Blog

Hayalperestliğin Sınırlarını Aşabilmek

Bu makale Ahmet Usta tarafından kaleme alınmıştır.

Bu yazıyı girişimcilik ekosisteminin çarkından geçmiş profesyoneller için değil, henüz yumurtasının kabuğunu kırmak için çabalayan civciler için yazıyorum.

Şüphesiz bir gerçek var ki insanoğlunu hayvanlardan ayıran önemli niteliklerinden birisi hayal kurabilmek. Kurduğumuz hayallerde merak gemisine binerek bilinmezlik diyarına yelken açabiliyoruz. Bu gücümüzün insanoğlunu bu gün bulunduğu noktaya taşıyan ve gelecekte varacağı noktaya götürecek eşsiz bir hediye olduğunu söyleyebiliriz. Ve hatırlayabildiğim kadarıyla çocukluğuma dönüp baktığımda, kendimi bildim bileli hayal kurmadan geçirdiğim tek bir günüm dahi olmamış. Ancak, kendime sormaktan alıkoyamadığım bir soru var kafamda; ‘Neden bu hayallerimi gerçeğe taşıyamadım?’ Kendime de çok fazla haksızlık yapmak istemem, işin doğrusu, sahip olmak istediğim pek çok şeye sahip olabilmiş birisiyim ama belki de en önemli hayalimin eksiliğinden dolayı bunları gözüm görmüyor. Henüz dünyayı ele geçiremedim…

Bir girişimcinin vizyonu dünyayı ele geçirme hayaliyle başlar dersek hata etmiş olur muyuz? Microsoft, IBM, HP, Google, Facebok gibi firmaların kurucuları dünyayı ele geçirmişler diyebilir miyiz? Bu sorunun cevabı bakış açımıza göre değişecektir elbette. Kesin olan bir şey varsa girişimciliğin temel taşlarından birisi dünyayı ele geçirmek ölçeğinde olmasa bile büyük bir hayal ile başlar. Muhtemelen bu hayallere az veya çok bu yazıyı okuyan herkes sahiptir. Şu ana kadar girişimcinin temel niteliklerinden birisine sahip olduğunuz için mutlu olabilirsiniz, umarım yüzünüzdeki tebessümü aşağıda yazdıklarım ile silmiş olmam. Aşağıdaki başlıkları okumayı tamamladığınız zaman hayalperestlik ile girişimciliği bir birinden ayıran çizginin neresinde olduğunuza kendiniz karar verebilirsiniz. Buyurun;

‘Muhteşem bir fikrim var.’

Fikrimiz o kadar değerlidir ki kesinlikle dünyayı sarsacak denli güçlüdür ama bir türlü hayalden gerçeğe dönüşmesi için gerekli kaynaklar elde edememişizdir. İyi haber; bütün girişimciler istisnasız bu aşamadan geçer. Kötü haber; bizin gibi bir fikri olan üç ila beş milyar insan daha var. Fikrimizi diğer insanlardan daha üstün kılan fikrimizin internet veya teknoloji odaklı olması değildir. Dünyanın enerji problemine çözüm getirecek bir fikre sahip olabiliriz ama Afrika’da kuyu kazarak kabilesine su götüren adam kadar değer görmemiz bu aşamada mümkün olmayacaktır.

‘Fikrimi hayata geçirmek için finansal kaynak lazım.’

Genellikle zurnanın ilk zırt dediği nokta budur. Hayal dünyasından gerçek dünyaya adım atmak isteyen kişi kendisine finansal kaynak gerektiğine inanır. Muhtemelen bu doğru da olabilir. Ancak kendimizi fikrimizin mükemmelliğine o kadar kaptırmış oluruz ki, yine kendimizi konumlandırdığımız yer; gerekli olduğunu iddia ettiğimiz finansal kaynakları yönetecek makam olur. Parayı elde edebileceğinizi düşündüğünüz kaynakların bizi fikrimizin yöneticisi yapmaya sıcak bakacağını farz etsek bile –ki pek mümkün değildir- genellikle para sahiplerinin tamamı bir önceki başlıkta bahsettiğimiz bizim dışımızda kalan ve iyi bir fikre sahip olan üç ila beş milyar insan grubundadır. Paranın sahipleri neden kendi fikirleri yerine bizimkine yatırım yapsınlar ki?

‘Ama bunu saha önce hiç kimse yapmadı!’

Problemli ve hayalperestliğe insanı mahkûm eden cümlelerden birisi ile daha karşı karşıyayız. Google’da yaptığımız bir aramanın sonuç vermemesi fikrimizin daha önce yapılmadığı anlamına gelmez. Muhtemelen doğru kelimeler ile arama yapmıyoruzdur veya bu fikir yapılmış ama başarısız olmuştur. Hiç kimsenin yapmadığı bir iş için finans kaynakları neden risk alsınlar ki? Eğer bu riski almaya gerçekten birilerini ikna edebileceksek bize sorulacak ilk soru; bizim alacağımız riskin ne olduğudur.

‘Fikir benden, para senden.’

‘Biz sizi ararız’ cümlesinin duyulduğu an genellikle bu cümleden hemen sonradır. Girişimci olmaya niyetlenmiş kişiler olarak görüşmeye en güzel takım elbisemizi giyerek gitmiş olabiliriz ancak acı gerçek ile yüzleşmeliyiz; Henüz ‘Muhteşem bir fikrim var’ aşamasından bir arpa boyu yol almamış durumdayız.

Hayalperestlik dünyasına bizi sıkıştıran pek çok cümle daha sıralanabilir; ‘Bizim arkadaş dünyanın en iyi programcısı’ veya ‘Kime anlattıysam fikrime ağzı açık kaldı’ veya ‘Kesin Facebook, Google gibi firmalar peşimden koşacak’ veya ‘harika bir domain bulduk, voleyi vuracağız’ gibi örnekler arttırılabilir. Oysa ve maalesef hayal dünyamızın o cazibeli renkli sahnelerinden dünyaya henüz ayak basabilmiş değiliz.

‘İyi hoş tamam da… Ne yapmamız lazım?’

Morpheus’un Neo’ya dediği gibi; ‘Gerçek dünyaya hoş geldiniz.’ Çözüm önerilerini çok uzatmadan satır satır yazacağım zira iyi biliyorum ki dünyayı değiştirecek girişim fikirlerimiz olmasına rağmen uzun yazıları okumayı sevmiyoruz.

  • Riski sen al. Başkasına bırakma! Bunun en kolay yolu kısıtlı hayatının bir kısmını inandığın işe feda etmektir.
  • Tek kişilik ordu ol. Gerçekleştirmek istediğin hayalin için başkalarının yardımını bekleme.
  • Takımını kur. Kendini adadığın hayalin için yaptıklarınla çevrene ilham ver. Sana destek olmak isteyen insanlar mutlaka çıkacaktır.
  • Parayı kovalama. Günü gelince, o seni bulur.
  • Hayalin için hedefler koy. Ulaşamadığın hedefler için kendini hesaba çek!
  • Zaman en değerli sermayendir. Boşa geçirdiğin hiç bir saniyeyi para ile satın alamayacağını kafana iyice sok.
  • Fikrini hayalinde değil, çevren ve konuyla alakadar olabilecek herkes ile paylaş. Fikirlerini al.
  • Fikrinin çalınmasından korkma. Sen birisine anlattıktan sonra karşı taraf fikrini hayata geçirirse, karşı taraf hırsız değil, beceriksiz olan sensindir.
  • Hepsinden önemlisi hayaline asla âşık olma. Hayallerinden vazgeçmeyi bil ve onları değiştirmekten çekinme.
  • Hayallerinin peşinden koşmaktansa gerçeklerin peşinde koşmayı kendine hedef olarak belirle. En başarılı girişimcilerin ortak özelliği hayalleri değil, onları gerçeğe çevirme azminin peşinde koşmalarıdır.

 

Tüm bu tavsiyeleri aslında kendim için yazdığımı da belirtmem lazım. Hazır klavye önümdeyken kafamdan geçenleri paylaşayım dedim. Belki benden daha az hayalperest olan birinin işine yarama ihtimali vardır ümidiyle…

Ahmet Usta

BT Müdürü & Teknoloji Editörü

Infomag Yayıncılık

08 Ekim 2012

Yorumlar