Blog

Ekşisözlük adı nereden çıktı?

6 Kasım Etohum Kampı Ankara – Sedat Kapanoğlu – Eksisozluk.com from Burak Buyukdemir on Vimeo.

Etohum Sedat KapanoğluEtohum Sedat KapanoğluEtohum - eksisozluk.comEtohum Sedat KapanoğluEtohum Sedat Kapanoğlu

ATİLLABu yazı Atilla Oğuzhan Durgun tarafından kaleme alınmıştır.

Türkiye’de internet kullanıcısı olan hemen herkesin bildiği ekşi sözlük, daha önce Microsoft’ta Vista 2000 ekibinde yer alan Sedat Kapanoğlu tarafından kurulan Türkiyenin ilk “user generated” sözlüğü.

İlk programcılık merakı ilkokul 3’te başlayan Sedat Kapanoğlu, 1986 yılından beri programlama yapıyor ve ilk program hatasını da o zaman yapıyor. İlk başarısızlığı ve aslında başarının ilk adımlarını da çok kısıtlı kaynaklarla devamlı bir şeyler yapıp bozarak atıyor.

Sedat kapanoğlu 1993’te liseden mezun olduktan ÖSS’yi kazanamıyor. Aslında programcılıktan ÖSS’ye pek de vakit ayıramıyor. Sonra 93’te bir firmaya girerek çalışmaya başlıyor. O firmada geleceğin hasta takip programı olması beklenen bir yazılımı geliştirmeye başlıyor. Program hiç satmıyor. Sonra 1994 yılında kendisi bir hastane takip programı geliştiriyor. Program pahalı olduğu için hiç satmıyor olabilir diye düşünerek programı bu sefer 5 dolar gibi bir fiyata satmaya çalışıyor. Adını da Microsoft’tan esinlenerek “Hasta 1.0” koyuyor. PC World dergisinde tanıtımı bile çıkan Hasta 1.0 programı bu sefer de çok ucuz olduğu için hiç satamıyor.

1995 yılında shareware yazılımlar geliştirmeye başlıyor.

“Sedat Software Group” u kurma düşüncesiyle, SSG isimli kendi yazılım grubu olmasını ve bu grupla yazılımlar geliştirerek çok zengin olma hayallerini kuruyor ortaokuldan beri. SSG nicki oradan geliyor.

1995 yılında yazılım geliştirmeye ve metoroloji genel müdürlüğünün istasyonlardan veriyi aktarım protokolünü tasarlıyor.

Bu protokolün özelliği Hakkari’deki istasyonlar çok kötü telefon hattı kalitesine sahip olduğu için modemle veri transferinin çok sorun olmasından dolayı, bunu çözmek için hata düzeltme ve gerçek zamanlı sıkıştırma yapan bir protokol tasarlıyor ve bunun yazılımını tamamlıyor. Bunun karşılığında 300 dolar alıyor Sedat Kapanoğlu. 2 aylık çalışma sonucunda ortaya çıkardığı bu yazılımla kendine bir tane ses kartı alıyor.

Sedat Kapanoğlu 1995 yılına kadar girşimciliğinin çok iyi gitmediğini söylüyor. 1996 yılında shareware yazılımlar geliştirmeye başlıyor. Biraz daha tanınıyor. Hatta o kadar çok yazılım geliştiriyor ki, 1996 yılında PC World dergisinin “Alaturka 96” diye verdiği disketteki Top 10 shareware yazılımların 6’sı Sedat Kapanoğluna ait. Ama geliştirdiği yazılımları toplamda 20 kişinin almasıyla hayal kırıklığına uğruyor. O parayla da kendine gidip Casio saat alıyor.

1 yıl da böyle geçiyor. Bu arada ÖSS’yi kaybetmeye devam ediyor. 1997’ye geldiğinde yine geleceğin asansör imalatçıları için dünyanın en muhteşem asansör yazılımını geliştiriyor.

Sonra pvc üreticileri için malzeme ihtiyaç planlama yazılımı geliştiriyor. Fakat o da pek iyi gitmiyor.Aynı sene içerisinde Bilkent Üniversitesi programlama yarışmasına katılan Sedat Kapanoğlu oradan da diskalifiye oluyor.

Fakat 97 yılında 40 takımın katıldığı ODTÜ’nün programlama yarışmasında tek başına katılıyor ve ilk 3’e giriyor. Ve tarihte ilk defa bir açıköğretim fakültesi iktisat öğrencisi, bilgisayar programlama yarışmasında derece alarak kayda geçiyor. 1998 yılında yine satmayan agresör isminde bir firewall yazılımını geliştiriyor ve 1999’a geldiğinde hiç tutmayan ama çok severek geliştirilen yazılımların ardından çok keyif alarak geliştirdiği ve kendisi için çok da karmaşık bir yazılım olmayan ekşi sözlüğü geliştiriyor. Ve nasıl olduysa çok basit bir fikir olan sözlük tutuyor.

2000 yılında Doğuş Üniversitesi Bilgisayar mühendisliği bölümünü kazanan fakat devamsızlık yüzünden sınıfta kalıyor Sedat Kapanoğlu. Bu arada Microsoft’tan iş teklifi alıyor fakat üniversite mezunu olmadığı için işe alınamıyor. Fakat yazılım geliştirmeye devam ediyor. Bir taraftan sözlük büyüyor ve sözlükten para kazanmaya başlıyor. 1988 yılında SSG’yi (Sedat Software Group) bulurken niyeti yazılımdan para kazanmak olan Sedat Kapanoğlu, 2001 yılında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünüyor ve ekşi sözlüğe amazon linki koyuyor. Bu sayede 1 yılda 11 dolar kazanıyor. Bunun da doğru bir yol olmadığını anlıyor. 2002’ye geldiğinde ekşi sözlüğün kitabını çıkarmaya karar veriyor ve sadece 4 bin adet basıyorlar. Editörlere de telif hakkı ödeyerek bugünün parasıyla yaklaşık 1000 TL kazanıyor.

Ekşi adı nereden çıktı?

Ekşi adı sourtimestan geliyor. Sourtimes Portishead’in bir şarkısının adı. Ve o dönemde Sedat Kapanoğlu’nun kız arkadaşı ile yapmış olduğu bir siteye verdiği isim. Sedat Kapanoğlu Sour’dan dolayı ekşi ismini alan sözlüğü aslında sourtimes isimli sitenin bir alt kısmı olarak düşünüyor.

Sonradan ekşiye anlamlar veriliyor tabii. Mesela bilginin ekşidiği yer gibi felsefeler oluşuyor.

Ekşi sözlük çıktığında wikipedia, everythingto gibi siteler ve otostopçunun galaksi rehberi kitabının yazarı Douglas Adams’ın geliştirdiği gibi siteler yok o zaman.

Sedat Kapanoğlu yazılarda ilginç kelimelere ilginç linklere “bakınız”lar vermenin mizahi yönünden hoşlanıyor. Böyle bir veritabanı olsa ve içinde aklımıza hayalimize gelebilecek her şey bulunsa diye düşünüyor. Ve böyle bir şeyi imkansız kabul ederek fikri kenara atıyor. 1997 yılında Douglas Adams’ın “Otostopçunun galaksi rehberi” kitabını okurken kitapta böyle bir şeyden bahsedildiğini görüyor. Yani kainatta herkesin içine girdiği bir bilgi kaynağından bahsediliyor. Fikir çok ilginç geliyor ama sözlükle hiç eşleştirmiyor. Sedat Kapanoğlu 1998 yılında mizah yazıları yazmaya devam ediyor, ftpden upload edip sonra bunlara tasarım koymak zor gelmeye başlıyor. Programcı olduğunu fark ederek bunu kolaylaştıracak bir altyapı geliştiriyor. Bunu geliştirirken “bakınız” da olabilir diye aklına geliyor. Ve sözlüğün konsepti ortaya çıkıyor.

Brainbench isimli programlama yarışmasında almış olduğu sertifikalar dikkat çekiyor. Ve CV ile Microsoft’a öylesine bir başvuru yapması sonucunda Microsoft Sedat Kapanoğlu ile görüşüyor. Ve görüşmenin çok kötü geçtiğini düşünürken Microsoft Sedat Kapanoğlu’na iş teklifi yapıyor.

Microsoft’a gittikten sonra hobisi gibi olan sözlükle, Microsoft’taki iş yoğunluğu yüzünden çok fazla ilgilenemeyen Sedat Kapanoğlu, bir taraftan da sözlüğün kenarda bir proje gibi kalmasını hiç de istemiyor.

2004’te sözlük reklam almaya başlıyor ve buradan artık ciddi bir gelir oluşmaya başlıyor. Ve 2007’de Microsoft’ta kazanmaya başladığından daha çok kazanmaya başlıyor. 1993’ten beri kurduğu hayallerin artık sözlükle gerçekleşmeye başlaması ve yıllardır emek harcadığı kendi projesi ile ilgilenmek üzere birçok programcının hayali olan Microsoft’tan ayrılıyor. Bu arada Microsoft’un çok zeki, çok akıllı insanlardan oluştuğunu, çok zevkli ve çok güzel bir çalışma ortamı olduğunu, ve Microsoftta çok şey öğrendiğini söylüyor Sedat Kapanoğlu.

Fikir özgürlüğü tanıyan ve fikrini özgürce söyleyenin siteden atılmadığı bir platform olan ekşisözlüğün bu yaklaşımı ve fikriniz her tür karşıt görüş karşısında ayakta kalabiliyorsa doğrudur mantığıyla müthiş bir popularite topluyor. Ve binlerce kapatılan sitenin olduğu Türkiye’de özgürce fikrini söyleyebilme amacına hizmet ediyor ekşi sözlük. Bu arada siyasi hiciv konusunda hizmet edecek olan online ekşi dergi ile ilgili çalışmaları da sürüyor.

Sedat Kapanoğlu, her başarısızlığın, her hatanın yeni bir şeyler öğrettiğini, ve sonuca ulaşmada yeni bir şeyler kattığını söylüyor.

Sözlüğün avukatı Başak Purut, sözlük ciddi anlamda 2004 yılında para kazanmaya başlasa da 2005’ten beri başının belaya girmeye başladığını söylüyor. Dolayısıyla hukuki danışmanlığa ihtiyacı oluyor ekşi sözlüğün.

Hukuk danışmanlığı almadan önce fikir özgürlüğünü engelleyecek şekilde yazıları eleyen ekşi sözlük, hukuk danışmanlığı sayesinde neyin sakıncalı neyin sakıncasız olduğu işini hukuk danışmanına bırakıyor ve hukuk hizmeti almaya başladıktan sonra elemeler de azalıyor.

Çok yakın bir zamanda ekşi ekibi Türkiye’de site kapatmalarda yaşanan saçmalıkları çözebilmek için Türkiye’deki site kapatmalarla ilgili bir dava açıyorlar.

Eğer dava kazanılırsa, kapatılan siteler yüzünden haberleşme, bilgi kaynağı ve kendini savunma hakkı engellenen herkes manevi tazminat davası açabilecek. Avukat Başak Purut açılan davanın daha çok yeni olduğunu ve idari dava olduğu için sonuçlanmasının çok uzun sürmeyeceğini söylüyor.

Avukat Başak Purut henüz sözlük para kazanmazken, kendi vaktinden fedakarlık ederek sözlüğe destek veriyor. Bu 1 yıl kadar sürüyor. Sözlük bu sayede birçok davayı atlatma şansı buluyor. Aynı zmanda fikir özgürlüğü konusunda daha güzel bir çerçeve çiziliyor. Başak Purut hiçbir zaman para istemiyor. Bu da Sedat Kapanoğlu’nu çok etkiliyor.

Site kapatma ile ilgili kararlarda hakimlerle görüşüp bilinçlendiren Başak Purut, kapatma kararı alınırken sadece içeriğin çıkarılması gibi kararlara sebep olarak, bu alanda fayda sağlıyor. 5651 sayılı yasanın Avrupa Birliğine girmeye aday bir ülkenin çıkarmayacağı bir yasa olduğunu ifade ediyor Başak Purut.

Sedat Kapanoğlu ekşi sözlüğe saldırıların çok sık olduğunu, insanların bir siteye nasıl saldırılır diye denerken akıllarını ekşi sözlükte denediklerini söylüyor.

Sözlüğün frameli modeli hala 99’dan kalan bir yapı ve günümüz web sitelerinde kesinlikle tercih edilmeyen, arama motorlarındaki sırlamada ciddi anlamda olumsuz etkileyen bir model. Sedat Kapanoğlu, daha iyi bir ara birim çözümü henüz düşünmüş değil. Yeni Microsoft’tan dönmüş ve sözlük üzerinde tekrardan yeni çalışmaya başlamış. Ama bir modernizasyonu ve ihtiyaç üzerine görsel eklentiler vb. olacağını söylüyor.

Sözlükte gizli reklamları ve samini fikir mi yoksa değil mi ayırt etmek mümkün olmadığı için sözlüğün altında “ burada yazan hiçbirşey doğru değildir” gibi bir ifade yer alıyor. İlk başta insanların okuduklarını kendilerinin özümseyebilmelerini amaçlıyor ekşi sözlük.

Rekabetten asla rahatsız olmayan Sedat Kapanoğlu, aksine klon denilen sitelerin varlığını çok faydalı buluyor. Ve örneğin itü sözlüğün ilk Türkçe harf desteği yapan sözlük olduğunu, ve rakiplerin de innovasyonlarla çok güzel işler yaptıklarını, bir şeyi alıp daha ileriye götürdüklerini söylüyor.

Sözlüğü ilk başta belli bir kesime açmak ve bir kesimi hariç tutmak gibi bir niyeti olmayan Sedat Kapanoğlu, Douglas Adams’ın kitabında da herkesten bahsettiği gibi herkesi dahil etmeyi amaçlıyor. Fakat bir süre sonra denetim yükünü karşılayamıyor. Mesela Wikipedia herkese denetleme yetkisi vererek bu yükün altından kalkıyor. Mecburen durdurmak zorunda kalınca, barın önünde biriken insanlar gibi burada ne var neler oluyor diye meraklı kuyruklar oluşuyor.

Yakın zamana kadar 1 serverla çalışan ekşi sözlük şu anda 2 makine ile çalışıyor. ASP tabanlı ve SQL server kullanıyor.

Tek makineyle kısıtlı olanaklarla bandwidth ve performans açısından kendileri için iyi bir egzersiz oluyor, fakat şimdi iki makine ile daha rahat çalışıyor.

Sedat Kapanoğlu ekşi sözlüğü maddi bir başarı olarak nitelendirse de hala hayalindeki halinde olmadığını düşünüyor. Microsoft’ta olduğu dönemde sözleşmesi gereği başka yazılım geliştirmesinin yasak olduğu için, sözlükle ilgilenemiyor, fakat döndükten sonra hem yeni yazılımlar hem de ekşi sözlüğü geliştireceğini söylüyor. Ekşi sözlüğün gelir açısından tüm potansiyelini kullanamadığını ve farklı gelir modelleriyle gelirini artıracağına inanıyor.

Reklamverenler açısından, reklam vereceğiz ama bizi de rezil etmesinler gibi bir düşünce varmış. Ta ki reklamı oluşturan şeyin aslında bu olduğunu anlayana kadar. Yani buradaki önemli olan şey zaten eleştirilen olmak. Eleştirilmeyen şey zaten önemli değildir. Eleştirilen göz önündedir ve önemlidir.

Reklamverenler, zaten bu eleştirilerin oluşturduğu dinamiğin katkı sağladığını anladıktan sonra ekşi sözlüğe reklam vermek istiyorlar. Hatta artık eleştirileri destekliyorlar. Şu anda bir reklam metni altında her türlü eleştiri yazılabiliyor. Bu ürünü daha çok ön planda tutan ve onu tam olarak objektif gözle görmeyi sağlayan bir enstrüman.

Sedat Kapanoğlu ekşi sözlüğün en çok takip edildiği ülkenin Türkiye olması ve Türkiye’nin çok bereketli bir ülke olması dolayısıyla yeni projelere yeni mecralara açık bir yer olduğunu söylüyor.

19 Aralık 2009

Yorumlar