuyum özet olarak bunu söyliyebilirim. Oran analizleri bunlarda gene deminkinin devamı. Evet bana düşen bu teşekkür ediyorum umarım sıkılmamışsınızdır. Sorularınız yanlış başta dedim ki soracağınız sorular düşündüğünüz sorular varsa bunları not alın diye demiştim acaba çakıştı mı yani şurada benim size anlattığım çok geniş bir konu dolayısıyla belki sıkıcı olmuş olabilir ama muhasebe terimleri içinde mevcut olan her şeyden birer cümlede olsa bahsetmeye çalıştım varsa sorunuz alabilirim.
—İmim Alper Kanat. Şirketim yok kurma planlarımız var sadece dolayısıyla sizin söylediğiniz şeyler biraz havada kalabiliyor bunların nasıl öğreneceği ilk sorularımdan bir tanesi mesela bunu insan yaşayarak mı öğreniyor yoksa muhasebecilerle konuşa konuşa mı öğreniyor.
Birinci cevabı farkında olmak yani böyle enstrümanların varlığı ama ideal olarak anlattığımızın hepsi teorik şeylerdir pratiğe geçtiği müddetçe yıpranıyor zorlanıyor ama 2012’de Türk ticaret kanunun tam devreye girmesi ile şartların oluşması uluslar arası rekabet belli koşullar bizleri buralara itecek mesela maliyet muhasebesinden bahsettik ama o ne kadar kullanılıyor gerçek manada bir zaman gelecek ki kullanacaksınız suyun 5 kuruş maliyetini bile hesaplamak zorundasınız çünkü rekabete gireceksiniz o kola aynı fiyata satılıyorsa kola cinsi ürünler aynı tezgahta aynı fiyata satılıyorsa o 5 kuruşun hesabını yapacaksınız.
—Diğer sorun bize yani yatırım almak için yola çıkan girişimciler gerçi o zaman yatırım almak için bir şekilde yola çıkıyor bu tip durumlarda A.Ş. kurmak gerekir yada Ltd. kurmak gerekir gibi etraftan işte avukatlardan yada arkadaşlarımızdan tavsiye duyuyoruz
Kusura bakmayın hep lafınızı keserek konuşuyorum ama bir ikinci konuşmacımız var çok daha özet olarak alıyorum farkındalık olması çok önemli yani nereye gitmek gene hep aynı şey yani bütçe dediğimiz şey illa kağıt üstünde olmayacak sizinde bir çizginiz olacak yani ben bu şirketi ilerde satarım derseniz tabi satabilme şansınız olabilmesi için a.ş. olma zorunluluğunuz var yani daha rahat satmak için gene sermaye şirketi olan ltd. şirketi de rahatlıkla kurabilirsiniz orada da devir şansınız var.
—Son iki sorum var şirket değerlendirmesi hangi parametrelerle yapılıyor birde ttk ile şirket kurmak zorlaşıyor mu ilk sermaya 50bin lira vs. gibi durumlar varmış galiba.
Yok daha kolaylaşıyor. Birinci sorunuz neydi
—Şirket değerlendirmesi hangi parametrelerle yapılıyor?
O aslında işte net bugünkü değer buna benzer bir sürü metodoloji var ama ben yapmama rağmen hani biz şirket değerlememizi yapmasına rağmen ben çok geçerli bir unsur değil çok doğru parametrelerle sonuca varamıyorsunuz bugün borsada bile gönülle satın alıyorsunuz hisseleri çok rasyonel yani bilanço analizler yapılarak fiyat belirlenmiyor ama yine de net bugünkü değer dediğimiz veyahut o işletmenin 5 sene içinde yarattığı katma değer ön görüleriyle yapılmaya çalışıyor ama bunların hiç biri cuk oturan rakamlar değil yani bizim bizimde içimize sinmiyor yani çok doğru yapılabilecek birşeyler değil çünkü teknoloji anlık teknolojiler değişebiliyor piyasa koşulları değişebiliyor o parametrelerin hiç biri ön görülemeyen değerlerle konulduğu için çok samimi olduğuna inanmıyorum.
—Şirket unvan değişimleri nasıl oluyor şimdi biz A.ş. de 50bin tl.
Onları en son Ali Bey’e soralım. Peki Teşekkür ediyorum şimdi üstadımız Ali Bey benim anlatmadığım teknik kısımları anlatacak.
Arkadaşlar ben size muhasebede teknik bilgiler vermeye çalışacağım. Tabi bu belirli bir konu olmayacak şirketin kuruluşundan faaliyete geçeceği süre zarfında olan bazı şeyleri size anlatmaya çalışacağım tabi bunlar çok geniş bir yelpazede olduğu için ben en basit haliyle anlatmaya çalışacağım. Daha çok sorularınızı alaraktan bu semineri sürdürmek istiyorum. Şimdi işletmenin vergilendirilmesi temel oalrak 3 ile oluyor. 1.’si en basit haliyle işletme ddiğimiz yani bu bir şahıs işletmesi yani örneğin … ofisi bu tamamen gelir vergisine tabi bir isim tescil veya oda kaydı gerektirmiyor bunlar tamamen isteğe bağlı oluyor.2.’si yani en çok kullanılan yöntem şuanda Türkiye’de işletme dediğimiz kurumların yaklaşık %70’i ltd. şirket olarak faaliyet gösteriyor. Ltd. şirket şuanda en az 2 ortakla kurulabiliyor ama bir temmuz 2012 de yürürlüğe girecek TTK’da isteyen herkes kendine ortak almaksızın ltd. şirket adı altında faaliyet gösterebilecek aynı şey A.Ş içinde geçerli olacak Ali Aydoğdu A.Ş. diyebileceksiniz örneğin yani tek başınıza bir şirket kurabileceksiniz. 3. şekil söylediğim gibi a.ş. ben 2012’de ki girecek olan sisteme göre değilde şu anki mevcut duruma göre anlatayım limited şirket dediğim gibi en az 2 ortakla kuruluyor anonim şirket en az şuanda 5 ortakla kuruluyor şahıs işletmelerinde en basitinde sermaye şartı yok 100 lira ile bir işletme kurabilirsiniz limited şirkette sermaye şartı en az 5bin TL’dir anonim şirkette ise bu rakam şuanda 50bin tl ben size kısaca limited şirketle anonim şirket arasındaki farkı anlatayım limited şirkette hisse devirleri ve bütün yapılan ortak değişiklikleri hepsi tescile tabidir yani ticaret sicilinde tescil edilmek ve Türkiye ticaret sicilinde yayınlanmak zorundadır anonim şirkette ise 2 ortak bir araya gelip hemen bir masada hisse devri yapabilirler ve bu tescile tabi değildir yayınlanması da zorunlu değildir kimsenin bilmesi gerekmez adı üstünde anonim şirket ortakların kim olduğunu hiç kimse bilemeyebilir taki ne zamana kadar genel kurulun yapılacağı tarihe kadar çünkü genel kurulda ortaklara çağrı yapılır. Bu çağrı nasıl yapılır? Eğer ortakların adresleri biliniyorsa adreslerine yapılır çağrı eğer bilinmiyorsa mahallendeki en büyük gazeteye ilan verilmek suretiyle genel kurul yapılır ve hazirun cetvelinde ortağın ne kadar hisse sahibi olduğu belli olur eğer bir anonim şirketin ortak yapısınız bilmek istiyorsanız ticaret siciline gidip en son hazirun cetvelini almanız yeterli olacaktır. Ticaret sicil kayıtları herkese açıktır yani bir şirket kuruyorsanız o şirketin ticaret siciline yapılan bütün işlemlerini isteyen herkes görebilir.
Ben size şimdi ilk başta söylediğim gibi bir şirketin kuruluşundan ta ki faaliyete başlayacağı süreye kadar olan süreci anlatmaya çalışacağım. Burada tabi bir şirket kuruyorken ilk aşama şirketin ana hatlarının belirlenmesi. Nedir bu ana hatlar? Birincisi şirketin ünvanı olacak en başlıca konu budur. Hemen bunu kısaca açıklıyayım; ünvanda 1 Ocak 2009’dan sonra çok ciddi kısıtlamalar var. Önceden aklınıza gelen her türlü ünvanı kullanabiliyordunuz ama şimdi ünvanların hiçbir birbirine benzememesi lazım yani çekirdek kelimeden sonra gelen 2. Kelime ile başlayan bir firma kesinlikle olmayacak mesela atıyorum Aydoğdu müşavirlik diye bir firma varsa siz aydoğdu kelimesini kullanabilirsiniz ama müşavirlik diye başlayan 2 kelimede bir şirket kuramazsınız. Bu şuanda çok ciddi bir sorun yani unvan kullanmak bile mesela oldu artık yeni üretmeniz lazım çünkü bilinen çok sık kullanılan ünvanları çoğu şuanda tescil edilmiş durumda ve tescil edilmiş şirketlerin hepsinde rıza almadıktan sonra aynı ünvanı kesinlikle kullanamıyorsunuz. En başta birinci madde şirket ana sözleşmesinin hazırlanmak istediği kanal ana sözleşmedede 1. Madde ünvandır zaten. Önce ünvanı belirlemeniz lazım. Daha sonra şirket merkezinin belirlenmesi, şirketin muhakkak bir merkezi olacak kanuni ikametgahı olacak. 3. Aşama hisse oranlarının belirlenmesi yani hisse oranları sermaye yapısı çok geniş bir yapı ben çok kaba haliyle geçeceğim yani imtayazlı hisse senetleri verebiliyorsunuz hisse senetlerini gruplara ayırabiliyorsunuz. Bu hisse senetlerini gruplara ayırabilirken yönetime katılabilir şartı koyuyorsunuz, yönetim kuruluna katılamaz şartı koyabiliyorsunuz bu dediğim gibi çok geniş bir konu. Ana sözleşmenin hazırlamasındaki diğer bir mevzu şirketin ana faaliyet konularının belirlenmesi önceki şekilde şirketin ana faaliyet konularının hepsinin ünvanda yer alması isteniyordu örneğin siz gıda ve benzin istasyonu işi yapacaksınız x gıda ve petrol demeniz gerekiyordu. Şimdi ise sadece bir konu belirleyerekten bir unvanda örneğin x gıda limited şirketi koyabilirsiniz. Ama onun altında gıdanın yanında bilişimi de koyabilirsiniz ne bileyim bir bilgisayar alım satım işi de koyabilirsiniz. Şirketin ana sözleşmesindeki diğer bir ana husus ise şirketin ne şekilde yönetileceğini belirlenmesi yani ortaklardan hangisi şirketi yönetecek kim müdür olacak imza yetkilisi kim olacak bunun belirlenmesi çok önemli zira ortakların şirketin kurulduktan sonra herhangi bir söz hakkı sınırlanıyor şirketi tamamen imza yetkili müdür yönetiyor.
—Birden fazla kişi olabilir mi?
Birden fazla kişi olabilir mesela 5 ortaklı bir limited şirket kurduğunuzu düşünün 5 ortak münferit konularda müdür olabilir ve imza yetkisi olabilir. İsterseniz de 5 kişi bir araya gelip imza yetkisine sahip olabilirler yani 5 kişi bir araya gelmeden bir işlem yapamaz. Evet kuruluş işlemlerinin aşamaları temel olarak belirttik ana sözleşmenin hazırlanması tescil ve ilan işlemleri yani kısaca bunu da biraz açayım. Ana sözleşme açıklandıktan sonra bütün ortaklar ister anonim şirket olsun ister limited şirket olsun notere gidiliyor ve noter huzurunda ana sözleşme imzalanıyor. Ana sözleşmenin hazırlanmasından sonra tescil işlemleri yapılıyor. Ortakların buradaki katılımları ana sözleşmenin hazırlanması ve noter huzurunda imzalanmasından sonra bitiyor. Bundan sonraki süreç tamamen mali müşavir veya şirketi kuran avukatın yapacağı işlemler. Ana sözleşme imzalandıktan sonra tescil ve ilan işlemleri var. Ana sözleşme noterde hazırlanıyor ve Türkiye ticaret sicil gazetesinde ilan edilince artık şirketin hükmi sahıs olma özelliği başlıyor. Tescil ve ilan işlemleri sonrasında vergi dairesi işlemleri var yani tescil ilan edilen belgeler vergi dairesine müracaat ediliyor ve daha sonra vergi dairesinden gelen bir memurun gelip şirket merkezini kontrol etmesi ile vergi dairesi işlemleri de burada bitiyor.
—Vergi dairesinden gelen memur neyi kontrol ediyor?
Yani yeri tespit eden memur öncelikle sizin beyan ettiğiniz yerle adres uyuşuyor mu en başta yapacağı iş budur. Daha sonra sizin ana sözleşmede belirttiğiniz işlerden burada hangisini yapacağınızı soruyor. Siz şimdi ana sözleşmeye oldukça geniş tutabilirsiniz yani gıda diyebilirsiniz petrol diyebilirsiniz gayrimenkul yatırım diyebilirsiniz, bilişim yani aklınıza ne geliyorsa bunlardan o merkezde hangisini yapacağınızı size soracak ve bu merkezde çok temel 5 şeyi soracak size ortaklık yapısı nedir kiranız ne kadar ne kadar kira ödüyorsunuz mülk sahibi kimdir mülk sahibinin tc numarası mali müşaviriniz kim mali müşavirinizin vergi numarası ne kadarlık bir sözleşme yaptınız mali müşavirinizin ücreti ne kadardır o anda orada neler var örneğin iki tane masa var 4 sandalye var çok basit bir şekilde bunarlı bir tutanağa geçirir şirket müdürüne imzalatır ve oradan ayrılır daha sonra şirketin vergi numarası artık verilir vergi numarasına mütabıkende şirketin vergi levhası çıkar. Vergi dairesi işlemlerinden sonra faaliyete hazırlık işlemleri dediğimiz işlemlere geliyoruz yani artık şirket kuruldu tamamen limited veya anonim fark etmez şirketin yoklaması da tutuldu vergi levhası da çıktıktan sonra faaliyete hazırlık işlemleri yani bunlar nedir artık fatura bastıracaksınız faturayı nasıl bastıracaksınız istediğiniz dizayn yaptırabilirsiniz yani üzerine koyduğunuz amblem adınıza tescil edilmişse ki niye tescil edilmesin diye düşünüyorum yani problem çıkarabilir üzerindeki amblemi siz tescil ettirmediyseniz çünkü başkasına ait olma ihtimali var faturanızı istediğiniz anlaşmalı bir matbaada bastırabiliyorsunuz önceki gibi artık fatura basım izni gibi bir belge vardı önceden vergi dairesinde kaç cilt bastırabileceğiniz hususunda izin alıyordunuz ondan sonra bastırabiliyordunuz. Önceden hani nasıl banka 1. Çek defterini bitirmeden 2. Çek defterini vermiyorsa ikili ilişkiler hariç tabi önceden de vergi dairesi elinizdeki fatura numaralarına bakaraktan yani ilk kuran firmalara sadece bir cilt fatura bastırım izni veriyordu bu şuanda kalktı istiyorsanız 1 milyon adet fatura bastırın yani mali külfiyetine katlanıyorsanız. Yine şuanda mecburi değil ama 1 temmuz 2012 tarihi itibariyle mecburi olacak yani internet sitesi kurma zorunluluğu var muhakkak kurduğunuz firmanın internet sitesi olacak. Buyrun.
—Siteyi nereye bildireceğiz yani firmanın sitesi budur diye?
Şimdi Türk Ticaret Kanunu 1 temmuz 2011’de yürürlüğe girdi ama kanun içerisinde yeni kanunlar çıkacak bu sorduğunuz sorunun cevabı da bu yeni beklediğimiz tebliğler ve genelgelerle açıklanacak yani şuanda buna açıkça bir yüküm yok buna internet sitesi de kuracaksın ama ne olması konusunda şuanda bizim hiçbir fikrimiz yok.
—İşletmenin ismi ile internet sitesinin ismi aynı olması gerekecek mi?
Aynı olması gerekmeyecek.
İnternet sitesini de geçtikten sonra şirketin en önemli belgesi çıkması gerekecek imza sirküleri. İmza sirküleri dediğimiz şey nedir? En başında dediğim gibi şirkti müdürler yönetir bu imza sirküleride o şirketin kim tarafından yöneticiliğini veya nasıl yöneteceğini belirten en önemli evraktır. Bu tamamen noterde çıkartılır tescil ve ilan edilmiş Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile notere gidilmek suretiyle imza sirküleri çıkarılır.İmza sirküleri özelliği nedir, üzerinde bu imza sirküleri kullanacak kişilerin bilgileri yazar ve ne şekilde kullanacak yani sınırlı mı kullanacak sınırsız mı kullanacak bunları belirler. Biraz daha açalım imza yetkilerini istediğiniz şekilde verebiliyorsunuz yani 5 ortaklı bir işletme diyelim herkeste imza yetkisi olacak ama farklı farklı konularda da imza yetkisi verebiliyorsunuz. Örneğin birinci ortak sadece bankadan para çekmekle yetki verebilirsiniz hatta ona da sınır koyabilirsiniz diyebilirsiniz ki sadece 100bin liraya kadar olan parayı çekebilir. İkinci ortak sadece sözlezmelere imza atma ile yetkili diyebilirsiniz yani bunlar aklınıza gelen her şekilde genişletilebiliyor bunda sınır yok. Pardon biriniz soru soracaktı sanırım.
—Faturayı normalde ticari ilişki içerisinde bulunduğunuz müşteri göndermekte zorunlusunuz değil mi?
Evet.
—Peki e-fatura kullanılabiliyor mu şuanda faaliyette mi?
Tabi ki elektronik fatura yapılabiliyor bununla ilgilide şuanda pilot firmalar var.
–Turkcell falan e-fatura kullanabiliyor yada HSBC ‘ de falan bankalarda bazı işlemleri o şekilde yapabiliyoruz. Bizde bir e-fatura gönderdiğimiz zaman oda geçerli oluyor değil mi?
Tabi ki ama tabi ki bunun için şuanda mali bakanlığından özel izin alınması gerekiyor yani siz şirket kurum hemen ben e-fatura geçiyorum diyemiyorsunuz.
–Nasıl bir prosedürü var o işin?
Bu tamamen maliye bakanından özel izin alıyorsunuz yani alt yapınız buna uygun mu ona bakılıyor daha sonra özel izin aldıktan sonra elektronik faturayla işlerinizi yürütebiliyorsunuz.
—Şimdi şirketinize bir yönetici alıyorsunuz şirket ortağı diye belirli sözleşmeler yapıyorsunuz ve altına da imzasını atıyor o imza geçerli mi? Ortak değil şirkete o nasıl değerlendiriliyor?
Tabi onu şöyle açıklıyayım imza yetkili kişinin veya şirketi yönetecek kişinin illa limited şirketlerde müdür diye biz bunu tanımlıyoruz anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi diye tanımlıyoruz yani anonim şirketlerde istediğiniz yönetim kurulu üyesine başkasına da yetki verebilirsiniz başkan yardımcısına da yetki verebilirsiniz herhangi bir üyeye de yetki verebilirsiniz. Dışarıdan da şirketi yönetmek için bir yetkili tayin edebilirsiniz aynı söylediğin gibi istediğin bir yetkiyi vererek örneğin yanınızda çalışan bir personel aldınız dediniz ki ona bir unvan verdiniz finansman müdür dediniz o finansman müdürüne istediğiniz yetkiyi tanımlayabiliyorsunuz. Limited şirketlerde bu ortaklar kurulu kararıyla oluyor yine tescili ilana tabi, anonim şirketlerde ise yönetim kurulu kararıyla bu yetkiyi verebiliyorsunuz. Şimdi şirketi kurduk vergi levhası çıktı faturayı da bastırdık imza sürküleride çıktı peki bundan sonra ne olacak? Şirket faaliyetine başladı artık ne satıyorsanız veya ne üretiyorsanız bunu siz müşterilerinize satmaya başladınız para kazanmaya başladınız. Şimdi muhasebenizi nasıl ele alacaksınız nasıl tutacaksınız? Bununla ilgili yaygın 2 yöntem var birincisi şirket bünyesinde bir personel istihdam ederek bunu yapabilirsiniz bu nasıl olur bir personel istihdam edersiniz bütün iş ve işlemlerinizi kendi ofisinizde yaparsınız ve mali müşaviriniz ki muhakkak olması gerekiyor 3568 sayılı meslek kanuna göre muhakkak bir meslek mensubu tarafından sizin iş ve işlemlerinizin raporlanması beyannamelerinizin mali müşavir tarafından onaylanması gerekiyor. Bunada kısaca deyinim, önceden iki tabir vardı biri serbest muhasebeci diyorduk birde serbest muhasebeci ve mali muşavir tabi birde yeminli mali müşavir onlar çok farklı serbest muhasebeci ibaresi kaldırıldı artık sadece mali müşavir var onuda açıklıyayım. İkinci yöntemse en basit yöntem yani siz bütün iş ve işlemlerinizi yaparısnız mal alırken veya bir gider yaparken faturanızı alırsınız satarkende faturanızı kesersiniz bunların toplanarak mali müşavire iletilmesi en basit ilemdir yani iş ve işlemler tamamen mali müşavirin kendi ofisinde yapılır. Şimdi belgelere kısaca deyinelim, temel belgeler; fatura, irsaliye, irsaliyeli fatura, makbuz, gider pustası ve perakende satış fişi. Bunalrı kısaca açıklamak gerekirse fatura ve irsaliye birlikte kullanılır yani irsaliye nedir en basit haliyle sattığınız bir malı müşteriye iletinceye kadar malın yanında bulundurması gereken bir belgedir irsaliye, üzerinde sadece alıcının kimlik bilgileri tarih ve malın cinsi ve adedi yazar fiyat yazması gerekmez. İrsaliyeyi düzenledikten sonra bunu 7 gün içerisinde faturaya dönüştürmek gerekir. Birde hem irsaliye hem fatura yerine geçen irsaliyeli fatura var, bu irsaliyeli faturayı düzenledikten sonra tekrar fatura edilmez adı üstünde irsaliyeli fatura. Heem malla birlikte seyahat eder hemde malla birlikte müşteriye teslim edildikten sonra artık bir hüküm ifade eder. Makbuz ise açık fatura dediğimiz yani parası daha sonra tahsil edilecek faturanın kapatılmasında kullanılır. Örneğin 10bin liralık fatura kestiniz ve bunun parasını daha sonra tahsil edeceksiniz bunun parasını tahsil ederken o belgenin artık car hesabı kapatılması için muhakkak makbuzun kesilmesi lazım. Fatura, fatura irsaliye, irsaliyeli fatura gider pusulası perakende satış fişi gibi belgeler anlaşmalı bir matbaada basılması gerekiyorken makbuzun bu maliye bakanlığının mührünü taşımayan herhangi bir belge olması yeterli illa basılı bir evrak olması gerekmez makbuz. Bir A4 kağıdı üzerine makbuzdur yazıp tarih atıp x kişiden şu kadar para alınmıştır demeniz bunun için yeterli ama diğer makbuz dışındaki bütün belgeler bir noterde veya anlaşmalı matbaada basılması gerekiyor. Evet faturayı kısaca tanımladık az önce satılan mal veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı miktarı göstermek üzere malı satan veya işi yapan tarafından düzenlenerek müşteriye verilen ticari bir belgedir. Faturada arkadaşlar çok önemli olan bir husus var şimdi bazı müşterilerimiz faturayı kesiyor ve müşteriye teslim ederken herhangi bir imza almıyor. Faturayı kestiğiniz anda eğer karşı tarafı bağlamak istiyorsanız örneğin siz bana bir tane mal sattınız tamam bana faturayıda düzenlediniz parasını daha sonra vereceğim irsaliyeyi ve faturayı müşterinize yetkili birisine imzalatmazsanız yarın öbürgün bir tahsilat problemi ile karşılaştığınızda eğerki bu müşterinizde art nşyetli olursa bu faturayı hiç kayıtlarına almamış olabilir. Yani siz faturayı kestiniz kayıtlarınıza intikal ettiniz yevmiye defterine işlediniz kapanış tahsisi dediğimiz şeyi de yaptınız ama baktınız ki mahkeme aşamasında bu müşteriniz ne irsaliyeyi kayıtlarına almış nede faturayı kayıtlarına almış hiç bir şey yok ortada ama sizde malı sattınız faturayı da kestiniz her şey tamam eğer ki imzasını almadıysanız yapacağınız hiç bir şey yok yani başka bir şekilde eğer o malı siz teslim ettiğinize ve o malın fiyatınında 10bin tl olduğunu ispatlayamazsanız yapacak hiç bir şey yok yani artık onun tahsilinden vazgeçmek zorundasınız. Bunun için önemli olan iki husus muhakkak en basit bir mal bile satsanız muhakkak satış sözleşmesi düzenlemeniz bu faturayı bağlar isterse malı teslim ettikten sonra faturayı hiç işlememiş olsun eğer malı teslim ettiğinizi ispatlıyorsanız ve elinizde satış sözleşmesi varsa isterse faturayı yırtıp atsın hiç önemli değil. Buyrun bir soru var sanırım.
—Örneğin biz il dışına fatura gönderiyoruz ama kargoyla imzasını almamız çok zor oluyor.
Anladım yani kargoyla mal tesliminde öyle bir sıkıntı var o kargo poşetinin içinde faturanın olduğunu ispatlayamazsınız. Bu birazda güvene dayalı bir ticaret oluyor eğer çok kurumsal bir firmaysanız faturanızı nature kalanında gönderirsiniz.
—Ticaret sitelerinin ne bileyim gittigidiyor yada sahibinden markofoni gibi
Onların tam detayını bilmiyorum ama zaten siz ödemenizi yaptıktan sonra faturanızı alıyorsunuz yani ödemenizi yapmadan herhangi bir işlem yapmıyor. Zaten orası tam işliyor faturanızı alsanızda almasanızda zaten faturanızı ödemiş oluyorsunuz.
—Biz bir üreticiye ürün yaptırıp ondan sonra onun parasını ödeyip faturasını aldığımızda bu faturayı ne zaman muhasebecimize iletmemiz gerekiyor en geç.
Şimdi onu şöyle açıklıyayım siz ikinci yönteme göre diyorsunuz yani iş ve işlemler ofisinizde değilde belgeleri mali müşavire iletince. Bu beyanneme verme süreleri ile alakalı bir durum. Beyanname süresi verme sonuna kadar yani mali müşavirin sizin hesaplarınızı kapatıp beyannamenizi tahakkuf etmediyse örneğin biz şuanda eylül ayındayız beyannemeler her ayın pardon takip eden ayın 24’üne akdar veriliyor yani dolayısıyla eylül ayının evraklarını mali müşavirinize ekim ayının 24’üne kadar ulaştırmanız lazım.
—Bu tarihi geçerse?
Bu tarihi geçerse çok ciddi problemler var şöyle yani bir faturayıistediğiniz zaman kayıtlarınıza intikal ettirebilirsiniz taki yıl atlamaması şartıyla. Bana şimdi ocak ayına ait bir faturayı getirin örneğin 10 bin tl çekmecenizde unutmuş olun ben onu kayıtlara alabilirim hiç problem yok kdv’sinide kullanabilirsiniz masrafada tutabilirsiniz herhangi bir malla ilgili bir şeyse maliyetede atabilirsiniz ama buna tabi bazı cezaları var örneğin kdv beyannemenizin düzeltilmesi gerekiyor B forumu diye çok ciddi bir form var bir önceki aya ait satışlarınızın eğer 5bin tl üzerindeki bütün hareketleri maliye bakanına bildiriyorsunuz, bu forumun düzeltilmesi lazım. Bu formda tek bir harf dahi düzeltme yaparsanız eğer şuanda her ay için cezası bin tl’dir bunun. Buyurun.
—Açık fatura hakkında herhangi bilgi yok mu?
Yani kanunumuzda açık fatura diye bir metin yok. Bu tamamen bizim kendi aramızda kullandığımız bir terim yani açık fatura ve kapalı fatura. Açık fatura ne diyoruz faturası kesilmiş fakat parası daha sonra tahsil edilecek fatura. Esasında arkadaşlar kaşeninde bir hükmü yok kaşeyi faturanın üst tarafına vurmakla alt tarafına vurmanın hükmü yok. Bu tamamen zaman içinde oluşmuş bir alışkanlık. Açık faturada kaşeyi faturanın üst tarafına vuruyoruz, kapalı fatura dediğimiz olaydada kaşeyi faturanın alt kısmına vuruyoruz. Esasında yanına altına üstüne vurmanın hiçbir hükmü yok. Alt tarafına vurmak alışkanlığı şuradan kaynaklanıyor; eğer faturanın parasını hemen tahsil ettiyseniz makbuz kesmiyecekseniz faturanın alt kısmında herhangi bir boş kısmında yani iş bu faturanın 10bin tl olan bedeli nakten tahsil edilmiştir diyorsunuz ve altınakaşeleyip imzalıyorsunuz. Zaman içinde öyle bir şey olmuşki bu ibareyi yazmadan insanlar faturanın altına kaşeyi imzayı basıyor ve oluyor size kapalı fatura esasında böyle bir şey yok yani yani makbuzu anlatırken dedimya size maliye bakanlığına herhangi bir mührü olmayan bir belgedir bir peçete bile makbuz olabilir buradada gördüğünüz gibi fatura aynı zamanda makbuz yerinede geçiyor. Bu yani alt tarafa imza atmak olayı buradan kaynaklanıyor. Yani fatura imzalanması üzerine kaşe basılması suretiyle hüküm ifade eder yan istediğiniz yere kaşe imza basabilirsiniz eğer faturanın üzerinde bu faturanın bedeli nakten alındı yazmıyorsa istiyorsanız en alt köşeye vurun istiyorsanız yukarıya vurun o faturanın bedeli tahsil edilmemiştir. Üzerinde muhakkak yazması gerekiyor kapalı fatura diye bir şey yok kısacası.
Evet fatura düzenlenirken bazı hususlar var bunlarda en başta anlattım faturalar muhakkak notere tasdik edilecek. Siz kendi bilgisayarınızda bir fatura dizaynı yapabilirsiniz eğer temel şartları taşıyorsa bunu bilgisayarınızdan çıktı alıp gidip notere tasdik edebilirsiniz illa matbaada fatura bastırmanız gerekmiyor. Faturalar muhakkak sıra numarası dahilince kullanılır yani örneğin 5 cilt bir fatura bastırdınız eğer ki şubeniz yoksa ve araçta satış yapmıyorsanız faturalar muhakkak seri numaraları birbirini takip ederek kullanılır yani birinci ciltten bir tane kullanıp üçüncü cilde geçemezsiniz. Burada da şunun önüne geçilmiş oluyor örneğin siz temmuz ayına bir fatura kestiniz devamında ağustos ayına da bir fatura kestiniz sıra numarası birbiriniz takip ediyor bir fatura kesmeyi unuttunuz diyelim temmuz ayında bir irsaliyeyi faturalandırmayı unuttunuz başka bir ciltten temmuz ayına fatura kesemezsiniz aynı sıra numarasını takip etmelisiniz. Tespit edildiği anda da özel usulsuzluk cezası şuanda 170 lira para cezası var. Faturalarda mürekkepli kalem kullanılır demiş ama şuanda öyle bir şart yok istediğiniz kalemde kurşun kalem olmaması şartıyla düzenlenebilir. Faturalar Türkçe olarak düzenlenecektir fakat vergi usul kanunu yapan değişikliklerle Türkçe yanında İngilizcede düzenliye biliyorsunuz. Ama Türkçe özelikle kdv metninin Türkçe olması zorunlu. Faturaları istediğiniz para biriminde kesebilirsiniz sadece özel olan şey kdv oranının ve tutarının faturada Türkçe belirtilmelisi yani siz bütün alışverişinizi dolar veya euro olarak yapabilirsiniz hiç türk lirası kullanmayabilirsiniz ama bütün muhasebe kayıtları türk lirasına çevrilme zorundadır. Faturada bir asıl ve bir suret olarak düzenlenebilir. Benim size tavsiyem bir asıl 3 suret bastırmanızdır. Çünkü bir tanesini müşteriye vereceksiniz bir tanesi sizde kalacak bir tanesi de yine sizde kalsın 3. nüshayı da mali müşavirinize sunun veya gönderin. Faturalarda iş sahibinin veya imza yetkili birinin imzası muhakkak bulunmalıdır imzasız bir fatura kesinlikle geçerli değildir. Kaşesiz bir fatura geçerlidir ama imzasız bir fatura kesinlikle geçerli değildir. Kaşesiz niye ünvanın altına da imza atarak o faturayı kullanabilirsiniz. Fatura malın teslim veya hizmetin yapıldığı tarihten 10 gün içerisinde denilmiş burada 7 gün içerisinde muhakkak faturalamış olmalısınız yani bir malı sattınız 1 eylülde 7 eylüle kadar faturalandırabiliyorsunuz herhangi bir problem yok. Ha bu süre sonunda da faturalandırabilirsiniz ne olur tespiti halinde özel usulsüz cezası olur. Bunun tespiti de ne olur çok ayrıntılı bir vergi incelemesine girmeniz lazım yani irsaliyelerle faturaların karşılaştırılabileceği bir denetime girmeniz lazım şuanda kimse işini gücünü bırakıp faturalarla ve irsaliyelerle bunu karşılaştırabilecek durumda değil yani böyle bir denetim esasında yok ama tespiti halinde özel usulsüzlük cezası kesilmektedir. Müşterinin ad soyad ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası ile tamamen satıcı sorumlu. Faturayı alan kimse faturayı aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura içeriğine itiraz edebilir. Eğer bu süre içerisinde size yazılı olarak bir itiraz söz konusu değil ise bu fatura artık geçerlilik kazanmış olacaktır yani 8 günden sonra herhangi bir itirazda bulunamaz. Tabi karşılıklı iyi niyet hariç. Fatura yerine geçen belgeler, serbest meslek makbuzu yine fatura yerine geçer, perakende satış fişi yine fatura yerine geçer ha şirketlerde gider olarak perakende satış fişinin çok kabul edilebilir bir şey değil yani onu da şöyle açıklıyayım örneğin bir ne bileyim en basitinden şirketinize bir gider yaptınız mümkün mertebe bunu faturalandırmaya çalışın yani fiş almamaya çalışın çünkü fiş içeriğini olası bir denetimde izahı biraz güç örneğin bir takım elbise aldınız onu faturalandırdınız bunun izahı kolay tamamen şirketin adına alındığı zaten fatura üzerinde yazıyor ama bir perakende satış fişiyle bunu yapmak yaparsınız ama karşınızdaki denetmene bunu izah etmek çok güç yani bunu kendiniz için almadığınızı karşınızdakine ispatlayamazsınız yani muhasebede denetime girmişken şunu söyleyeyim yani esasen kimse sizin ne faturası kullandığınıza, hizmet işletmeniz giderinizin %40’tan fazla olmaması durumunda şuanda kimse bakmıyor ama işletmenizi her an denetime girecek şekilde yapmanızı ben tavsiye ederim. Çünkü şu an ki hükümetin denetim politikası tamamen sektörel incelemelere yönelik yani bir sene örneğin 2009 yılında sadece doktorlar incelenebiliyorken 2010 yılında sadece gümrükçüler incelenebiliyor örneğin 2011 yılında şuanda aldığımız istihbarata göre tamamen imalat sektörü incelenecek. Evet perakende satış fişi ile yazar kasa fişi hemen hemen aynı ikisinde de kimin kullanıldığı yazmıyor yani hemen hemen aynı. Gider pusulası yolcu biletleri ve adisyon fişi bunlarda yine fatura yerine geçen belgeler. Gider pusulasına kısaca deyinelim nasıl kullanılır. Fatura alamadığınız durumlarda örneğin bir bilgisayar alıyorsunuz bilgisayar aldığınız firma kurumsal bir firma olmak zorunda yani bir şirket olmak zorunda bundan fatura alıp gider kalemi olarak bunu değerlendirebiliyorsunuz ama ofisi temizlettiniz birisini çağırdınız ve ona bir bedel ödediniz yani 100 liralık bir bedel ödediniz tabi karşınızdaki insan bir hizmet erbabı değil bir esnafta değil kurumsal bir firmada olmayabilir yani yoldan geçen birisine ofisinizi temizletmiş olabilirsiniz ve vergi mükellefi de değil şimdi bir gün çalıştırdınız onu diye kalkıpta sizin sigorta yapacak durumunuzda yok b u gibi durumlarda gider pusulası kullanıyoruz ha bunu sizin sektörünüze açacak olursak sizin sektörünüzle ilgili örneğin bir program yazdırıyorsunuz öğrencilerinizden birisi bu işi iyi yapıyor öğrencinize bir program yazdırıyorsunuz ve sırf o programı yazdırdınız ve siz ona para ödeyeceksiniz diye öğrencinin de tutup bir işletme açmasını bekleyemezsiniz dolayısıyla bu gibi durumlarda bir gider pusulası kullanıyoruz yani bu yerinde vergilendirme oluyor. Örneğin işi yaptırdığı insana 1000 tl ödeyecekseniz ve bu hizmet işiyse ondan %10 kesinti yapıyorsunuz yani bin tl üzerinden %10 kesinti yapıp siz onun adına vergi kesip vergi dairesine ödüyorsunuz yani 100 tl sini bu hizmet yaptırdığınız insandan kesiyorsunuz onun adına vergi dairesine veriyorsunuz ve o kişiye 900 tl ödüyorsunuz. Dolayısıyla burada ne olmuş oluyor o hizmet işini yapan insanda vergisini vermiş oluyor. Nedir oran %10 ha yine vergi mükellefi olmayan birisinden bir malda satın alabilirsiniz yine aynı şey örneği verelim birisinden bilgisayar satın alacaksınız ve bu insanda vergi mükellefi değil aynı şekilde bilgisayarını satacak diye vergi mükellefi olmak zorunda değil burada da yine %5 keserek gider pusulasıyla bu bilgisayarı alabiliyorsunuz. %5 keserek gider pusulasıyla satıcının vergisini siz onunla ödüyorsunuz. Buyurun.
—Buradaki arkadaşlardan herhangi bir tanesi bir ticaret yapmaya kalktı ve şirket kuramıyor benimde şirketim var. Parayı arkadaşların adına ben alacağım vergilerini ben ödeyeceğim bu arkadaşlar böyle bir ticaret yapabilirler mi?
Yapabilirler yani bu anlattığım şey gider pusulası olayı tamamen şöyle yani herhangi bir devamlılığı olmayan bir iş. Örneğin siz tamam vergi mükellefi değilsiniz ama her ay tutupta aynı firmaya program yazıp veya bir bilgisayar satamazsınız bu devamlılığı olmayan hususla ilgili.
—Limiti var mı?
Limiti gelir vergisinin en alt limitine kadar şuanda 8 bin tl yıllık 8bin tl ye kadar siz x kişiden gider pusulasıyla hizmet satın alabilirsiniz.
— 8 bin tl o işletme için geçerli mi yoksa o kişi için mi geçerli?
Tek seferde kişi için.
—Komisyonla satış elemanı çalıştırmaya dönecek misiniz. Gider makbuzlarından yarı zamanlı çalıştırma vs. geçecek misiniz?
Geçmeyeceğim öyle bir konu yok ama sorunuzu hemen cevaplayabilirim.
—Komisyon usulü çalışan yani arkadaşlar bana satış yapacaklar ve ben onlara yaptıkları satış üzerinden komisyon ödeyeceğim ve bu 8 bin tlyi geçecek olduğunu varsayarsam ne yapacağım?
Şimdi bu devamlı bir iş oluyor yani bunu gider pusulasıyla çözümü yok gider pusulasıyla yani devamlı yapılmayacak yani sirkülasyonu olmayacak bir iş yapabilirsiniz. Ama siz diyorsunuz ki ben bir pazarlamacı alacağım ben sattığı ürün kadar ona para vereceğim bu tamamen ona ödediğiniz ücretin vergilendirmesiyle alakalı. Bu sosyal güvenlik hukukuna giriyor ve iş kanununa giriyor. Taban ücret var biliyorsunuz asgari ücret 896 lira sanırım bunun üzerindeki ödemelerinizi örneğin o ay 2bin tl komisyon esasında komisyon değilde ücret karşılığı.
—Çok pardon şöyle demek istiyorum bu arkadaş zaten çalışıyor full time bir yerde çalışıyor ve boş zamanlarında da benim için satış yapacak.
Aynı şekilde eğer devamlı olacaksa sizde onu sigortalı yapmak zorundasınız ha bu nasıl olacak aynı zamanda 30 gün x firmasında sigortalı görünüyor oranlanacak bu yani çalışma saatine göre oranlanacak atıyorum 25 gün x firmada görünecek 5 gün sizde görünecek. Bunun dışında bir çalışma şekli yok eğer serbest olarak çalışıyorsa bir iş yerinde çalışırken de bir işletme sahibi olabilir size fatura kesecek o zaman.
—Mesela 1 aylık stajyer alacağız yanımıza bu noktada bir ay olduğu için gider pusulasıyla halledebilir miyiz?
İş yerinizde devamlı çalışıyorsa gider pusulanızla bunu kapatamazsınız.
—Devamlı değil bir ay bizimle olacak.
Hiç fark etmez isterse 1 hafta geçici eleman bile çalıştırsanız yine iş kanununa tabi yani personeliniz olarak onu maaşlı göstereceksiniz. Bodrolu göstereceksiniz. Buyrun
—Ben 5 hafta staj yaptım bu okul tarafından sigorta yapılıyor bana bir şey ödenmiyor.
Lise ve üniversite stajyerlerinin sigortaları okullar tarafından yapılıyor yine ama çalıştığınız firmada kadrolu eleman oluyorsunuz yani sizin maaşınızdan sosyal güvenlik masrafı kesilmeyecek ama yine damga kesintisi vergisi yapılacak.
—Peki bir şey sormak istiyorum. Bizim esnafımız küçük esnaf her seferinde fatura kesmiyor yada fiş kesmiyor bunları nasıl yapıyorlar? Hani ben çok şaşırıyorum, ben berbere gidiyorum mesela 20 lira orada fatura kesilmeden şey yapılıyor. Gün sonunda mı alıyor bu arkadaş nasıl oluyor?
Yok onu daha sonra ben size anlatırım. Şu anda anlatmayayım istiyorsanız.
Evet irsaliyeyi de anlattık. Evet fatura düzenlemede ilk pardon sorular varmış
.
—Ben bir şey daha soracağımda. Biz belirli aralıklarla bazı birkaç kişiye veya belirli bir kişiye bir gider pusulası düzenliyoruzda bu rakam bazen 2 binlerin üstüne falan çıkıyor
Hiç önemli değil yıllık toplamı 8bin lirayı aşmıyorsa tek aşamada 7.999 lira dahi kesebilirsiniz.
İşte yılda bazen 8bin lirayı geçiyor. Peki 8bin lirayı geçtiği zaman?
8bin lirayı geçtiği zaman artık bu bir kazanç sağlama aşamasına geliyor yani devamlı bir kazancınız varsa da bunu bir şekilde vergisini ödemek durumundasınız yani bu %5’lik ve %10’luk vergi oranları kabul edersiniz ki çok komik bir oranlar bir mal satacaksınız ama sadece %10 %5 vergi vereceksiniz yani böyle bir şey yok veya bir hizmet işi yapacaksınız ama %10 vergi vereceksiniz yani örneğin bir programcısınız yazılım yapacaksınız bir sürü firmaya iş yapacaksınız ama sadece %10 vergi vereceksiniz yani kurumlar vergisinin %20 olduğu ortamda gelir vergisi oranının tavanının %35 olduğu bir ortamda kar dağıtım vergisinin %15 olduğu bir ortamda %10 vergi kabul edersiniz ki çok komik bir rakam kalıyor. Bunun önüne geçilmesi gayet doğal.
—Ama gider pusulasını düzenleyen biziz yani firma olarak biziz.
Düzenleyen sizsiniz bu şeye benziyor yani ben bir iş yaparım mali müşavirim dışarıdan hiçbir kayıt altına girmedende müşterilerimden para tahsil edebilirim yani buda ona benziyor.
— Anladım, biz burada herhangi bir ceza altına kalabilir miyiz?
Burada sizin vergisel sorumluluğunuz aynı kişiden 8bin tl nin üstünde bir gider pusulası kesmeyeceksiniz yıllık toplamda buna dikkat edeceksiniz. Onun dışında ize hizmet veren kişi size 7bin liralık iş yapmış gider pusulası imzalamış gitmiş başkasına 5bin lira yapmış 8bin lirayı aşmış bu sizi ilgilendirmiyor zaten.
—Bir soru soracağım bende. İnternette yer alan sektör değil ama laf açıldığı için soruyorum. Bu üniversite de büyük ajanslar öğrencileri kullanarak günlük 3-4 saatlik işlerde bulunuyorlar. Öğrenci arkadaşlarımın da genel merak ettiği konu bu tip işlerde sigortadır günlük herhangi bir ücret ödemesi gerekiyor mu yani sadece yaptığı iş karşılığı 70-80 lira neyse onu tahsil alıyor ama onun haricinde şirketin bizim adımıza yapması gereken detaylı işleri de var mı?
Bu işler iki şekilde oluyor yani birincisi en kaba haliyle çağırıyorsunuz 4-5 tane öğrenci ne bileyim git şu anketi doldurt veya sözleşme şeklinde de olabilir eğer sözleşme şeklinde olabilirse sözleşmede ayrıntıları yazar zaten yani çağırma usulüyle yapıyorsunuz yine gider pusulasıyla muhtemelen vergilendiriliyorsunuz demektir yani sözleşmeye bakmak lazım anlatabildim mi.
—Ben bir şey sorabilir miyim? Şirketsek gider pusulası düzenleyebiliyoruz bu okey ama mesela sahibinden.com ‘a üyeyim ben ve oradan sürekli bir mal satıyorum ve bundan iyi bir gelirde elde ediyorum 8binin üzerinde diyelim ama bunun hiçbir takibi yok çünkü ben bireyim ve halktan biriyim ve halktan biri bunu alıyor biz birbirimiz arasında faturalaşmıyoruz. Bu nasıl yasal bir şey mi?
Yani devamlı yapıyorsanız bu ticareti bir kazanç söz konusu ise tabi ki şuanda yasa dışı bir durum var yani.
—Ama sonuçta bu site aracılığı.
Sonuçta ticaret yapıyorsunuz o işi artık ticarete sokmuşsunuz.
Sizin çalıştığınız kurumun incelenmesi aşamasında bu ortaya çıkabilir ve sizde gelir vergisine tabi olabilirsiniz sizin adınıza matrak tabiri yapılabilir kdvsi alınabilir.
—Ama şirketimle alakalı bir şey değil mesela takı yapıyorum takı satıyorum bir birey olarak.
Tamam bende zaten sizin şirketinizle alakalı demiyorum sizin şahsi olarak vergiye tabi tutulabilirsiniz.
—Anladım. Peki bunu gittigityor vs. bilmem ne modelinde ikiye ayırırsak bir tanesi bu işten komisyon alıyor bir tanesi almıyor şirketleri bağlayan bir durum var mı yani sahibinden.com a yada gittigidiyoru bağlayan.
Onların muhasebesini bilmiyorum zaten ama bu tarz kurumsal firmalar bu konularda açık vermezler yani eğer sizin üzerinizden bir komisyon elde ediyorlarsa sizin adınıza fatura zaten düzenlenmiştir muhakkak. İşte burada da şu önemli yani dedim ya eğer bu söz konusu firma incelenebilirse size vergi alınabilir diye. Örneğin ben şimdi bunu duyduktan sonra denetmen olsam gittigidiyorun fatura kestiği firmaların bir listesini isterim siz ne kadar komisyon faturası kesilmiş ben bunun üzerinden kazanç sağlayabildiğinizi 5 dk. Hesaplarım yani eğer buda dediğim gibi esnaf muhaflığı limitini asıyorsa siz kdv tabi olacaksınız gelir vergisi ödiyeceksiniz ve burada önemli olan şu yani siz örneğin bundan kaçındınız diyelim kendiniz beyan etmediniz bu işi devamlı yapıyorsunuz ama vergi mükellefiyetiniz olmadı örneğin 10bin tl gelir elde ettiniz bir esnaf olsaydınız işletme olsaydınız veya şirket olsaydınız giderlerinizide gösterecektiniz 10bin lira kar ettiniz ama ne bileyim 8 bin lirada gideriniz vardı 2bin lira üzerinden vergi ödiyeceksiniz. Eğer bundan kaçınırsanız size maktar tahlili yapılırsa sizin artık giderlerinizi gösteme gibi bir şansınız olmayacak .10bin tl komisyon elde ettiyseniz sizin kazancınız 10bin tl olacak ve 10bin tl üzerinden vergilendirileceksiniz yani burada çok ciddi bir kayıp var böyle bir risk avr yani.
—Şirketlerin yurt dışından aldığı hizmetlerle ilgili faturalandırma nasıl oluyor onunla ilgili bahsederseniz sevinirim.
Birincisi eğer bir mal ithal ediyorsanız yani gümrükten geçen bir kıymete sahipse zaten gümrükte vergilendiriliyorsunuz.
—Hizmet olarak düşünün internet üzerinden aldığımız bir hizmet.
Anlıyorum. Yani şuanda bununla ilgili maliye bakanlığının bir açıklaması yok fakat burada biz meslektaşlar arasındabirşey yaşıyoruz. Yurtdışından hizmet alımı tabiki mesela siz atıyorum 500 dolarlık bir hizmet aldınız o sizin gideriniz bunu kanunen kabul edilen bir gider olarak defterinize kayıt edebilirsiniz. Nasıl ispatlıyacaksınız bir sözleşmeniz olmak zorunda birincisi ikincisi malın bedelini ödediğinizi muhakkak ispatlayın banka kartıyla ödediğinizi yani amerikadan bin dolarlık bir hizmet faturası gelipte ona kasadan nakip olarak çıkmayın yani bu kesinlikle çok saçmna bir şey olur yani. Muhakkak banka kanadıyla ödediğinizi temsil edin.İkincisi anlaşmazlık şuradan kaynaklanıyor kdv ne olacak yani siz şimdi yurt dışından hizmet alımı yaptınız ama yani burada çok ciddi bir problem var ve buna da bir açıklık getirilmesini bekliyoruz kimi meslektaşımız hizmet ithali olduğunu ve kdvye tabi olması gerektiğini söylüyor kimi meslektaşımızda kdv tabi olmayacağını ham ücretiyle gidere atılabileceğini söylüyor ama bizim şuanda uygulamamız bin dolarlık bir hizmet yapıyorsanız onu sorumlu sıfatıyla kdv sinin ödenmesi yönünde. Bunu da şöyle anlatayım sorumlu sıfatıyla kdv ödemesi demek karşı tarafın kdv ödemesi durumunda sizin bu kdv sorumluluğu üstlenmeniz demek esasında sizin cebinizden çıkan bir para olmuyor yurt dışından bir hizmet ithali yaptınız bin dolarlık bir ücret ödediniz 180 dolar bunun kdvsi var bir taraftan o 180 dolarlık kdvyi devlete ödüyorsunuz ama o ödediğiniz kdvyide indirim yapabiliyorsunuz yani bir cebinizden alıp öbürüne koyuyorsunuz açıkçası.
—Yurtdışına servis satarken kdv türk vatandaşlarına uyguladığımız gibimi oluyor yoksa farklı mı oluyor?
Eğer burada hizmetin veya malın kime satıldığı hiç önemli değil yani siz Amerika’da ki insana da
satabilirsiniz bana da satabilirsiniz. Burada hizmetin nerede yapıldığı önemli eğer Türkiye’de bir hizmet yapılıyorsa bu kdv tabi.
—Şöyle bir internet servisi bu internet servisini kullanan kişi Los Angeles’ta da kullanabilir.
Ama şimdi bu internet sitesi ne hizmet veriyor.
Bir yazılım servisi yani nasıl anlatabilirim. Bir analiz yapıyor mesela yazılım bu işin yapıldığı yer Türkiye.
Eğer hizmetten Türkiye de faydalanılıyorsa hizmetten kdv tabi eğer yurtdışında faydalanıyorsa kdvye tabi değil yani bu ne demek sizin.
—Kullanan kişi yurtdışında.
Demek ki hizmetten yurtdışında faydalanıyor ona keseceğiniz faturada hizmet ihracına giriyor ve kdvye tabi değil.
—İlk başta söylemiştik firma açılım konularıyla ilgili sadece ithalat ihracat altında mı bir konu açılması lazım yani bunun yapılması için yoksa her konu altında bahsetmiştiniz bilişim vs. gibi Bilişim ithalat ihracatı tekstil ithalat ihracatı olarak yani ithalat ihracat tek bir şey olabiliyor mu?
Tek bir mevzuda olabilir yani şöyle ünvanda bir mevzu belirleyip bir konu belirleyip x limited şirketi deyip onun altındaistediğiniz ürünün ithalataını ihracatınıda yapabiliyorsunuz bunda bir sınırlama yok. Esasında eskisi gibi değil şirket kurmak ve anasözleşme hazırlamak çok basit yani şunuda diyebilirsiniz x tekstil dış ticaret limited şirketi derseniz altına 1 madde tekstil reyonunu koyarsınız ve altınada şu maddeyi koyarsınız “Şirket kanunen yasak olmayan her türlü maddenin ithalatını ve ihracatını dahili ve harici ticaretini yapabilir.” Derseniz istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.
—Yani 5 ana madde yazılması gerekiyor deniyor benim bildiğim.
Yok o sınırlama kalktı şuanda yani bu dediğimi yaparsanız herhangi bir gümrüktede problem yaşamazsınız herhangi bir sıkıntıda olmaz yani biz önceden bir anasözleşme hazırlardık 5-6 sayfa sürerdi şimdi bir limited şirket ana sözleşmesini sadece bir A4 kağıda sığdırabiliyorsunuz yani.
—Üretim olduğu zaman nasıl oluyor.
Çok güzel bir konuya deyindiniz üretim olduğu zaman eğer anasözleşmenizde bir maddenin imalatı diye kapsıyorsa imal etmek istediğiniz sektör ünvanda yer alacak yani x tekstil limited şirketi deyiptealtına bilgisayar imalatı derseniz imalat kelimesini kullandığınız sektör ünvanda yer alacak. Bunlar çok teknik detaylar yani.
—Merhaba benim 2 sorum olacak. Birincisi internetten hizmet satan bir limited şirketi kurum masrafları nedir ne kadardır. İkinci ise parayla üyelik alan ve internette hizmet satan şirketin vergi oranı nedir?
İstiyorsanız konuyu bitireyim ikinci soruya daha sonra cevap vereyim. Kuruluş masraflarına gelince de bu tamamen şirketin sermaye yapısı ortaklık yapısı şirketin nevi imza yetkililerin sayısına göre değişebiliyor. Ben size en basit haliyle şöyle söyleyeyim bir limited şirketi kurmanın maliyeti şuanda en basit haliyle yani en basit hali ne demek asgari sermaye 5bin tl iki ortak bir imza yetkili yaklaşık 3bin tl anonim şirkette bu rakam %50 fark ediyor.
İkinci sorunuza şöyle cevaplayabiliriz. Temel vergi türleri nelerdir? Birincisi gelir vergisi yani gelir vergisi şahıs işletmelerini kapsıyor %15’ten başlıyor ve %35’e kadar çıkabiliyor. Artan oranda bir vergi direk %35’ten vergilendirmeye başlamıyorsunuz gelir vergisinde dilimler halinde yani 8bin 15bin 25bin tam olarak katlarını bilmiyorum ama 15-20-25-30 -35 şeklinde gidiyor. Biz daha çok şirketler üzerine yoğunlaştığımız için gelir vergisine fazla anlatmayacağım. Şirketlerde vergi türleri temel vergi türü 4 tanedir, limited veya anonim hiç fark etmiyor. Ana vergimiz kurumlar vergisi. Kurumlar vergisi temel olarak nasıl hesaplanıyor, kar üzerinden tahsil edilen bir vergidir, oranı şuanda %20’dir. Yani 100bin tl cironuz var maliyetleri ve giderleri düştürdünüz geriye 20bin tl kaldı, 20bin tl üzerinden %20 kurumlar vergisi ödüyorsunuz. İkinci temel vergisi katma değer vergisi bunu da şu şekilde açıklayabiliriz. Tahsil ettiğiniz kdv’den ödediğiniz kdv’yi düşüyorsunuz aradaki farkı devlete ödüyorsunuz. Bu ne demek? Sattığınız faturaların kdv’si 2bin lira aldığınız mal ve hizmetin gider faturaları dahil bin liraysa aradaki fark bin tl kdv ödemesi olarak yapıyorsunuz. Burada tam tersi de olabilir alanlarınızın kdvsi örneğin 2bin lira tahsil ettiğiniz yani satış faturanızın kdvsi bin lira ise bu sefer bin tl bir sonraki aya devreden kdv olarak yansıyor yine devreden kdv’yi istediğiniz zaman kullanabiliyorsunuz. Bir değer ana vergi konumuz stopajlar bu stopajlar daha çok üstüne durduğumuz biraz önceki gider pusulasının stopajı var. Hani dedik hizmeti yapan veya malı satan adına bir stopaj kesintisi yapıyorsunuz gider pusulasıyla onu devlete ödüyorsunuz dedik hizmeti yapan adına bu stopaj muhtasar beyanname ile bildiriliyor temel olarak stopajların içinde 3 tane var birincisi gider pusulasıyla kesilen stopajlar ikincisi çok sık kullanılan kira üzerine yapılan stopajlar sonuncusu ise ücret üzerinden yapılan stopajlar. Kira üzerine yapılan stopajı açacak olursak eğer kiraladığınız mülk bir şirkete ait değilse bir şahısa aitse ve herhangi bir şekilde vergilendirilmiyorsa yine kiraya veren adına stopaja tabi tutmak zorundasınız ve aynı gider pusulasında olduğu gibide sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödüyorsunuz.
—Yüzde kaç veriyoruz?
Stopaj oranları değişiktir ama temel olan %20,2dir yani kira üzerinden %20 stopaj yapılır. Örneğin gider pusulası üzerinden hizmet satın alıyorsanız onun stopaj oranı %10’dur.
—Ayrı yani
Tabi ki ayrıdır ücretleri farklıdır. Ücretlerin stopaj oranı yine ücretlerde de gelir vergisi kesintisi yine aynı şekilde artan orandadır %15’ten 35’e kadar çıkar. Örneğin bir meslek makbuzunda stopaj oranı aynı şekilde %20’dir. Birde kar dağıtım stopajı var. Şimdi bir şirket kurarken vergi oranı %20 deyip geçemeyiz. O kurumlar vergisi oranı %20 yani siz bir kazanç elde ederken %20 vergi verip o parayı şirketten çekip kullanamazsınız. Eğer ki şirketteki vergilendirilmiş %20 kurumlar vergisi dışındaki parayı eğer çekmek istiyorsanız ve bunu ortaklar şahsi olarak kullanmak istiyorlarsa ek olarak yine %15 stopaja tabi tutulması gerekiyor. Bu niçin %15 stopaj yani şu anki hükümetin bu konudaki tutumu şirketlerin büyümesi yönünde yani Türkçe açıklaması şirket kar etsin ama ortaklar şirketten parayı çekmesin şirket büyüsün. Amaç bu, siz hizmeti yaptıysanız ama bu kazandığınız parayı şahsen harcamak istiyorsanız çektiğiniz her tutar üzerinden %15 ek stopaj ödemek zorundasınız yani bu ne demek oluyor hizmet işletmesi %20 kurumlar vergisinin yanında eğer parayı tamamen şirkette tutmak istemiyorsan %15’te ek stopaj ödemek zorundasınız. Bunun ortalaması da yaklaşık %33,5 ‘a denk geliyor. Bununla bitmiyor maalesef kar dağıtımı yaparsanız eğer kar dağıtımı stopajı ödendikten sonra birde ortakların bu şahsi karları üzerinden de vergilendirilmesi gerekiyor. Maalesef tamamen 3 defa vergilendiriyoruz. Kurumlar vergisi ödüyoruz eğer ortaklara kar dağıtım yapıyorsak net kar eksi kurumlar vergisi bu ne demek dağıtılabilir kar demek. Dağıtılabilir kar üzerinden de yine %15 ek stopaj ödenmesi gerekiyor. Devamında ortakların bu kar dağıtımından elde ettikleri kar menkul sermaye irade sayılıyor her yıl verilen gelir vergisi beyannamesinde verilmek zorunda. Bunda tabi istisnalar var yaklaşık 200bin lira şuanda bir ortağın yıllık kar dağıtım kazancı eğer 200binlerin altındaysa herhangi bir şekilde beyan etmiyorsunuz beyana tabi başka gelirleri olsa bile bu kazancınızı gelir vergisi beyannamesinde göstermiyorsunuz. Gelir vergisi de kurumlar vergisi gibi temel mantığı aynı gelirlerimiz veya satışlarımız eksi malın maliyeti eksi giderler kalan rakam üzerinden %20 kurumlar vergisi veriyoruz ve yine dağıtım yaparsak eğer ortaklar bu parayı kullanırlarsa eğer %15 ek stopaja tabi tutuyoruz. Gelir vergisinde bu öyle değil gelir vergisinde oranı biraz tabi ki farklı %15’ten başlıyor ama 8bin tl’ye kadar %15 sizin gelir verginiz %15’i aşıyorsa direk zaten %20’lik sınıra geliyorsunuz %20’lik vergiden başlıyorsunuz ve en büyük farkı gelir vergisini ödedikten sonra artık o para sizin istediğiniz şekilde kullanabiliyorsunuz yani ek herhangi bir stopaja tabi değil. Yine şu anki uygulama şöyle kurumlar vergisi şirketlerde %20 peşin vergi oranı da aynı %20 yani siz 3 ayda bir kurumlar verginizi ödemiş oluyorsunuz bu tabi çok fazla 8açmak istemiyorum bu konuyu ama madem girdik vergilendirme şuanda 3 ayda bir yapılıyor yani önceden sadece şirketler nisan ayında beyanname verirdi çıkan vergi 3 taksit halinde öderdi yine şahıs firmalar yani gelir vergisi mükellefleri mart ayında beyanname verir yine 3 taksit halinde öderdi ama şuanda öyle değil şirketler 3 ayda bir kurumlar kesin beyannamesi veriyor ve %20 vermeyi 3 ayda bir ödüyor. Şahıslarda biraz farklı tabi peşin vergi oranı %15’tir ama gelir vergisi oranı söylediğim gibi %35’e kadar çıkıyor ha bunda uygulama nasıl oluyor 3 ayda bir %15 peşin verginizi kazancınız üzerinden veriyorsunuz mart ayında artık hesaplaşıyorsunuz. Toplam sizin geliriniz 100bin tl hesaplanan gelir vergisi atıyorum 25bin tl tuttu yıl içinde ödediğiniz o %15leri indiriyorsunuz kalan rakamı 2 taksit halinde ödüyorsunuz. Evet kurumlar vergisini açıkladık kdvyi açıkladık. Stopajlar kar dağıtım stopajı.
Evet şirketlerin bir diğer yapılması gereken işlemlerden bir tanesi de personel işlemleri, personel alımlarında dikkat edilmesi gereken hususlar kısaca muhakkak iş başvuru formu doldurulmalıdır. Çok basit belge gelebilir size iş başvuru formu doldursak ne olur doldurmasak ne olur ama iş kanuna göre çok önemli bir belge nedir bu belgenin önemli olmasının sebebi, birincisi adres beyanı çok önemli personelle yaptığınız yazışmalarda muhakkak işe başvuru formundaki adrese göre yapıyorsunuz yani bu bağlayıcı özelliği. Örneğin eleman aldınız ben üniversite mezunuyum ve ama esasen lise mezunu burada personeli haklı olarak işten çıkarma sebebinin olabilmesi için muhakkak işe başvuru formundaki bu örnek verdim bu hanenin muhakkak doldurulması gerekir. Muhakkak sözleşmeyi imzalaması gerekir başvuru formundan sonra işe başlatıyorsanız. İş sözleşmesi muhakkak imzalatılmalıdır. İş sözleşmesinde eğer asgari ücretle çalıştıracaksanız muhakkak bu ibare bulunmalı özlük dosyaları için muhakkak gerekli belgelerin temin edilmesi lazım. Muhakkak işe başlamadan o belgelerin tamamlanması gerekiyor eğer mümkünse şuanda 10 kişi ama sınır 10 kişinin üstünde çalıştırıyorsanız muhakkak ücret ödemeniz banka kanalı ile yapılması gerekiyor eğer müsayitseniz muhakkak personel maaşlarınızı 1 kişide çalıştırsanız bordoda yazılı olan tutarı banka kanalıyla ödeyin ve özlük dosyası tamamlanmadan kesinlikle personel çalıştırmaya başlamayın. Personel idaresinde dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var. Nedir bunlar? Özlük dosyası tamamı tamamlanmalı, sözleşme muhakkak imzalanmalı sözleşme çok önemli çünkü art niyetli personel işten çıktıktan sonra asgari ücretle çalıştırıyorsunuz gelip iş mahkemesine dava açabiliyor benim ücretim bin tl idi ben ücretimi eksik aldım sosyal güvencem eksik yattı diyebiliyor bunun önüne geçmek için muhakkak sözleşmenin imzalanması gerekir. Personel girişleri muhakkak bir gün öncesinden yapılıyor mesela ben bugün işe aldınız beni bugün işe başlatamıyorsunuz muhakkak yarın başlatmalısınız yani personel işlemleri tamamlanacak personel işe başladan sosyal güvenlik bildirimi yapılacak ve sonrasında personel işe başlayacak. Evet çok sık karşılaşılan bir durum personel çoğu zaman özel işleri nedeniyle bu özel iş genelde kredi başvurusu oluyor gerçek maaşın üzerinde bir yazı sizden talep edebiliyor yani bin tl’ye çalıştırıyorsunuz ama bana diyor 2bin tl’lik bir bordo verir misiniz. Ben sizden bundan kesinlikle kaçınmanızı beklerim yani muhakkak bundan kaçınalım çünkü art niyetli personel bu belgeyi daha sonra size bir koz olarak kullanabilir gerçek maaşının dışında verdiğiniz o yazıyı kullanarak sizden eksik aldığı maaşları iddia edebilir ve bu sizden bunu talep edebilir aynı şekilde bankalar kredi başvurularını ve kredi başvuru yapılan belgeleri sosyal güvenlik kurumuna iletmekle yükümlü her ne kadar şuanda uygulanmıyorsa da kısa bir zamanda sosyal güvenlik kurumu bankalardan getirin bakalım şu kredi başvurularını ve maaş yazılarını diyebilir maaş yazan rakamlar eğer resmi bordoda yazan rakamınız tutmazsa bu çok ciddi bir problem demektir size şöyle izah edeyim bir ay için örneğin maliyeti ne olur diye hesaplayacak olursak örneğin 2bin lira’lık bir maaş yazısı verdiniz ama bordoda brüt rakam bin lira şunu çok net söyleyebilirim karşılaşacağınız sorun %70’tir yani aradaki farkın %70’i sizin ceza ve sosyal güvenlik pirimi olarak size geri döner. Bin lira için katlandığınız risk 700 tl’dir. İstirahata ayrılan personelin raporları muhakkak 5 gün içerisinde bildirilmek zorunda. Yıllık izne ayrılan evet bu konuda çok önemli personelinize izin veriyorsunuz ama bu tamamen çoğu firmada sözlü oluyor bu çok sakıncalı bir durum yine muhakkak personeliniz çıkmadan izin talep formu ve geldikten sonra iznini kullandığına dair bu formun muhakkak imzalanması lazım. İş yerinde bulundurulması gereken belgeleri kısaca değinmek lazım. Vergi levhası eskisi gibi iş yerinin görünür bir yerine asılması gerekmiyor sadece iş yerinde bulundurulması gerekiyor vergi levhasının. Gelen vergi memuruna ya da yoklama memuruna bunun ibraz edilmesi yeterli asmanız gerekmiyor. Aynı şekilde sosyal güvenlik kurumu personel listesi var. Önceden bununda asılması gerekiyordur son çıkan kanunla bununda asılması gerekli değil sadece iş yerinde bulundurulması zorunlu. Diğer belge imza sirküleri muhakkak iş yerinde bulundurması gerekiyor. Fatura ve diğer belgelerinde yine iş yerinde bulundurulması lazım yani siz kullanmadığınız faturaları ben mali müşavirime göndermiştim diyemiyorsunuz muhakkak iş yerinde bulundurulması gerekiyor. Personeliniz asgari ücretle çalıştırıyorsanız asgari ücreti bu iş yerinde asgari ücret uygulanmaktadır diye bir ibareli yazının iş yerinde olması lazım. Perakende satış yapan kdv dahil satış yapan firmalarda da kdv dahil ücret bedele kdv dahildir yazının olması gerek çünkü. Evet neden gider olarak kabul ediliyor diye soracak olursak kanun şirketin faaliyeti ile ilgili tüm giderler genel giderdir diye tanımlıyor. Evet şirketin faaliyeti olsa bile aşağıdaki giderler kanunen kabul edilmeyen giderdir bunlar nedir; alkollü içkiler şirket için her ne kadar zorunlu bile olsa örneğin bir kokteyl verdiniz alkollü içki ikram ediyorsunuz şirketin faaliyetli ile olsa bile bundan ben turizm sektörünü tamamen ayırıyorum o hariç kanunen kabul edilmeyen giderdir, motorlu taşıtlar vergileri kanunen kabul edilmeyen giderdir bu varlık vergisidir varlık vergisine giderlere atılmaz bunda da istisna “rent a car”lar olarak var.
—Bağkur ödemeleri nasıl?
Ortakların bağkur ödemeleri şirketle ilgili değil o tamamen ortağın yapılması gereken bir harcaması birde bunun şirketle hiçbir alakası yok gidere atamıyorsunuz. Ortakların ve yöneticilerin şahsi harcamaları yine gider olarak hiçbir şekilde yazılamaz, sözleşmeye bağlı olmayan cezalar vergiler yine gidere atılamaz. Buda şöyle örneğin bir faturayı yanlış kestiniz ve tespit edildi 170 tl cezası var diyelim bu yine gidere atılamıyor ama elektrik faturanızı geç ödediniz bunun faizi var bu sözleşmeye tabi bir faizdir bu gidere atılabiliyor aynen böyle. Dikkat edilmesi gereken basit bazı kurallar var alım ve gider satış kotaları muhakkak ait olduğu ayda işlenmeli ve mali müşaviriniz tarafından inceleniyorsa ait olduğu ayda verilmeli çünkü BA ve BS diye bir forum var belki duymuşsunuzdur. BA alışların beyan edilmesi BS’ de satışların beyan edilmesi. BS Nasıl bir form bir ay içinde yaptığınız bütün iş ve işlemler eğer her bir firma için 5 bin TL ‘lik bir sınır var bütün yaptığınız iş ve işlemleri maliye bakanlığına bildiriyorsunuz. Örneğin 100bin adet müşteriniz var diyelim hepsi de 5bin TLyi geçiyorsa bir ayda hepsini bildirmek durumunda kalıyorsunuz. Dediğim gibi en ufak bir hata bu formda bir harf bile düzeltmek için her bir ay için bin TLlik ceza var. Faturalar 7 gün içinde muhakkak düzenlenmeli. İş yeri kiraları yani iş yerine ait kiralar muhakkak tutarı ne kadar olursa olsun muhakkak banka kanalı ile ödenmek zorunda ve kira bedeli başlığı adı altında ödenmek zorunda.
—Google reklamları tarafından kazanılan para bu vergi kanununda nasıl tabir edilebilir.
Şirket dışı ise gelir vergisine tabi tutulur şirketle alakalı kazanç ise sizde fatura keseceksiniz.
İş yeri kiraları tutarı ne olursa olsun banka kanalıyla ödenmek zorundadır. Yine bahsettiğimiz bir konu satış faturalarının mutlaka seri numarası olması zorundadır. Diğer önemli bir konu ise tahsil ettiğiniz veya ödediğiniz tutar 8bin TL’nin üzerinde ise ve bu nakit bir işlemse muhakkak bununda banka kanalıyla yapılmak zorunda yani 8bin tl dahil ve bütün üzerindeki nakit ödemeler yasaklanmıştır muhakkak banka kanalıyla ödenmesi gerekir. Teşekkür ediyorum şimdi sorulara geçebiliriz.
—Ben 2 yıldır bir şirkette çalışıyorum fakat yakın zaman içerisinde bir şirket kuracağım sanırım sigortalıdan bağkurlu olmak zorundayım peki 2 yıl boyunca bana ödenen sigortalar bağkura pirim olarak geçebilecek mi?
Tabi ki, şuanda biliyorsunuz son yasaya göre artık ssk bağkur kavramı resmen ortadan kalktı ama emeklilik aşamasında bu farklar yine halen var yani siz SSK’lı olarak çalıştığınız iş yerinden çıkıp bağkurlu olarak devam edeceksiniz emeklilik aşamasında artık o günkü şartlarda hangisine uyuyorsa emeklilik şartlarınız orada birleştirilecek. Bağkurdan emekli oluyorsanız ssk hizmetleriniz bağkura aktarılacak tersiyse bağkurdan sskya aktarımı olacak. Hemen bunu da açıklıyayım buda nasıl belli oluyor son 7 yıl içeörisinde en fazla hangi kuruma pirim ödediyseniz o kurumdan emekli oluyorsunuz yani bu ne demek son 7 yıl içinde 3.5 yıl hangi kuruma pirim ödediyseniz oradan emekli oluyorsunuz.
—Ben bir şirkette çalışıyorum diyelim ssklıyım o firmada ama bir yandanda dıaşrdan bir girişimim olacak ve şirkette çalışmaya devam edeceğim onuda şirket bilmek zorunda değil bu durumda ortak olarak girecğeim bu ltd. şirekte herhangi bir sigorta ödemesi yapmak zorunda değilim değil mi?
Yok hayır, şimdi önce şöyle bir uygulama vardıson kanun girmeden önce siz sigortalı olarak çalışırken eğer bağkura tabi bir iş yapıyorsanız bu şahsi işletmede olabilir bir limited şirkette olabilir sigortanızın son verilip BAĞKUR’lu olmanız gerekiyordu şimdi tam tersi oldu istiyorsanız hiç BAĞKUR’a kayıt olmadan SSK’dan devam edebiliyorsunuz bu ne demek siz SSK’lı olarak kimseyi uyandırmadan şirkette devam edebilirsiniz. Ama hemen açıklıyayım tabi ki dediğim gibi ticari sicil kayıtları herkese açık sizin tc numaranızı girerek sizin ne zaman ortak olduğunuz her zaman çıkabilir.
—Yani kurumlarla çalışanlarına böyle şeyler yapıyorlarmı yani benim çalışanım başka bir yere ortak mı gibi ne bileyimsicil dökümümü yapıyorlar.
Şüphelenirse yapar tabi ki. Durup dururken neden yapsın.
—Genel kontrol değildir bu
Yok hayır değil.
—Birde son bir sorum bu 8bin tl ve üstü konularıyla ilgili %10 diyelim part time biri bbir şekilde düzensiz olarak çalışıyor devamlı değil düzensiz oalrak bu noktada 8bin tlyi çok değil çok %10 ihtimal aştığını düşünelim bu durumda 8 bin tl ve üstünü mesela o bin lirayı o 500 lirayı kapatmak için bunun başka bir adı var mıdır mesela pirim olaraktır bonus olarak yatırırsınızda 8bin tlyi aşmaması gibi gösterilir yada
Yani ancak şöyle olur yani mesela 8bin tlyi aştınız ama yine para ödemeniz gerekecek yani benim size tavsiyem bordolu olarak göstermek.
—Ama çok fazla hizmet verenler. Bu durumda şunu ürettim kafamdan böyle bir firma var mı 8bin tl üstünde siz ödeme yapmak istemiyorsunuz gider olarak ben size para vereyimde haddi bu adama para ödeyin tarzında firmalar var mı?
Onları dışarıda ben size anlatırım
—Şirket unvan değişikliğinden bahseder misiniz? Örneğin biz limitedle başladık sonra yatırımcı geldi biz bunu a.ş. ye çevirmemiz mümkün mü?
Şimdi bu çok değişik bir olay devir değişikliğine giriyor bu. Unvan değişikliği değil limited şirketten anonim şirkete tabiki çevirebiliyorsunuz şirketinizi. Bu bir mahkeme kararıyla oluyor ve bir mahkemeye müracat ediyorsunuz ve mahkeme sizi bilir kişi atıyor ve atanan bilir kişi limited şirketin ön sermayesini belirliyor limited şirketteki ortaklar ön sermayeleriyle yeni kurulacak anonim şirkete katılabiliyorlar, yeni katılan ortaklarda maddi veya ön sermaye ile bu anonim şirkete ortak olabiliyorlar. Unvan değişikliği farklı bir konu unvan değişikliği
—2 arkadaş aynı yerde nasıl firma kurabiliyorlar 1 apartman dairesinde 2 tane firma olabiliyor mu?
Tabiki olabilir yani mevcut kurulmuş firmanın izni alınması şartıyla aynı dairede 2 masa olur 2 masada birer tane şirket bile olabilir.
—Kira sözleşmesi kim giderecek.
Şimdi orada şöyle 2 şey yapabilirsiniz ya gerçekten kirayı ödediniz kişiyle görüşüp yani asıl mal sahibi ile görüşüp kirayı isterseniz %70 %30 veya %50 %50 paylaşırım diyorsanız yeni bir kontrat yapıp stopaj ödiyebilirsiniz veya yine asıl mülk sahibinin izniyle siz hali hazırdaki şirketten kiralıyabilirsiniz dolayısıyla burada stopaj olmaz tabiki fatura alacaksınız.
—Ev sahibiyim ve evin bir odasını işletim hesabına kullanmak istiyorum mümkünmü?
Şirketle şahıs tamamen farklı şirket kurumsal bir yapı farklı bir hükmü şahıs siz aynı zamanda ortaksanız ve evinizi şirket olarak kullanmak istiyorsanız yinede stopaja tabisiniz.
—Ama mülk sahibi benim.
Farketmiyor kira ödemeseniz bile stopaj ödemek zorundasınız.
—İthalat ihracat şirketi kurarken ayrıyetten bir Marmara birliğine falan başvurmak gerekiyor mu ithalat ihracat yapacağım diye.
Yok hayır, bir şirketin hüküm kazanabilmesi için ticaret siciline kayıt olması yeterli ama ithalat veya ihracat yapacağınız ürünle ilgili bazı özellikler var bu tamamen bizim konumuzun dışında yani gümrükçülerle alakalı bir konu. Ama mesela tekstille ilgili bir ithalat ve ihracat yapmak istiyorsanız ipkip var İstanbul tekstil ihracatçıları birliği burayada üye olmanız gerekiyor veya metalle ilgili bir ithalat ihracat yapacaksanız metal sektörü ile ilgili bir birlik var oraya. Çünkü bunlar niçin kuruldu derseniz hem ticaret odası var hem niçin bunlar var bunlar tamamen kotalarla ilgili yani örneğin bir seramik getireceksiniz seramik ile ilgili bir birliğe kayıt olmanız lazım ki oradan kota alasınız çünkü istediğiniz miktarda şuanda atıyorum porselen getiremezsiniz yani eğer sizden önce porselen kotası dolduysa siz artık bekleyeceksiniz seneye.
—O zaman dediğiniz gibi şirketi kurarken orada madde içerecek yasal olması şartıyla her ürün satılabilir gibisinden.
Tabi.
—Reklam giderleri nasıl hesaplanıyor bildiğimiz kadarıyla özel ayrıcalıklar var.
Bir giderin hesaplanmasında bir oran yok yani ben konuşmamda bir şey söyledim size %40’ı geçemez tarzı bir cümle kullandım. Bu tamamen vergi denetmenlerinin uyguladığı bir program yani hizmet sektöründe kendileri bir şey belirlemişler cironun %40’ını geçemez diyor yani gider. Yani %40’ı geçerse ona göre mantıksız ama bana göre mantıklı olabilir yani mesela ben bir reklam ajansıysam ve gelirim reklam giderimde reklamsa benim belki maliyetimin tamamı reklam gideri yani 100bin kazanıyorsam 90bin lirada gider yapabilirim bu hiç önemli değil yani reklam giderinde bir sınır yok yani mantık çerçevesinde eğer izah edebiliyorsanız bu durumu istediğiniz kadar reklam yapabilirsiniz.
—Ünvanımızın olup olmadığını nasıl test edebiliriz?
Ünvanınızı ticarisicilgazetesi.gov.tr diye bir site var Türkiye Ticari Sicil Gazetesi’nin sitesi orada sorgulama başlığı altında unvan sorgulama var orada kullanacağınız ana çekirdek kelimeyi ve devamındaki mevzuyu yazarsanız benzeri olup olmadığını oradan bakabilirsiniz.
—En basitinden bir fikir ile e-ticaret sektörüne atılacağız ve tam olarak tutup tutmayacağı konusunda kesin bir kanıya varamadık ve bir şirket açmamız gerekiyor iki kişi veya tek kişi bu sektöre gireceğiz. Sizin tavsiyeniz nedir direk şahıs firmasıyla mı işe başlamamız yoksa limited şirket ilemi işe başlamamız mı daha sağlıklı ve güven açısından daha sağlıklı olur yoksa ilerde iş modeli tutmadımı şirketi kapamamız gerekecek şahıs firmasını bildiğim kadarıyla kapatmak daha kolayken limited şirketini kapatmak biraz daha zaman alıyor. Bu konuda tavsiyelerinizi merak ediyorum.
Tabi ki, bana gelseniz böyle bir konuşma yapsanız eğer ortaklar arasında problem olmayacaksa yani bir işletmenin bir markanın diyelim yani yaratmak istediğiniz markanın bir ortak adına olması problem yaratmayacaksa benim size tavsiyem ilk başta tabi ki işletme olarak tabandan başlamak. Daha sonra eğer sistemi de oturtursanız limited şirkete geçmek yönünde olur. Dediğiniz gibi şahıs işletmesini kapatmak 1 günlük bir işken bir limited şirketini kapatmak tasfiye sürecini gerektiriyor. Bu tasfiye sürecide en az 1 yıl tabi yaptığınız işe göre şahıstan şirkete geçilir mi onları konuşmak lazım yani bir alıp satan işletmeyseniz önce şirketi açarsınız arkadaşlarınızla birlikte daha sonra şahısın üzerinde bütün mal varlığı ne varsa şirkete fatura eder şirketi kapatırsınız ama bir markaysa bu yani bir marka yaratmışsanız bu biraz daha problem olabilir.
—Peki bu şahıs şirketlerinde de ortaklık mümkündür değil mi?
Yani kullanılmıyor ama adi ortaklık ven kolektif ortaklık diye yapıları var ama bunları biz tavsiye etmiyoruz çünkü her halükarda aynı kapıya çıkıyor yine gelir vergisine tabi oluyorsunuz yani yatırım yapacak ve büyümek isteyen bir firma ise tabi ki gelir vergisine tabi olması beklenmez yani çünkü %35’e kadar vergi vereceksiniz ama yatırım yapacaksanız muhakkak bir limited şirket olmak zorundaki %20 kurum vergisini ödeyip kalan net karı şirkette yine yatırıma dönüştürürsünüz.
—Diyelim ki bir şirketimiz var bunu yurt dışından yabancılara %50’sini 100 liraya sattık yeni yatırım şirket bu 100 liranın 50 lirasını şirkete sermaye olarak koymak istiyor kalan 50’yi de ortaklar bir kar payı olarak ceplerine alıyorlar bunlar nasıl muhasebe ediliyor.
Bu yani menkul sermaye iradına giriyor dediğiniz gibi eğer yeni gelen ortak satın aldığı hisse için ödediği tutarın bir kısmını sermaye verecek eğer kalan tutarda ortaklar arasında pay edilecekse buda menkul sermaye iradına giriyor yani bunun vergilendirilmesi çok karmaşık bir yapıya sahip ama size şunu söyleyeyim elde edilen gelirin %50’si vergiden istisna kalan rakam yine gelir vergisine tabi yani bir sonraki yılın mart ayında bunu vergilendireceksiniz. Menkul sermaye olarak beyan edeceksiniz.
—A.ş.’lerde de hisseyi 2 sene elde tutup ondan sonra satınca galiba vergiden muaf oluyor gibi bir şeydi.
Evet bu istisna dediğim kısım ona giriyor zaten.
—Bir kişi kaç tane şahıs firması açabilir kaç iş yapabilir.
Yani bir kişi sadece bir tane şahıs işletmesi açabilir istediği kadar şirkete ortak olabilir ama sadece bir şahıs işletmesi açabilir.
—Yapacak olduğu tüm işlemleri o bir firma üzerinden yapacak.
Yani evet ana işletme olacak örneğin siz gıda sektöründe market açtınız birde başka bir şey yaptınız birisi merkez diğerleri de şube olur ama hepsi tek yapı altında vergilendirilir hesaplar birleştirilir.
—Birde 2 ortak firma kuracaksa ortaklar için sıkıntı olmayacaksa şahıs firması olarak başlasın dediniz. Bu sorundan kastınız ne yani resmiyette sadece 1 kişinin üzerine mi olacak_
Tabi ki tabi ki sadece 1 kişinin üzerine olacak, diğer ortağın hiçbir yetkisi olmayacak, hisse sahibi de olmayacak yani parayı kim daha iyi olursa o kazanacak gibi oluyor yani.
—Ciro iyi gitti diyelim limite de geçmek daha mantıklı olduğu zaman o ay içinde limite de geçiş yapılabilir mi?
Tabi ki.
Yapı şöyle bugün ayın 10’u yarın bile şirkete geçebilirsiniz. Şirketi kurarsınız bu kurma süreci 1 haftadır her şeyin bitmesi bir hafta sonra vergi numarası da aldıktan sonra bu şahıs firması üstündeki bütün mali yapıyı şirketin üstüne devredip demir başı varsa demir başını malı varsa malını şahıs firmasını hemen aynı gün kapatabilirsiniz. Sonuçta şahıs firmasını kapatırken düzenleyeceğiniz bir tane formdur kullanmadığınız tablolarınızı alacaksınız yanınıza vergi dairesine gideceksiniz ben kapattım diyeceksiniz kapatacaksınız.
—Değişken maaş gibi bir kavram var mı? Her ay ciroya alt limit belirterek 700 tl üzeri cironun %50’si tarzında.
Tabi buda sözleşme ile alakalı bir şey yani parça başı sözleşmesi diye bir şey avr sizin dediğiniz tabire geliyor yani belli bir pirim üzerinden ücretlendirerek asgari ücretin altında olmamak şartıyla her ay verdiğiniz ücret değişebilir.
—Ama o ay şirketin cirosuna göre şekillenecek.
Tabi ki.
—Tamamdır. Bu tam olarak şirket karının paylaşılması ile alakalı.
Tam olarak sayılmaz çünkü siz sözleşmeli bir personel çalıştırıyorsunuz.
—Bu söz konusu şey sadece ortaklar için geçerli ise maaş.
Öyle bir şey olamaz yani ortakların böyle bir şey neyse fazla açıklamak istemiyorum bu konuyu.
—Grup şirketinin kurmadaki amaç nedir niye A.ş. değilde grup şirketini tercik ediyor bazı firmalar?
Şimdi grup şirketi diye bir şey yok yani bir yapı avr grupsunuz bu tamamen sizinle alakalı bir şey yani tekstille uğraşıyorsunuz gıdayla uğraşıyorsunuz ne bileyim bilişim sektörüyle uğraşıyorsunuz yani hesapları birbirine karıştırmak istemiyor olabilirsiniz hepsinin hisse oranları farklı olabilir o yüzden bu 3 sektörü atıyorum 5 sektörü hepsini ayrı ayrı firmalarla idare edebilirsiniz. Yani grup şirketi diye bir şey yok. Yani hani sadece holding var holdingleşme var orada da atıyorum sizin 10 tane firmanız varr bunların hepsini vergilendirirken tek çatı altında toplayabiliyorsunuz ama grup firması diye bir şey yok.
—Peki A.ş.’ ye geçişte limitedte bazı durumlar ama A.ş. ‘de mesela ünvanda yazması gerekiyor yapılması gereken işler limitedte A.Ş. ‘değerek yok değil mi?
Yok ünvanda anlattığım bütün hususlar limited ve anonim için geçerli hiçbir fark yok.
—Yani anonim şirketinde de mi ünvanda yazması gerekiyor?
Evet, muhakkak bir konunun yazması lazım ve onun altına da istediğiniz kadar sektör yazabiliyorsunuz.
—Kişisel firmada limited veya anonime geçiş olmadığını söylediniz marka yoksa yani ortada büyük bir marka varsa örneğin bir web sitesi nasıl bir sorun çıkabilir?
Söylediğim gibi bu aynı sermayedir markanızı tespit ettireceksiniz marka değerini ölçtüreceksiniz marka değerinin yanında işletmenizin diğer değerlerini de katacaksınız ve bir sermaye çıkacak ortaya diyeceksiniz ki benim bu işletmemin toplam değeri 100bin dolar sizde o kıymet kadar anonim şirkette pay sahibi olacaksınız.sizin sermayeniz o olacak ve işletmenizde kapatılacak.

