Yer: İstanbul
Tarih: 02/10/2010
Konuşmacılar: Nevzat Aydın
Şirket: Yemeksepeti.com
Konu: Yemeksepeti.com
Burak Büyükdemir;Etohum girişimcilerle yatırımcıları buluşturma projesi. Son 2 seneden beri seçilen projelere hem maddi hem de diğer destekleri verdik. Şimdi de yeni proje seçimine başlıyoruz. Seçilen proje sahiplerini bu konuda destekleyeceğiz ve onları 3-4 günlük sosyal zaman geçirecekleri bir kampa alacağız. Bu sefer kendi oluşturduğumuz 250 bin TL’lik bir fonumuz var. Bu fonla doğrudan yatırım yapacağız seçilen projelere. Ayrıca Nokia’da sponsorumuz oldu ve onlarında mobil destekli projelere 60 bin TL fon desteği olacak. Bu fonlar şirketlerin kuruluş aşamasında yeterli olacaktır, sonrasında da iş zaten alıp götürecektir kendini. Etohum’da bunu toplantılarla birlikte sağlıyor hem İstanbul hem diğer şehirlerde. Nevzat Aydın’a şimdi söz veriyoruz. İlk söze yemeksepeti.com’un nasıl kurulduğunu belki çoğu yerde anlattın fakat çok iyi noktaları var. Bununla başlayabilirsin belki.
Nevzat Aydın;Yemeksepeti.com’un hikayesini internetten çok rahat bulabilirsiniz. Buradaki 40-45 dakikayı bununla doldurmak yerine anlatılmamış, üzerinden geçilmemiş, girişimcinin hayatına odaklı bir şeylerden bahsetmek daha önemli olacaktır diye düşünüyorum.
Burak Büyükdemir;Peki 2000’li yıllarda Dragons’Den olsaydı, siz katılır mıydınız?
Nevzat Aydın; Yarışmada 4-5 dakikalık montaj yapılıyor. Aslında biz her girişimciyle 1-1.5 saat çekim yapıyoruz. Çoğu izleyenin, eleştirmenin dediği yer “Şu soruyu nasıl sormazlar?” Aslında biz ilk o soruyu soruyoruz ama montaj sebebiyle ancak 4-5 dakikaya indiriliyor. Bir de şöyle bir sıkıntı var yatırımcı açısından; hiç bilgi sahibi olmadığınız, birini arayıp soramayacağınız, google’ı açıp bakamayacağınız bir durum ortaya çıkabiliyor. Bir matbaa projesi, çim biçme makinası projesini dinledikten sonra o 1 saat içerisinde doğru soruyu sormak gerekiyor. Bu oldukça zor. Bir de hep İngiltere’deki benzeriyle kıyaslanıyor. O 8. Senesinde. İlk senesinde 2 tane yatırım çıkmış. Biz daha 3. Yarışmadayız 3 tane yatırım çıktı. Bir de internet projesi başvurusu çok az. İnternetle ilgili projelerin gelmesini çok daha istiyoruz. Çünkü internet projelerinin uygulaması kolay, maliyeti az, know-how bilgi anlamında internette her yerde bilgi bulmak kolay bu yüzden internet projeleri çok daha fazla olmalı.
Burak Büyükdemir;2000’li yıllarda Türkiye’de girişimcilik üzerine bu şekilde eko-sistem var mıydı?
Nevzat Aydın;Bu tarz eko-sistemler yoktu. Yeni yeni başlıyordu. Daha çok dialog bağlantılardı. DSL ile ilgili hiçbir şey yoktu, efsaneydi. Sonrasında yavaş yavaş tüm Türkiye hızını arttırdı. 2005 yılı kırılma noktasıydı. 2005’te heryere ADSL’in girmesiyle çok daha projelerin önü açılmış oldu.
Burak Büyükdemir;2000’li yıllarda bir girişimciye sorulan soru, proje fikir aşamasındayken, kesinlikle bir yatırımcıya mı gidilmesi gerek parayı bulması için.En kritik faktör nedir orada?
Nevzat Aydın;İyi bir üniversiteden mezunsan, iyi bir vizyonun varsa, gelecek vadeden birisiyseniz; üniversite bitiminde 2 yol olur önünüzde. İlk olarak Uluslar arası çalışan bir firmaya girebilirsin, 2-3 senede bir terfi yapıp yapılanmaya girersin. 10-15 sene içinde iyi bir kazanım elde edersin. Diğer yol da bizim de seçtiğimiz girişimcilik yoludur. Bir yerde para yoktur, kendi paranla yapman gerekmektedir. 2-3 yıl içinde iş başarısız olunca arkadaşlarından çok geri kalmışsındır. Vizyon sahibi olan kişilerin ikinci yolu seçmesi çok çok zor bir seçenektir. A.B.D.’de ya da Batı Avrupa ülkelerinde bu tarz yatırımcı ağı sistemleri oturmuş durumdaydı. Fikrinizle gittiğinizde çok makul bir kısmı sizde kalıyor ama başka bir işe gitmek yerine kendi işinize devam ediyorsunuz. Orada sistem içinde vizyonu olanlar daha çok bu yolu seçmekte. Bizim ülkemizde o sıra bunun çok uzağındaydık.
Burak Büyükdemir;Sizde yatırım yapanlar neye yatırım yaptılar?
Nevzat Aydın;Kişiye yatırım yapılıyor. Öncelikle insan. Bir proje ne kadar iyi olursa olsun, projeyi yapan insanın girişimiyle bu iş ileri gidebiliyor. Dünyanın en iyi girişimi en kötü girişimciyle bir anda başarısız olabilir, Dünyanın en kötü girişimi de çok iyi bir girişimciyle hayat bulup ilerleyebilir. Bu yüzden girişimcinin karakteri ve ne kadar iş yapılabildiği çok önemlidir.
Burak Büyükdemir;Yemeksepeti’nin şuan geldiği yer ilk hayal ettiğiniz yer miydi?
Nevzat Aydın;Biz şanslıydık. İlk 10 sene aynı kadroyla çalıştık. Bir kişi aramızdan ayrıldı ve aynı kadro çalışmaya devam ediyoruz. Hep adım adım, öre öre gittik. Her zaman bir business planımız vardı ilerlerken. Derli toplu olmadan hiç yol aldığımız olmadı. Her 3-6 ayda bir güncelleme yaptık, finansal rakamları koruduğumuz, bundan sonraki 6 ayda nasıl gideceğimiz planladığımız toplantılarımız, dökümanlarımız vardı. Her zaman planlıydık ama en büyük şansımız ekipte hiç fire vermememiz oldu. Ekibi aynı şekilde koruduk. Önemli bir fark; 2000 yılında nasıl kurulduysak 2010 yılında da hala aynı içeriği koruduk. Benzer projelerde müşteriden para alımı varken biz müşteriden para almak yerine satışın üzerinden restorandan komisyon alma şeklinde plan yaptık ve doğru yapmışız ki bu kadar ilerleyebildik. Aynı modelle devam ediyoruz bu yüzden.
Burak Büyükdemir;Ekibi seçerken girişimciler neye dikkat etmeli? Dışarıdan gelen projeye inanmama seslerine kulaklarını nasıl kapamalılar ya da eleştirileri nasıl dinlemeliler?
Nevzat Aydın;Ekip çok önemli. Üniversite yıllarında yakın arkadaşlarınla birlikte çalışma düşüncen oluyor; fakat bu böyle olmuyor. Ben ortaklarımı seçerken benim eksik taraflarımı örtecek olan kişileri seçtim. IT tarafı için ve Restorant tarafı için kişilere ihtiyaç vardı bu şekilde 3 ortakla çok iyi bir şekilde devam ettik. Bilinçli bir seçimdi. Bunun sözü; her zaman en iyi arkadaşınız iş ortağınız olmayabilirdir. Size bir şeyler katacak, gerekirse çalışmakta zorlanacağınız ama işi ileri götürebilecek kişilerle çalışmak çok önemli. Doğru tercih yaptığımı düşünüyorum bu şekilde.
Burak Büyükdemir;Bu projeyi yakın çevreye anlatırken ne gibi tepkiler aldın?
Nevzat Aydın;Çevremdeki herkes bana güvenmiş ve anlatırken inandırmışım ki kimseden ters bi ses çıkmadı ve bana destek verdiler sonuna kadar. Etrafımdaki birçok insanın kesin kullanırız deyip kullanmadığını ve buna ne gerek var ki zaten telefonla sipariş veriyoruz diyenlerin de bizim sistemi kullandığını gördüm. Bence insanların bu tip hizmeti test ederken ilk kullanımı çok önemli. İlk kullanımdan sonra devam edip etmeyeceği belli oluyor. Ben kişilerin kullanacağının kesinleşmesini 6 ay sonra söyleyebildim; kişilerin hayatlarına katma değer sağlıyoruz düşüncesi oluştu yani.
Burak Büyükdemir;Başlangıç süresinde yaşadığınız zorluklar nelerdi?
Nevzat Aydın;İlk olarak Server odasıyla benim odam aynıydı, çok büyük sesle birlikte çalışmaya çalışıyordum. Zorluklar olmadan olmuyor. Ben süper bir girişimci odası ya da ofisi hiç görmedim zaten. Bununla birlikte bizim çıktığımız dönem 2000 Kasım krizine de denk geldi. Biz nasıl etkilendik diye baktığımızda dolarla yaptığımız maliyetler 2 katına çıkmıştı sadece. Ben hiç iş görüşmesi yaşamadım, o yüzden birtakım şeyleri öğrenerek kazandım. Finansal tablolara baktığımda etkilendiğimizi gördüm ama bireysel olarak çok etkilenmemiştik. Daha sonra 2001 Şubat Krizi geldi. Çok büyük olmadığımız için etkilenmedik. Burada avantajımız bizim tarzımızda hiçbir firma ortaya çıkmadı ve tek başımıza çabaladık, didindik. Bu yüzden kriz döneminde kurulmaz diye bakmamak gerekir.
Burak Büyükdemir;Kurulma aşamasında başka bir yatırımcının şirkete yatırım yapmasına izin verirmiydiniz?
Nevzat Aydın;Şirketin 4. Ayında böyle bir teklif oldu. Günde aldığımız sipariş sayısı 30’du. Şuanda 23.000 tane alıyoruz. 30 tane sipariş alırken şirket değerlemesi 800 bin dolar olarak bir teklif geldi. Cazip bir teklifti ve hayır dedik. Doğruyu yaptık diye düşünüyorum , çünkü daha da ilerledik.
Burak Büyükdemir;İlk 6 ayda bir şirketin kültürü oluştuğu söylenir. Sizde ilk zamanlarda o kültür ulaştımı?
Nevzat Aydın;Kültürü oturtanlar firmayı kuran kişiler. Çalışanlarla arasındaki ilişkiler, ulaşılabilir oldukları. Şirketimizin köpeği var, arada Pes turnuvaları yapıyoruz. Bu şirketin çalışanlara yaklaşımı aslında. Villada, Etiler’de oturuyoruz. Çalışanların keyif alacağı ortam yaratmaya çalışıyoruz, maliyet olsa da. Takım elbise giyen yok bizde. Verilen işin sonucunu ölçen ve daha performans odaklı bir çalışma yapıyoruz.
Burak Büyükdemir;Müşteri memnuniyeti önplanda sanırım?
Nevzat Aydın;Yemeksepeti.com’un kurulduğunda 2000 yılında pazarlama için ayırdığımız bütçe sıfırdı. Müşteriye öyle davranış sergiledik ki bu pazarlama kısmını böyle devam ettirelim istedik ve başarılı da olduk. Google’a biz 3-4 senedir para veriyoruz. O parayı kenara koyarsak yemeksepetinin pazarlama harcaması hala sıfırdır ama her gün 600-700 üye almaya devam ediyoruz. Tamamen WOMM yöntemiyle yapılıyor bu. Memnun müşterilerin paylaşmasıyla çoğalıyoruz. Kullanıcı bizim için çok önemli. 2-3 saniyelik beklemelerin bile bizim tarafımızda bir karşılığı var. Müşteri aradığında 2-3 saniye önce açmak için ya da siparişin 2-3 saniye önce gitmesi için gerekli her türlü teknik harcamayı yapmaktan kaçınmıyoruz. Müşteri memnuniyeti en üst seviyede olması için her şeyi yapıyoruz ve Türkiye’de en iddialılardan biriyiz bu anlamda. Söz konusu yemek olduğu için bu çok önemli. Yemek hem zamanında gelmelidir, hem de tat olarak görecelidir çünkü. Bu yüzden önemli.
Dinleyiciden gelen soru;Restorant üyelik işlemini nasıl hallediyorsunuz? Parayı nasıl topluyorsunuz?
Nevzat Aydın;Önceden biz giderdik restoranta. Şimdi onlar bize geliyorlar. Burada birkaç durum söz konusu. Birincisi; müşterinin tavsiye ettiği restorantlar ki bunlar birinci sıramız oluyorlar. İkincisi; bize gelen restorantlar. Üçüncüsü; Semtlerde bizde eksik olan mutfakları tespit edip onları dahil ediyoruz ama en önemlisi müşterinin tavsiye ettikleri. Tahsilat kısmında da bizim anlaşmalı olduğumuz 6 adet banka var. Biz restorantlara fatura kesiyoruz ve onu banka yoluyla, internetten bile ödüyebiliyorlar. Gecikme olduğu anda restorantı kapatıyoruz ve böyle olunca ödemeyi yapıyorlar. İlk kontakt telefonla oluyor genelde. Yetkili biriyle görüşmek için telefon tercih ediliyor. O bölgede başka restorantlarda varsa onlarda bu sayede çat kapı ziyaret edilebiliyor.
Dinleyiciden gelen soru;Siparişi restorantlara nasıl ulaştırıyorsunuz?
Nevzat Aydın;Farklı yöntemler var. Bir cihazımız var pos makinesine benzer. Sipariş gittiğinde bir sinyal veriyor ve restorant yetkilisi o siparişi görüp cihazın üstündeki düğmeye basarak onaylıyor ya da reddediyor. Onaylarsa sipariş gidiyor, reddederse telefonla irtibata geçiliyor ve reddedilme sebebi alınıyor. İkincisi bir yazılımımız var. “Postacı” adlı bir yazılım. Sipariş geldiği anda restoranta düşüyor ve onaylanıyor.
Dinleyiciden gelen soru;Bu mutfakları belirlerken doygunluk oranını paylaştığınız firmalar var mı?
Nevzat Aydın;Anlaşmalı olduğumuz büyük firmalar var, bunlarla danışmak amaçlı, eksikleri görmek amaçlı paylaşıyoruz ama restoran kurmak isteyenlerle paylaşmıyoruz tabi ki.
Dinleyiciden gelen soru;Bazen yatırımcıların kabul etmediği ama çok iyi yerlere gelen girişimler var; örneğin Facebook. “Türkiye’de fikire ne kadar önem veriliyor” bu soruyu düşünüyor mu yatırımcılar?
Nevzat Aydın;Bu soru düşünülmesi gerek fakat bu sorunun tam yanıtı yok. Mesela Google örneği. Yahoo yatırımcısıdır Google’a yatırım yapan. Sonrasında Google Yahoo’yu ezdi geçti. Dünyanın her tarafında böyle. İstisnaidir yatırımcısız ilerleyen proje. Bunlardan örnekler biri yemeksepeti.com, diğeri gittigidiyor.com. İnternet dünyasında farklı süreçler oldu hep. İlk süreç çok kullanıcı çekeyim ve reklam alayım süreciydi ve başarısız oldu. Daha sonra reklama dayalı gelirle iş olmaz düşüncesiyle iş yapıldı ve bu da duvara vurmak üzere. Şimdi içeriği doğru toparlayabilmek, doğru kitleye ulaştırabilmek önemli. İçeriğin çok önemli olduğu 5 yıla giriyoruz düşüncesindeyim.
Dinleyiciden gelen soru;İş fikri çok önemli fakat kolay kopya edilebilir oluyor. Bunun önüne nasıl geçilecek?
Nevzat Aydın;Şuan fikir çok fazla. Bundan dolayı fikirden çok uygulamayı başarılı yapanlar başarılı olacaktır. Fikri bulanlar başarılı değildir çünkü fikir aynı. Uygulamayı hızlı ve düzgün yaptıktan sonra her şey yapılır. Ben 1994te tanıştım internetle. O zaman Google bile yoktu. Bir resim indirmek için tüm gün bekleyip diskete kopyalayıp evde açmak için uğraşırdım. O zamandan bu zamana olayın nasıl geldiğini gördüğüm için fikrin önemi büyüktü. Yeniyüzyıl denilen gazetenin yarışması olurdu,inanılmaz tuhaf sorular sorarlardı ve interneti bildiğim için her hafta ödülü ben kazanırdım. Şimdi inanılmaz bilgi var internette ve doğru bilgiyi çıkarmak çok önemli.
Dinleyiciden gelen soru;Hangi özellikleri ilk başta çıkardınız? Hangi sürümle çıkmaya karar verdiniz?
Nevzat Aydın;Eylülde şirketi kurduk, 1 Ocakta on-line olduk. Shopping Cart Software yazılımını tercih ettik. Daha hızlı yapabileceğimizi düşünmek için. Bu yazılım bizi 9 sene götürdü.
Dinleyiciden gelen soru;İş planını kurgularken ilk ne üzerinde durdunuz?
Nevzat Aydın;En kritik, benim için en önemli nokta insanların bir defa kullandıktan sonra ikinci defa kullanıp kullanmadığıydı. Bir insanın bir ay içinde kaç defa sistemi kullanıp kullanmadığına çok dikkat ettim. Şimdilerde bunu kestirebilmek inanılmaz zor. Ülkeden ülkeye bile değişmekte bu. Local bir durum söz konusu çünkü. Türkiye’de de kendimize göre ülkemize göre belirlememiz çok önemli bu durumu.
Dinleyiciden gelen soru;Yaptığınız işin gelir modelini nasıl belirleyebildiniz?
Nevzat Aydın;Zaten hali hazırda giderlerimiz belli durumda idi. Bunun üstüne kârı koyup bu şekilde restorantlarla anlaşma sağlanıyordu. Restorantların şube sayısına göre de bu gelir modeli değişiyordu.
Dinleyiciden gelen soru;Yemeksepeti.com olarak şehir seçimini nasıl yapıyorsunuz?
Nevzat Aydın;Şehir seçiminde 2 durum söz konusu. Birincisi paket kültürünün olması, ikincisi de internet kullanımı. Her yerde internet kullanımı olduğundan paket kültürü ve nüfus daha önemli aslında. 2011 yılı sonuna kadar 50 ilde olmayı planlıyoruz.
Dinleyiciden gelen soru;
Groupon modeli Yemeksepeti.com’a çok uygun neden siz de bunu uygulamadınız?
Nevzat Aydın;Biz groupon modelinden Türkiye’de herkesten önce haberdardık. Odaklanmış olduğumuz bir işimiz vardı ve her ülkede tutup tutmayacağı muallaktı. Çok fazla bu işe dahil olan olduğu için iyi ki bu işi yapmamışız diye düşünüyorum.
Dinleyiciden gelen soru;
Iphone’a yönelik mobil uygulama geliştirdiniz, bundan memnun musunuz?
Nevzat Aydın;Günde 700 adet sipariş alıyoruz ve bundan çok memnunuz.
Dinleyiciden gelen soru;Yemeksepeti.com’un hangi tarafıyla uğraşacağınız kararını nasıl verdiniz?
Nevzat Aydın;Kendi restorantımızı hiç açmayı düşünmedik. Çünkü restorantlara hizmet veriyorduk. Rakip ürün açmak çok doğru değildi. Ürünün lojistiğini de yapmak istemedim çünkü restorantın çok zor insanlarla çalıştığını da biliyorum. Taşımasının ayrı olması sürdürülebilir bir model olmaz buna inandım, bu yüzden riskleri görüp, finansal anlamda sana en uygun modeli uygulamaya çalışıyorsun.
Amazon örneğindeki gibi hata yapmaktan korkmamak gerekir. Aynı hatayı yapmadığınız müddetçe hata yapmakta hiçbir sakınca yok. Hatta ben hata yapmayıp inisiyatif almayan kişiden daha çok korkarım çünkü risk alamaz.
Burak Büyükdemir;Son tavsiyeleriniz var mı girişimci adaylarına?
Nevzat Aydın;Doğru yer, doğru proje, doğru zaman dediğim bir üçleme var benim inandığım. Bunu bulduysanız üstüne mutlaka gidin. Fikrinizi çevrenizle paylaşmaktan korkmayın, çünkü fikir çok fazla ve kopyalanır korkunuz olmasın. Hatta hemen bir şeyler yapmaya başlayın çünkü aynı şeyi başka biri siz düşünürken yapmış olabilir. Çünkü herkes her şeyden haberdar. Rekabetin çok olduğu ama aynı zamanda araştırmanın doğru yapıldığında güzel sonuçlara ulaşabildiğiniz bir zamandasınız. 2000’li yıllar daha zordu çünkü internet hiç yoktu ve paket servisi de yoktu ama çok çabuk adapte olan, genç bir nüfus vardı ve biz bu kitleye güvendik ve çok da başarılı olduk.



