Etohum.tv


Arama






Girişimcinin melek yatırımcıya ihtiyacı var mı?

Etohum - Sina AfraEtohum - Sina AfraEtohum - Sina AfraEtohum - Sina AfraEtohum - Sina Afra

ATİLLABu yazı Atilla Oğuzhan Durgun tarafından kaleme alınmıştır.

Soru: 2012’de e-ticarette bir patlama yaşanacağını düşünüyorsunuz? Sizce 2012’den sonra bu düşüşle mi yoksa çıkışla mı devam edecek?
Sina Afra: Şu an büyüme aşamasındayız. 2012-13 ten sonra pazar %5-6 büyüyecek.Rekabet pazarı başlayacak.Orada hem devam edenler hem de pazardan çekilenler olacak.

Soru: Firmalar e-ticarette insan kaynakları açısından nasıl bir yol izlemeliler? Yurtdışında insan kaynakları nasıl temin ediliyor?
Sina Afra: Yurtdışındaki modellerden örnek alarak, genellikle ya kurumsal deneyimi olan ya da üniversite deneyimi olanlar işe alınmaktadır.

Soru: Sina Afra nasıl yatırım yapar?
Sina Afra: 3 şeye bakarım.
1- Kişiye önem veririm.
2- Ölçeklenebilir fikir.
3- İyi bir gelir modeli.

Soru: Türkiyede ne tür fikirler ve girişimciler size geliyor?
S.A: Fikirler geliyor. Fakat ana olay scalability (ölçeklenebilirlik). Türkiye’de buna çok dikkat edildiğini düşünmüyorum.

Soru: Yeni e-ticaret modelleri sizce ne olacak?
S.A: Niş alanlarda girişimler devam edecek.Fikirlerin %90’ı Amerika’da.Amerikaya baktığımızda örneğin alice.com diye bir site var. Fiyat alanında rekabet eden niş bir girişim. Bu şekilde kullanıcı deneyimi yüksek olan girişimler devam edeck ve en fazla da moda sektöründe girişim bekliyorum.

Soru: Gıda alanında ne tür modeller bekliyorsunuz? Şarküteri bal vs.gibi.
S.A: Bunların hepsi olur.Fakat ölçeklenebilir mi? Migrosun kangurusu gibi sistemler zamanla daha iyi çalışır hale gelecektir.Almanyada bu tip sistemler yok.Amerika’da inanılmaz yatırım alıp batan şirketler var bu alanda.

Soru: Kısıtlı yatırımlarla büyük ölçekli girişimleri nasıl hayata geçirebilir?
S.A: Zamanla.Türkiye’de internet girşimciliğine odaklı bir tane fon olsa bu girişimler yapılabilir.Şu anda bu kaynaklara ulaşmak için maalesef bir mücadele gerekiyor. Kullanıcı sayısının büyümesi ve toplam hacimlerin büyümesiyle büyük yatırımcılar gelecektir.

Soru: Sektörde ilerlemek için girişimci mi itici güçtür yoksa bunun önünde duran bir medya gücü var mıdır?
S.A: Bence medya belki bir köşe başını tutuyor ama bence tehdit değil.İnternetin yanında bir sektör.Kullanıcıları da medyaya bağlı görmüyorum.Kullanıcı deneyimi iyi olan girişimlerin yolu açıktır. Hepsiburada’nın medya gücünden dolayı başarılı olduğunu sanmıyorum. Bence iyi iş yapıyorlar. Kullanıcılar en çok satıcının olduğu yere,satıcılar da en çok kullanıcının olduğu yere geliyorlar.Buna network affect deniyor.Ve ilk giren pazarı ele geçiriyor. Güney Kore e-ticarette en gelişmiş ülkelerden biri.Fikir arayanlar Güney Kore modellerini inceleyebilir. Garaj hikayesi biraz şehir efsanesi gibi.Sermaye ve yatırımcı önemli.İyi bir fikriniz varsa para bulmamanız Amerika’da imkansız.

Soru: Girişim için illa ki melek yatırımcıya ihtiyaç var mı?
S.A: Yatırımsız başlayan girişimler de var. Fakat para olmazsa ya ödemede ya hızda kaybedecekler. Para olmazsa %95 girişimler ilerleyemeyeceklerdir.

Tarih: 18/12/2009 | Kategori: etohum.tv | Yazan: Burak Büyükdemir
Etiketler: , , , , , , , ,
Türk internet pazarı ikinci kırılma noktasına yaklaşıyor

Sina Afra

Bu yazı Sina Afra’nın 20 Kasım Etohum toplantısında anlattıklarından derlenmiştir.

Türkiye’de internet pazarına dair aslında elimizde sağlam bir veri yok. Ancak iyi ya da kötü tahminlerde bulunabiliyor ve Türk internet pazarı dediğimizde 28-30 milyon kullanıcı olduğu varsayımından yola çıkıyoruz. Ayrıca pazarımızda kredi kartı kullanım oranının da oldukça yüksek olduğunu gözlemliyoruz. 2009’ın ilk yarısında ülkemiz de krizden etkilendi ancak Türkiye’nin dünya genelinde ekonomik açıdan en hızlı toparlanan ülkelerden biri olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde elektronik ticarette de bir toparlanma var. Tahminlere göre bu pazarın büyüklüğü 9 milyar TL’yi buluyor. Bu açıdan bakıldığında dünyada en hızlı büyüyen 1-2 pazarın içinde yer alıyoruz. Örneğin Almanya’da çok daha fazla rekabet var. Türkiye’de ise iyi bir tabana oturan bir fikir çok daha hızlı büyüyebilir. Tüm bu etkenler ışığında Türkiye, dünyanın en büyük 12’nci internet pazarı olarak tanımlanıyor.

Yabancı yatırımcılarla konuştuğumuzda ise pazara daha olumlu bakıldığını anlıyoruz. 2006 senesinde bir kırılma noktası yakalandı ve kullanıcı oranı %25’i geçti. Bu sınır kırıldığında uluslararası şirketler de yatırım yapmaya başladılar. Bunlara örnek olarak google, ticketmaster, GittiGidiyor – ebay ortaklığı, XING – Cember.com satın alması, yemeksepeti’nin yabancı ortak alması gösterilebilir. Şu anda ise ikinci kırılma noktasına yaklaşıyoruz. Bu kullanıcı sayısı bakımından %50’lik bir oran anlamına geliyor. Kurumsal yatırımcılar da bundan sonra gelmeye başlıyor. Bunların da ilk adım sesleri gelmeye başladı. Fonların 2-3 milyar dolarlık hacimlere sahip olduğu düşünüldüğünde yatırımcılar dünyayı tarıyorlar, uygun ekonomilere ve tanıdıkları yapılara yatırım yapmayı düşünüyorlar. Bu noktada bir yatırımcının “Kendi ülkemde mi, yoksa hacmi olan bir ülkede kendini kanıtlamış bir iş modeline mi yatırım yapayım?” ikilemini yaşadığını gözlemliyoruz.

Bunun yanı sıra bazı kapılar da kapılmış durumda. E-posta, arama motoru, elektronik ticaret, seri ilan ve pazaryeri… Bunların altında niş pazarlar yok. Bazıları mevzuat uygun olmadığı için bazıları da henüz girilmediği için gelişmedi. Örneğin alternatif ödeme sistemleri yok. Kullanıcı deneyimi veya niş çözüm sunan şirket sayısı az. Bu noktada Amerika’da rekabetin yüksek olduğu bir şirkete mi, yoksa büyüyen bir pazarda tutmuş bir modele mi yatırım yapacaksınız?

Kendi adıma 2012’de önemli gelişmeler olacağını düşünüyorum. 2012’de 42 milyon kullanıcının olduğu, elektronik ticaret hacminin 5 kat artacağı bir pazarla karşı karşıya olacağız. Kullanıcı sayımız 35 milyonu geçtiğinde ise yatırımcıların ilgisi çok daha artacak.

Öte yandan Türkiye, internet anlamında kapalı bir ülke. İnternet konusunda sektör konusunda İngilizce bilgi oldukça az ve kaynak sıkıntısı var. Bu sıkıntıları aşmak için 40-50 tane blogumuzun, aktif uluslararası topluluklarımızın olması lazım. Çünkü bilgiye ulaşmak oldukça zor ve internetin network’lerin içinde değil. Yurtdışındaki toplantılarda da ülkemizden 3-5 kişi oluyor. Diğer ülkelerden katılım ise çok daha yüksek.

Son olarak da “güven” önemli. Devlet kanunları değiştiriyor ve bunlar pozitif puan alıyor. Ama hâlâ Türkiye’deki internet yatırımcı kültürü yok denecek kadar az. Girişimcilere en çok zaman kaybettirecek nokta ise yatırımcılar olacaktır. Yatırım meleklerinde paranın yanı sıra bilgi ve network paylaşımı önemli. Fakat bunların sayısı çok az. Sadece Almanya’da 2 büyük melek yatırımcı network’u var. Türkiye’de ise bu tip oluşumlar tek tük. Türkiye’deki birinci kuşak başarılı internet girişimcileri melek yatırımcı olabilirler. Yurtdışından örnek vermek gerekirse Amazon’un kurucusu kendine başka işerl kurmak yerine diğer şirketlere yatırım yapmış. Bunlar rol modeli olarak alınmalı ve ilk kuşak başarılı girişimciler yatırım melekleri olmalılar.

Bunların yanı sıra Venture Capital (Girişim Sermayesi) şirketleri de diğer önemli kurumlar arasında yer alıyor. Türkiye’deki VC şirketleri ise yeni girişimcilere oldukça büyük geliyor. Dolayısıyla Türkiye’de VC yok denecek kadar az. Bu nedenle de ülkemiz yatırımcı açısından bir kısır döngü yaşıyor. Bir başka deyişle ülkemizde internet girişimcisi olmak isteyen çok ancak yatırımcı yok. Şu anda girişimcilere yapılan tekliflere “ahlaksız teklif” diyorum, çünkü yatırımcılar girişimden %80 pay almak istiyorlar. Ancak elbette bunların hepsi değişecek.

etohum’un son bir senede internet girişimcilerine yönelik gerçekleştirdiği faaliyetler önemli bir dönüm noktası oldu. Yatırımcıları Türkiye’ye çekebilmemiz için doğru ekosistemi oluşturmamız gerekli. Akinon olarak hem Markafoni’nin kurulması hem de Kariyergenc.com’a yatırım yapmamız bunların göstergesiydi. Önümüzdeki dönemde etohum’la beraber kurduğumuz etohum-Akinon Kuluçka Merkezi’nde (EAIC) yeni girişimci sayısını artırmayı ve başarılı şirketler ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. EAIC’nin önümüzdeki yıllarda birçok yeni girişimcinin pazarda yer almasına sebep olabileceğine inanıyoruz.

Soru : Türkiye’de yatırımcıları internet girişimlerine çekmek için yapmamız gerekenler nelerdir?
Cevap: Özellikle yabancı yatırımcı girdiğinde, ilk düşündüğü ben buradan nasıl ker elde edeceğim diye düşünür.Klasik bir yatırımcı ortalama 5 çarpı ile çıkmak ister.Türkiye’de iç Pazar çok dar.Tabii ki alım satımlar oldu, Nokta grubu-Doğan Grubu bir şeyler yaptı ama bu hacimlere baktığımızda genelde bunlar çok ufak boyutta olan şeyler.Türkiye’de iç pazarda yatırım yapacak grup çok yok.İç pazarda zayıfız.

Dışardan yatırımcı geldiğinde şunu soruyor, “Ben Türkiye’de yatırım yapacağım, ama bunu daha sonra başka birine satabilecek miyim? Çıkış tarafındaki olanakları iyileştirmediğimiz sürece yatırımcının gelmesi, yatırım tarafındaki giriş yavaş olacak. Bu çıkış olanakları ne olabilir:

1. Türkiye’de bir teknoloji borsası olsa, ve bu sadece teknoloji ağırlıklı borsada İMKB’ye (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası) kayıt olmak için gerekli olan kriterler değil de,onların daha düşük kriterlerini yerine getirebilecek şirketler olsa, bu yatırımcı için inanılmaz bir çıkış alanı olur.

2. İlk adımların kolaylaştırılması lazım.Türkiye’de ilk adımları atmak çok özveri isteyen bir şey.İlk adımları kolaylaştıracak yapıların oluşması lazım.Bu yapıların, devletin çok içinde olmadığı internet gibi bir sektörde özel sektör tarafından desteklenmesi lazım.Üniversitelerde bilgi paylaşımı olması, benim özellikle çok desteklediğim Etohum gibi oluşumların, girişimci ve yatırımcıları bilgilendirecek platformların artması lazım.Bundan bir sonraki aşama, yine özel sektör tarafından desteklenmesi gereken kuluçka merkezlerinin(incubation center) açılması lazım.

3. Bu sektörün kendini temsil etmesi gerekiyor.Odalar Borsalar Birliği gibi bir oluşumda sektörü temsil eden bir yapı lazım.İnternet sektöründeki işlerin diğer sektörlerden daha farklı sorunları var.İnternet şirketleri odası gibi bir oluşumun daha doğru olacağını düşünüyorum.Devletle beraber hareket edilebilirse, tekoloji borsası gibi yabancı yatırımcıları ülkemize çekecek oluşumların da kurulması çok daha kolay olur.

Sina Afra kimdir?
Ebay Türkiye temsilcisi ve Türkiye’nin en büyük elektronik ticaret platformu olan www.gittigidiyor.com’un Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi 1968 Ankara doğumlu Sina Afra, 2006 yılından bu yana eBay’de görev yapıyor. 1993 yılında Münster Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olan Sina Afra, iş hayatına 1992 yılında KPMG Kurumsal Finansman ve Danışmanlık Biriminde başladı. 13 yıl boyunca KPMG’de görev yapan Afra, şirkette son olarak 75 kişilik Strategy, Process & Transformation ile 800 kişilik EMEA Consumer Industrial and Technology grubundan sorumlu lider olarak görevde bulundu. 2006 yılında eBay’e transfer olan Afra, burada da eBay iştiraklerinden Afterbuy GmbH’da Genel Müdür; GittiGidiyor.com Yönetim Kurulu Üyesi ve eBay Almanya İcra Kurulu Üyesi olarak çeşitli sorumluluklar üstlendi. Anadili Türkçe ve Almanca’nın yanı sıra çok iyi derecede İngilizce, orta derecelerde Fransızca ve Hollandaca bilen Afra’nın 25’in üzerinde yayınlanmış çalışması bulunuyor.

Tarih: 06/12/2009 | Kategori: etohum.tv | Yazan: Burak Büyükdemir
Etiketler: , , , , , , ,
Bilişim Teknolojileri Zirvesi girişimcilik paneli
Bilişim Teknolojileri Zirvesi

Bilişim Teknolojileri Zirvesi

İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren İşletme Mühendisliği Kulübü tarafından 4-5 Aralık 2009 tarihlerinde İTÜ İşletme Fakültesi Konferans Salonu’nda (Maçka) gerçekleştirilecek olan Bilişim Teknolojileri Zirvesi (BTZ) kapsamında paneller, workshoplar ve Bilişim Teknolojileri Alanı yer alacak. Organizasyonda RFID sistemiyle takip edilecek olan katılımcılardan 8 oturumun 5’ine katılanlara “BTZ E-Sertifika“ da veriliyor.

4 Aralık Cuma günü saat 11:30 – 12:45 arasında düzenlenecek olan Girişimcilik panelinin konukları
1. Panel Yöneticisi: Burak Büyükdemir – eTohum Kurucusu
2. Serhat Görgün – Inovent Genel Müdürü
3. Fatih İşbecer – Pozitron Kurucu Ortağı
4. Didem Altop – Endeavor Türkiye Genel Sekreteri

Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde Bilişim Dünyası’nda Fütürizm, Kriz Döneminde BT ile Ayakta Kalmak, Bir mecra olarak “Sosyal Medya”, Bilişim Sektöründe Girişimcilik, 3G’nin Geleceği ve Bilişim Hukuku ve Güvenliği gibi konular ele alınacak. Türkiye’nin ve Dünya’nın önde gelen bilişim firmalarının da destek verdiği organizasyonda katılımcılar Bilişim Teknolojileri Fuarı’nda birçok firma temsilcisiyle birebir görüşebilme imkanı bulabilecek ve en yeni teknolojileri takip edebilecek.

Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nde, özel sınıflarda yapılacak 45 dakikalık workshoplarda, verimli bilgi – aktif katılımcı çalışma yöntemleriyle farklı konularda pratik yararlı bilgilerin verilmesi amaçlanıyor.

Organizasyona katılım için herhangi bir sınırlama bulunmuyor. Üniversite öğrencilerinin yanı sıra firma temsilcileri ve profesyonel iş hayatından organizasyona ilgi duyanlar da organizasyonda katılımcı olarak yer alabilecekler. Zirveye; çalışanlar 20 TL, öğrenciler ise 10 TL ödeyerek katılabilecekler. Organizasyonla ilgili güncel ayrıntılı bilgiye www.btz.itu.edu.tr adresinden ve ceşitli üniversitelerde açılacak olan stantlarımızdan ulaşabilirsiniz. Organizasyon biletlerini ITU Isletme Muhendisliği Kulüp odasından temin edebilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi için: www.btz.itu.edu.tr
Sponsorluk ile ilgili konular ve sorularınız için: info[at]btz.org.tr
Telefon: 0212 241 30 72 Faks: 0212 241 30 73
E-posta: posta[at]ituimk.org
Açık Adres: İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Fakültesi, 34367 Maçka/İSTANBUL

BTZ Organizasyon Programı

4 Aralık Cuma

10.00 – 11.15 – Açılış Konuşmaları

  • Muhammed Şahin – İTÜ Rektörü
  • Öner Günçavdı – İTÜ İşletme Fakültesi Dekanı
  • Turgut Gürsoy – TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı

11.30 – 12.45 – Panel: Bilişim Sektöründe Girişimcilik

  • Burak Büyükdemir – eTohum Kurucusu
  • Serhat Görgün – İnovent Genel Müdürü
  • Didem Altop – Endeavor Türkiye Genel Sekreteri
  • Fatih İşbecer – Pozitron Kurucu Ortağı

12.45 – 13.45 – Kahve Arası & Tanışma

13.45 – 14.45 – Eş Zamanlı Çalıştaylar

15.00 – 16.15 – Panel: Bilişim Dünyasında Fütürizm

  • Dr. Halefşan Sümen – İTÜ İşletme Fakültesi
  • Tolga Avşar – IDS Scheer Genel Müdürü
  • Yüce Erim – Software AG Genel Müdürü
  • Ufuk Tarhan – Fütüristler Derneği Başkanı

16.30 – 17.45 – Panel: 3G ve Geleceği – 3,5G

  • Devrim Yıldırım – Avea Katma Değerli Servis Çözümleri Direktörü
  • Mehmet Ali Akarca – Koç.net Genel Müdürü
  • Timur Ceylan – TTNET Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı


5 Aralık Cumartesi

10.00 – 11.15 – Panel: Bilişim Hukuku ve Güvenliği

  • Gökhan Ahi – İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Başkanı
  • Başak Purut – Purut Hukuk Bürosu
  • Mehmet Ali Köksal – TBD Yönetim Kurulu Üyesi

11.30 – 12.30 – Eş Zamanlı Çalıştaylar

12.30 – 13.30 – Öğle Arası

13.30 – 14.45 – Panel: Kriz Döneminde BT ile ayakta kalmak

  • Nihan Yıldırım – İTÜ İşletme Fakültesi
  • Necip Özyücel – Microsoft Sunucu ve Yazılım Araçları Ürün Grup Müdürü
  • Mustafa Özçilingir – Eczacıbaşı Bilişim – Çözüm Geliştirme ve Yürütme Grup Yöneticisi

15.00 – 16.15 – Seminer: Levent Erden

16.30 – 17.45 – Panel: Bir mecra olarak ”Sosyal Medya”

  • Özgür Alaz – PromoQube Kurucusu
  • Burcu Tüzün – Pazarlama Danışmanı
  • Eray Endeş – Blog Ödülleri Genel Koordinatörü

17.45 – 18.00 – Kapanış

Başlarken: Ortaklarınızı bulmak

Necmettin Begiter’in girişimcilere yararlı olacak makaleleri Türkçe’ye çevirisi devam ediyor. Makalenin yazarı Seth Sternberg, birden fazla anında mesajlaşma servisine aynı anda bağlanmanıza olanak veren ve çevrimiçi çalışan Meebo servisinin kurucusudur. Yale Üniversitesinde Siyasal Bilgiler okuduktan sonra bir süre IBM’de çalışmış, ardından Stanford İşletme bitirmiştir. Uçmayı sever (ama pahalı olduğu için genelde yeryüzündedir), motorsiklete biner ve tekerlekli paten kullanır.

Bu blog girdisi, sıfırdan kendi girişiminizi kurmak konusundaki bir yazı dizisinin üçüncüsüdür. Sonuncusu gibi, bu yazı hem Meebo Blog‘da hem de TechCrunch‘da yayınlanmıştır.

Kendi girişimini kurmakla ilgili son blog yazımı okuduktan sonra gelen sorularda başı çeken hep “ortaklarımı nasıl bulacağım?” sorusuydu.

Bu gerçekten harika bir soru. Cevaplamaya kendimize bakarak başlayabiliriz:

Gözlerinizi kapatın ve en yakın arkadaşlarınızı gözünüzün önüne getirin.

Şimdi boylarının ne kadar olduğunu düşünün.

Süper gidiyoruz; şimdi kendinize şu soruyu sorun: “Hepsi de yaklaşık aynı boyda mı?” Bahse girerim öyledir, siz dahil.

Kurmak için yanıp tutuştuğunuz o şirkette sizinle ortak olacakları bulma noktasındaki problem de budur. Kendimize benzeyen insanlarla takılmak iyidir, güzeldir, ama birlikte şirket açmak istemeyeceğiniz insanlar da tam olarak onlardır. Garip mi geldi? Açıklayayım.

Bir girişim şirketi için en iyi kurucu ekip “birlikte iyi giden” (birbirinin alanına girmeyen) becerileri olan iki ya da üç kişiden oluşur. Hedef ve arzularınızın ortak ya da benzer olması da önemlidir. Eğer biriniz şirketi kısa sürede satmak istiyorsa ama biriniz de milyar dolarlık bir şirket haline gelmek istiyorsa, zaman geçtikçe ciddi sürtüşmeler olacaktır. Bir kurucu şirketlere yönelik diğeri bireylere yönelik çalışmak istiyorsa da akıbet aynı olur. Ancak, sizin zayıf kaldığınız noktaları tamamlayan insanlarla çalışmak da önemlidir. Tüketiciye yönelik internet hizmetleri söz konusu olduğunda, bu şu anlama gelir: Bir geliştirici ön yüzde, kullanıcıyla muhatap olurken, diğeri arka planda sunucuyla ilgilenir, ve bu ekibi ticaret kafası olan bir işletmeci tamamlar (bu konuyu başka bir yazımda detaylandıracağım).

İşin gerçeği, hepimiz bize benzeyen insanlarla takılmak isteriz. Kafalarındaki iş fikrini bana anlatan üç işletme öğrencisi vardı; fikirlerini dinledim ama sonunda ürünü hangisinin ortaya çıkaracağını anlayamadım. Bunu çok sık görüyorum – hem işletmecilerde, hem de teknoloji meraklısı girişimcilerde. Okulda sınıf arkadaşlarınızla, iş yerinde hep aynı insanlarla takılmak her zaman daha rahattır.

Hâlâ okuyorsanız, iş ortaklarınızla tanışma konusunda olabilecek en iyi yerdesiniz. Bundan faydalanın! Elaine ve Sandy ile nasıl tanıştım? Okuldaki ortak arkadaşlarımız sayesinde. Ya diğer ekipler? Google’dan Larry ve Sergey Stanford’da tanışmış. Yahoo!’dan Jerry ve David de öyle. Plaxo’nun kurucuları da, Facebook’dan Mark da ortaklarıyla okulda tanışmış.

İyi birer ortak olabileceğini düşündüğünüz insan bulamıyor musunuz? İşte size birkaç fikir:

1. İlginizi çeken konularda öğrenci kulüplerine katılın. Eğer işletme okuyorsanız, Mühendislik Kulübünün aylık toplantılarına gidin. Eğer bilişim okuyorsanız, işletme öğrencilerinin Girişimcilik Kulübü toplantısında sizinle tanışmak için can atacağına eminim.

2. Eğer okulunuzda öğrenciler için kulüpler yoksa, ilk kulübü siz kurun! Stanford‘daki BASES bu konuda çok iyi bir örnek ve modeldir. Tasarım, bilişim ve işletme gibi farklı dallardan eski ve yeni öğrencileri biraraya getirir,

Bahse girerim bu yazıyı okuyanların çoğu çoktan mezun olmuştur. Şansımıza, okul dışında bir yerde tanışıp ortak olanlara da örnekler var. YouTube’dan Chad ve Steve PayPal’da çalışırken tanışmış. Napster’dan Sean ve Shawn bir IRC kanalında tanışmış. Cisco karı-kocanın birlikte kurduğu bir şirket. Öğrenciyken ortak bulmak daha kolaydır, ama ortak bulmak için öğrenci olma zorunluluğu yok nihayetinde. İster öğrenci olsun, ister mezun, herkesin uygulayabileceği birkaç yöntem:

1. Farklı gruplardan insanları biraraya çeken etkinlikler bulun ve onlara katılın. Silikon Vadisi’nde, bu aralar girişimciler arasında kaya tırmanışları oldukça popüler. Frizbi de aynı şekilde. Bu da her hafta en az bir kez girişimci insalarla dolup taşan bir frizbi oyunu demek.

2. Hakkında bilgi sahibi olmak istediğiniz alanlarda, arkadaşlarınızdan sizi konuyla ilgili kişilerle tanıştırmalarını rica edin. Muhtemelen sizin bilgisayarcı arkadaşlarınızdan birkaçının işletme odaklı tanıdıkları vardır. İlk tanıştıklarınız çok uygun olmasa bile, bu tanıştırma zincirine devam ederseniz eninde sonunda aradığınız kişiyi bulursunuz.

3. Girişimcilikle ilgili kişileri biraraya getirmek ve birbirleriyle tanışmalarını sağlamak için hazırlanan etkinliklere katılın. Silikon Vadisi’nde SVASE ve Founder Dating, Londra’da First Tuesday, New York’ta Hackers and Founders ilk akla gelenler.

4. Şu anda çalıştığınız işteki ve geçen yaz yaptığınız stajdaki iş arkadaşlarınızla birlikte çalışın. Bu süreçte kendi işinizi ya da başkalarının işini baltalamayın yeter! Genelde, üzerinde çalıştığınız şey işvereninizin yürütmek isteyeceği bir iş değilse sorun yok demektir. Elbette işvereninizin kaynaklarını kullanmamanız gerekir. Örneğin bu aralar yakın bir arkadaşım bir sonra girişimi için bir iş arkadaşıyla çalışıyor. Biri proje yöneticisi, diğeri ise mühendis.

Eminim bazılarınız “Herşey iyi güzel de, ben hayat olmayan bir yerde yaşıyorum ve bu kaynakların hiçbirine ulaşamıyorum.” diye düşünüyordur. Açık konuşalım, Silikon Vadisi’ne taşınmanın bir yolunu bulun. New York, Boston, Seattle, Los Angeles ve Austin TX gibi diğer bazı şehirlerde de girişimcilik toplulukları oldukça güçlüdür. Ancak, hiçbir yerde Silikon Vadisi’ndeki kadar çok emlak ofisi, avukat, muhasebeci, arsa sahibi, çalışan, kurucu ortak, danışman ve yatırımcı yok. Ekosistemi yenmek çok zor. Sonuçta o ilk adımı atmanıza yardım edecek çok sayıda insanla tanışma fırsatınız olacak. Kendimi ele alırsam, ben Connecticut’ta büyüdü ve zamanımın yeterli diyebileceğim bir kısmını New York’ta geçirdim, bu süre zarfında da başarısız sayılabilecek kadar çok şirket kurma girişimim oldu. Silikon Vadisi’ndeki arkadaşlarım de yukarıda saydığım nedenlerden ötürü ortaya taşınmamı söyleyip duruyordu. Sonunda işletme fakültesi vasıtasıyla oraya taşındım. Siz de bir vasıta bulun.

Sıfırdan başlamanın en zor tarafı iş ortaklarınızı bulmaktır. İşin fikir kısmı nispeten kolaydır. Üç ayda bir sağlam bir fikir üretseniz bile iş ortağınızı bulmanız üç yıl sürebilir. İşin güzel tarafı, kurucu ekip hazır olduğunda o ultra mega süper fikri sizinle aynı zamanda bulan kişilerden çok daha hızlı hayata geçirebilirsiniz.

Unutmayın, ana hedef kurucu ekibin becerileri dahilinde fikrin çalışan bir prototipini mümkün olduğunca hızlı şekilde ortaya çıkarmaktır. Bu da sizin zayıf yanlarınızı kapatan doğru becerilere sahip kişileri bulmanız demek oluyor. Bir girişimi birlikte kurmak evlenmek gibidir, doğru kişiyi bulmak kritik öneme sahiptir. Sonraki yazılarımda hakların kurucular arasında dağıtılması ve fonlamaya gitmeden önce para kazanmaya başlamak gibi konuları ele alacağım. Twitter’da beni takip ederek o yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Ayakta Kalmanın Yedi Adımı

Necmettin Begiter’le 3ncü çevirisini de gönderdi. Etohum sitesinde girişimcilere faydalı olabilecek yabancı makalelerin Türkçesini yayınlamaya devam ediyoruz.

Makalenin yazarı Martin Zwilling’dir. Startup Professionals, Inc. Genel Müdürü ve Kurucusu; Southwest Software Ventures and Consulting Yönetici Ortağı; RelGuard, Re:Think, CheapLimoRates.com, Adobe Coatings, ezPrintSite, zEthics ve Healthcents Danışma Kurulu Üyesi. Bu metin startupprofessionals.com adresinden yazardan izinli olarak çevrilmiştir. İngilizce Makaleye bu linkten ulaşılabilir.

Çoğu harika girişim hikayesinin arkasında upuzun bir hata listesi vardır! Maalesef, gördüğünüz her başarı hikayesinin arkasında çok sayıda başarısızlık hikayesi vardır, ve bu başarısızlık hikayelerinin her birinin arkasında da haberdar olmadığınız hatalar yatar. Ama ben başarısızlıklara odaklanmaktansa, o başarısızlıklardan ve hatalardan yola çıkarak ayakta kalmanıza yardımcı olacak bir eylem listesi hazırlamaya çalıştım.

Her girişimcilik danışmanının kendi başarısız olmamak için uzak durulacaklar listesi vardır, doğal olarak benim de var. Eğer tecrübelerim tek bir şirket kurucusunun bile stres yaşamasını, zaman ya da para kaybetmesini önleyebilirse ne mutlu bana. Size şu pratik tavsiyeleri sunabilirim:

Fonlama ihtiyaçlarınızı yükseltin. Fon almadan önceki fon ihtiyacınızı %50 ve yatırımcılardan isteyeceğiniz fonu %25 oranında artırmalısınız. Listenizi hazırlarken ne kadar çok şeyi atladığınıza, paranın ne kadar hızlı akıp gittiğine şaşıracaksınız, ve nakit akışında yaşanan ciddi problemler çöküşünüze neden olabilir.

Her ay stratejinizi elden geçirin. İlk belirlediğiniz stratejinin yanlış olduğunu varsayın. Bildiğim çoğu girişimci firma pazara çıkmadan önce hedef pazar kitlesini birkaç kez yeniden tanımlamıştır. Uyanık ve esnek olun. Ekonomik kriz ve cepleri dolu rakipler gibi beklenmedik şeylere hazırlıklı olun.

Teoriyi gerçeklerle harmanlayın. Hiçbirşey tecrübenin yerini tutamaz. Ne kadar iyi eğitimli olursanız olun, ilgili sektörü ne kadar iyi tanıdığınızı düşünürseniz düşünün, benzeri bir işte birkaç ay çalışıp pazara ısınmak ve harekete geçmeden önce yazılı olmayan kuralları öğrenmek iyidir. İlk girişimde bu daha da önemlidir.

Fikri mülkiyet oluşturun. Şirketinizi erkenden kurun, fikrinize verdiğiniz ismi gecikmeden alın. Aynı isimleri popüler sosyal ağlarda ve bloglarda da alın. Patent süreci mükemmelin çok ötesindedir, ama sahipsiz içerikten de çok daha iyidir. Ticari markalar ve telif hakları gibi konuları da atlamayın.

Pazarlama en büyük önceliktir. Her yeni girişim önce ürünü hazırlayıp sonra pazarlamaya başlamak ister, ama aslında yapması gereken tam tersidir. Günümüzde viral pazarlama bir yana ağızdan ağızdan pazarlamanın bile büyük maliyetleri olduğu düşünülürse, bütçeyi ona göre hazırlamak gerekir. Dışarıda görünür olmak ve orada kalmak çaba, para ve dengeleme ister.

Zamanı yönetin. İlk olarak en önemli şeylere odaklanmak biraz alıştıma biraz da çaba gerektirir. İş dünyasında “en önemli” demek pazarlama zamanı, müşteri hizmetleri, düşük maliyetler ve rakiplerinizi yenmek demektir. Hangi yetkinizi ne zaman kime devredeceğinizi, ne zaman dinleneceğinizi ve ekip üyeleriyle etkin iletişime zaman ayırmayı bilmek anlamlarına da gelir.

Maliyetleri siz yönetin. Bir girişimin genel müdürünün en önemli görevi her masrafı daha para şirketten çıkmadan cimrice gözden geçirmektir. Bu görevi sakın kimseye devretmeyin! Masrafları yönetemezseniz çok ciddi nakit akışı problemleri yaşarsınız. Dış kaynak kullanımına, muhasebecilere, hukuk firmalarına ve hizmet alımlarına güvenmeyin, mümkün olduğunca herşeyi “içeride” halletmek için elinizden geleni yapın.

Son bir tavsiye, ki bu aslında en önemlisi, aşırı bir arzu, güven ve adanmışlık olmadan şirket açmayı düşünmeyin bile. Bu üçü başarınızı tanımlamada en büyük rolü oynayacak şeylerdir. Verdiğim tavsiyelere uyun, kendi kural ve hedeflerinizi belirleyin, başarılı ve kârlı bir şirkete ilk adımınızı atmış olursunuz

Yatırım Alacak Bir İş Planına Giden 10 Anahtar

Necmettin Begiter’le 2nci çevirisini de gönderdi. Etohum sitesinde girişimcilere faydalı olabilecek yabancı makalelerin Türkçesini yayınlamaya devam ediyoruz. Sevgili Necmettin’nin çevirdiği ilk yazı “Başarılı Bir İş Planına Giden 10 Adım” dı.

Makalenin yazarı Martin Zwilling’dir. Startup Professionals, Inc. Genel Müdürü ve Kurucusu; Southwest Software Ventures and Consulting Yönetici Ortağı; RelGuard, Re:Think, CheapLimoRates.com, Adobe Coatings, ezPrintSite, zEthics ve Healthcents Danışma Kurulu Üyesi. Bu metin startupprofessionals.com adresinden yazardan izinli olarak çevrilmiştir. İngilizce Makaleye bu linkten ulaşılabilir.

İnsanlar bana bir yatırımcıya ihtiyaçları yoksa gerçekten bir iş planına gerek olup olmadığını sorup dururlar. Dürüst olmak gerekirse, iş planı yatırımcılardan çok size lazım olan birşeydir, şirketinizi, takım üyeleri arasındaki iletişimi ve ilerleme ölçümlerinizi takip etmenizi sağlar. İş planını yatırım alacak hale getirecek şeyler, aslında işin en önemli yatırımcısı siz olduğunuza göre, sizin de işinize yarayacaktır.

Herşeyden önce, iyi bir iş planı sektöre hakim olmak ve fikrinizi bir işe dönüştürmek için gerekli olan ev ödevini yaptığınızı göstermelidir. Temel konuları anlayıp yatırımcıların görmek isteyecekleri anahtar öğeleri listeleyeceğim:

1. Problem: Her plan, şirket ve üründen ziyade, çözeceğiniz problemi anlatarak başlamalıdır. Annenizin anlayabileceği şekilde açıklayın ve problemin neler götürdüğünü maliyet ya da zaman olarak ölçüme bağlayın. “Buna her müşterinin ihtiyacı var” ya da “yeni nesil bir platform” gibi ifadeler fazla geneldir ve bunlardan kaçınılmalıdır.

2. Çözüm ve getiriler: Bu bölüm kapsamlı bir ürün belirtimini içermekten ziyade müşterinin neler kazandığını ve ürün ya da servisinizin nasıl ve neden işe yarayacağını anlatmalıdır. Fikrî mülkiyetinizi ve ortaya çıkarmaya çalıştığınız şeyin neden özel oluğunu açıklamaktan da çekinmeyin.

3. Sektör ve pazar boyutu: Sektörün genel geçmişini ve durumunu, pazardaki oyuncuların paylarını, pazar dinamiklerini ve müşteri uzayını detaylandırarak başlayın. Yatırımcıların milyar dolarlık sektörleri ve iki haneli büyüme rakamlarını sevdiğini unutmayın. Forrester ve Gartner gibi pazar araştırma şirketlerinden alacağınız rakamlar elinizi güçlendirecektir.

4. İş modeli: İş modeli, nasıl para kazanacağınızı, kimlerin size ödeme yapacağını ve brüt kâr marjınızı gösterir. Bu bölümde kâr, gelir, ve hacim büyümesi açısından hırslı olmalısınız. Çoğu kişi gelir için sosyal ağ reklam modelini kullanır ama böyle bir gelir modelinin en az 100 milyon kullanıcı ve 50 milyon dolar yatırım gerektiğini unuturlar.

5. Rekabet ve sürdürülebilir avantaj: İster doğrudan olsun ister dolaylı, mevcut rakipleri listeleyip açıklayın. Hiç rakibiniz olmadığını söylerseniz güvenilirliğinizi anında kaybedersiniz. Ardından sürdürülebilir rekabet avantajınızı detaylandırın ve rakiplerinizi arkada bırakmak için kullanacağınız noktaları vurgulayın.

6. Pazarlama, satış ve stratejik ortaklar: Pazara giriş stratejinizi, satış kanallarınızı, ücretlendirmenizi ve kuracağınız stratejik ortaklıkları detaylandırın. Bu bölüm ana sürüm aşamalarını vermek için de iyi bir bölümdür. Yatırımcıları satış kanallarını, stratejik ortaklarınızı ve uygulanabilir bir pazarlama stratejisini hazırladığınıza ikna etmelisiniz.

7. Yönetim ekibi: Yatırımcılar sadece fikirlere değil, aynı zamanda kişilere yatırım yaparlar. Ekibinizin yeni bir işe başlama noktasında tecrübeli olduğuna ve seçtiğiniz sektörlerde uzman olduklarına inandırmalısınız. Danışma kurulu üyelerini ve sektördeki anahtar bağlantılarınızı da dahil etmeyi unutmayın.

8. Fon gereksinimleri: Fon ihtiyacınızı nasıl hesapladığınızı açıklayın ve fonu nasıl kullanacağınızın detaylarını gösterin. Fikre öyle ya da böyle dahil olan tüm rakamları ve bütçe ölçümlerinizi ve ayrıca rayiç değer öngörülerinizi de sunun.

9. Mali tahminler ve ölçümler: Gelecek beş yılda öngördüğünüz (ve geçmiş üç yılda gerçekleşen) gelir ve giderleri basit olarak sunun. Sıfır kâr noktası ve büyüme tahminlerini gösterin. Bu bölümde özet geçtiğiniz bu verilerin detaylarını da ayrı bir mali rapor olarak sunmalısınız.

10. Çıkış stratejisi: Birleşme veya satış için belirli adaylar da dahil olmak üzere tercih ettiğiniz çıkış stratejinizi ve zaman aralığını tanımlayın. Bugünlerde halka açılmak pek tavsiye edilen bir çıkış stratejisi değildir. Dönüş oranı (maliyet ile kâr arasındaki yüzdelik oran) yatırımcılar açısından çekici olmalıdır.

Yatırım alabilecek kalitede bir iş planı profesyonel bir belgedir, ortalama 20 sayfa olmalıdır ve hem melek yatırımcıları hem de risk sermayedarlarını tatmin edebilmelidir. Hazırlarken, projenize yatırımcı gözüyle bakmaya çalışın, empati kurun. Eğer iş planınızda yukarıdaki 10 maddeden bir ya da birkaçı yoksa, büyük ihtimalle yatırım yapılmaya uygun görülmeyecek ve reddedilecektir.

En iyi planlar genellikle ne çok süslüdür, ne de çok uzun. Göz kamaştırıcı grafiklerine ve gelir tahminlerinin büyüklüğü ile ölçülmezler. İyi bir iş planı, “nereyi imzalayacağım?” dışında yatırımcının sorabileceği her türlü soruyu cevaplamaya çalışandır.

Başarılı Bir İş Planına Giden 10 Adım

Necmettin Begiter’le geçen yıl Doğuş Üniversitesi’nde tanışmıştık, geçen haftalarda epostayla çok güzel bir öneri getirdi. Etohum sitesinde girişimcilere faydalı olabilecek yabancı makalelerin Türkçesini yayınlamamızın faydalı olacağını söyledi. Daha sonra ilk çeviri makaleyi gönderdi. Necmettin Begiter’e teşekkür ediyorum, diğer yazıları bekliyoruz.

Makalenin yazarı Martin Zwilling’dir. Startup Professionals, Inc. Genel Müdürü ve Kurucusu; Southwest Software Ventures and Consulting Yönetici Ortağı; RelGuard, Re:Think, CheapLimoRates.com, Adobe Coatings, ezPrintSite, zEthics ve Healthcents Danışma Kurulu Üyesi. Bu metin startupprofessionals.com adresinden yazardan izinli olarak çevrilmiştir.

Başarılı Bir İş Planına Giden 10 Adım
İnsanların fikrinize yatırım yapmasını istiyorsanız, verebileceğim en iyi tavsiye basit bir iş planı yazmanızdır. İş planı bir doktora tezi ya da bir roman değildir. Hem kullandığınız kelimeler, hem de görüntüsü dolambaçsız olsun, ve planı kısa tutun. İş planında bulunması zorunlu olanlar için Yatırım Alacak Bir İş Planının 10 Anahtarı (İngilizce) makalesine bakabilirsiniz.

Buradaki en önemli prensip, iş planının kolay okunabilir olmasıdır. Bu da ortama bir gazete haberi (lise bir) seviyesinde yazmak anlamına gelir. İnsanların iş planınıza hızlıca, hâttâ telefonda birisiyle konuşurken ya da epostalarına bakarken göz gezdireceğini anlamalısınız.

Ama ifadelerin basit olması gerekliliğini “basit düşünün” şeklinde de almayın. Basit tutmanızın sebebi anlatmaya çalıştığınız şeyi takım üyelerine ve yatırımcılara etkin ve hızlıca verebilmektir. Bunu aklınızdan çıkarmayın. Tim Berry’nin basit planlar üzerine yazdığı makalesinden bazı yönergeler:

Planı kısa tutun. Karşınızdakilere aktarmanız gereken herşeyi 20 sayfaya sığdırabilirsiniz. Gerekirse, diğer detaylar ve raporlar için ayrı bir belge hazırlayın. Çok kısa, bir sayfalık bir özet de, yöneticiler için iyi olabilir ama yatırımı almak için yeterli olmayacaktır.

Genel görünümü güzelleştirin. Kelime seçimlerinin dışında, hazırlayacağınız metnin görünüşü de davetkâr olmalı. İki fonttan fazlasını kullanmayın. Fontlar da 10-12 punto olmak üzere, Arial, Tahoma veya Verdana gibi şerifsiz fontlar olsun.

Uzun, karmaşık cümleler kurmayın. En iyisi her zaman kısa cümlelerdir, çünkü daha hızlı okunurlar ve okuyan kim olursa olsun anlayacaktır.

Jargondan, kısaltmalardan ve şişirme kelimelerden uzak durun. Siz NIH’in “biz bulmadık” (not invented here), KISS’in “işi zora koşmasana” (Keep it simple stupid) anlamına geldiğini biliyor olabilirsiniz, ama herkesin bildiğini varsayma hatasına düşmeyin. Basit, dolaysız bir dil kullanın. “istifade etmek” yerine “kullanmak”, “tarihte o noktada” yerine “o zaman” gibi daha dolaysız, ortak ve basit kelime ve ifadelere ağırlık verin.

Madde imleri sizin dostunuzdur. Bir konunun veya planın öğelerini sıralama ve önceliklerini göstermede faydalıdırlar. Gerektiğinde kısa açıklamalarla zenginleştirerek kullanın. Açıklanmamış madde imlerinin de sorular doğuracağını unutmayın.

Planı çok fazla çizelge ve cafcaflı renklerle doldurmayın. Resimler ve çizelgeler bazen bir fikri açıklamada çok iyi olabilir, ama herşeyin fazlası zarar. Dozunu iyi ayarlayamazsanız konu bütünlüğünü bozarlar.

Bölümleri birbirinden sayfa sonları ile ayırın. Çizelgeleri metinden ayırmak ve tabloları vurgulamak için de aynı taktiği kullanabilirsiniz. Şüpheye düştüğünüzde, yeni sayfaya geçin. Okuyan kimse bir sonraki sayfaya geçmekten çekinmez.

Boşluk bırakın. Sayfanın her kenarında 2.5 santim boşluk olsun. Her zaman imla kontrolü kullanın. Sonra metni dikkatlice tekrar okuyun ki kendisi doğru ama yeri yanlış kelime ve ifadeler olmasın.

İçindekiler tablosu koyun. Hiçbir yatırımcı yönetici bilgileri veya çıkış stratejisi gibi önemli verilere ulaşmak için sayfa sayfa dolaşmayı sevmez. Günümüzde çoğu kelime işlemci program bölüm başlıklarına bakarak içindekiler tablosu oluşturabiliyor. Bu özelliği kullanmaktan çekinmeyin.

Yatırımcıların görüştüğü çoğu girişimci süper bir iş hayal eder ama yazılı bir iş planları bile yoktur. Konuşarak yatırım alabileceklerini zannederler. Bir de iş planında ürünü uzun uzadıya açıklayan ama finansal olarak çok az veri bulunduran yatırımcılar vardır. Bu planlar da tutmaz.

Eğer mevzuyu az ve öz açıklayamıyorsanız, bunu yapabilecek biriyle anlaşın. Aslına bakılırsa, basitlik ve okunabilirlik en karmaşık teklifi bile kabul ettirmenin en etkin yöntemlerindendir. Anlaması kolay bir iş planı yolun yarısını katetmiş demektir. Unutmayın, basit kötü demek değildir.

Tarih: 19/10/2009 | Kategori: Genel | Yazan: Burak Büyükdemir
Etiketler: , , , , ,
Girişimcilik ve İnovasyon – Bahçeşehir Üniversitesi

Cuma günü saat 11:00 – 11:45 arasında Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş kampusunde girişimcilik konusunda konuşuyor olacağım. Programın detayı aşağıdaki gibi.

Girişimcilik ve İnovasyon – Bahçeşehir Üniversitesi
10.00-10.15 Mühendislik Fakültesi Dekanı Erol SEZER
10.15-11.00 Intel Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Yöneticisi Ayşegül İldeniz
11.00-11.45 E-Tohum’un Kurucusu Burak Büyükdemir

11.45-12.00 ARA

12.00-12.45 Marmara Üni. ve Bilgi Üni. Öğretim üyesi Prof. Dr. Şule Özmen

12.45-13.30 YEMEK ARASI

13.30-14.15 IBM Türk Ülke Teknoloji Lideri Suat Kızıltaş
14.15-15.00 GYİAD Kurucusu Pınar ECZACIBAŞI

15.00-15.15 ARA

15.15-16.00 Turkcell 3G Proje Yöneticisi Levent Acarer
16.00-16.30 KAGİDER Kurucusu ve Yönetici Koçu Yasemin Tutal Güzelkan

16.30-16.45 ARA

16.45-17.30 Kariyer Genç’in Kurucusu ve Yöneticisi Nurettin Özdoğan
17.30-18.00 Asus Ürün Müdürü Fatih Kerimoğlu

Sertifika ve Kapanış

Tarih: 26/05/2009 | Kategori: Haber | Yazan: Burak Büyükdemir
Etiketler: , , , ,
Şule Özmen ile girişimcilik üzerine

Bilgi Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve e-ticaret kitabının yazarı Prof. Dr. Şule Özmen ile Türkiye’de girişimcilik üzerine konuştuk.

BTZ’08 – Bilişim sektöründe girişimcilik -3

İTÜ İşletme Mühendisliği Kulubü’nün organize ettiği ve etohum olarak desteklediğimiz Bilişim Teknolojileri Zirvesi, “Bilişim Sektöründe Girişimcilik” konulu panel ile başladı.

BTZ’08 – Bilişim sektöründe girişimcilik -2

İTÜ İşletme Mühendisliği Kulubü’nün organize ettiği ve etohum olarak desteklediğimiz Bilişim Teknolojileri Zirvesi, “Bilişim Sektöründe Girişimcilik” konulu panel ile başladı.

BTZ’08 – Bilişim sektöründe girişimcilik -1

İTÜ İşletme Mühendisliği Kulubü’nün organize ettiği ve etohum olarak desteklediğimiz Bilişim Teknolojileri Zirvesi, “Bilişim Sektöründe Girişimcilik” konulu panel ile başladı.

İnternet Güreşimciliği

TBD Genç’deki genç arkadaşlarla beraber sizler için CEBIT ‘e eğlenceli bir program hazırladık. 8 Ekim 2008 Çarşamba günü saat 14:30 – 17:00 arasında “etohum – cebit” özel programında hep beraberiz. Yer bilgisini pdf olarak ekliyorum. Hall 10′da English Time Gökdil ‘in tam karşısı.

CEBITTBD gençlik özel etohum toplantısı: INTERNET GÜREŞİMCİLİĞİ

14:30-14:50 : Mert Erkal – Bloglardan Para Kazanmanın 10 Yöntemi
14:50-15:00 Ara : Şiir Dinletisi

15:00-15:20 : Şekip Can Gökalp – Avrupadan Yatırımcı Bulmanın 9 Yolu
15:20-15:30 Ara : Hellboy Fragmanı

15:30-15:50 : Harun Pekşen – Dakika 75 : 3-0 (İlk Yarı 2-0)
15:50-16:00 Ara : Avrupadan Futbol

16:00-16:20 : Metin Kahraman – Sosyal Ağına Düşürmek
16:20-16:30 Ara : En Çok Seyredilen Videolar

16:30-16:50 : Tuncay Tuncer / Ali Haydar Ünsal / Emre Güzer – Salı Pazarından Polonya Pazarına
17.00- Kapanış

Katılım için tüm sosyal topluluk sitelerinde etkinlik açtık

Facebook için etohum – tbd gençlik toplantısı katılım
Mixxt için etohum – tbd gençlik toplantısı katılım

Aşağıda HALL 10 gözükmektedir. Genel açıdan bakış için dosyayı yükleyebilirsiniz.

Etohum-cebit-tbd gençlik

Genel yerleşim planı bilgisayarın indir Cebit-Bilisim-Eurasia-2008-plan